Connect with us

İsviçre

Bürgenstock’ta Barış Konferansı: 15 Milyon Franklık Maliyet

yazar

Published

on

Haziran ayında İsviçre’nin Nidwalden kantonundaki Bürgenstock’ta, Ukrayna savaşı üzerine yüksek profilli bir barış konferansı düzenlenecek. Federal Konsey, konferansın hedefleri ve maliyetleri hakkında bazı detayları paylaştı.

Özet Detaylar

Konferans, 15-16 Haziran tarihlerinde Bürgenstock Resort & Spa’da gerçekleşecek ve maliyetinin 10-15 milyon Frank arasında olacağı tahmin ediliyor. Güvenlik önlemleri için yaklaşık 10 milyon Frank harcanacak. Konferans, İsviçre ve Ukrayna’nın ortak davetiyle düzenleniyor.

Konferansın Hedefleri

Konferansın resmi gündem maddeleri şunlar:

  • Nükleer Güvenlik: Özellikle Rusya’nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Santrali’nin güvenliği.
  • Ukrayna Tahıl İhracatı: Ukrayna’nın tahıl ihracatı ve Karadeniz’deki ticaret gemilerinin güvenliği.
  • Esir Değişimlerinin Artırılması: Esir değişimlerinin genişletilmesi.

Bu hedefler büyük ölçüde iddialı olmamakla birlikte, bu hedeflere ulaşılıp ulaşılamayacağı belirsizdir. Özellikle Rusya’nın konferansa katılmaması, önemli bir engel teşkil etmektedir. Rusya, konferansa ilgisiz olduğunu erken bir aşamada belirtmiş ve son zamanlarda konferansı yoğun propaganda ile hedef almıştır. Bu nedenle, konferansta bir ateşkes veya barış anlaşması yapılması beklenmemekte.

Konferansın Maliyeti

Federal Konsey’in açıklamasına göre, konferansın maliyeti 15 milyon Frank’a kadar çıkabilir. Bunun yaklaşık 10 milyon Frank’ı güvenlik için harcanacak. Polis maliyetleri Adalet Bakanlığı ve ilgili kantonlar arasında paylaşılacak, ordu harcamaları ise Savunma Bakanlığı’nın bütçesinden karşılanacaktır. Organizasyon masrafları, Dışişleri Bakanlığı (EDA) tarafından kendi bütçesi içinde karşılanacak ve katılımcı devletler, İsviçre’ye seyahat ve konaklama masraflarını kendileri ödeyecekler.

Katılımcılar

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye göre 106 devlet başkanı katılımını teyit etti, ancak Federal Konsey bu sayının 80 olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yarısı Avrupa ülkelerinden geliyor. Nihai katılımcı listesi konferans öncesinde açıklanacaktır.

Önemli katılımcılar arasında ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris yer alacak. BRICS ülkelerinden sadece Hindistan’ın yüksek düzeyde temsil edilmesi bekleniyor. Çin ise katılımını reddetmiştir. İsviçre, 160’tan fazla ülkenin yanı sıra AB, BM, AGİT ve Avrupa Konseyi gibi kuruluşları da davet etmiştir.

Rusya davet edilmedi, ancak İsviçre, Rusya’nın barış sürecine dahil edilmesi gerektiğine inanmakta. Federal Konsey, „Rusya olmadan bir barış süreci düşünülemez,“ diye ekliyor.

Güvenlik Önlemleri

Konferans için 4000 asker görevlendirilecek. Askerlerin ana görevleri arasında hava sahası güvenliği, etkinlik alanının korunması, hava taşımacılığı ve lojistik hizmetler yer alıyor. Ayrıca, 26 kantondan polis memurları da güvenliği sağlamak için görev yapacak. Güvenlik konusundaki üst komuta, Nidwalden Polis Komutanı Stephan Grieder’de olacak.

Özet

Bürgenstock’taki barış konferansı, Ukrayna savaşı üzerine önemli konuları ele alacak, ancak Rusya’nın katılmaması büyük bir engel teşkil ediyor. Güvenlik ve organizasyon maliyetleri yüksek olsa da, İsviçre bu sürecin başarıya ulaşması için gerekli önlemleri alıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de “10 Milyon” Referandumu: Evet Çıkarsa Ne Olacak, Hayır Çıkarsa Ne Değişecek?

yazar

Published

on

By

İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak “10 Milyonluk İsviçre” referandumu öncesinde ülkede göç ve nüfus tartışmaları yeniden siyasetin merkezine oturdu. Son kamuoyu yoklamaları ise toplumun bu konuda ikiye bölündüğünü gösteriyor.

En güncel SRG/GfS Bern anketine göre seçmenlerin yüzde 47’si referandumda “Evet” (Ja), yüzde 47’si ise “Hayır” (Nein) oyu vermeyi planlıyor. Daha önce yayımlanan Tamedia / 20 Minuten anketinde ise girişime destek yüzde 52 seviyesinde ölçülürken, karşı çıkanların oranı yüzde 46 olmuştu.

SVP’nin desteklediği girişim, İsviçre nüfusunun 10 milyonu aşmaması için göçün daha sert şekilde sınırlandırılmasını hedefliyor. Girişimi savunanlar; artan kira fiyatları, konut sıkıntısı, yoğun göç, sağlık sistemi üzerindeki baskı ve altyapı sorunlarının artık sürdürülemez hale geldiğini savunuyor.

Reuters ve Swissinfo’nun aktardığı analizlere göre özellikle son aylarda yaşam maliyetlerindeki artış ve konut krizinin seçmen davranışını ciddi şekilde etkilediği belirtiliyor.

Peki referandumdan hangi sonuç çıkarsa ne olacak?

“Evet” (Ja) çıkarsa ne olur?

Referandumun kabul edilmesi halinde İsviçre hükümeti göçü azaltacak yeni önlemler hazırlamak zorunda kalacak. Bu süreçte Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmaları yeniden tartışmaya açılabilir.

Uzmanlara göre:

* çalışma ve oturma izinleri zorlaşabilir,
* AB ülkelerinden gelen iş gücüne sınırlamalar getirilebilir,
* aile birleşimi kuralları sıkılaşabilir,
* sağlık, inşaat ve hizmet sektörlerinde çalışan açığı büyüyebilir.

İsviçre hükümeti ve iş dünyası ise ekonominin zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.

“Hayır” (Nein) çıkarsa ne olur?

“Hayır” çıkması halinde İsviçre’nin tüm AB/EFTA ülkeleriyle mevcut serbest dolaşım sistemi devam edecek. Bu da özellikle Almanya, Fransa, İtalya ve Avusturya gibi komşu ülkelerden iş, eğitim ve aile gerekçesiyle gelenlerin mevcut kurallar çerçevesinde İsviçre’ye yerleşmeye devam edebileceği anlamına geliyor.

Son 20 yılın toplam girişleri yıllık akış üzerinden hesaplandığında, komşu ülkelerden İsviçre’ye gelenlerin sayısının yaklaşık 1,2 ila 1,4 milyon kişi bandında olduğu değerlendiriliyor.

Buna karşılık İsviçre hükümeti, büyük şirketler ve iş dünyası referanduma karşı kampanya yürütüyor. Federal hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde:

* AB ile ilişkilerin zarar görebileceğini,
* iş gücü açığının büyüyebileceğini,
* ekonominin olumsuz etkilenebileceğini
savunuyor.

Şu an için referandum sonucu belirsizliğini koruyor. Siyasi uzmanlara göre küçük bir oy farkı, İsviçre’nin göç politikası ve Avrupa ile ilişkileri açısından tarihi sonuçlar doğurabilir.
#sondakika#avrupa#isviçre#switzerland#schweiz

Continue Reading

Gündem

İsviçre, Düşen İltica Başvuruları Nedeniyle 6 Federal Sığınma Merkezini Geçici Olarak Kapatıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de iltica başvurularındaki belirgin düşüş, federal sığınma sisteminde kapasite azaltımını beraberinde getirdi. İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), ülkedeki altı federal sığınma merkezinin en geç haziran ortasından itibaren geçici olarak kapatılacağını açıkladı.

SEM tarafından yapılan açıklamada, kararın temel gerekçesinin son aylarda beklenenden düşük seyreden iltica başvuruları olduğu belirtildi. Yetkililer, geçici kapatmalar sayesinde hem fazla kapasitenin azaltılacağını hem de işletme maliyetlerinde tasarruf sağlanacağını ifade etti. Kapatılan merkezlerde aynı zamanda bakım ve yenileme çalışmalarının gerçekleştirileceği bildirildi.

Geçici olarak faaliyetlerine ara verecek merkezler şunlar:

  • Thônex (GE)
  • Niederscherli (BE)
  • Aesch (BL)
  • Arlesheim (BL)
  • Sulgen (TG)
  • Chiasso (TI)

Bu adımla birlikte İsviçre genelindeki 30 federal sığınma merkezinin toplam kapasitesi yaklaşık yüzde 10 oranında azaltılmış olacak. Mevcut sistemde yaklaşık 7 bin kişilik barınma kapasitesi bulunuyor.

SEM verilerine göre, 2026 yılının ilk dört ayında ülkeye yapılan iltica başvuruları beklentilerin altında kaldı. Ocak–nisan döneminde toplam 6 bin 333 başvuru kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15’lik düşüş anlamına geliyor. 2025’in aynı döneminde 7 bin 403 başvuru yapılmıştı.

İsviçre makamları yıl başında 2026 yılı genelinde yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediklerini açıklamıştı. Ancak mevcut veriler, öngörülen seviyenin altında bir tabloya işaret ediyor. SEM, yaz aylarından sonra iltica tahminlerini yeniden değerlendirerek gerekli görülmesi halinde güncelleme yapacağını duyurdu.

Yetkililer ayrıca, yaz döneminde mevsimsel nedenlerle başvuruların yeniden artması durumunda geçici olarak kapatılan merkezlerin kısa süre içinde yeniden devreye alınabileceğini vurguladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre Federal Mahkemesi’nde “Yasak İlişki” İncelemesi: Bağımsız Uzmanlar Devrede

yazar

Published

on

By

İsviçre Federal Mahkemesi’nde iki üst düzey yargıç arasında yaşandığı ortaya çıkan ilişki, ülkede yargı etiği ve kurumsal tarafsızlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Federal Mahkeme yönetimi, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili bağımsız inceleme başlatıldığını açıkladı.

Federal Mahkeme’nin yönetim organı olan İdari Komisyon, bağımsız yargıç Yves Donzallaz ile SVP’li Federal Yargıç Beatrice van de Graaf arasındaki ilişkinin tüm yönleriyle araştırılması için iki dış uzman görevlendirdi.

Mahkeme tarafından yapılan açıklamada, sürecin “hızlı, bağımsız ve şeffaf” biçimde yürütülmesinin hedeflendiği belirtildi.

İncelemeyi, Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Maya Hertig ile Vaud Kantonu eski Yüksek Mahkeme Başkanı Jean-François Meylan yürütecek. Uzmanların, iki yargıç arasındaki ilişkinin Federal Mahkeme içindeki görev süreçlerine, karar mekanizmalarına ve kurumsal etik kurallarına etkisini değerlendireceği ifade edildi.

Kriz, “Weltwoche” dergisinin yayımladığı haber sonrası kamuoyuna yansıdı. Donzallaz ve van de Graaf, geçmişte bir ilişki yaşadıklarını kabul ederken, ilişkinin kısa süre önce sona erdiğini ve 2023–2024 yıllarında birlikte Federal Mahkeme İdari Komisyonu’nda görev yaptıkları dönemde romantik birliktelik içinde olmadıklarını savundu.

Ancak “Tages-Anzeiger” gazetesi, iki yargıcın 2022 yılında da kamuoyu önünde yakın ilişki görüntüsü verdiğini öne sürdü.

Federal Mahkeme ayrıca, söz konusu iki yargıcın 2023 ve 2024 yıllarında Napoli, Zagreb ve Afrika ülkesi Gabon’daki toplantı ve konferanslara birlikte katıldığını doğruladı. Ortak resmi seyahatler ilk kez “Weltwoche” tarafından gündeme getirilmişti.

Yaşanan gelişmelerin ardından Federal Mahkeme yönetimi gelecek hafta olağanüstü toplantı düzenleme kararı aldı. Toplantıda, Federal Mahkeme üyeleri arasında romantik ilişki yaşanması durumunda uygulanacak etik kuralların ve kurumsal uygulamaların yeniden düzenlenmesi seçeneği ele alınacak.

İsviçre’de yüksek yargı kurumlarında yaşanan bu gelişme, yalnızca kişisel ilişki tartışması olarak değil; aynı zamanda yargı bağımsızlığı, çıkar çatışması ve kamu güveni açısından da önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler