Connect with us

İsviçre

Giderek İnsan Gücü Azalıyor: Kasada Çalışan Personeli Gelecekte İşsizlik Riski mi Bekliyor?

yazar

Published

on

C&A’dan Self-Checkout Kasaları: Yakında Daha da İleri Gidiyor

İsviçre’deki birçok giyim mağazası, self-checkout kasalarını kullanmaya başlıyor. Bu teknolojiyle birlikte kasada çalışan personelin gelecekte işsizlik riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişesi de gündeme geliyor. Bir sonraki adımda ise kasaların tamamen ortadan kalkması bekleniyor.

Gıda sektöründeki marketlerde personelsiz self-checkout kasaları uzun zamandır hizmette.

Self-Checkout Kasaları

Milano’daki Pull&Bear mağazası: Bu tür self-checkout kasaları yakında norm haline gelecek. – outpump.com

Öne Çıkanlar

  • İsviçre’deki giyim mağazaları giderek daha fazla self-checkout kasaları kullanıyor.
  • C&A, ürünleri otomatik olarak tanıyan yeni bir kasa türü üzerinde çalışıyor.
  • Uzmanlar, gelecekte giyim mağazalarının tamamen kasasız olacağını öngörüyor.

H&M, C&A, Zara, COS ve Pull&Bear gibi giyim mağazaları, self-checkout kasalarını mağazalarına entegre ediyor. Avrupa Birliği ülkelerinde başlayan bu trend, İsviçre’ye de yayılıyor.

H&M ve Pull&Bear, müşterilerin ürünleri kendilerinin tarayıp ödemesini sağlayan self-checkout kasalarını kullanmaya başladı. H&M Group, bu kasaların müşteri tarafından çok iyi karşılandığını belirtiyor.

Freiburg Üniversitesi’nden perakende uzmanı Prof. Dirk Morschett, gıda sektöründe olduğu gibi self-checkout kasalarının büyük giyim mağazalarında da normal hale geleceğini öngörüyor.

Alışveriş Deneyimi Ön Plana Çıkıyor

Morschett’e göre, self-checkout kasalarının yaygınlaşmasının birkaç nedeni var: kısa bekleme süreleri, personel ve maliyet tasarrufları. Giyim perakendeciliği, özellikle artan online alışveriş baskısı nedeniyle yıllardır büyük bir baskı altında. Online ticaretin pazar payı %30’a ulaşmış durumda.

Kasa Tercihi

  • %67: Geleneksel kasa.
  • %18: Self-checkout.
  • %15: Nerede daha az beklersem.

C&A, bu trendi fark ederek stratejilerini müşteri deneyimine odakladı. Şirket, kullanıcı dostu, kısa bekleme süreleri ve kolay, nakitsiz ödeme gibi faktörlerin olumlu bir deneyim sunduğunu belirtiyor.

Gelecekte Sensörler Ürünleri Otomatik Tanıyacak

Yaklaşık beş yıllık self-checkout deneyiminden sonra C&A, RFID teknolojisi ile bir adım daha ileri gitmeyi planlıyor. Bu teknoloji, ürünlerin tek tek taranmasını gereksiz kılıyor.

Bu yeni sistemde, kasaya entegre edilmiş bir sensör ürünleri otomatik olarak tanıyıp devre dışı bırakıyor. Ürünler bir sepete konulup ödeme yapılabiliyor. C&A, bunun self-checkout kasalarının gelecekteki standardı olacağını belirtiyor. Ancak, ne zaman uygulanacağı henüz belli değil.

Uzun Vadeli Hedef: Scan & Go

Perakende uzmanı Morschett, uzun vadede moda perakendeciliğinde „Scan & Go“ konseptine geçileceğini öngörüyor. Bu sistemde, alışveriş sırasında ürünler bir cihaz veya akıllı telefon ile taranıp anında ödenebiliyor. Böylece self-checkout kasalarındaki olası kuyruklar da ortadan kalkıyor.

Mutlu Müşteriler, Mutlu Şirketler

„Scan & Go“ sistemi, şirketler için de birçok avantaj sağlıyor: Müşteriler doğrudan tanınabiliyor, böylece şirketler müşterilerinin tercihlerini öğrenip kişiselleştirilmiş öneriler sunabiliyor. Bu aynı zamanda satıcıların kişisel danışma sonrasında kolayca ödeme yapabilmesini sağlıyor. Morschett, bunun müşteri ve şirket arasındaki ilişkiyi güçlendiren hoş bir deneyim olduğunu belirtiyor.

İnsan Temasını Savunanlar

PKZ ve Vero Moda ile Jack & Jones’un ana firması Bestseller gibi moda perakendecileri de kişiselleştirme ile ilgileniyor, ancak self-checkout kasaları veya „Scan & Go“ sistemini benimsemiyorlar. PKZ, premium segmentte yer aldıklarını ve kişisel danışma ve hizmete büyük önem verdiklerini belirtiyor. Kendi kendine ödeme, daha düşük segmentteki perakendeciler için daha uygun.

PKZ, „Kişisel temas, fiziksel perakendede her zaman önemli bir rol oynayacak“ diyor.

İnsansız Kasaya Geçiş Yapacaklar ve Yapmak İstemeyenler

İnsansız Kasaya Geçiş Yapacaklar:

  1. H&M
    • Müşterilerin ürünleri kendilerinin tarayıp ödemesini sağlayan self-checkout kasalarını kullanmaya başladı.
    • Bu kasalar müşteri tarafından çok iyi karşılandı.
  2. Pull&Bear
    • H&M gibi self-checkout kasalarını kullanıyor.
    • Müşteriler bu sistemi benimsedi.
  3. C&A
    • Self-checkout kasaları kullanıyor ve gelecekte RFID teknolojisine geçmeyi planlıyor.
    • RFID ile ürünler otomatik olarak tanınacak ve tarama işlemi gerekmeyecek.
  4. Zara
    • Self-checkout kasalarını kullanmaya başladığı belirtiliyor.
  5. COS
    • Diğer markalar gibi self-checkout kasalarını kullanıyor.

İnsansız Kasaya Geçiş Yapmak İstemeyenler:

  1. PKZ
    • Premium segmentte yer alıyor ve kişisel danışma ve hizmete büyük önem veriyor.
    • Self-checkout kasalarının, daha düşük segmentteki perakendeciler için uygun olduğunu düşünüyor.
  2. Bestseller
    • Vero Moda ve Jack & Jones gibi markaların ana firması.
    • Self-checkout kasalarını veya „Scan & Go“ sistemini benimsemiyor.
    • Kişisel danışma ve hizmetin fiziksel perakendede her zaman önemli bir rol oynayacağını savunuyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de deepfake skandalı büyüyor: “Sadece buzdağının görünen kısmı”

yazar

Published

on

By

İsviçre’de ortaya çıkarılan deepfake skandalı, dijital ortamda kadınlara yönelik istismar riskini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, yapay zekâ ile üretilen sahte içerikler sadece tekil olaylar değil, daha büyük bir sorunun parçası.

⚠️ Sahte görüntüler yayılıyor

Yapılan araştırmalara göre, halka açık Telegram gruplarında en az 14 İsviçreli kadına ait yapay zekâ ile oluşturulmuş sahte müstehcen görüntüler paylaşıldı. Söz konusu içeriklerin tamamının gerçek dışı olduğu belirtildi.

Mağdurlar arasında tanınmış sosyal medya içerik üreticileri de yer alırken, bazı kadınlar yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak polise suç duyurusunda bulundu.

🌐 Organize yapı dikkat çekiyor

Araştırmalar, bu içerikleri paylaşan kişilerin büyük bölümünün İsviçre’den olabileceğini ortaya koydu. Gruplarda kullanıcıların birbirlerini teşvik ettiği ve daha gerçekçi sahte görüntüler üretmek için yöntemler paylaştığı belirlendi.

Yetkililer, ilgili grupların kapatılmış olmasına rağmen benzer içeriklerin farklı platformlarda yayılmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

📉 Güvenlik endişesi artıyor

Uzmanlara göre, bu tür olaylar kadınların hem dijital ortamda hem de günlük yaşamda kendilerini güvende hissetmesini olumsuz etkiliyor.

Resmi verilere göre, İsviçre’de 2025 yılında 22 binden fazla aile içi şiddet vakası kaydedildi. Ayrıca ülkede ortalama iki haftada bir kadın cinayeti işlendiği belirtiliyor.

🌍 Küresel bir sorun

Benzer olayların yalnızca İsviçre ile sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Uluslararası araştırmalar, dijital platformlarda kadınlara yönelik istismar içeriklerinin hızla arttığını ve organize ağlar tarafından yayıldığını ortaya koyuyor.

🏛️ Yasal düzenleme çağrısı

Gelişmelerin ardından İsviçre’de siyasi çevreler, deepfake içeriklere karşı daha güçlü yasal düzenlemelerin gerekliliğini tartışmaya başladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre “güvenli liman” olarak öne çıkıyor: Körfez sermayesi ülkeye yöneliyor

yazar

Published

on

By

İran savaşı sonrası artan jeopolitik riskler, Körfez ülkelerindeki yatırımcıları daha güvenli finans merkezlerine yönlendirirken, İsviçre bu süreçte öne çıkan ülkelerden biri oldu. Uzmanlara göre, başta Dubai olmak üzere Körfez bölgesinden on milyarlarca franklık sermaye İsviçre’ye kayıyor.

💰 Milyarlarca franklık hareket

Finans danışmanlık şirketi PwC’ye göre, halihazırda on milyarlarca frank değerindeki varlık ya transfer sürecinde ya da kısa süre içinde İsviçre’ye taşınacak.

Uzmanlar, söz konusu sermayenin büyük bölümünün uluslararası yatırım ağına sahip varlıklı kişilerden geldiğini ve bu kişilerin farklı ülkeler arasında varlıklarını hızlı şekilde taşıyabildiğini belirtiyor.

🌍 İsviçre’nin cazibesi artıyor

Ekonomistler, İsviçre’nin siyasi istikrarı, güçlü para birimi ve vergi avantajlarının, ülkeyi küresel yatırımcılar için “güvenli liman” haline getirdiğine dikkat çekiyor.

Özellikle Cenevre Gölü çevresi gibi bölgelerde finansal hareketliliğin arttığı gözlenirken, gayrimenkul sektöründe de ilginin yükseldiği ifade ediliyor.

🏠 Yerleşim talebi de artabilir

Bazı kantonlarda Körfez ülkelerinden gelen bireylerin yerleşim konusunda bilgi aldığı belirtiliyor. Ticino ve Zug kantonlarında bu yönde ilk sinyallerin alındığı, ancak şimdilik sayının sınırlı olduğu kaydediliyor.

⚖️ Kalıcı olup olmayacağı belirsiz

Uzmanlar, bu sermaye akışının kalıcılığı konusunda temkinli. ETH Zürih’e bağlı ekonomi araştırmacıları, yüksek varlıklı kişilerin yatırım ve ikamet tercihlerini küresel koşullara göre hızlı şekilde değiştirebildiğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle İsviçre’ye yönelen sermayenin ne kadarının uzun vadede ülkede kalacağı henüz netlik kazanmış değil.

📌 Güvenlik faktörü öne çıkıyor

Uzmanlara göre, yatırım kararlarında artık yalnızca vergi avantajları değil, güvenlik ve istikrar algısı da belirleyici rol oynuyor. Bu bağlamda İsviçre, küresel belirsizlik ortamında yatırımcılar için cazibesini artırıyor.

Continue Reading

İsviçre

Zürih Kantonu “Forensic Nurse” uygulamasını kalıcı hale getiriyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Zürih Kantonu, aile içi ve cinsel şiddet mağdurlarına yönelik adli destek hizmeti sunan “Forensic Nurse” uygulamasını kalıcı hale getirme kararı aldı.

Kanton yönetiminden yapılan açıklamaya göre, özel eğitimli hemşirelerden oluşan bu ekipler, şiddet mağdurlarına olay sonrası hızlı müdahale ederek adli delil toplama ve tıbbi destek sağlıyor.

📊 Talep beklentilerin üzerinde

Nisan 2024’te pilot proje olarak başlatılan uygulama, kısa sürede yoğun ilgi gördü. Nisan–Aralık 2024 döneminde öngörülen 150 vaka yerine toplam 279 adli inceleme ve danışmanlık hizmeti verildi.

2025 yılında ise bu sayı 512 vakaya ulaşarak beklentilerin oldukça üzerine çıktı.

⚖️ Adli süreçlere katkı sağlıyor

Yetkililer, uygulamanın yalnızca mağdurlara destek sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda adli süreçlerin etkinliğini de artırdığını belirtti. Verilere göre, vakaların yaklaşık yüzde 13’ünde mağdurlar sonradan polise başvurarak şikâyette bulundu.

Bu oranın, “Forensic Nurse” hizmetinin bulunmadığı önceki dönemlere kıyasla daha yüksek olduğu ifade edildi.

🏥 Kalıcı sistem 2027’de devrede

Zürih Kantonu hükümeti, elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulamanın kalıcı hale getirilmesine karar verdi. Buna göre sistem, 2027 yılından itibaren sürekli hizmet olarak yürütülecek.

Ayrıca yetkililer, hizmetin kapsamını genişletmeyi planlıyor. 2028 yılı başına kadar, hastane tedavisine ihtiyaç duymayan mağdurlar için özel bir başvuru merkezi kurulması hedefleniyor.

Continue Reading

Trendler