Connect with us

İsviçre

İSVİÇRE’DE HAVA SICAK, OFİSLER VE ŞANTİYELER DAHA DA SICAK: HİTZEFREİ MÜMKÜN MÜ?

yazar

Published

on


İsviçre’de art arda yaşanan sıcak hava dalgaları, çalışanları zor durumda bırakıyor. 30 dereceyi aşan sıcaklıklar iş verimini düşürürken, „Hitzefrei“ yani sıcak nedeniyle işten muaf tutulma konusu yeniden gündeme geldi. Peki çalışanların yasal olarak bu konuda hangi hakları var?

NET BİR SICAKLIK SINIRI YOK

İsviçre’de işyerlerinde sıcak nedeniyle çalışmaya ara verilmesi için net bir sıcaklık sınırı bulunmuyor. Ancak işverenlerin çalışanlarını sıcaklardan koruyacak önlemleri alması yasal bir zorunluluk. Bu önlemler arasında vantilatör sağlanması, klima kullanımı, esnek çalışma saatleri ve uygun kıyafet kuralları yer alıyor.

Özellikle ofis ortamlarında 34 dereceyi aşan sıcaklıklarda, İsviçre Ekonomi Sekreterliği (Seco) teknik ve organizasyonel önlemlerin devreye girmesini öneriyor. Bu önlemler arasında mola sayısının artırılması ve mesai saatlerinin erkene çekilmesi de bulunuyor.

AÇIK ALANDA ÇALIŞANLAR İÇİN SINIR DAHA DÜŞÜK

Açık havada ağır işler yapanlar için sıcaklık daha büyük bir risk. Seco’nun önerilerine göre, dış mekânda ağır iş yapanlar için 36 dereceden itibaren özel uzmanların durumu değerlendirmesi gerekiyor. Hafif işler için bu sınır 39 derece. İnşaat sektöründe ise işçilere soğutucu yelekler, şapka, güneş kremi gibi koruyucu ekipmanlar sağlanmalı.

Unia Sendikası’ndan Chris Kelley, bu kuralların sık sık ihlal edildiğini ve işverenlerin zaman baskısı nedeniyle iş güvenliğini ikinci plana attığını söylüyor. Sendika, Suva’nın en yüksek sıcaklık uyarı seviyesinde (33°C ve üzeri) açık alandaki gölgesiz işlerin geçici olarak durdurulmasını talep ediyor.

ÇALIŞMA SAATLERİNİ VE YERİNİ DEĞİŞTİRME HAKKI

Çalışanlar, eğer çalışma saatlerini serbestçe belirleyebiliyorlarsa sıcaklık nedeniyle saatlerde veya çalışma yerinde değişiklik yapabilir. Ancak bu, çoğu durumda işverenin onayına bağlı. Örneğin, home-office çalışmak ya da daha serin bir saat diliminde işe başlamak işverenle önceden konuşularak yapılmalı.

GEBE VE HASSAS GRUPLARA ÖZEL KORUMA

Hamileler veya sağlık açısından risk grubunda yer alanlar için özel düzenlemeler geçerli. İş Kanunu, bu kişilerin ve doğmamış çocuklarının sağlıklarının tehlikeye atılamayacağını açıkça belirtmekte. Bu durumda daha sık mola, yer değişikliği ya da işten muafiyet gündeme gelebilir.

ÇOCUĞU HİTZEFREİ ALAN VELİ NE YAPACAK?

Çocuğu okulda sıcak nedeniyle erken gönderilen ebeveynler, işe gitmeme hakkına sahip olabilir. Ancak bu süre için ücret ödenmesi zorunlu değil. Yine de işverenle esnek çözümler bulunması tavsiye ediliyor.

İŞVERENLER VE SENDİKALAR NE DİYOR?

İsviçre İşverenler Birliği’nden Stefan Heini, mevcut yasaların ve sektör bazlı kontrol listelerinin yeterli olduğunu savunuyor. Ancak esnek çalışma saatleri konusunda mevcut mevzuatın daha fazla esnekliğe izin vermediğini de belirtiyor. Heini, çalışanların ise kurallara uyarak bol su içmeleri, koruyucu giysiler giymeleri ve güneşten korunmaları gerektiğini vurguluyor.

SONUÇ: İsviçre’de „Hitzefrei“ kavramı yasal olarak yer almasa da, işverenlerin çalışanları sıcaklara karşı koruma yükümlülüğü var. Özellikle açık alanda çalışanlar ve risk grubundaki kişiler için önlemler kaçınılmaz. Sıcak havalar devam ettikçe, işyerlerinde esneklik ve işçi sağlığı tartışmaları da sürecek gibi görünüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de “böcek gıdası” dönemi sona eriyor: Coop satışları durduruyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de bir dönem “geleceğin süper gıdası” olarak tanıtılan yenilebilir böcek ürünleri, beklenen ilgiyi görmeyince raflardan kaldırılıyor. Perakende zinciri Coop, talep yetersizliği nedeniyle bu ürünlerin satışını tamamen sonlandırma kararı aldı.


🛑 Talep düşüklüğü satışları bitirdi

Coop yetkilileri, mevcut stokların tükendikten sonra böcek bazlı ürünlerin satışının durdurulacağını açıkladı. Şirket, son dönemde talebin zaten düşük olan seviyeden daha da gerilediğini belirtti.

Migros ise benzer ürünleri 2022 yılında ürün yelpazesinden çıkarmıştı.


🐛 “Süper gıda” beklentisi karşılık bulmadı

İsviçre’de 2017 yılında un kurdu, çekirge ve cırcır böceği gibi türlerin gıda olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, bu alanda bir “beslenme devrimi” beklentisi doğmuştu.

Burger, enerji barı ve atıştırmalık gibi farklı ürünlerle pazara giren sektör, özellikle sürdürülebilirlik ve düşük kaynak tüketimi gibi avantajlarla öne çıkarılmıştı.


🌏 Kültürel fark belirleyici oldu

Haberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de kültürel farklar. Asya ülkelerinde böcek tüketimi oldukça yaygın ve günlük yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Hatta böcek yemek, bu ülkelerde makarna veya geleneksel yemekler kadar sıradan kabul ediliyor.

Buna karşın İsviçre’de tüketiciler, bu ürünlere karşı mesafeli kaldı.


📉 Psikolojik engel aşılamadı

Uzmanlara göre, böcek bazlı gıdaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel tüketicilerin “tiksinme refleksi” oldu.

Kısa süreli ilgiye rağmen, ürünlerin geniş kitleler tarafından benimsenmediği ve düzenli tüketim alışkanlığına dönüşmediği ifade ediliyor.


🏭 Sektörde daralma yaşanıyor

Pazardaki talep eksikliği nedeniyle birçok girişim ya kapanırken ya da birleşmek zorunda kaldı. Sektörde faaliyet gösteren az sayıdaki firmadan biri olan Essento’nun da üretimde ithalata yöneldiği belirtiliyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de öğretmenlere dini sembol uyarısı: Tarafsızlık vurgusu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de öğretmenler birliği, devlet okullarında görev yapan öğretmenlere başörtüsü gibi belirgin dini semboller kullanmamalarını tavsiye etti. Kararın, eğitimde tarafsızlık ilkesinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.

📌 Karar LCH konferansında alındı

İsviçre Öğretmenler Çatı Kuruluşu (LCH), yeni yayımladığı pozisyon belgesinde öğretmenlerin güçlü dini semboller taşımaktan kaçınmasını önerdi. Söz konusu belge, LCH’nin başkanlar konferansında kabul edildi.

LCH Başkanı Dagmar Rösler, Tamedia gazetelerine verdiği demeçte kararın açık bir çoğunlukla alındığını belirtti.

⚖️ “Öğretmenler tarafsız olmalı”

Rösler, kamu okullarının İsviçre’de siyasi ve dini açıdan tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, öğretmenler için bu nedenle bir tarafsızlık yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.

Rösler, “Bizim görüşümüze göre öğretmenler okulda belirgin dini semboller taşıdığında bu tarafsızlık tam olarak sağlanmış olmaz. Bu nedenle bu tür sembollerden kaçınılmasını öneriyoruz” dedi.

👩‍🎓 Öğrenciler için farklı yaklaşım

LCH, öğrenciler için ise farklı bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, öğrencilerin dini sembol kullanmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi.

Bu nedenle birlik, öğrencilerin dini semboller kullanmasına karşı bir öneride bulunmadı.

🗣️ “Konu abartılıyor”

Rösler, tartışmanın kamuoyunda gereğinden fazla büyütüldüğünü savundu. Ülkede başörtüsü kullanan öğretmen sayısının çok sınırlı olduğunu belirten Rösler,
“Belki beş öğretmenden söz ediyoruz ama bu büyük bir mesele haline getiriliyor. Bu orantısız” ifadelerini kullandı.

🏛️ Karar bağlayıcı değil, kantonlar belirliyor

LCH’nin önerisinin bağlayıcı olmadığı, okullarda uygulanacak kuralların kantonlar tarafından belirlendiği vurgulandı.

⚠️ Federal hükümet yasaklara karşı

İsviçre’de son aylarda okullarda başörtüsüne ilişkin çeşitli siyasi girişimler gündeme gelirken, İsviçre Federal Konseyi genel bir yasak uygulamasına karşı çıkıyor.

Hükümet, böyle bir yasağın anayasa ile güvence altına alınan din özgürlüğü ve kişisel haklarla çelişeceğini savunuyor.

🎓 Uzmanlardan eleştiri

Amir Dziri, kıyafetlere yönelik yasal yasakların toplumu bölebileceğini belirtti.

Dziri, bu tür yasakların kolaylıkla aşılabileceğini ve insanların özel ya da ev eğitimine yönelmesine yol açabileceğini ifade ederek, bunun entegrasyon yerine izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu.

Continue Reading

İsviçre

2025 yılında ayrımcılık vakalarında artış kaydedildi

yazar

Published

on

By

2025’te rekor artış: Okullar ve iş yerleri öne çıkıyor

İsviçre’de 2025 yılı, ırkçı ayrımcılık vakalarında yeni bir zirveye sahne oldu. Federal düzeyde hazırlanan son rapora göre, yıl boyunca 1245 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı. Bu sayı, şimdiye kadar ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor.

📊 EN ÇOK ETKİLENEN GRUPLAR

Rapora göre:

  • Siyahi bireyler en fazla hedef alınan grup oldu (406 vaka)
  • Müslümanlara yönelik ayrımcılık en hızlı artan kategori olarak dikkat çekti (281 vaka)
  • Ayrıca:
    • Arap kökenlilere yönelik 113 vaka
    • Asya kökenlilere yönelik 95 vaka
    • 60 antisemitik (Yahudi karşıtı) olay kaydedildi

Uzmanlara göre bu rakamlar, sadece bildirilen vakaları kapsıyor. Gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

🏫 OKULLAR VE İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA

Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, ayrımcılığın en çok:

  • Eğitim kurumlarında
  • İş yerlerinde

yaşanması oldu.

humanrights.ch temsilcisi Nora Riss, özellikle çocuk ve gençlerin bu durumdan etkilenmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor:

“Bu kurumların kendi içinde çözüm üretebilmesi gerekirken, mağdurların dış destek araması sistemin yetersiz kaldığını gösteriyor.”

⚠️ “IRKÇILIK YAPISAL BİR SORUN”

Irkçılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ursula Schneider Schüttel, yüksek vaka sayılarının tesadüf olmadığını vurguladı:

“Irkçılık İsviçre’de hâlâ yapısal bir sorun olmaya devam ediyor.”

Schüttel’e göre:

  • Uluslararası krizler
  • Göç politikaları tartışmaları

toplumdaki önyargıları artırarak bu tabloya katkı sağlıyor.

🏛️ DEVLET ADIM ATTI AMA YETERSİZ

İsviçre Federal Hükümeti geçtiğimiz yıl ilk kez:
👉 Ulusal Irkçılıkla Mücadele Stratejisini kabul etti

Bu strateji:

  • İzleme sistemlerini geliştirmeyi
  • Mağdurları daha iyi korumayı
  • Önleyici politikaları güçlendirmeyi hedefliyor

Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil.

Schüttel bu konuda net:

“Strateji önemli ama etkili olması için yeterli kaynak ve güçlü yasal düzenlemeler şart.”

Continue Reading

Trendler