Sosyal Medya

İsviçre

Freiburg: Kerzers Öğrenci Meclisi’nden Öğretmenlere Cinsiyetçilik ve Irkçılık Suçlamaları

yazar

Yayınlayan

on

Fribourg şehrine yaklaşık olarak 15 kilometre uzaklıktaki Almanca konuşulan Kerzers’de Öğrenci Meclisi, Öğretmenlere Karşı Cinsiyetçilik ve Irkçılık İddialarında Bulunuyor

OS Kerzers’deki Öğrenci Meclisi, okuldaki bazı öğretmenlere yönelik ciddi cinsiyetçilik ve ırkçılık suçlamalarıyla kamuoyuna başvurdu. Pazar akşamı gönderilen bir e-posta ile dile getirilen bu suçlamalar, okulda yaşanan çeşitli taciz ve ayrımcılık vakalarını gözler önüne seriyor.

İddialar ve Örnekler

Schülerrat (Öğrenci Meclisi), gönderdiği e-postada, öğretmenlerin öğrencilere yönelik uygunsuz ve saldırgan davranışlarını ayrıntılı olarak açıkladı. İşte bazı örnekler:

  • Kıyafet Üzerinden Hakaret: Göbeği açık kıyafetler giyen kız öğrenciler, bazı öğretmenler tarafından “nuttig” (uygunsuz tahrik edici kışkırtıcı kadın) olarak nitelendirildi. Bu tür ifadeler, öğrenciler üzerinde büyük bir psikolojik baskı oluşturdu.
  • Irkçı İfadeler: Bir siyah öğrenciye “Schoggistängeli” (çikolata çubuğu) denildiği iddia edildi. Bu tür ırkçı ifadeler, öğrenci topluluğunda derin yaralar açtı.
  • Aşağılayıcı Sözler: Bir öğretmenin, bir öğrenciye “Ben senin gibi aptal bir çocuk görmedim” dediği bildirildi. Bu tür aşağılayıcı sözler, öğrencilerin özgüvenini ve psikolojik sağlığını olumsuz etkiledi.

Fiziksel Şiddet İddiaları

Sözlü tacizlerin yanı sıra, fiziksel şiddet iddiaları da ortaya atıldı. Öğrenci Meclisi’nin raporlarına göre:

  • Fiziksel Taciz: Bir öğrenci, bir öğretmen tarafından kolundan öyle sert bir şekilde tutuldu ki, kolunda morluklar oluştu.
  • Saç Çekme: Başka bir öğrencinin, yine bir öğretmen tarafından saçlarından çekildiği iddia edildi.

Yönetim ve Yetkililerin Tepkisi

Öğrenci Meclisi, bu tür olayların okul yönetimi tarafından yeterince ciddiye alınmadığını ve çözüm için adımlar atılmadığını belirtti. Meclis, uzun süredir bu tür olayların çözümü için mücadele ettiklerini, ancak yönetimin ve ilgili makamların duyarsız kaldığını ifade etti. Öğrenci Meclisi, “Biz ciddiye alınmıyoruz ve okul yönetimi tarafından desteklenmiyoruz” diyerek, yaşadıkları hayal kırıklığını dile getirdi.

Kamuoyuna Açıklama ve Sonraki Adımlar

Bu ciddi iddialar üzerine, Schülerrat, kamuoyuna başvurmaktan başka çareleri kalmadığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Bu adımı atmak zorunda kaldık çünkü başka bir yol kalmamıştı” denildi.

Yerel yetkililerden Urs Hecht, “Freiburger Nachrichten” gazetesine yaptığı açıklamada, okul yönetiminin bu olaylardan haberdar olmadığını söyledi. Bu durum, yönetimin olaylara ne kadar kayıtsız kaldığını gözler önüne serdi.

Resmi Soruşturma

Eğitim ve Kültürel İşler Müdürlüğü (BKAD) olaylar hakkında bilgilendirildi ve hemen bir soruşturma başlatılacağı duyuruldu. BKAD, iddiaların titizlikle inceleneceğini ve gerekli adımların atılacağını belirtti.

Toplumsal Tepki ve Beklentiler

Bu skandal, sadece OS Kerzers’de değil, daha geniş bir toplumsal yankı uyandırdı. Ebeveynler, öğrenciler ve toplumun diğer kesimleri, bu tür olayların tekrarlanmaması için daha sıkı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Soruşturmanın sonuçları ve alınacak tedbirler merakla beklenirken, öğrenci ve veliler, okulun daha güvenli ve saygılı bir eğitim ortamı sunması için çağrıda bulunuyor.

#OSKerzers #Cinsiyetçilik #Irkçılık #ÖğrenciMeclisi #Taciz #Ayrımcılık #EğitimdeAdalet #OkulGüvenliği #PsikolojikŞiddet #FizikselŞiddet #ÖğrenciHakları #EğitimdeEşitlik #Mobbing #OkuldaŞiddet #ÖğrenciSesleri #ToplumsalAdalet #KültürelFarkındalık #EğitimReformu #BKAD #Schülerrat #isviçre #suisse #Fribourg #Freiburg #isviçrehaberleri

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler