Gündem
İSVİÇRE KANTONAL OYLAMALARI: BELİRGİN EĞİLİMLER VE SONUÇLAR
Okuma süresi: 5 dakika
Bugün İsviçre’deki çeşitli kantonlarda önemli kararlar alındı. Moutier’in kanton değişikliği, siyasi finansman şeffaflığı ve öğretmen eğitiminin kısaltılması gibi konular oylamaların odak noktasıydı. İşte öne çıkan gelişmeler:
Kantonların katıldıkları oylamalar:
- Graubünden / Grischun / Grigioni: Spor altyapıları ve çevre koruma.
- Uri: Güneş enerjisi zorunluluğu ve vergi yasası revizyonu.
- Zug: Politika finansmanında şeffaflık.
- Zürich: Geçici kabul alanlar için burslar.
- Luzern: Vergi indirimleri.
- Genf / Genève / Ginevra: Öğretmen eğitimi süresi.
- Fribourg / Freiburg: Anayasa değişiklikleri ve sosyal yardımlar.
- Nidwalden: Eğitim ve sağlık yatırımları.
- Solothurn: Sosyal yardım reformları.
- Glarus: İklim koruma ve enerji politikaları.
- Basel-Landschaft: Ulaşım ve altyapı yatırımları.
- Basel-Stadt: Kültür yatırımları ve sosyal projeler.
- Waadt / Vaud: Eğitim reformları ve çevre politikaları.
- Tessin / Ticino: Turizm ve ekonomik teşvikler.
- St. Gallen: Kültürel mirasın korunması.
- Schwyz: Sağlık hizmetlerinin genişletilmesi.
- Aargau: Kamusal hizmetler ve çevresel yatırımlar.
- Neuchâtel: İşsizlik ve sosyal yardımlar.
- Obwalden: Vergi reformları.
- Appenzell Ausserrhoden: Eğitim ve kültür yatırımları.
- Appenzell Innerrhoden: Tarım ve çevresel önlemler.
- Detaylar:
Moutier: Kanton Değişikliği Neredeyse Kesinleşti
Moutier şehri, Bern’den Jura kantonuna tarihi bir geçiş yapmaya hazırlanıyor. Her iki kantonda da büyük bir çoğunluk, bu değişimi düzenleyen Moutier Konkordatosu’nu destekliyor. Jura Kantonu’nda onay oranı %71’in üzerinde, Bern Kantonu’nda ise benzer şekilde yüksek destek oranları kaydedildi.
Zug: Siyaset Finansmanında Daha Fazla Şeffaflık?
Zug Kantonu’nda, siyasi faaliyetlerin finansmanında daha fazla şeffaflık talep eden bir girişim oylanıyor. Bu girişim, özel kişilerden 5000 Frank üzerindeki ve şirketlerden 1000 Frank üzerindeki bağışların açıklanmasını zorunlu kılmayı amaçlıyor. Daha önceki oylamada düzensizlikler tespit edildiği için yeniden yapılan bu oylama, halkın bu kez onay verip vermeyeceği konusunda heyecan yaratıyor.
Zürih: Geçici Kabul Edilenlere Bekleme Süresi Olmadan Burs Verilmeyecek
Zürih’te, geçici kabul edilen kişilere bekleme süresi olmadan burs verilmesini sağlayacak yasa değişikliğinin reddedilmesi bekleniyor. İlk tahminler, %53,1 oranında „hayır“ oyu ile değişikliğin kabul edilmeyeceğini gösteriyor.
Luzern: Kamuya Gelir Kaybına Rağmen Vergi İndirimleri Kabul Edildi
Luzern Kantonu’nda, işletmeler ve aileler için vergi indirimleri sağlayan bir vergi paketi, halkın %67’sinin onayıyla kabul edildi. Ancak, bu paket kamuya önemli gelir kayıpları getirecek.
Cenevre: Öğretmen Eğitimi Dört Yıl Kalıyor
Cenevre’de, ilkokul öğretmenleri için eğitim süresini dört yıldan üç yıla indirmeyi öneren yasa değişikliği %61 oy oranıyla reddedildi. Reform karşıtları, bu değişikliğin eğitim kalitesini ve öğretmenlerin hareketliliğini olumsuz etkileyeceğini savundu.
Uri: Genişletilmiş Güneş Enerjisi Zorunluluğuna Red
Uri halkı, yeni binalarda genişletilmiş güneş enerjisi zorunluluğuna karşı çıktı. Ancak vergi yasasında yapılan kısmi değişiklik kabul edildi.
GRAUBÜNDEN: SPOR YATIRIMLARI VE ÇEVRE KORUMA
Graubünden Kantonu’nda spor altyapılarının geliştirilmesi için ayrılan bütçe %58 oyla kabul edildi. Ayrıca, çevre koruma önlemlerinin genişletilmesi üzerine yapılan oylamada, halk daha sıkı çevre yasalarının uygulanması yönünde karar aldı.
FRİBOURG: ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ VE SOSYAL YARDIMLAR
Fribourg Kantonu’nda, kanton anayasasında yapılacak bazı değişiklikler ve düşük gelirli ailelere yönelik yeni sosyal yardım paketleri oylandı. Halkın çoğunluğu bu değişikliklere destek verdi.
NIDWALDEN: EĞİTİM VE SAĞLIK YATIRIMLARI
Nidwalden Kantonu’nda, eğitim ve sağlık sektörlerine yönelik yatırımların artırılmasını öngören bütçe teklifleri kabul edildi. Bu yatırımlar, kantonun gelecekteki kalkınma hedefleri için kritik öneme sahip.
SOLOTHURN: SOSYAL YARDIM REFORMLARI
Solothurn Kantonu’nda, düşük gelirli ailelere yönelik yeni sosyal yardım paketleri oylandı ve kabul edildi. Ayrıca, kanton anayasasında yapılan bazı değişiklikler de onaylandı.
BASEL-LANDSCHAFT’TA YENİ SAĞLIK YASASI ONAYLANDI
Basel-Landschaft kantonundaki sağlık yasası, federal yasalara uyum sağlamak amacıyla güncellendi. Yapılan oylama sonucunda, belirli uzmanlık alanlarındaki doktor sayısının sınırlanması gerekliliği kabul edildi. Bu değişiklik, kantondaki sağlık sisteminin etkinliğini artırmayı ve uzmanlık alanlarında yeterli sayıda hekim bulunmasını sağlamayı hedefliyor.
GRAUBÜNDEN KANTONU YENİ SİVİL SAVUNMA EĞİTİM MERKEZİ İÇİN KREDİ TALEP ETTİ
Churwalden’da yeni bir sivil savunma eğitim merkezi inşa edilmesi planlanıyor. Kanton, bu proje için yaklaşık 19 milyon Franklık bir kredi başvurusunda bulundu. Bu eğitim merkezi, sivil savunma eğitiminin kalitesini artırmayı ve acil durumlara hazırlık seviyesini yükseltmeyi amaçlıyor. Projenin detayları ve inşaat süreci hakkında daha fazla bilgi, kanton yönetimi tarafından önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacak.
#Bern #Jura #Zug #Zürich #Luzern #Uri #Genf #Schwyz #Nidwalden #Fribourg #Solothurn #BaselLandschaft #Graubünden #isviçre #schweiz #suisse #svizzera #switzerland #isviçre #isviçrehaberleri #Haber #schwiiz
Gündem
İsviçre’de Kanton ve Belediyelere Ukraynalı Mülteci Şoku: Milyonlarca Franklık Ek Maliyet Kapıda
İsviçre’de kanton ve belediyeler, Ukraynalı sığınmacıların sosyal yardım maliyetleri nedeniyle büyük bir bütçe kriziyle karşı karşıya. Beş yılın ardından Ukraynalı mültecilerin sosyal yardım haklarının İsviçre vatandaşlarıyla eşitlenecek olması ve federal hükümetin finansman desteğini çekmesi, yerel yönetimlerde sert tepkilere yol açtı.
BERN – İsviçre genelindeki belediyeler ve kantonlar, önümüzdeki dönemde ciddi bir mali yükle karşı karşıya kalabilir. Mart 2027 itibarıyla, „S koruma statüsü“ ile İsviçre’ye gelen ilk Ukraynalı sığınmacı grubu ülkede beşinci yılını doldurmuş olacak. Yasal mevzuat gereği bu sürenin sonunda Ukraynalı mülteciler, sürekliliği koruma statüsüne bağlı olan „B tipi oturum izni“ alma hakkına kavuşacak.
Ancak bu statü değişikliği, sosyal yardım sisteminde büyük bir bütçe patlamasını beraberinde getiriyor. Statü değiştiğinde Ukraynalılar, sosyal yardım ödemelerinde İsviçre vatandaşlarıyla tamamen eşit haklara sahip olacak ve mevcut duruma göre çok daha yüksek miktarda maddi yardım alacaklar.
Federal Hükümet Desteğini Çekiyor, Yerel Yönetimler Tepkili
Durumu daha da kritik hale getiren unsur ise federal hükümetin (Bund) mali politikasındaki değişiklik. Normal şartlarda sosyal yardım maliyetlerinin yarısını karşılaması beklenen federal hükümet, tasarruf paketi kapsamında beş yılın ardından bu ödenekleri kesme kararı aldı. Finansmanın tamamen yerel yönetimlerin sırtına kalacak olması, belediye başkanlarını isyan ettirdi.
Thurgau kantonuna bağlı Kradolf-Schönenberg belediyesinin SVP’li (İsviçre Halk Partisi) Belediye Başkanı Heinz Keller (58), federal hükümete kırgın olduğunu belirterek, „Bizi resmen yarı yolda bıraktılar. Ukraynalı sığınmacıları, bu korumanın geçici olduğuna inanarak iyi niyetle kabul etmiştik. Şimdi ise kelimenin tam anlamıyla oyuna getiriliyoruz“ dedi. Keller, kendi belediyelerinde statüsü değişecek 22 kişi nedeniyle yıllık 150 bin ila 250 bin frank arasında ek maliyet çıkacağını, bunu karşılamak için teorik olarak belediye vergilerini yüzde 2,5 oranında artırmaları gerekeceğini vurguladı.
Toplam Ek Maliyet 300 Milyon Frankı Aşabilir
Federal hükümetin verilerine göre, 2027 yılı içerisinde yaklaşık 46 bin Ukraynalı mülteci bu statü değişikliği kriterlerini karşılayacak.
Kantonlardan gelen ilk tahminler ise tablonun vehametini ortaya koyuyor:
- Vaud (Waadt) Kantonu: 4 binden fazla kişinin statü değiştirmesi bekleniyor. Sosyal yardım artışı tek başına 25 milyon franklık bir yük getirirken, federal hükümetin desteğini çekmesiyle birlikte kantona yansıyacak toplam ek maliyetin 75 milyon frankı bulacağı ve bunun kanton bütçesi için „katlanılamaz“ olduğu ifade ediliyor.
- Aargau Kantonu: 2027 yılında 30 milyon franklık bir ek maliyet öngörülüyor. Bu rakamın 2029 yılına kadar iki katına çıkabileceği belirtilirken, kanton yönetimi belediyeleri rahatlatacak önlemler üzerinde çalışıyor.
İsviçre Sosyal Yardım Konferansı (Skos) Genel Müdürü Markus Kaufmann, 2027’den itibaren ülke genelinde yaklaşık 27 bin 500 kişinin finansmanının tamamen kanton ve belediyeler tarafından üstlenilmek zorunda kalacağını tahmin ediyor. Federal yardımların kesilmesiyle birlikte yerel yönetimlere gelecek toplam ek faturanın 300 milyon frankın üzerinde olacağı hesaplanıyor.
Hükümet Son Dakikada „Acil Fren“ Mekanizmasını İnceliyor
Yükselen bu tepkiler üzerine federal hükümet geri adım sinyalleri vermeye başladı. Sosyal Demokrat Partili (SP) Adalet Bakanı Beat Jans (61) liderliğindeki Adalet Departmanı, sosyal yardım sistemindeki bu „vatandaş-mülteci eşitliğini“ bozacak bir düzenleme üzerinde çalışıyor.
Devlet Göç Sekreterliği (SEM) tarafından yapılan açıklamada, kantonların mültecileri iş gücüne entegre ederken destek standartlarını kendilerinin belirleyebilmesi için bir yönetmelik değişikliğinin masada olduğu doğrulandı. Bu hamlenin, hem kantonlarla olan iş birliğini korumak hem de ülkede beş yılı doldurmasına rağmen daha yüksek sosyal yardım alamayan „geçici sığınmacı“ (F kimliği) statüsündeki diğer mültecilerle Ukraynalılar arasında bir eşitsizlik yaratmamak adına planlandığı belirtiliyor.
SVP Statü Değişikliğini Tamamen Engellemek İstiyor
Düzenlemeyi yetersiz bulan sağ popülist İsviçre Halk Partisi (SVP) ise konuyu meclise taşıdı. SVP Ulusal Meclis Üyesi Pascal Schmid (49), „Sosyal yardımdaki bu eşitlik çoktan kaldırılmalıydı. Ancak asıl sorun B tipi oturum iznine otomatik geçiş yapılmasıdır“ diyerek tepki gösterdi. Schmid, B kimliği alan kişilerin daha sonra „insani zorunluluk (Härtefall)“ gerekçesiyle kolayca kalıcı oturum izni alabileceğini, oysa federal hükümetin bu koruma statüsünü en başında „ülkeye geri dönüş odaklı“ olarak ilan ettiğini hatırlattı. SVP, bu statü geçişini tamamen engelleyecek bir yasa önergesi sundu.
Zaman Daralıyor, Bütçeler Belirsiz
Hükümet, kantonlar ve belediyelerden oluşan bir çalışma grubu, S statüsünün geleceğine ilişkin genel stratejiyi hazırlıyor ve raporun 2026 sonbaharında Federal Konseye sunulması bekleniyor. Ancak yerel yönetimler için zaman daralıyor. Mevzuat değişikliklerinin Mart 2027’ye yetişmesinin zor olduğunu belirten Schwyz ve St. Gallen gibi kanton yetkilileri, mevcut hukuki belirsizliğin önümüzdeki yılın bütçe planlamasını imkansız hale getirdiğini ifade ederek acil siyasi karar çağrısında bulunuyor.
Gündem
„Gelecekte Çocuk Doğuracak Kadın Kalmayacak“
İsviçre Sendikalar Birliği Başkanı Maillard: „Göçü Durdurursak Doğum Oranları Çöker, Nüfus Hızla Erir“
SVP’nin (İsviçre Halk Partisi) 14 Haziran’da halk oylamasına sunacağı “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” (Sürdürülebilirlik Girişimi) referandumu öncesinde, sendikalar cephesinden çok sert bir çıkış geldi. İsviçre Sendikalar Birliği (SGB) Başkanı Pierre-Yves Maillard, 20 Minuten gazetesine verdiği röportajda, göçün sınırlandırılmasının ülkeyi demografik bir felakete sürükleyeceğini savundu.
SENDİKA LİDERİ:
SVP Girişimi: «Siz Hiç ‚Yoğunluk Stresi‘ Yaşamıyor musunuz, Bay Maillard?»
Sendikalar, SVP’nin (İsviçre Halk Partisi) “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimine karşı en ön safta mücadele ediyor. İsviçre Sendikalar Birliği (SGB) Başkanı Pierre-Yves Maillard, röportajda argümanlarını özellikle demografik verilere dayandırıyor.
Soru: Bay Maillard, ilk anketler SVP’nin “Sürdürülebilirlik Girişimi”ne „Evet“ eğilimi olduğunu gösteriyor. Bu durum, SP (Sosyal Demokrat Parti) lideri Wermuth’un ifade ettiği gibi sizin için de bir „şok“ oldu mu?
Pierre-Yves Maillard: Şöyle söyleyeyim: Geçmişte de göç konusunda defalarca oylama yaptık ve sonuçların her zaman başabaş gittiğini biliyoruz. Önümüzdeki haftalarda yoğun bir tartışma süreci bekliyorum. Bizim tarafın sunduğu somut ve rasyonel argümanların halkı ikna edeceğini umuyorum.
Birçok insan her gün trafikte sıkışıp kalıyor, trende oturacak yer bulamıyor ve kiraları ödemekte zorlanıyor. Tüm bu sorunların kaynağı göç değil mi?
Bu, SVP’nin iddiası. Anayasa’ya yeni bir madde ekleyerek tüm bu gerçek sorunları çözebileceklerine inanıyorlar. Bahsettiğiniz sorunlar göz ardı edilemez ve kesinlikle çözüm gerektirir. Ancak fahiş kiraların daha sıkı denetlenmesi gerekiyor ve SVP buna karşı çıkıyor. Daha fazla uygun fiyatlı konuta ihtiyacımız var, SVP buna da karşı. Yatırım yapmamız gereken altyapı sorunlarımız var, fakat SVP bunun yerine en zenginlerin vergilerini düşürmeyi tercih ediyor.
Ülkede hiç „yoğunluk stresi“ hissettiğiniz anlar olmuyor mu?
Elbette oluyor, ben de sürekli seyahat halindeyim. Ancak şimdiden biliyoruz ki önümüzdeki 25 yıl içinde ülkede bir milyon daha fazla emekli olacak. Eğer önümüzdeki yıllarda nüfusa üst sınır getirirsek, kitlesel olarak emekliliğe ayrılacak bu neslin yeri doldurulamayacak ve çalışan nüfus azalacak. O halde bizim emekli maaşlarımızı kim finanse edecek, yaşlılarımıza kim bakacak? İşte tam da bu nedenden dolayı SVP, emeklilik yaşını 67’ye çıkarmak istiyor.
SVP Başkanı Marcel Dettling, gelecekteki emeklilik sisteminin bir „saadet zinciri“ (kartopu sistemi) olduğunu söylüyor. Nüfusun yaşlanması nedeniyle, yaşlılık ve ölüm sigortasını (AHV) güvence altına almak için sistemin sürekli daha fazla göçmene ihtiyaç duyduğunu savunuyor.
„Babyboomer (nüfus patlaması) kuşağı artık emekli oluyor ve bu ülke için olağanüstü işler başardılar. Riskli deneyimleri değil, insanca bir emekli maaşını hak ediyorlar.“ — Pierre-Yves Maillard, SGB Başkanı
Demografi ciddi ve uzun vadeli bir bilimdir. Bu alanda deneyler yapamazsınız; gidin bunu tek çocuk politikası uygulayan Çin’in komünist yönetimine sorun. Babyboomer kuşağı artık emekli oluyor ve bu ülke için olağanüstü işler başardılar. Riskli deneyimleri değil, insanca bir emekli maaşını hak ediyorlar. Eğer şimdi aktif çalışan nüfusu azaltırsak, bu çok büyük bir aptallık olur. Bu büyük jenerasyon hayatını kaybettiğinde, İsviçre nüfusu zaten muhtemelen kendiliğinden azalacaktır.
Son yıllarda İsviçre’ye yılda yaklaşık 80.000 ek nüfus geldi. Bu durum sürdürülebilir mi?
Bunu gidin çiftçi Marcel Dettling’e, restoran işletmecisi Esther Friedli’ye veya iş kadını Magdalena Martullo-Blocher’e sorun; insanları bu ülkeye getirenler tam da onların temsil ettiği sektörler! Çıplak gerçek şu ki, nüfus ekonominin ihtiyaçlarına göre büyür. Eski kota sisteminde bile yüksek oranlarda göç alıyorduk. Bu durum sadece 70’li ve 90’lı yıllardaki resesyon (ekonomik durgunluk) dönemlerinde değişti. Yani daha az göç istiyorsak, ülkede yapay bir ekonomik kriz yaratmamız gerekir.
Ancak şu sıralar işsizlik rakamları yükselişte…
Evet, bu bizi endişelendiren bir durum. Ancak bu endişe, SVP girişiminin talep ettiği gibi bizi en büyük ekonomik ortağımızla (AB) bağları koparma noktasına getirmemeli. 2011 yılından bu yana istihdam artışı, yerleşik nüfus artışından daha yüksek seyretti. %2’lik bir ekonomik büyüme yakaladığımızda, yılda yaklaşık 50.000 yeni istihdam yaratıyoruz. Bu durum iç iş gücü piyasamızın kapasitesini aştığı için şirketler yurt dışından yeni iş gücü istihdam ediyor. Belki gelecekte ekonomik büyüme ve göç konusunda bir frene basılması gerekebilir, ancak bunun için şu an en kötü zaman.
SVP bir sarmal argümanı sunuyor: Yeni gelen göçmenlerin doktorlara, öğretmenlere ve yollara ihtiyacı var; bu da daha fazla göçü tetikliyor. Siz buna katılmıyor musunuz?
Bu ilginç bir argüman; aslında „tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan“ sorusu gibi. SVP, önce göçün geldiğini, ardından ekonominin büyüdüğünü iddia ediyor. Fakat durum tam tersi. İnsanlar güçlü bir ekonomimiz olduğu için burada çalışmak istiyor. Birinin buraya gelebilmesi için öncelikle bir iş pozisyonunun var olması gerekir!
Merkez sağın önemli isimlerinden eyalet milletvekili Heidi Z’graggen gibi isimlerin de artık bu girişimi desteklemesi sizi endişelendiriyor mu?
Hayır, bu onların kendi takdiridir; nihai kararı halk verecektir. Demografi konusunu derinlemesine inceleyen herkes bu girişimi reddedecektir. Doğum oranı korona krizinden bu yana kadın başına 1,3 çocuğun altına düştü. Bu, göç olmaması durumunda yirmi yıl içinde çocuk sahibi olabilecek kadın sayımızın %40 azalacağı anlamına gelir. Uzun vadede bu devasa bir sorundur. Eğer bu süreç böyle devam ederse, SVP’nin uyardığı şeyin tam tersi gerçekleşecek: Nüfusumuz hızla yaşlanıp çökecektir.
Girişimin kabul edilmesi halinde, AB ile yürütülen yeni anlaşma süreçleri açısından sonuçlar sizce ne olur?
Bu durum muhtemelen söz konusu anlaşmaların erkenden sonu olur. Sağ partiler içinde, AB anlaşmalarına açıkça karşı çıkamayan ve şimdi bu 10 milyon girişiminin anlaşmaları durdurmasını umut eden yapıların olmasından endişe ediyorum. Eğer bu yeni anlaşmaları (Bilaterale III) reddedersek, en azından mevcut durumumuzu (statüko) koruruz. Ancak bu girişim, halihazırda sahip olduğumuz ve ekonomimizi ayakta tutan mevcut anlaşmaları da tehlikeye atıyor.
Bazı kesimler, iş ilanlarına daha az kişi başvurduğunda yerli işçilerin ücretlerinin artacağını umuyor. Uzun vadede bu doğru bir mantık değil mi?
Hayır, tam tersi. İşverenler kesinlikle daha fazla sınır ötesi işçi (Grenzgänger) ve daha fazla kısa süreli çalışan istihdam edecektir. Girişimi başlatanlar bunu tamamen „unutmuş“ durumdalar. Ücretler üzerindeki baskı artacaktır; çünkü SVP’nin girişimi aynı zamanda ücret koruma mekanizmalarını da ortadan kaldırmayı hedefliyor. Buna ek olarak, kayıt dışı (kaçak) çalışma da artacaktır. Dolayısıyla bu girişim İsviçre’deki maaşlara kesinlikle yardım etmeyecek, aksine onları daha fazla baskı altına alacaktır.
Eleştirmenler, sendikaların maaş denetimlerinden büyük paralar kazandığı için göçün devam etmesinde çıkarı olduğunu savunuyor. Kendiniz için mi mücadele ediyorsunuz?
Bizim görevimiz işçiler için somut sonuçlar üretmektir. İnşaat işçileri bu yıl yeni Toplu İş Sözleşmesi (GAV) ile ciddi bir maaş artışı elde ettiler. Çok çetin müzakereler yapıldı ve sendikaları sayesinde artık daha yüksek bir alım gücüne sahipler. Ücret koruma denetimlerini işverenlerle ortaklaşa yürütüyoruz; bu tamamen çalışanların çıkarınadır ve yasal olarak bize verilmiş kamusal bir görevdir.
Girişimin kabul edilmesi senaryosunda: Sizce Federal Konsey’in (Hükümet) alması gereken doğru önlemler neler olmalıdır?
Girişimin metni çok net: Nüfus 9,5 milyona ulaştığında, birkaç yıl içinde önlem alınması gerekecek. Aile birleşimi sınırlandırılacak ve bu da kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasının feshedilmesi anlamına gelecek. Bu noktada tartışılacak pek bir şey kalmıyor.
SVP, çözümün sığınmacı sistemine müdahale etmekten geçtiğini söylüyor.
Bu alanda büyük bir hareket alanı olduğu iddiası gerçeği yansıtmıyor. Sığınmacı akışı, toplam göçün sadece %7’sini oluşturuyor ve İsviçre’nin güçlü bir insani yardım geleneği vardır. İnsanlar zor durumda olduğunda ülkemiz üzerine düşen görevi yapmak zorundadır.
Gündem
İsviçre’de “10 Milyonluk İsviçre” Referandumu: Anketlerde Başa Baş Yarış, Sonucu Kararsızlar Belirleyecek
İsviçre’de nüfusun 10 milyon kişiyle sınırlandırılmasını öngören Halk Partisi SVP girişimi, 14 Haziran’da yapılacak referandum öncesinde ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Son kamuoyu yoklamaları, “evet” ve “hayır” oylarının başa baş olduğunu, sonucu ise kararsız seçmenlerin belirleyebileceğini gösteriyor.
SRG adına yapılan son ankete göre seçmenlerin yaklaşık yarısı girişimi desteklerken, yaklaşık yarısı karşı çıkıyor.
Girişim neyi öngörüyor?
SVP’nin “Sürdürülebilir Nüfus Gelişimi” adıyla hazırladığı halk girişimi, İsviçre’nin kalıcı nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmamasını hedefliyor.
Teklife göre nüfus 9,5 milyona ulaştığında Federal Hükümet ve Parlamento göçü sınırlandırıcı önlemler almak zorunda kalacak. Gerekirse Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi de gündeme gelebilecek.
Göç ve nüfus tartışması
İsviçre, Avrupa’da son yıllarda en yüksek net göç alan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Demografik verilere göre ülkenin nüfusu son 20 yılda net göçün etkisiyle yaklaşık 1,5 ila 1,6 milyon kişi artış gösterdi.
İsviçre’de nüfusun önemli bir bölümü göçmen kökenli. Resmî istatistiklere göre ülkede:
- Nüfusun yaklaşık yüzde 25’i yabancı uyruklu (oturum izniyle yaşayan göçmenler)
- Göçmen kökenli (yani birinci veya ikinci nesil göç geçmişi olanlar dahil edildiğinde) oran daha yüksek seviyelere ulaşıyor ve bazı tahminlere göre yüzde 35–40 bandına kadar çıkıyor
Bu durum İsviçre’yi Avrupa’da göçmen nüfus oranı en yüksek ülkelerden biri haline getiriyor.
SVP ve destekleyenler ne diyor?
SVP ve girişimi destekleyen seçmenler, hızlı nüfus artışının İsviçre’de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini savunuyor.
Destekleyenlere göre:
- Konut ve kira krizi derinleşiyor
- Trafik ve toplu taşıma yoğunluğu artıyor
- Kamu hizmetleri üzerindeki baskı yükseliyor
- Doğal alanlar ve altyapı zorlanıyor
Ayrıca SVP destekçileri arasında bazı seçmen gruplarının, özellikle kadın seçmenlerin bir bölümünün, güvenlik algısı ve göç kaynaklı sosyal değişimlere ilişkin endişeler nedeniyle girişime destek verdiği ifade ediliyor. Bu kapsamda kriminalite, kamu düzeni ve şehirlerdeki sosyal uyum konuları kampanyanın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Karşı çıkanların görüşü
Federal Hükümet, iş dünyası temsilcileri, sendikalar ve birçok ekonomi uzmanı ise girişime karşı çıkıyor.
Federal Konsey tarafından hazırlanan çalışmaya göre nüfus artışının sert şekilde sınırlandırılması bazı alanlarda rahatlama sağlasa da ekonomik ve sosyal açıdan önemli maliyetler doğurabilir.
Araştırmada özellikle şu risklere dikkat çekiliyor:
- Emeklilik sistemi AHV’de gelir kaybı
- Vergi gelirlerinde düşüş
- Sağlık sektöründe personel açığının büyümesi
- Nitelikli iş gücü eksikliği
- Ekonomik büyümenin yavaşlaması
Gözler kararsız seçmende
Uzmanlara göre referandum kampanyasının son haftaları belirleyici olacak. Özellikle kararsız seçmenlerin ekonomi, güvenlik ve yaşam maliyeti gibi başlıklarda nasıl karar vereceği, 14 Haziran’daki sonucun yönünü tayin edecek.
#isviçre #schweiz #suisse #haber #keine10millionen
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


