İsviçre
Horw’da 1 Milyon Frank Vergi Borcu Bırakan Kişi Kayıplara Karıştı
Horw, Luzern – Horw’da bir adam, 1 milyon İsviçre frangından fazla vergi borcu bırakarak kayıplara karıştı. Şu anda nerede olduğu bilinmiyor ve yetkililer durumu çözmeye çalışıyor.
Olayın önemli noktaları şunlar:
- Borç Miktarı: Luzern asıllı bir kişi, toplamda 1,01 milyon İsviçre frangı vergi borcu biriktirmiş durumda. Bu borçlar, 589’000 CHF belediye vergisi ve 421’000 CHF kanton ile federal vergilerden oluşmakta. Borçlar, 2007-2013 ve 2015-2024 yılları arasında birikmiş olup, gecikme ve ceza vergileri de dahil.
- Mevcut Konum: Borçlunun bilinen son ikametgahı Kanada’nın Toronto şehrindeki North York bölgesi. Şu anda nerede olduğu bilinmemekte ve yetkililer onun kaçak olduğunu düşünmekte.
- Ceza Davası: Luzern Savcılığı, vergi dolandırıcılığı şüphesiyle bir ceza davası açmış durumda. Vergi daireleri tarafından ihbar edilen borçlu, yetkililer tarafından aranmakta.
- Horw’daki Mülkiyet: Borçlunun Horw’da Kastanienbaumstrasse’de bulunan 5,5 odalı bir dairede hissesi bulunmakta. Bu hisseye yetkililer tarafından el konulmuş. Dairenin toplam değeri 1,48 milyon İsviçre frangı olarak tahmin edilmekte olup, borçlunun hissesi 730’000 İsviçre frangı değerinde.
- Açık Artırma: Borçlunun mülkiyet hissesinin açık artırması, 28 Ağustos saat 9’da Horw’daki Egli-Saal’da gerçekleştirilecek. Mülkün gezilmesi ise 13 Ağustos’ta planlanmış durumda. Bu açık artırma, borçlunun bulunamaması veya borçlarını ödememesi durumunda, borçların en azından bir kısmının ödenmesini sağlamak amacıyla yapılacak.
- Belirsizlikler: Büyük vergi borçlarının nasıl oluştuğu ve borçlunun yeniden ortaya çıkması veya borçlarını ödemesi durumunda açık artırmaya itiraz edip edemeyeceği belirsizliğini korumakta.
Horw belediyesi, devam eden hukuki süreç nedeniyle daha fazla bilgi vermemekte. Bu durum, vergi taleplerinin uygulanmasındaki karmaşıklığı ve özellikle borçlunun yurtdışında bulunması ve kaçak olması durumunda karşılaşılan zorlukları göstermekte.
Borç Miktarı ve Detayları
Borçlu, toplamda 1,01 milyon İsviçre frangı vergi borcu biriktirdi. Bu borçlar, 589’000 frank belediye vergisi ve 421’000 frank kanton ile federal vergilerden oluşuyor. Borçlar, 2007-2013 ve 2015-2024 yılları arasında birikti ve gecikme ile ceza vergilerini de kapsıyor.
Kaçak Durumunda
Borçlu, aslen Luzern’den olup bilinen son ikametgahı Kanada’nın Toronto şehrindeki North York bölgesindeydi. Şu anki yeri bilinmiyor ve yetkililer onun kaçak olduğunu düşünüyor.
Ceza Davası Açıldı
Luzern Savcılığı, vergi dolandırıcılığı şüphesiyle borçlu hakkında ceza davası açtı. Vergi dairelerinin yaptığı ihbar üzerine adam hakkında arama başlatıldı.
Mülkiyet ve Açık Artırma
Borçlunun, Horw’da Kastanienbaumstrasse’de bulunan 5,5 odalı bir dairede hissesi bulunuyor. Bu hisse yetkililer tarafından el konuldu. Dairenin toplam değeri 1,48 milyon İsviçre frangı olarak tahmin ediliyor ve borçlunun hissesi 730’000 frank değerinde.
Bu mülkiyet hissesinin açık artırması, 28 Ağustos saat 9’da Horw’daki Egli-Saal’da yapılacak. Mülkün gezilmesi ise 13 Ağustos’ta planlanıyor. Açık artırma, borçlunun bulunamaması veya borçlarını ödememesi durumunda borçların en azından bir kısmını ödemek için yapılacak.
Belirsizlikler Devam Ediyor
Büyük vergi borçlarının nasıl oluştuğu ve borçlunun yeniden ortaya çıkması veya borçlarını ödemesi durumunda açık artırmaya itiraz edip edemeyeceği belirsizliğini koruyor.
Horw belediyesi, devam eden hukuki süreç nedeniyle daha fazla bilgi vermiyor. Bu durum, vergi taleplerinin uygulanmasındaki zorlukları ve özellikle borçlunun yurtdışında bulunması ve kaçak olması durumunda karşılaşılan problemleri gözler önüne seriyor.
#VergiBorcu #AçıkArtırma #Luzern #Toronto #Horw #CezaDavası #Kaçak #EmlakElKonulması #Steuerschulden #Zwangsversteigerung #Luzern #Toronto #Horw #Strafverfahren #Illegal #Immobilienbeschlagnahmung #schweiz #isviçre #isviçrehaberleri #luzernhaberleri
Gündem
İsviçre’de Türk Ailenin Aile Birleşimi Başvurusu Mahkemelik Oldu: „Daire Çok Küçük“ Gerekçesiyle Başlayan Süreç Beraatle Sonuçlandı
AARAU / İSVİÇRE – ( Aargauer Zeitung) İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşayan Türk bir ailenin aile birleşimi başvurusu, yetersiz büyüklükteki konut nedeniyle reddedildi. Ailenin daha sonra daha büyük bir daire için kira sözleşmesi sunmasının ardından süreç olumlu sonuçlansa da, planlanan taşınmanın gerçekleşmemesi bu kez „resmî makamları yanıltma“ şüphesini gündeme getirdi. Savcılığa taşınan dosyada aile hakkında para cezası talep edilirken, Aarau Bölge Mahkemesi davanın sonunda aileyi beraat ettirdi.
İki çocuğunu İsviçre’ye getirmek istediler
Mahkemede adı gizli tutulan ve „S.“ olarak anılan Türk aile, 2021 yılından bu yana Aarau bölgesinde üç çocuklarıyla birlikte üç odalı bir dairede yaşıyor.
Kadının önceki evliliğinden olan ve Türkiye’de yaşayan iki çocuğunu da İsviçre’ye getirmek isteyen aile, 2023 yılında Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi’ne (Migrationsamt – MIKA) aile birleşimi başvurusunda bulundu.
Ancak yapılan incelemede, üç odalı dairenin iki yetişkin ve beş çocuğun birlikte yaşayacağı bir aile için uygun olmadığı tespit edildi.
Göçmenlik Dairesi, mevcut konutun İsviçre Yabancılar ve Entegrasyon Yasası kapsamında aranan „ihtiyaca uygun konut“ şartını karşılamadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti.
Daha büyük ev için kira sözleşmesi sundular
Ret kararının ardından aile çözüm arayışına girdi.
Aynı binada yaşayan emekli bir çiftle daire değişimi konusunda anlaşmaya varıldı. Taraflar, aileye dört odalı dairenin devredilmesini öngören kira sözleşmesini imzaladı.
Bu sözleşmenin Göçmenlik Dairesi’ne sunulmasının ardından yetkililer aile birleşimi başvurusunu onayladı ve Türkiye’deki iki çocuk için gerekli izinler verildi.
Taşınma gerçekleşmeyince şüphe başladı
Ancak olaylar tam bu noktada farklı bir boyut kazandı.
Planlanan taşınma günü geldiğinde aile yeni eve geçmedi.
Durumu fark eden bina yönetimi ve ev sahibi, Göçmenlik Dairesi’ne bilgi vererek taşınmanın hiç başlamadığını bildirdi.
Yetkililerin aktardığına göre;
- Evde taşınma kolileri bulunmuyordu.
- Dolaplar sökülmemişti.
- Taşınmaya yönelik herhangi bir hazırlık yapılmamıştı.
Bu gelişmeler üzerine Göçmenlik Dairesi, ailenin yalnızca daha büyük bir eve taşınacakmış gibi kira sözleşmesi düzenleyerek aile birleşimi iznini aldığı şüphesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.
İsviçre’de bu tür ret kararları oldukça nadir
Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi, mahkemeye sunduğu değerlendirmede aile birleşiminde „uygun konut“ şartının federal yasadan kaynaklandığını belirtti.
Kanton uygulamasına göre bir konutun yeterli sayılması için dairede yaşayacak kişi sayısının, oda sayısını en fazla bir kişi aşması gerekiyor.
Örneğin;
- 6 kişilik aile için en az 5 odalı,
- 5 kişilik aile için en az 4 odalı,
- 4 kişilik aile için ise en az 3 odalı konut uygun kabul ediliyor.
Yetkililer ayrıca, yalnızca konut yetersizliği nedeniyle aile birleşimi başvurularının reddedilmesinin son derece istisnai olduğunu, çünkü başvuru sahiplerinin çoğunun süreç içerisinde daha büyük bir eve taşındığını ifade etti.
Savcılık para cezası istedi
Mahkemede savcılık, ebeveynlerin resmî makamları yanıltarak aile birleşimi izni aldığı iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Dosyada;
- Baba hakkında günlük 70 İsviçre Frangı üzerinden 120 günlük para cezası,
- Anne hakkında ise günlük 40 Frank üzerinden 120 günlük para cezası,
talep edilirken, her iki ebeveyn için ayrıca birkaç bin Frank idari para cezası istendi.
„Biz kimseyi kandırmadık“
Mahkemede ifade veren aile ise suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Babaya göre taşınmanın gerçekleşmemesinin nedeni tamamen emekli çiftin son anda karar değiştirmesiydi.
İlk olarak Ekim 2025 için planlanan taşınma, tarafların tatil programları nedeniyle Kasım ayına ertelendi.
Daha sonra emekli kadının hastalanması üzerine aileden on günlük ek süre istendi.
Türk aile bu talebi kabul etti.
Hafta sonu emekli çift taşınmaya hazır olduklarını bildirse de, pazartesi sabahı binaya gelen ev sahibi yalnızca emekli çiftin eşyalarını topladığını gördü.
Türk ailenin ise henüz hazırlığa başlamamış olması şüpheleri artırdı.
Mahkeme Başkanı’nın „Neden hiç taşınma kolisi hazırlamadınız?“ sorusuna baba şu yanıtı verdi:
„Hafta sonunda komşuları rahatsız edecek gürültü yapmak istemedim.“
Avukatın tavsiyesi süreci daha da karmaşık hale getirdi
Dava dosyasına göre emekli çift daha sonra daire değişiminden tamamen vazgeçti.
Türk aile bunun üzerine Türkçe konuşan avukatına danıştı.
Avukatın, çocukların yine de İsviçre’ye getirilmesini tavsiye ettiği belirtildi.
Ancak aile, daha büyük konut şartının aile birleşimi kararının temel gerekçelerinden biri olduğunu yeterince kavrayamadı.
Göçmenlik Dairesi ise gerçekleşmeyen taşınmayı, baştan beri planlanmış bir aldatma girişimi olarak değerlendirdi.
İşini de kaybetti
Mahkeme sürecinde ailenin ekonomik durumu da kötüleşti.
Baba, inşaat sektöründeki geçici işini kaybetti.
Anne ise yalnızca çağrıldıkça temizlik işlerine gidebildiğini anlattı.
Mahkemede konuşan baba, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yeni ev bulamadıklarını belirterek şunları söyledi:
„Bu şartlarda bize kimse ev vermiyor.“
Aile, yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye’den getirilen iki çocuğu yeniden büyükannelerinin yanına göndermek zorunda kaldıklarını da mahkemeye bildirdi.
Anne gözyaşlarına boğuldu
Duruşmanın sonunda mahkeme başkanı son sözü anneye verdi.
Konuşurken gözyaşlarını tutamayan anne şu ifadeleri kullandı:
„Ben sadece bir anne olarak çocuklarımla birlikte İsviçre’de yaşamak istedim. Buradaki yasaları bilmiyorum. Sadece avukatımızın söylediklerini yaptım.“
Mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı.
Mahkemeden beraat kararı
Aarau Bölge Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirdikten sonra ailenin resmî makamları aldatma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığına hükmetti.
Kararda;
- Ailenin gerçekten imzalanmış geçerli bir kira sözleşmesine sahip olduğu,
- Dosyada emekli çiftin daha sonra taşınmaktan vazgeçtiğine ilişkin kayıtların bulunduğu,
- Yaşananların planlı bir dolandırıcılık değil, karmaşık ve başarısız bir taşınma süreci olduğu
vurgulandı.
Bu gerekçelerle mahkeme, Türk aileyi „yetkilileri aldatma“ suçlamasından beraat ettirdi.
Karar ne anlama geliyor?
Karar, aile birleşimi başvurularında yalnızca sonucun değil, başvuru sahibinin gerçek niyetinin de hukuken büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Mahkeme, taşınmanın gerçekleşmemesinin tek başına aldatma suçunun oluşması için yeterli olmadığına dikkat çekerken, kasıt unsurunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurguladı.
Uzmanlara göre karar, İsviçre’de aile birleşimi başvurularında „uygun konut“ şartının önemini korurken, idarenin aldatma iddialarını ortaya koyabilmesi için güçlü delillere ihtiyaç duyduğunu da gösteren dikkat çekici bir emsal niteliği taşıyor.
Gündem
Bern’deKadınlara Özel Çıplaklar Plajında Polis Müdahalesi Tartışma Yarattı: Belediye Kararı Hatalı Buldu
İsviçre’nin Bern kentindeki Marzilibad yüzme tesisinde bulunan ve yalnızca kadınların kullanabildiği “Paradiesli” isimli FKK (çıplak güneşlenme) alanında yaşanan olay, ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.
Pazar günü yaşanan olayda, kadın bölümünde bulunan trans bir kadın hakkında bazı kadın ziyaretçiler tesis yönetimine şikâyette bulundu. Şikâyetlerin ardından tesis görevlileri trans kadından alanı terk etmesini istedi. Ancak talebin reddedilmesi üzerine olay yerine polis çağrıldı.
Polisin müdahalesi sırasında çevrede bulunan bazı kişiler trans kadına destek verirken kısa süreli arbede yaşandı. Bern Kanton Polisi, müdahale sırasında bir kadın polis memurunun hafif yaralandığını açıkladı. Trans kadın ise polis merkezine götürüldükten sonra işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.
Belediye: “Alanı Kullanma Hakkı Vardı”
Olayın ardından Bern Belediyesi dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Belediye, polis çağrılması kararının yanlış bir değerlendirme sonucu alındığını belirterek yaşananlardan üzüntü duyduklarını açıkladı.
Açıklamada ayrıca, söz konusu trans kadının mevcut kurallara göre kadınlara ayrılan FKK alanını kullanma hakkına sahip olduğu vurgulandı. Belediyeye göre kadın olarak yaşayan ve resmî kayıtlarda cinsiyeti kadın olarak yer alan kişiler, Paradiesli bölümünden yararlanabiliyor. Olaydaki kişinin de bu şartları karşıladığı belirtildi.
Polis Müdahalesi Tartışma Yarattı
Olaya tanıklık eden kişiler, polis müdahalesinin sert olduğunu öne sürerken, trans birey haklarını savunan kuruluşlar yaşananları eleştirdi.
İsviçre’deki Transgender Network Switzerland (TGNS), Pink Cross ve Lesbenorganisation Schweiz (LOS) ortak açıklama yaparak, yüzme tesislerinde görevli personel ile polis ekiplerine trans bireylerin hakları konusunda daha fazla eğitim verilmesi gerektiğini savundu.
Yaşanan olayın ardından Bern şehir merkezinde izinsiz bir protesto gösterisi düzenlenirken, olay İsviçre’de kadınlara özel alanlar ile trans bireylerin kamusal alanlara erişim hakları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
#bern#fkk#trans#lgbt#isviçre
İsviçre
İklim Uzmanından Çarpıcı Uyarı: „Bu sicakliklar daha başlangıç“
İsviçre’de son günlerde etkili olan rekor sıcaklıklar, iklim değişikliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Çevre filozofu ve iklim uzmanı Dominique Bourg, mevcut küresel ısınma eğiliminin devam etmesi halinde önümüzdeki 20 yıl içinde Cenevre’de 50 dereceye ulaşan sıcaklıkların görülebileceği uyarısında bulundu.
İsviçre devlet televizyonu RTS’ye konuşan Bourg, son günlerde ölçülen 39 derecelik sıcaklıkların gelecekte yaşanabilecek daha büyük iklim krizlerinin yalnızca başlangıcı olduğunu söyledi.
„Henüz Yolun Başındayız“
Uzman Bourg’a göre bugün yaşanan aşırı sıcaklar, iklim değişikliğinin ilk ciddi sinyalleri. İnsanlığın henüz sürecin başında olduğunu belirten Bourg, küresel ısınmanın etkilerinin önümüzdeki yıllarda çok daha ağır hissedileceğini ifade etti.
„Cenevre’de 20 yıl içinde 50 dereceye ulaşan sıcaklıklar artık ihtimal dışı değil.“ diyen Bourg, bunun günlük hava tahmini değil, mevcut iklim değişikliği hızının devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek bilimsel bir senaryo olduğunun altını çizdi.
İsviçre Dünya Ortalamasından İki Kat Daha Hızlı Isınıyor
İsviçre Bilimler Akademisi’nin verilerine göre ülke, küresel ortalamaya kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı ısınıyor.
Bu durum sadece insan sağlığını değil, doğayı da ciddi şekilde etkiliyor. Bourg, özellikle 40-45 dereceyi bulan sıcaklıklarda bitki örtüsünün zarar gördüğünü, kuşların ise aşırı sıcak nedeniyle öldüğünü veya ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.
En Büyük Tehlike Geceleri Bitmeyen Sıcaklık
Uzmanlara göre asıl risk yalnızca gündüz sıcaklıkları değil.
Bourg, gelecekte şehirlerde 60 gün boyunca gündüz sıcaklığının 35 dereceyi aştığı, gece ise sıcaklığın 25-27 derecenin altına inmediği dönemlerin yaşanabileceğini belirtiyor.
Gece boyunca serinleyemeyen insan vücudu dinlenemiyor. Bu durum özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar ve kalp-damar rahatsızlığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Uzmanlar, bu seviyedeki sıcaklıkların insan vücudunun fizyolojik sınırlarını zorlayabileceğine dikkat çekiyor.
Şehirler Yeniden Tasarlanmalı
Dominique Bourg, betonlaşmanın yoğun olduğu şehirlerin aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen bölgeler olduğunu belirterek, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlayacak şekilde yeniden planlanması gerektiğini söyledi.
Yeşil alanların artırılması, gölgelik bölgelerin oluşturulması, su kaynaklarının korunması ve şehirlerin serinletici çözümlerle yeniden tasarlanmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
„Sorumluluk Siyaset ve Ekonomi Dünyasında“
İklim krizinin bugünkü noktaya gelmesinde en büyük sorumluluğun siyasi karar vericiler ile ekonomik güç merkezlerinde olduğunu ifade eden Bourg, bilim insanlarının küresel ısınma konusunda onlarca yıl önce uyarılarda bulunduğunu ancak yeterli önlemlerin alınmadığını söyledi.
Gençlere Çağrı
Gençlere de seslenen Bourg, iklim değişikliği karşısında umutsuzluğa kapılmak yerine harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.
„Endişeyi eyleme dönüştürmeliyiz. Dünyayı daha yaşanabilir ve daha akılcı bir yer haline getirmek için hep birlikte sorumluluk almalıyız.“ ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, son yıllarda İsviçre’de art arda kırılan sıcaklık rekorlarının iklim değişikliğinin etkilerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, önümüzdeki yıllarda aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha uzun süre etkili olabileceği uyarısında bulunuyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


