Connect with us

İsviçre

İsviçre: Hamas Destekcileri 10 Yıla Kadar Varan Hapis Cezasını Göze Almalı mı?

yazar

Published

on

Federal Polis Açıklıyor: İsviçre’deki Hamas Destekçileri Hapis Cezasını Göze Almalı mı?

Cemil Baysal. – İsviçre Parlamentosu ve Federal Konsey, Hamas’ın İsviçre’de yasaklanmasına karar verdi ve gerekli adımlar atılıyor. Bu kararın pratikte ne anlama geldiği ve destekçiler için hangi sonuçları doğurabileceği sorusu üzerine Federal Polis (Fedpol) açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Beat Jans (SP), Hamas’ın yasaklanmasıyla ilgili yasa tasarısını sundu. Hamas’ın yanı sıra ona bağlı veya onunla ilişkilendirilmiş gizlenmiş veya halef örgütleri, onun adına hareket eden diğer örgütler de yasaklanacak. Hamas veya bu grupları destekleyenler, on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek.

Filistin destekçileri ve Hamas ile ilişkisi bilinen eski Yeşiller Ulusal Konsey Üyesi Geri Müller gibi kişiler için İsviçre Federal Polisi, bu yasağın etkilerini netleştirdi.

Fedpol: „Hamas ile temas yoluyla yardım suç teşkil eder“

Fedpol, yaptığı açıklamada, yasanın Filistin davasına veya Filistin örgütlerine destek yasağı getirmediğini, yasağın sadece Hamas’ı içerdiğini belirtti. Ortak İletişim Direktörü Christoph Gnägi, „Elbette Filistin topraklarına ve orada faaliyet gösteren örgütlere yardım etmek hala izinli ve serbesttir.“ dedi. İnsani yardım da mümkün olacak.

Gnägi, „Güçlü bir şekilde belirtmek gerekirse, birisi Hamas ile temasları veya eylemleriyle örgüte yardım ediyorsa ve onu güçlendiriyorsa, o zaman bu kişi Hamas’ı hukuka aykırı ve dolayısıyla suç işleyerek destekliyor.“ dedi. Suçun kesin sınırları, yasağın uygulanması sırasında daha netleşecektir denildi.

İsviçre İsrail Cemaat Federasyonu memnuniyetini ifade ediyor

İsviçre İsrailli Cemaat Federasyonu (SIG), Hamas yasa tasarısını memnuniyetle karşıladı ve Federal Konsey’in nihayet tepki verdiğini belirtti. Bu, Yahudi çatı örgütlerinin Hamas’ı terör örgütü olarak sınıflandırma ve dolayısıyla yasağa tabi tutma yönündeki uzun vadeli taleplerini yerine getiriyor.

SIG, bu kararın İsviçre’nin terörizme tolerans göstermediğine dair önemli bir sinyal olduğunu düşünüyor. Şimdi tüm ilgili taraflardan gereksiz gecikmelere izin vermemelerini ve yasağın hızlı bir şekilde yürürlüğe girmesini sağlamalarını istiyorlar.

Biri silah sakladı, diğeri hava saldırısında öldü

Mueller, 2012’de Hamas Sözcüsü Mushir al-Masri ve Hamas Milletvekilleri Khamis al-Najjar ve Sayyid Abu Musamih’i Federal Saray Restoranı’nda ağırladı. Bu isimler, IDF’nin ifadesine göre, al-Masri’nin evinin yakınında bulunan bir araçta bir dizi silahın keşfedildiği son aylarda şiddet olayları ile ilişkilendirildi. Bu silahlar arasında Kalashnikovlar, tanksavar silahları (RPG) ve el bombaları bulunmaktaydı. Ayrıca, aracın Beit Lahia’nın kuzeyindeki Gazze’de bulunduğu al-Masri’nin liderlik belgesi de bulundu. Mueller, bu duruma ilişkin olarak, „İsrailliler yıllardır İsrail’de silahla dolaşıyorlar. Hamas’ın al-Qassam Tugayları’nın üst düzey yetkililerinin de silahlı olduğu uzun süredir biliniyor. Kişisel olarak silahlanmanın her yerde genel olarak karşı olduğumu söyleyebilirim,“ diyor.

Al-Najjar’ın, Sayyid Abu Musamih’in dışındaki üçüncü kişinin rumu hakkında bilgi bulunmamakta. Ancak, Al-Najjar’ın, Aralık ayının sonlarında Chan Younis’e düzenlenen bir İsrail hava saldırısında öldüğü bildirildi. Bu saldırıda, Al-Najjar’ın yanı sıra eşi, iki çocuğu ve bir torunu da hayatını kaybetti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Aargau’da “sahte yatırımAargau’da “sahte yatırımcı” davası: Tinder üzerinden kadınları dolandıran şahsa 3 yıl hapiscı” davası

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda görülen davada, kendisini başarılı bir yatırımcı olarak tanıtarak çok sayıda kadını dolandıran 55 yaşındaki bir kişi, hapis cezasına çarptırıldı.

