Sosyal Medya

Gündem

İsviçre’de ‘hafif tecavüz’ tartışması: Eski yargıca şartlı hapis cezası

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’nin Graubünden kantonunda, eski bir idare mahkemesi yargıcının cinsel saldırı suçlamasıyla yargılandığı davada verilen karar, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Mahkeme, sanığı “hafif nitelikli tecavüz” suçundan suçlu buldu; ancak cezayı şartlı olarak erteledi.

Eski yargıca şartlı hapis cezası

Bündner İdare Mahkemesi’nin eski hâkimi, yaklaşık bir yıl önce eski bir stajyerine yönelik tecavüz, cinsel saldırı ve tehdit suçlarından mahkûm edilmişti. Bölge Mahkemesi Plessur, sanığa 1 yıl 11 ay şartlı hapis ve 60 günlük para cezası (günlüğü 90 franktan) verdi. Ayrıca 2300 frank para cezası da hükmedildi.

İsviçre yasalarına göre tecavüz suçunun cezası 10 yıla kadar hapis olabiliyor. Ancak mahkeme, bu vakada cezanın alt sınırdan verilmesini kararlaştırdı.

Mahkeme: “Eylem planlı değildi, şiddet hafifti”

Kararın gerekçesinde, sanığın eyleminin “planlı bir saldırı” olmadığı, “yalnızca hafif fiziksel şiddet” uyguladığı ve mağdura “bedensel zarar vermediği” belirtildi. Bu nedenle, suçun “nispeten hafif nitelikli bir tecavüz” olarak değerlendirildiği vurgulandı.

Medya baskısı cezada hafifletici unsur sayıldı

Mahkeme ayrıca, dava sürecinde yaşanan yoğun medya ilgisini sanık lehine hafifletici unsur olarak değerlendirdi. Kararda, eski yargıcın “medya tarafından ağır biçimde ön yargılı şekilde hedef alındığı” ve bu durumun “masumiyet karinesi ile adil yargılanma hakkını zedelediği” ifade edildi.

Temyiz yolu açık

Sanığın sabıka kaydının bulunmaması ve tekrar suç işleme riskinin düşük olması da cezanın ertelenmesinde etkili oldu.
Mahkeme, sanığın iki yıl denetim süresi içinde herhangi bir suç işlememesi halinde cezasının infaz edilmeyeceğini belirtti.

Sanık, birden fazla yazılı cinsel taciz suçlamasından ise “kasten hareket ettiğine dair yeterli kanıt bulunmadığı” gerekçesiyle beraat etti. Diğer bazı taciz dosyaları ise zamanaşımı veya geçerli suç duyurusu olmaması nedeniyle düşürüldü.

Karar henüz kesinleşmiş değil. Hem sanık hem de mağdur tarafının kararı üst mahkemeye taşıma hakkı bulunuyor.

⚖️ “Hafif şiddetli tecavüz” ne demek?

Hukuken şu anlama geliyor 👇

İsviçre ceza hukukunda, tecavüzün ceza miktarı;

  • eylemin planlı olup olmamasına,
  • fiziksel şiddetin düzeyine,
  • mağdurun yaralanıp yaralanmadığına
    ve failin niyetine göre “ağır”, “orta” veya “hafif” olarak sınıflandırılabiliyor.

Bu olayda mahkeme,

  • saldırının önceden planlanmadığını,
  • failin yalnızca hafif fiziksel zorlama kullandığını,
  • mağdurun bedensel bir yaralanma yaşamadığını
    belirterek eylemi “nispeten hafif nitelikli tecavüz” olarak değerlendirmiş.

❗Ancak…

Bu, “tecavüz olmadı” anlamına gelmiyor.
Mahkeme fiili tecavüz olarak kabul etmiş, ancak cezanın ağırlığını belirlerken bu unsurları hafifletici faktör saymış.

Bu nedenle sanığa 23 ay (1 yıl 11 ay) hapis verilmiş, ancak ceza şartlı uygulanmış — yani hapis yatmayacak, denetimli serbestlikte kalacak.

💬 Tepkiler

İsviçre’de bu tür “hafif tecavüz” değerlendirmeleri son yıllarda büyük toplumsal tepki çekiyor. Eleştiriler, bu tür ifadelerin mağdurun yaşadığı travmayı küçümsediği ve adalet algısını zedelediği yönünde.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler