Sosyal Medya

Avrupa

Fiyat Karşılaştırması CH–AB:İsviçreliler Aynı Ürüne Yüzde 80 Daha Fazla Ödüyor

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre Federal İstatistik Ofisi (BFS) tarafından yayımlanan satın alma gücü paritesi verileri, İsviçre’de yaşayanların Avrupa’ya kıyasla özellikle tüketim ürünlerinde belirgin biçimde daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Buna göre İsviçreliler, Avrupa Birliği ortalamasına kıyasla aynı ürün ve hizmetler için ortalama yüzde 80 daha fazla ödüyor.

Et, giyim, otomobil gibi gündelik tüketim kalemlerinden kişisel hizmetlere kadar uzanan geniş bir yelpazede İsviçre, AB ülkelerinin tamamından daha pahalı. Üstelik yalnızca AB ile sınırlı değil: İzlanda ve refah seviyesi yüksek Lüksemburg gibi ülkelerde dahi aynı ürünler İsviçre’ye göre daha ucuza temin edilebiliyor.

Hesaplama nasıl yapıldı?

Karşılaştırma, yaklaşık 2000 mal ve hizmeti kapsıyor. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) hesaplamalarında kullanılan genel “mal ve hizmet sepeti” baz alındığında İsviçre’deki ortalama fiyat düzeyi, AB ortalamasının yaklaşık yüzde 60 üzerinde. Ancak yalnızca tüketim malları dikkate alındığında (örneğin saç kesimi, otomobil, süt ve et gibi), fark yüzde 80’e kadar çıkıyor.

Bu ayrımın temel nedeni, GSYH sepetinde makine ve yazılım gibi yatırım mallarının da yer alması. Bu ürünler İsviçre’de AB’ye kıyasla ortalama yüzde 20 civarında daha pahalı olduğu için genel ortalamayı aşağı çekiyor. Oysa hanehalkının günlük harcamalarını oluşturan tüketim kalemlerinde fiyat farkı çok daha keskin.

En pahalı alanlar: Sağlık, eğitim ve konut

Veriler, İsviçre’de özellikle yatarak tedavi hizmetlerinin çarpıcı derecede pahalı olduğunu gösteriyor: Bu alanda ödenen bedeller AB ortalamasının yaklaşık üç katı. Eğitim ve konut harcamaları da AB ortalamasının iki katından fazla.

Doğrudan ülke karşılaştırmalarında da tablo değişmiyor. Örneğin Avusturya’da fiyatlar AB ortalamasının yüzde 17 üzerinde seyrederken, Almanya ve Fransa’da bu oran yüzde 10’un altında. İtalya ise ortalamaya yakın, hatta bazı kalemlerde biraz daha ucuz. Buna karşılık Bulgaristan gibi düşük fiyatlı ülkelerde genel düzey AB ortalamasının yüzde 40 altında. Ancak Bulgaristan’daki düşük fiyatlar, aylık ortalama yaklaşık 1300 avro olan ücretler nedeniyle daha yüksek bir yaşam standardına dönüşmüyor.

Yüksek ücretler dengeleyici ama yeterli mi?

İsviçre’deki yüksek fiyatların bir bölümü, yüksek ücret düzeyi ile açıklanıyor. Ülkede medyan aylık gelir 7024 İsviçre frangı civarındayken, AB genelinde bu rakam yaklaşık 3000 franga denk geliyor. Özellikle hizmetler, eğitim ve sağlık alanlarında ücret seviyesinin fiyatlara doğrudan yansıdığı belirtiliyor.

Buna karşın, Tages-Anzeiger’in değerlendirmesine göre bazı ürün ve hizmetlerde ücret farkıyla açıklanamayan, kamuoyunda sıkça dile getirilen “İsviçre ek ücreti” (Schweiz-Zuschlag) etkisi de var. Bu durum, İsviçre’de yaşayanların satın alma gücü yüksek olsa dahi günlük yaşamda fiyat baskısını yoğun biçimde hissetmesine yol açıyor.

Özetle, yüksek gelirler İsviçre’deki pahalı yaşamı kısmen telafi etse de, özellikle tüketim mallarında Avrupa’ya kıyasla oluşan büyük fark, ülkenin kronik “yüksek fiyat” sorununu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

BERLİN’DE GÖREV YAPAN FATMA KAN’A “DEUTSCHER LEHRKRÄFTEPREIS 2025” ÖDÜLÜ

yazar

Yayınlayan

on

By

Berlin’de görev yapan Türk asıllı İngilizce ve Almanca öğretmeni Fatma Kan, Almanya’nın en prestijli eğitim ödüllerinden biri olan “Deutscher Lehrkräftepreis – Unterricht innovativ 2025”e layık görüldü. Ödül töreni Berlin’de düzenlenirken, Kan’ın başarısı eğitim camiasında ve öğrencileri arasında büyük sevinçle karşılandı.

ÖĞRENCİLERİ ADAY GÖSTERDİ

Fatma Kan, Berlin’de faaliyet gösteren Schule Quinoa – Bildung für hervorragende Lebensperspektiven gGmbH bünyesinde Almanca ve İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyor. Aynı zamanda İngilizce bölüm başkanlığı ve sınıf öğretmenliği görevini de yürütüyor.

Kan’ın ödüle aday gösterilmesi öğrencilerinin inisiyatifiyle gerçekleşti. Öğrencileri, onun yalnızca ders anlatan bir öğretmen değil, aynı zamanda güçlü bir rol model olduğunu vurguladı. Adaylık metinlerinde; ilham verici kişiliği, cesaretlendirici yaklaşımı, saygı temelli iletişimi ve gençleri bağımsız düşünmeye teşvik eden tutumu öne çıkarıldı.

“GERÇEK BİR ROL MODEL”

Öğrenciler, Fatma Kan’ı “Sadece bir öğretmen değil, gerçek bir rol model” sözleriyle tanımladı. Kan’ın enerjisi, mesleğine duyduğu tutku ve öğrencilerine olan inancı, eğitim sürecini akademik başarının ötesine taşıyor.

Sınıf içinde yaratıcılığı destekleyen ve bireysel fikirleri teşvik eden yaklaşımı sayesinde öğrencilerin hem akademik hem de kişisel gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Öğrenciler, onun rehberliğinde özgüven kazandıklarını ve karşılaştıkları engellere rağmen hedeflerine ulaşabileceklerine inandıklarını belirtti.

ALMANYA GENELİNDE 18 ÖDÜL

Her yıl yenilikçi ve özverili eğitim çalışmalarını ödüllendiren Deutscher Lehrkräftepreis kapsamında bu yıl Almanya genelinde 10 farklı eyaletten toplam 18 eğitimci ve proje ödül aldı. Öğrenciler tarafından aday gösterilen öğretmenler kategorisinde ise ülke çapında yalnızca 10 eğitimci onurlandırıldı. Fatma Kan da bu isimler arasında yer aldı.

EĞİTİMDE DEĞER TEMELLİ YAKLAŞIM

Ödül töreninin himayesini, 2025 Eğitim Bakanları Konferansı Başkanı ve Mecklenburg-Vorpommern Eğitim Bakanı Simone Oldenburg üstlendi. Oldenburg, konuşmasında gençlerin akademik ve kişisel gelişiminde özverili öğretmenlerin belirleyici rolüne dikkat çekti.

Fatma Kan, öğrencilerinin gözünde modern, değer odaklı ve ilham veren eğitim anlayışının temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu başarı, hem Almanya’daki eğitim çevrelerinde hem de gurbetçi toplumunda gurur kaynağı oldu.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Yabancılar için iş değişikliği: B-oturum sahiplerinde prosedür tartışması

yazar

Yayınlayan

on

By

sviçre’de AB/EFTA dışı ülkelerden gelen ve B-oturum izni ile çalışan yabancı profesyonellerin iş değiştirme süreçleri, son dönemde artan başvurular ve farklı kantonal uygulamalar nedeniyle yeniden gündeme geldi.

İsviçre’de yabancıların istihdamında temel yaklaşım, çalışmanın oturum/çalışma izni koşulları ile uyumlu yürütülmesi ve yetkili makamların gerekli gördüğünde dosyayı yeniden değerlendirebilmesi olarak özetleniyor. Bu kapsamda, işveren değişikliği veya görev/pozisyon değişimi gibi durumlarda, başvurunun niteliğine göre kanton göç ve iş piyasası makamlarına bildirim yapılması ve bazı hâllerde yeni izin sürecinin işletilmesi gerekebiliyor.

Uzmanlar, dijital ödemeler ve risk bazlı denetimlerin artmasıyla birlikte, iş değişikliklerinde “evrakın varlığı” kadar dosyanın doğru yapılandırılmasının da önem kazandığını belirtiyor. Yanlış ya da eksik bildirimin, izin şartlarının ihlali, sigorta/maaş kayıtlarında uyumsuzluk ve iş ilişkisinin kesintiye uğraması gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.

Öte yandan, bazı durumlarda makamların iş değişikliğini daha hızlı değerlendirdiği, özellikle aynı sektörde ve benzer nitelikteki pozisyonlara geçişlerde sürecin daha öngörülebilir ilerleyebildiği ifade ediliyor. Buna karşın, üçüncü ülke vatandaşlarının dosyalarında uygulanacak adımların kantona ve izin türüne göre farklılaşabildiği, bu nedenle iş değişikliği planlayan kişilerin resmi göç makamlarından güncel bilgi alması gerektiği vurgulanıyor.

Yetkililerin, kavram ve uygulamaların netleştirilmesinin hem işverenler hem çalışanlar açısından hukuki güvenliği artıracağı değerlendirmesi öne çıkıyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Schengen Giriş-Çıkış Sisteminde Yeni Düzenleme: İsviçre de Etkilenecek

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – Avrupa Birliği, Schengen bölgesinde uygulanması planlanan biyometrik Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System – EES) konusunda yeni bir esneklik kararı aldı. Avrupa Komisyonu’nun düzenlemesine göre, yaz döneminde artan yolcu ve göçmen trafiği nedeniyle üye ve Schengen’e dahil ülkeler, sistemi geçici olarak isteğe bağlı uygulayabilecek.

Yeni karar, Schengen üyesi olmamakla birlikte sisteme dahil olan İsviçre’yi de doğrudan ilgilendiriyor. Buna göre, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan turist ve ziyaretçi girişleri sırasında İsviçre sınır yetkilileri, biyometrik kayıt sistemini zorunlu olarak kullanmak yerine geçici olarak manuel pasaport damgalama yöntemine dönebilecek.

EES sistemi, AB vatandaşı olmayan yolcuların giriş ve çıkışlarını biyometrik veriler üzerinden kayıt altına almayı hedefliyor. Parmak izi ve yüz tanıma verilerinin toplanmasını öngören sistemin temel amacı, düzensiz kalış sürelerini tespit etmek ve güvenlik kontrollerini güçlendirmek olarak açıklanıyor.

Öte yandan Avrupa Birliği, biyometrik EES zorunluluğunun yürürlüğe giriş tarihini de erteledi. Daha önce 10 Nisan olarak planlanan zorunlu uygulamanın, Eylül 2026’ya kadar ertelendiği bildirildi. Bu erteleme, İsviçre gibi Schengen çerçevesinde serbest dolaşım sistemine entegre ülkelerde de sınır kontrol uygulamalarında geçici hukuki ve teknik uyarlamalar anlamına geliyor.

Yetkililer, ertelemenin teknik altyapı hazırlıkları ve üye ülkeler arasındaki koordinasyonun tamamlanması amacıyla yapıldığını belirtiyor. İsviçre makamları ise sistemin tam kapasite devreye alınmasına kadar mevcut kontrol mekanizmalarının sürdürüleceğini ifade ediyor.

EES’nin tamamen yürürlüğe girmesiyle birlikte, Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının giriş-çıkış bilgileri dijital olarak takip edilecek ve pasaportlara fiziki damga basılması uygulaması büyük ölçüde sona erecek.

Haberin Devamını Oku

Trendler