Kulm Bölge Mahkemesi, sanığın 3 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmesine ve mağdurlardan aldığı paraları geri ödemesine hükmetti.

Tinder üzerinden tanıştı, yüz binlerce frank topladı

Mahkeme kayıtlarına göre sanık, 2017–2021 yılları arasında özellikle Tinder gibi tanışma uygulamaları üzerinden iletişime geçtiği kadınları hedef aldı.

Kendisini finans alanında uzman ve başarılı bir “trader” olarak tanıtan zanlının, mağdurlarından toplamda yaklaşık 500 bin İsviçre frangı aldığı belirlendi.

Yüksek kazanç vaadiyle kandırdı

Herhangi bir finans eğitimi bulunmamasına rağmen lüks yaşam görüntüsü çizen sanık, yüksek kazanç vaatleriyle kadınları ikna etti.

Savcılık, sanığın mağdurlarına yüzde 12’ye varan getiri vaat ettiğini ve “uyurken bile para kazandığını” iddia ettiğini açıkladı.

“Lovebombing” ve psikolojik baskı iddiası

Mağdur avukatları, sanığın yalnızca finansal değil, aynı zamanda duygusal manipülasyon da uyguladığını belirtti.

Bir mağdurun avukatı, sanığın “lovebombing” yöntemiyle güven kazandığını, ardından ciddi miktarlarda borç sözleşmeleri imzalattığını ifade etti.

Nitekim sanığın, bir kadınla gerçekleştirdiği fondü buluşmasında 100 bin euro’luk borç sözleşmesi imzalattığı da dosyaya yansıdı.

Mağdurlardan biri ise durumu şu sözlerle anlattı:
“Bizi sadece maddi değil, psikolojik olarak da derinden etkiledi. Bunun izlerini hayat boyu taşıyacağız.”

Sanıktan geç gelen özür

Duruşma boyunca uzun süre sessiz kalan sanık, yargılamanın sonunda söz alarak yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu dile getirdi.

Sanık, “Kimseye zarar vermek istemedim, sadece şirketimi kurtarmaya çalışıyordum” ifadelerini kullandı.

Mahkemeden net karar

Mahkeme, sanığın eylemlerini dolandırıcılık kapsamında değerlendirerek hapis cezasının yanı sıra, mağdurların zararlarının karşılanmasına karar verdi.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de dikkat çeken trafik gerçeği: Bisiklet size çarpsa bile faturanın bir kısmı size çıkabilir

yazar

Published

on

By

İsviçre’de trafik kazalarına ilişkin hukuk sistemi, özellikle otomobil sürücüleri açısından şaşırtıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mevzuata göre bir bisikletli tamamen hatalı olsa bile, araç sahibi çoğu durumda maddi zararın bir bölümünü karşılamak zorunda kalıyor. Bunun temelinde ise “tehlike sorumluluğu” (Gefährdungshaftung) ilkesi yer alıyor.

Binlerce kaza, tartışmalı sorumluluk dağılımı

Bundesamt für Strassen Astra verilerine göre, 2025 yılında İsviçre genelinde otomobiller ile bisiklet veya e-bisikletler arasında 2.347 kaza meydana geldi. Bu kazaların %70’inden fazlasında otomobil sürücüleri ana sorumlu olarak değerlendirildi.

Ancak birçok sürücü, bu değerlendirmelerin her zaman gerçek kusur durumunu yansıtmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, İsviçre hukukunun klasik “kusur” anlayışından farklı olarak risk temelli bir sorumluluk sistemi benimsemesi.

Tehlike sorumluluğu nedir?

İsviçre trafik hukukuna göre otomobiller, doğası gereği potansiyel olarak tehlikeli araçlar kabul edilir. Bu nedenle araç sahipleri:

  • Kusurları olmasa bile sorumluluğa dahil edilir
  • Araç hareket halinde olmasa dahi (örneğin kırmızı ışıkta beklerken) yükümlülük doğabilir
  • Sadece araç kullanımı bile “risk” oluşturduğu için mali sorumluluk paylaşılır

Uzmanlara göre bu ilke, “kim daha tehlikeli bir araç kullanıyorsa, daha fazla sorumluluk taşır” mantığına dayanıyor.

