Sosyal Medya

Gündem

İsviçre’de Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar Artıyor: Cenevre ve Zürih Zirvede

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre Federal Halk Sağlığı Ofisi’nin (BAG) yayımladığı son veriler, ülkede cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE) 2024 boyunca yüksek seyretmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle Cenevre ve Zürih kantonları, bildirilen vaka oranlarında ülke genelinde ilk sıralarda yer aldı. BAG’nin büyük bölgelere göre hazırladığı istatistiklerde en yüksek insidans, Genfersee Bölgesi (Cenevre ve çevresi) ile Grossregion Zürich’te kaydedildi.

Klamidya Vaka Sayısı 12.793’e Ulaştı

BAG’nin yıllık raporuna göre, 2024 yılında İsviçre’de toplam 12.793 klamidya vakası bildirildi. Bu sayı, 100.000 kişi başına 142,1 vaka anlamına geliyor. Klamidya vakalarının %53,1’i kadınlarda görüldü. En yüksek yoğunluk, Cenevre ve Zürih’in de içinde bulunduğu iki büyük kent bölgesinde kaydedildi.

Gonore’de Sert Yükseliş: %17,7 Artış

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en hızlı yükselenlerden biri gonore oldu. 2024 yılında 6.805 gonore vakası bildirildi. Bu, bir önceki yıla göre %17,7’lik bir artışa işaret ediyor. Vakaların %83,3’ü erkeklerde tespit edilirken, en yoğun enfeksiyon 25–34 yaş grubu arasında görüldü. BAG, artışın hem test sayısındaki yükselişle hem de büyük şehirlerdeki sosyal hareketlilikle ilişkili olduğunu vurguluyor.

Sifiliz Vakalarında Hafif Düşüş

Sifiliz bildirimleri 2024’te 1.042 vaka düzeyinde gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %7,9’luk bir azalma anlamına geliyor. Enfeksiyonun büyük bölümü yine erkeklerde görülüyor; özellikle erkeklerle seks yapan erkekler (MSM) grubunda oranlar daha yüksek.

HIV Tanıları Azaldı

HIV alanında ise olumlu bir trend gözlemlendi. 2024’te İsviçre’de 318 yeni HIV tanısı konuldu. Bu, 2023’e göre %10,9 oranında düşüş anlamına geliyor. BAG’ye göre PrEP kullanımının yaygınlaşması, erken tanı ve bilinçlenme kampanyaları bu düşüşte etkili oldu.

Hepatit B ve C Verileri

BAG’nin raporuna göre:

  • Hepatit B: 1.219 vaka
  • Hepatit C: 1.059 vaka
    Her iki hepatit türünde de akut enfeksiyon oranları oldukça düşük; 100.000 kişi başına 0,2–0,3 vaka seviyesinde.

Bu enfeksiyonların bir kısmı cinsel yolla bulaşsa da, BAG verileri özellikle hepatit C için bulaşın daha çok farklı yollarla gerçekleştiğine işaret ediyor.

Cenevre ve Zürih Neden Zirvede?

Uzmanlara göre iki büyük kantonun liste başında olmasının birden fazla nedeni bulunuyor:

  1. Daha yüksek test oranları: Büyük şehirlerde test merkezleri daha erişilebilir; bu da daha fazla vakayı görünür kılıyor.
  2. Genç ve hareketli nüfus: Zürih ve Cenevre, hem yerel hem uluslararası genç nüfus açısından yoğun bölgeler.
  3. Aktif sosyal yaşam: Etkinlik yoğunluğu ve uluslararası etkileşim, bulaş riskini artıran faktörler arasında.
  4. Şehirlere özgü yüksek bildirim oranı: BAG’ye göre bu bölgelerde tanı koyma kapasitesi daha yüksek, bu da istatistikleri diğer kantonlara göre yukarı çekiyor.

BAG’den Uyarı ve Tavsiyeler

BAG, özellikle yüksek insidans görülen bölgelerde düzenli test yapılmasını ve korunma yöntemlerine dikkat edilmesini öneriyor. Kurum ayrıca, şehirlerdeki artışın yalnızca bulaşın değil, aynı zamanda daha iyi tanı koyma ve farkındalık seviyesinin bir göstergesi olduğunun altını çiziyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler