Connect with us

Sağlık

Bilim İnsanları Uyardı: 2050’ye Kadar Erkeklerde Kanser Ölümleri Yüzde 100’ün Üzerinde Artacak

yazar

Published

on

Avustralya’daki Queensland Üniversitesi tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, önümüzdeki 25 yıl içinde erkeklerde kansere bağlı ölümlerde endişe verici bir artış yaşanacağını ortaya koydu.
“Cancer” dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 2050 yılına kadar erkeklerde kansere bağlı ölüm oranlarının yüzde 84’e kadar yükseleceği tahmin ediliyor.

📈 En Büyük Artış Prostat, Akciğer Zarı ve Mesane Kanserlerinde

Uzmanlar, özellikle prostat, mezotelyoma (akciğer zarı kanseri) ve mesane kanserlerinde büyük bir artış bekliyor.

  • Prostat kanserine bağlı ölümlerin yüzde 136 artarak 2050’ye kadar yaklaşık bir milyona ulaşacağı,
  • Mezotelyoma ve mesane kanserlerinde ise yüzde 100’ün üzerinde artış yaşanacağı bildirildi.
    Ayrıca akciğer kanserinin de önümüzdeki yıllarda erkeklerde en fazla ölüme yol açan türlerden biri haline geleceği vurgulandı.

👴 Yaşlı ve Genç Erkekler Eşit Tehlike Altında

Araştırma, 65 yaş üstü erkeklerde kanserden ölümlerin 2050 yılına kadar yüzde 124 oranında artacağını,
15-64 yaş arası erkeklerde ise ölüm sayısının yaklaşık yüzde 40 yükselerek 3 milyona ulaşacağını ortaya koydu.
Bu durum, kanserin yalnızca yaşlı bireyleri değil, genç erkekleri de ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor.

🌍 185 Ülkeden Veriler: 19 Milyon Yeni Vaka Bekleniyor

185 ülkenin sağlık verileri incelenerek hazırlanan araştırmada, 2050 yılına kadar erkeklerde yaklaşık 19 milyon yeni kanser vakasının teşhis edileceği tahmin ediliyor.
Bu rakam, 2022’de kaydedilen vaka sayısından 10 milyon daha fazla.

📊 Peki Bu Artışın Nedeni Ne?

Uzmanlara göre, erkeklerde kansere bağlı ölümlerin artışında birden fazla etken rol oynuyor:

🧬 Yaşlanan Nüfus

Dünya genelinde yaşam süresi uzadıkça, 65 yaş üzeri erkek nüfusu hızla artıyor.
Yaşlanma, hücre hasarlarını biriktirerek kansere yakalanma riskini artırıyor.

🚬 Sigara ve Alkol Kullanımı

Erkeklerde sigara ve alkol kullanımı oranı kadınlara kıyasla çok daha yüksek.
Bu durum özellikle akciğer, karaciğer, mide ve mesane kanserlerinde ölüm oranlarını yükseltiyor.

🍔 Hareketsiz Yaşam ve Obezite

Modern yaşamın getirdiği fast food alışkanlığı ve hareketsizlik, obeziteyi yaygınlaştırıyor.
Obezite, prostat ve kolon kanseri gibi türlerin görülme riskini ciddi biçimde artırıyor.

⚕️ Erken Teşhisin Yetersizliği

Kadınlara yönelik tarama programları daha yaygınken, erkeklerde prostat veya akciğer kanseri taramaları genellikle ihmal ediliyor.
Birçok vaka bu nedenle ileri evrede tespit ediliyor.

☣️ Çevresel ve Mesleki Riskler

Erkekler, madencilik, inşaat, sanayi ve kimya gibi yüksek riskli işlerde daha fazla çalışıyor.
Bu da asbest, kimyasal maddeler ve radyasyona maruz kalma riskini artırarak mezotelyoma gibi hastalıklara zemin hazırlıyor.

💰 Küresel Eşitsizlikler

Düşük gelirli ülkelerde erken teşhis ve tedaviye erişim sınırlı.
Bu bölgelerde yaşayan erkeklerde ölüm oranları çok daha yüksek seyrediyor.

🩺 Uzmanlardan Uyarı ve Öneriler

Bilim insanları, bu gidişatın önüne geçebilmek için erkeklerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları, erken teşhise önem vermeleri ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarını azaltmaları gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca ülkelerin, erkeklere özel tarama ve farkındalık programlarını artırmaları gerektiği vurgulanıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

İki Covid-19 aşısının çok nadir vakalarda pıhtılaşmaya yol açma nedeni açıklandı

yazar

Published

on

By

Covid-19’a karşı aşılama kampanyasının başlamasından beş yıl sonra, iki vektör bazlı aşının nadir durumlarda ciddi kan pıhtılaşmasına neden olmasının arkasındaki biyolojik mekanizma bilimsel olarak netleştirildi. Araştırmaya göre ağır komplikasyonlar ortalama her 200 bin aşıdan birinde görüldü.

Bulgular, saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’da yayımlandı.

Yaklaşık 900 vaka, 200 ölüm

Söz konusu yan etki, özellikle AstraZeneca’nın “Vaxzevria” ve Johnson & Johnson’ın adenovirüs tabanlı aşıları sonrasında görüldü. Avrupa’da yaklaşık 900 vaka kaydedilirken, bunlardan 200’ü ölümle sonuçlandı.

Uzmanlar, milyarlarca doz uygulandığı dikkate alındığında riskin son derece düşük olduğunu vurguluyor. Ancak vakalar, birçok Avrupa ülkesinde bu aşıların kullanımının sınırlandırılmasına veya durdurulmasına yol açmıştı.

Sorunun kaynağı: Adenovirüs ve genetik yatkınlık

Araştırmayı yürüten ekip, komplikasyonun doğrudan aşıdaki etken maddeden değil, taşıyıcı olarak kullanılan adenovirüs vektöründen kaynaklandığını belirledi.

Çalışmaya göre, belirli genetik yatkınlığa sahip kişilerde bağışıklık sistemi, adenovirüsün protein VII (pVII) adlı bileşenine karşı antikor üretirken, yapısal benzerlik nedeniyle vücudun kendi proteini olan “Plaklet Faktör 4”e (PF4) yanlışlıkla saldırabiliyor.

Bu durum, kan pulcuklarının (trombosit) aktive olmasına ve pıhtı oluşumuna yol açarken, aynı anda trombosit sayısının düşmesine neden oluyor. Bu çelişkili tablo hem pıhtılaşma hem de ağır kanama riskini beraberinde getiriyor.

Araştırmacılar, sürecin nadir bir somatik mutasyon ile genetik yatkınlığın birleşmesi sonucu ortaya çıktığını belirtti. Uzmanlar bunu, “anahtarın dişlerinden birinin değişmesi ve artık başka bir kilide uyması” benzetmesiyle açıkladı.

21 hastanın kan örneği incelendi

Almanya genelinden 21 hastanın kan örnekleri üzerinde yapılan incelemeler ve hayvan deneyleri, söz konusu mekanizmayı doğruladı. Mutasyona uğramamış antikorların PF4’e çok daha zayıf bağlandığı ve pıhtı oluşumunun belirgin şekilde azaldığı gözlendi.

Bilim insanları, bu bulgunun gelecekte adenovirüs tabanlı aşıların daha güvenli hale getirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Gelecekteki aşılar için umut

Adenovirüs vektörleri, düşük maliyetli ve lojistik açıdan avantajlı olmaları nedeniyle halen önemli bir teknoloji olarak görülüyor. Ebola aşısı da aynı prensibe dayanıyor; grip, sıtma ve tüberküloza karşı geliştirilen birçok aşı adayı da bu yöntemi kullanıyor.

Araştırmacılar, protein VII üzerindeki kritik bölgenin değiştirilmesiyle benzer yan etkilerin önlenebileceğini belirtti.

Uzmanlara göre çalışma, nadir görülen bir yan etkinin moleküler düzeyde açıklanmasını sağlarken, biyomedikal araştırmaların karmaşık güvenlik sorularına yanıt verebildiğini de ortaya koyuyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’den Estetik İçin Türkiye’ye Gitmişti: Hayatını Kaybeden Genç Kadının Ailesi İki Yıldır Adalet Bekliyor

yazar

Published

on

By

Başlık:
İsviçre’den Estetik İçin Türkiye’ye Gitmişti: Hayatını Kaybeden Genç Kadının Ailesi İki Yıldır Adalet Bekliyor

ZÜRİH/İSTANBUL – İsviçre’de yaşayan Portekiz asıllı Aida Alexander Oliviera’nın (24) 2024 yılında Türkiye’de geçirdiği estetik operasyon sonrası hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma süreci devam ederken, ailesi yargılamanın bir an önce başlamasını talep ediyor.

Aida Alexander Oliviera, 1 Mart 2024’te estetik operasyon için Türkiye’ye gitti. Sosyal medya üzerinden iletişime geçtiği doktorla İstanbul’un Şişli ilçesinde görüştüğü, liposuction (yağ aldırma) ve kalçaya yağ enjeksiyonu işlemleri için anlaşma yaptığı belirtildi. Avukatlarının açıklamasına göre operasyon için yaklaşık 10 bin İsviçre Frangı tutarında, uçak bileti ve konaklamayı da kapsayan bir paket anlaşma yapıldı.

Genç kadının ameliyatı İstanbul’daki özel bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirildi. Operasyon sonrası bir süre dinlenmesi için konakladığı otele yerleştirildiği, ameliyattan birkaç gün sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Oliviera, 7 Mart 2024’te yaşamını yitirdi.

Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan otopsi raporunda, ölüm nedeninin estetik operasyon sonrası büyük damar yırtılmasına bağlı iç kanama ile akciğer damarlarının pıhtı (emboli) nedeniyle tıkanması olduğu kaydedildi. Raporda operasyonu gerçekleştiren doktorun kusurlu bulunduğu ifade edildi. Ancak soruşturma kapsamında nihai cezai sorumluluğa ilişkin sürecin sürdüğü bildirildi.

Ailenin avukatları, doktorun kamu görevlisi statüsünde olması nedeniyle kovuşturma izni sürecinin uzadığını, Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmasının gerektiğini ve yaklaşık iki yıldır yargılamanın başlayamadığını belirtti. Soruşturma kapsamında ön inceleme sürecinin devam ettiği, bir soruşturmacı görevlendirildiği aktarıldı.

Dosyada ayrıca kimlik tespiti için İstanbul’a gelen kuzenin ifadesinin yeminli tercüman yerine doktorun yönlendirdiği iddia edilen bir kişi aracılığıyla alındığı öne sürüldü. Ailenin avukatları bu durumun usulsüzlük teşkil ettiğini savundu.

Genç kadının babası, kızlarının ölümünde ihmaller bulunduğunu ileri sürerek, “Türk adaletine güveniyoruz ancak sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük, kimsenin böyle bir acı yaşamamasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Aile, iki yıldır süren soruşturmanın tamamlanmasını, yargılamanın başlatılmasını ve varsa ihmali bulunanların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor. Sürece ilişkin adli ve idari işlemlerin devam ettiği bildirildi.

Continue Reading

Avrupa

Paris’te Estetik Operasyon Skandalı: Milyarder Penis Büyütme Ameliyatında Hayatını Kaybetti

yazar

Published

on

By

PARİS — Belçika–İsrail asıllı milyarder ve elmas tüccarı Ehud Arye Laniado, Fransa’nın başkenti Paris’te estetik amaçlı penis büyütme ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Olay 2019 yılı mart ayında gerçekleşmiş olup son duruşmada sorumlu doktorlara ceza verildi.

Laniado’nun penis büyütme işlemi için özel bir klinikte aldığı enjeksiyon sırasında rahatsızlık hissettiği ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında operasyonu planlayan cerrah Guy H. ile birlikte ameliyata giren asistan doktorlara ertelenmiş hapis cezaları verildi. Her iki doktor da ömür boyu meslekten men edildi.

Paris mahkemesi, Guy H.’ye 15 ay ertelenmiş hapis cezası ve 50 bin euro para cezası, asistan doktorlara ise 12 ay ertelenmiş hapis ve 20 bin euro para cezası verdi. Ayrıca her iki doktorun da tıbbi uygulama yapması kalıcı olarak yasaklandı.

Soruşturma sırasında Laniado’nun odasında yasaklı performans artırıcı maddeler ve ereksiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar bulunduğu, bu maddelerin kalp krizi riskini artırmış olabileceği kaydedildi. Ayrıca ameliyatta görev alan asistanlardan birinin Fransa’da resmi tıp kayıtlarının olmadığı belirlendi.

Ehud Arye Laniado, elmas sektöründe tanınmış bir iş insanı olarak biliniyordu ve Omega Diamonds firmasıyla uluslararası alanda faaliyet gösteriyordu.

Continue Reading

Trendler