En çok tartışılan durum: %100 bisiklet hatası

Bu sistemin en çok eleştirilen yönü şu senaryoda ortaya çıkıyor:

👉 Bisikletli tamamen hatalı olsa bile araç sahibi ödeme yapabilir.

Uygulamada:

  • Araç sahipleri çoğu vakada %30 ila %60 arasında zarara katılıyor
  • Bu pay, yalnızca aracın yarattığı “işletme riski” nedeniyle belirleniyor

Bu durum, özellikle “araç duruyordu, bisiklet gelip çarptı” gibi olaylarda sürücüler tarafından adaletsiz bulunabiliyor.

Amaç: Zayıf yol kullanıcılarını korumak

Bu düzenlemenin temel amacı, bisikletliler ve yayalar gibi korumasız trafik kullanıcılarını korumak.

Verkehrs-Club der Schweiz VCS verilerine göre:

  • Otomobil–bisiklet kazalarının %80’inden fazlasında bisikletliler yaralanıyor
  • Yaklaşık %15’i ağır yaralanma ile sonuçlanıyor
  • Otomobil sürücülerinin yaralanma oranı ise oldukça düşük

Pro Velo ise bu sistemin, mağdurların tazminat almasını kolaylaştırdığını ve sosyal denge sağladığını savunuyor.

Sürücüler tamamen çaresiz değil

Her ne kadar sistem sürücülere otomatik bir sorumluluk yüklüyor gibi görünse de, bu mutlak bir kural değil. Araç sahipleri bazı durumlarda sorumluluktan tamamen kurtulabiliyor:

  • Bisikletlinin ağır kusurlu davranması (örneğin kırmızı ışık ihlali, yüksek hız, alkol etkisi)
  • Kazanın tamamen bisikletlinin kontrolsüz hareketlerinden kaynaklanması
  • Araç park halindeyken meydana gelen çarpışmalar

Bu gibi durumlarda mahkemeler, sorumluluğu tamamen bisikletliye yükleyebiliyor veya araç sahibinin payını ciddi şekilde azaltabiliyor.

Sorumluluk nasıl paylaştırılıyor?

Mahkemeler her olayı ayrı ayrı değerlendiriyor. Ancak uygulamada genel eğilim şöyle:

  • Araç sürücüsü: %30–60 arası
  • Bisikletli: kalan oran

Bu paylaşım, tarafların kusur oranına ve olayın detaylarına göre değişiyor.

Dashcam çözüm değil, sorun olabilir

Kazalarda delil sunmak isteyen sürücüler için araç içi kameralar (dashcam) her zaman avantaj sağlamıyor. İsviçre’de:

  • Kişilerin haberi olmadan görüntü kaydı yapmak
  • Veri koruma yasalarını ihlal edebilir
  • Bu nedenle görüntüler mahkemede geçersiz sayılabilir

Genel değerlendirme

İsviçre’de trafik hukuku, klasik “kim hatalıysa o öder” anlayışından farklı olarak, risk ve koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu sistem:

  • Güçlü olan araca daha fazla sorumluluk yüklüyor
  • Zayıf yol kullanıcılarını korumayı amaçlıyor
  • Ancak bazı durumlarda sürücüler açısından adaletsiz algılanabiliyor

Son söz

İsviçre yollarında direksiyon başındaysanız, bilmeniz gereken kritik gerçek şu:

👉 Bisiklet size çarpsa ve tamamen hatalı olsa bile, çoğu durumda zararın bir kısmını siz ödeyebilirsiniz.

Continue Reading

İsviçre

Karayolu Taşımacılığında Yeni Dönem: Türkiye ile İsviçre Arasında Anlaşma Yenilendi

yazar

Published

on

By

Türkiye ile İsviçre arasında karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1977 yılından bu yana yürürlükte olan anlaşma, günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenerek yürürlüğe girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”nın modernize edildiği bildirildi.

Yeni anlaşma, Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer tarafından imzalandı. Yapılan açıklamada, güncellenen metnin uluslararası taşımacılık süreçlerini daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı.

Yetkililer, Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, yüksek bağlantısallığı ve operasyonel kapasitesi sayesinde küresel taşımacılık ağında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmesi ve lojistik iş birliğini ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.

Ayrıca yeni düzenlemenin, taşımacılık süreçlerinde verimliliği artırarak maliyetleri optimize etmesi ve sektör paydaşlarına daha fazla iş fırsatı sunması öngörülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın hem yolcu hem de eşya taşımacılığında standartları yükselterek iki ülke arasındaki ticaret hacmine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor.

Bu gelişmeyle birlikte Türkiye ile İsviçre arasındaki taşımacılık ilişkilerinde daha çağdaş, sürdürülebilir ve rekabetçi bir dönemin başlaması hedefleniyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler