İsviçre
Bern’de öğretmenler alarmda: “Bir çocuk tüm sınıfın düzenini bozabiliyor”
Bern kantonundaki öğretmenler, okullarda artan sosyal sorunlar, dil engelleri ve yetersiz destek nedeniyle eğitim kalitesinin düşmesinden endişeli. Deneyimli ve genç öğretmenler, hem kendi sınırlarını zorlayan koşulları hem de eğitim sistemindeki yapısal eksikleri anlattı.
“Zor mahallelerde öğretmenlik giderek imkânsızlaşıyor”
Yaklaşık 40 yıllık deneyime sahip öğretmen A.Z.*, kariyeri boyunca Bern’deki okullar arasında büyük farklar gördüğünü söylüyor. Ona göre, kırsal bölgelerde ve varlıklı semtlerde eğitim ortamı daha istikrarlı, veliler ise çocuklarının eğitimine daha fazla ilgi gösteriyor.
Ancak göçmen oranının yüksek olduğu ve sosyal sorunların yoğunlaştığı şehir okullarında tablo çok farklı: “Bu okullarda çalışmak öğretmenler için ciddi bir meydan okuma. Koşullar doğrudan eğitim kalitesini etkiliyor,” diyor.
Kültürel farklar ve dil engeli eğitimi zorluyor
A.Z.’ye göre, kültürel farklılıklar derslerde en çok otorite kavramı üzerinden kendini gösteriyor.
“Ben otorite yansıtan bir erkek öğretmenim, genelde sorun yaşamam. Ama genç ve deneyimsiz bir kadın öğretmen için durum çok daha zor olabiliyor,” diyor.
Bir diğer büyük engel ise dil:
“Ebeveynler Almanca bilmediğinde, çocuklarını destekleyemiyorlar. Oysa entegrasyonun temeli dildir. Biz öğretmenlerin bu boşluğu kapatacak kaynakları yok,” diyor A.Z.
Sonuçta birçok öğretmen tükenmiş hissediyor ve mesleği bırakıyor.
Kanton: “Dil kursları ve destek programları var, ama öğretmen açığı büyüyor”
Bern Eğitim Dairesi, kantondaki okulların toplumun çeşitliliğini yansıttığını belirtiyor.
Yetkililere göre, özellikle göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda dil entegrasyonu en büyük zorluklardan biri. Bu nedenle yeni gelen öğrenciler için özel dil kursları, hatta Latin alfabesini bilmeyenler için genişletilmiş programlar sunuluyor.
Ancak tüm bu çabalara rağmen öğretmen eksikliği kronikleşmiş durumda.
“Bern kantonundaki ilkokullarda öğretmen açığı en büyük sorun olmaya devam ediyor,” deniliyor.
Dijitalleşme ve öğrenci çeşitliliğiyle başa çıkmak da öğretmenlerin yükünü artırıyor.
“Sosyal ayrışma daha da derinleşiyor”
Deneyimli öğretmen A.Z., bu tür okullarda öğretmen değişimlerinin çok sık yaşandığını söylüyor:
“Bazı sınıflar 10 hafta içinde birkaç kez öğretmen değiştirdi. Bu tam bir felaket.”
Birçok İsviçreli aile, çocuklarını özel okullara göndererek veya farklı semtlere taşınarak tepki veriyor.
“Bu da sosyal ayrışmayı daha da derinleştiriyor,” diyor A.Z.
Genç öğretmen: “Bazı çocuklar artık yeterli eğitim alamıyor”
Genç bir öğretmen de benzer deneyimler aktarıyor:
“Bence bazı çocuklar artık temel eğitim bile alamıyor. Bu durum genellikle görmezden geliniyor,” diyor.
Ona göre, sorunlu okullarda aile desteği çok zayıf, ayrıca öğrencilerde erken yaşta dijital bağımlılık belirtileri gözleniyor.
Uzmanlar uyarıyor: “Riskli okulların oluşması önlenmeli”
Zürih Üniversitesi’nden eğitim bilimci Katharina Maag Merki, İsviçre’de eğitim başarısının aile geçmişine olağanüstü derecede bağlı olduğunu vurguluyor.
“Sosyoekonomik olarak avantajlı ailelerin çocukları, akademik olarak çok daha fazla başarıya ulaşıyor. Bu fark, notlardan çok sosyal sermayeyle açıklanabilir,” diyor.
Merki’ye göre, sistemdeki erken yönlendirme (ilkokul sonrası yapılan sınıflandırma) fırsat eşitsizliğini büyütüyor.
Ayrıca öğretmenlerin dezavantajlı çocuklara karşı daha bilinçli olması ve erken çocukluk desteğinin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor:
“Bu sorunlar yalnızca bireysel öğretmenlerin değil, bütün okulun ve eğitim otoritelerinin sorumluluğudur.”
“Tek bir çocuk bile sınıfın düzenini bozabilir”
A.Z., sınıflardaki dengesiz öğrenci dağılımının büyük bir problem olduğunu söylüyor:
“Bir sınıfta dört-beş çocuk dil sorunu yaşıyorsa bu telafi edilebilir. Ama sınıfın üçte ikisi dili bilmiyorsa, eğitim imkânsız hale geliyor.”
Ayrıca kaynaştırma eğitiminin (özel gereksinimli öğrencilerin normal sınıflarda yer alması) pratikte düzgün işlemediğini belirtiyor:
“Davranış bozukluğu olan tek bir çocuk bile tüm sınıfın düzenini altüst edebiliyor.”
Siyaset: Ortak sorun, farklı çözümler
- Merkez Partisi (Die Mitte), öğretmen açığı ve sosyal farklılıkların eğitim kalitesini tehdit ettiğini belirterek “güçlü yapılar ve gerçekçi entegrasyon politikaları” çağrısı yapıyor.
- SVP (İsviçre Halk Partisi) ise öğretmenlerin uyarılarını destekliyor:
“Dil, saygı ve çalışkanlık artık kendiliğinden var olmuyor. Okullar giderek daha fazla baskı altında,” diyor milletvekili Thomas Fuchs. - SP (Sosyal Demokrat Parti) ise habere yanıt vermemiş.
“Çocuklar kökenlerini seçemez, biz yetişkinler sorumluyuz”
Genç öğretmen, “Çocuklara yaşam temelleri için yeterli kaynak sağlamak toplumun görevidir. Bu, gerçek fırsat eşitliği anlamına gelir,” diyor.
Üniversitelerin öğretmen adaylarını okulun zorlu gerçeklerine yeterince hazırlamadığını düşünüyor.
A.Z. ise son sözünü şöyle söylüyor:
“Çocuklar ebeveynlerini, kökenlerini ya da doğdukları ülkeyi kendileri seçmez. Onlar için sorumluluk bize, yetişkinlere düşüyor.”
*İsim redaksiyon tarafından biliniyor.
Kaynak: 20 Minuten (Anina Schutz, 8 Ekim 2025)
Gündem
İsviçre’de Coop, metal parça riski nedeniyle maydanoz içeren bazı ürünleri geri çağırdı
İsviçre’nin önde gelen perakende zincirlerinden Coop, maydanoz içeren bazı ürünlerinde metal yabancı madde bulunma ihtimali nedeniyle geri çağırma kararı aldı.
Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu ürünlerin tüketilmesinin potansiyel sağlık riski oluşturabileceği belirtilerek, tüketicilere ürünleri kullanmamaları çağrısında bulunuldu.
Geri çağırma kapsamına giren ürünler şöyle sıralandı:
- Betty Bossi doğranmış maydanoz (20 gram)
- Freshly Made Protein Salad (325 gram)
- Betty Bossi Salad Protein (325 gram)
- Sarımsaklı kelebek karides (ön paketli)
- Sarımsaklı kuyruklu karides (ön paketli)
- Fırınlık dana rosto (ön paketli)
- – Betty Bossi Petersilie gehackt 20 Gramm
- – Freshly Made Protein Salad 325 Gramm
- – Betty Bossi Salad Protein 325 Gramm
- – Crevetten Butterfly Knoblauch (vorverpackt)
- – Crevetten Knoblauch Tail on (vorverpackt)
- – Sonntagsbraten (vorverpackt)
Açıklamada, söz konusu ürünlerin 28 Ocak 2026 tarihinde Coop süpermarketleri, Coop to go şubeleri, Coop City mağazaları, Coop Pronto ve Jumbo satış noktalarında satışa sunulduğu bildirildi.
Riskin tespit edilmesinin ardından ürünlerin satıştan kaldırıldığı kaydedilen açıklamada, daha önce satın alınan ürünlerin mağazalara iade edilebileceği ve satış bedelinin tüketicilere geri ödeneceği ifade edildi.
Coop yetkilileri, tüketici güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayarak, geri çağırma sürecinin tedbir amacıyla başlatıldığını bildirdi.
Gündem
Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri
CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.
Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:
Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.
Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.
Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.
Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.
Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.
İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.
Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.
Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.
Bern
Bern’in nüfusu 2025’te hafif arttı
İsviçre’nin başkenti Bern’in nüfusu 2025 yılında sınırlı bir artış kaydetti. Kentte yıl sonunda 146 bin 867 kişinin yaşadığı, bunun bir önceki yıla göre 412 kişilik artış anlamına geldiği bildirildi.
Bern Belediyesi tarafından salı günü yapılan açıklamada, nüfus artışının tamamen yabancı uyruklu yerleşik nüfustan kaynaklandığı belirtildi. Yabancı nüfusta hem doğum oranının hem de göç dengesinin pozitif olduğu, İsviçre vatandaşları arasında ise her iki göstergenin de negatif seyrettiği kaydedildi.
Kentte doğum sayısı 2020’den bu yana ilk kez artarak 54 yükseldi ve 2025 yılında 1371’e ulaştı. Aynı dönemde ölüm sayısı da hafif artışla 1194 olarak kayıtlara geçti.
Verilere göre boşanma sayısı dikkati çekici şekilde yükseldi. 2025 yılında boşananların sayısı yüzde 15,1 artarak 541’e çıktı. Buna karşılık vatandaşlığa kabul edilenlerin sayısı 111 azalarak 778’e düştü.
Net göç ise 196 kişiyle bir önceki yılın (459) belirgin şekilde altında kaldı. Geçen yıl toplam 12 bin 130 kişi Bern’e taşınırken, 11 bin 934 kişi kentten ayrıldı.
Yetkililer, şehir içi taşınmaların da oldukça yüksek olduğunu, 2025 yılında 35 binden fazla kişinin Bern içinde adres değiştirdiğini bildirdi.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


