Sosyal Medya

Gündem

Dottikon’daki Olay: Otobüs Durağında Yaşanan Şiddet Sonrası Okul ve Aile Harekete Geçti

yazar

Yayınlayan

on

Aargau kantonunun Dottikon köyünde bir okul otobüsünde yaşanan ağır şiddet olayı, bölge halkında endişe ve tepkiye yol açtı. 10 yaşındaki Selim K.’nın 11 yaşındaki Ilias M.’yi defalarca darp ederek bayıltması üzerine polis, okul yönetimi ve aileler harekete geçti. Olaydan sonra okul, saldırgan çocuğun başka bir okula alınmasına karar verdi.

Olayın Ayrıntıları

Olay, öğrencilerin okul çıkışı eve döndüğü sırada servis otobüsünde yaşandı. Tanık ifadelerine göre Selim K., tartışmanın ardından Ilias’a art arda yumruk ve tekmelerle saldırdı. Saldırı özellikle baş bölgesini hedef aldı ve Ilias kısa sürede bilincini kaybederek otobüsün zeminine yığıldı.

Bazı öğrencilerin saldırıyı durdurmak yerine Selim’i “devam et” diye teşvik ettiği yönündeki iddialar toplumdaki tepkiyi büyüttü. Olayın geçtiği noktanın Dottikon’daki Sternenplatz durağı olduğu kaydedildi.

Ilias ambulansla hastaneye kaldırıldı, beyin sarsıntısı şüphesiyle bir gece gözetim altında tutuldu.

Mağdur Ailenin Attığı Adımlar

Ilias’ın ailesi olaya hızlı ve kararlı bir şekilde müdahil oldu:

  • Polise resmi şikâyet: Aile, Selim hakkında resmî suç duyurusunda bulundu.
  • Tıbbi raporlar soruşturma dosyasına eklendi: Hastanenin beyin sarsıntısı şüphesi içeren raporu polis tarafından dosyaya alındı.
  • Okul ve otobüs firmasıyla temasa geçildi: Güvenlik eksikliği, geç müdahale ve gözetim zafiyeti nedeniyle açıklama talep ettiler.
  • İmza kampanyası başlatıldı: Diğer velilerle birlikte okul yolunda ve servis araçlarında güvenliğin artırılması için kampanya yürütüldü.
  • Psikolojik destek başlatıldı: Aile, Ilias’ın maruz kaldığı travmanın etkilerini azaltmak için uzman desteği aldı.

Anne, “Bu yalnızca bizim çocuğumuzun değil, tüm öğrencilerin güvenliği meselesi. Gereken ne varsa sonuna kadar takip edeceğiz.” dedi.

Saldırgan Çocuğun Ailesinin Açıklamaları

Selim’in ailesi, olay sonrası kamuoyuna yaptıkları açıklamada kendi açılarından önemli noktaları dile getirdi:

  • Aile yaklaşık bir yıl önce Türkiye’den İsviçre’ye geldi: Aile, İsviçre’ye yeni uyum sağlamaya çalıştıklarını ve Selim’in dil yetersizliği nedeniyle zorlandığını belirtti. Bu bilgi özellikle Blick’in aileyle yaptığı röportajda yer aldı.
  • Kışkırtıldığını iddia ettiler: Aile, Selim’in olaydan hemen önce Ilias tarafından sözlü olarak kışkırtıldığını öne sürdü. Bu iddia mağdur aile tarafından kesin şekilde reddedildi.
  • Dışlanma ve uyum zorluklarına dikkat çektiler: Aileye göre Selim, Almanca bilmediği için zaman zaman dışlanmış hissediyor ve bu durumu daha önce okul ile paylaşmışlardı.
  • Bazı çocukların saldırı sırasında Selim’i teşvik ettiği iddiası: Aile, otobüste bulunan bazı öğrencilerin Selim’i tahrik ettiğini savundu.
  • Sorumluluğu kabul ettiler: “Selim’in yaptığını mazur göremeyiz, bu yanlıştı. Ancak olayın hazırlanışında birden fazla etken var.” açıklaması yapıldı.
  • Psikolojik destek başlatıldı: Selim’in de yaşananlardan duygusal olarak etkilendiği ve profesyonel destek almaya başladığı açıklandı.

Okulun Kararı

Olay sonrası okul yönetimi hızlı bir şekilde harekete geçti:

  • Selim K.’nın başka bir okula nakledilmesine karar verildi.
  • Yönetim, kararın hem iki aile arasındaki gerilimi önleme hem de Selim’e kontrollü bir yeni başlangıç fırsatı verme amacı taşıdığını açıkladı.
  • Okul, otobüs güzergâhlarında ve duraklarda güvenlik önlemlerinin artırılması için kantonla koordinasyon başlattığını duyurdu.

Soruşturma Sürüyor

Polis; otobüs kameraları, tanık ifadeleri, sağlık raporları ve okulun iç değerlendirmeleriyle kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Olayın nasıl bu noktaya geldiğinin netleşmesi için tüm taraflarla görüşmeler devam ediyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de Porsche sahibi Ukraynalıdan 67 bin franklık sosyal yardım geri alındı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Vaud (Waadt) kantonunda yaşayan ve geçici koruma statüsü (S) bulunan bir Ukrayna vatandaşı, lüks otomobil sahibi olduğu ve sık sık yurt dışına seyahat ettiği gerekçesiyle aldığı 67 bin 336 frank tutarındaki sosyal yardımı devlete geri ödemekle yükümlü kılındı.

Yerel basında yer alan haberlere göre, 40’lı yaşlarının ortasında olan Ukraynalı şahıs 2022 yazında İsviçre’ye geldi ve Vaud kantonuna yerleştirildi. Kanton Sosyal Sigortalar Dairesi, 2024 yılında şahsın mali durumunu eksik veya yanlış beyan ettiği şüphesiyle inceleme başlattı.

Lüks araç ve yurt dışı seyahatleri tespit edildi

Yürütülen soruşturmada, söz konusu kişinin yaklaşık 37 bin 452 frank piyasa değerine sahip bir Porsche Cayenne marka araca sahip olduğu belirlendi. Ayrıca banka ve posta hesap hareketlerinde Avusturya, Fransa, İtalya, Almanya, Portekiz, Belçika ve Lüksemburg’a yapılan çok sayıda seyahat ile bu ülkelerde gerçekleştirilen yüksek harcamalar tespit edildi.

Hesaplara ağırlıklı olarak avro cinsinden yapılan çok sayıda para girişi de dikkat çekti.

Şüpheli, uçak bileti ve konaklama ödemelerinin arkadaşları adına yapıldığını savunsa da kanton makamları bu açıklamaları yeterli bulmadı.

Sosyal yardım kesildi, geri ödeme kararı verildi

Yetkililer, şahsın gerçek anlamda muhtaç durumda olmadığının anlaşıldığını belirterek Mayıs 2025 itibarıyla sosyal yardım ödemelerinin durdurulmasına karar verdi. Ayrıca bugüne kadar ödenen 67 bin 336 frankın “haksız şekilde alınan yardım” kapsamında geri tahsil edilmesi hükme bağlandı.

Karara itiraz eden Ukraynalı mülteci, dosyayı yargıya taşıdı.

Mahkeme: Kendi geçimini sağlayabilecek durumda

Vaud Kantonu yargı makamları, başvuruyu reddederek idarenin kararını onadı. Mahkeme kararında, şahsın yaşam tarzının beyan ettiği gelir düzeyiyle bağdaşmadığı vurgulandı.

Kararda, “Başvurucunun kendi geçimini sağlayabilecek maddi imkânlara sahip olduğu açıktır. Bu nedenle sosyal yardıma muhtaç olduğu yönündeki iddiası inandırıcı bulunmamıştır” ifadelerine yer verildi.

Araçlar mal varlığı sayılıyor

İsviçre mevzuatına göre, sosyal yardım alan kişilerin sahip oldukları otomobiller “satılabilir mal varlığı” kapsamında değerlendiriliyor. Bu uygulama, diğer sosyal yardım yararlanıcılarıyla eşit muamelenin sağlanması ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımının önlenmesi amacıyla yürütülüyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Charlie Hebdo’dan Crans-Montana karikatürü sonrası yeni çizim

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonunda, Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan ve 40 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasına ilişkin yayımladığı karikatür nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan Fransız satirik dergisi Charlie Hebdo, tartışmalara yeni bir karikatürle yanıt verdi.

Dergi, pazartesi günü yayımladığı yeni çizimde, iki arbaletçinin (tatar yayı kullanan saldırgan) derginin yazı işleri kadrosuna saldırdığını tasvir etti. Karikatürde, “İsviçrelilerle alay etmek serbest mi?” ifadesi yer aldı.

Söz konusu çizim, 2015 yılında Paris’te Charlie Hebdo dergisine yönelik düzenlenen silahlı saldırıya gönderme olarak yorumlandı. Aynı zamanda figürlerin İsviçre’nin ulusal kahramanı Wilhelm Tell’i çağrıştırdığı değerlendirildi.

İlk karikatür büyük tepki çekmişti

Dergi, daha önce Crans-Montana’daki yangın faciasına atıfta bulunan ve yanmış kayakçıları tasvir eden bir karikatür yayımlamıştı. Bu çizim, İsviçre kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, özellikle mağdur yakınları ve yerel çevreler tarafından “insan onurunu zedeleyici” olarak nitelendirilmişti.

Bunun üzerine Valais kantonunda bir yazar ve bir avukat, Charlie Hebdo hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, söz konusu karikatürün İsviçre Ceza Kanunu’nun 135. maddesi kapsamında “şiddet içeren ve insan onurunu ağır biçimde ihlal eden içerik” niteliği taşıdığı savunuldu.

Soruşturma süreci devam ediyor

Yerel makamlar, başvurunun ardından hukuki sürecin başlatıldığını doğrularken, dosyanın inceleme aşamasında olduğu bildirildi.

Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en büyük sivil felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş, olay ülkede ulusal yas ilan edilmesine yol açmıştı.

Yetkililer, facianın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü, olayla bağlantılı olarak işletme sahibinin tutuklu bulunduğunu açıkladı.

Haberin Devamını Oku

Dünya

DSÖ veritabanında COVID-19 aşılarıyla ilgili 5,8 milyon bildirim: Uzmanlar uyarıyor, tartışmalar sürüyor

yazar

Yayınlayan

on

By

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ/WHO) ilaç ve aşı güvenliğini izlemek için kullandığı “VigiAccess” adlı uluslararası veritabanında, COVID-19 aşılarından sonra bildirilen yaklaşık 5,8 milyon sağlık olayı kaydı bulunuyor.

Bu bildirimler; sinir sistemi şikâyetleri, kalp ritim bozuklukları, bağışıklık sistemi tepkileri, mide-bağırsak sorunları ve üreme sistemiyle ilgili rahatsızlıklar gibi çok farklı başlıklar altında yer alıyor.

Eleştirenler ne diyor?

Bazı bilim insanları ve sivil toplum grupları, bildirilen rakamların gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını savunuyor. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmaya atıf yapan bu çevreler, yaşanan yan etkilerin %1’inden azının resmî sistemlere bildirildiğini ileri sürüyor.

Bu görüşü savunanlar, mevcut sayıların bile “ciddiye alınması gerektiğini”, uzun vadeli etkiler konusunda yeterince şeffaf olunmadığını ve aşı politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Sosyal medyada bazı kullanıcılar ise aşıların piyasadan tamamen çekilmesini talep ediyor.

Sağlık otoriteleri ne diyor?

Dünya Sağlık Örgütü ve birçok ülkenin sağlık kurumu ise VigiAccess’te yer alan kayıtların, aşıların doğrudan yan etki yaptığı anlamına gelmediğini vurguluyor.

Yetkililere göre:

  • Veritabanına giren her kayıt, aşıdan sonra yaşanan bir sağlık olayını gösteriyor,
  • Ancak bu olayların aşıdan kaynaklandığı bilimsel olarak kanıtlanmış sayılmıyor,
  • Sistem esas olarak nadir görülen riskleri erken tespit etmek için kullanılıyor.

DSÖ, COVID-19 aşılarının dünya genelinde milyarlarca doz uygulandığını, ağır hastalık ve ölüm riskini ciddi ölçüde azalttığını ve ciddi yan etkilerin “çok nadir” görüldüğünü belirtiyor.

Kamuoyunda tartışma devam ediyor

Bir yanda yan etkilerin eksik bildirildiğini ve risklerin küçümsendiğini savunanlar, diğer yanda ise aşıların salgınla mücadelede büyük fayda sağladığını vurgulayan sağlık otoriteleri bulunuyor.

Uzmanlar, vatandaşların aşılarla ilgili karar verirken sosyal medyadaki paylaşımlar yerine doktorlara ve resmî sağlık kurumlarının açıklamalarına başvurmaları gerektiğini hatırlatıyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler