Connect with us

İsviçre

Bentour Reisen, FTI-Matching ( Eşleşme) Taleplerine Genişletilmiş Destek Sunuyor

yazar

Published

on

Bentour Reisen, FTI-Matching talepleriyle yapılan rezervasyonlar için Özel İptal Süresini 31 Ekim 2024’e kadar uzatırken, iptal süresini de 7 güne indirdi.

Uyumlu FTI-Matching talepleri için güncellenen özel rezervasyon koşulları şu şekilde:

  1. 7 günlük Otomatik Opsiyon Süresi Uzatılması – Seyahat acenteleri, bir eşleşme talebi ile yapılan rezervasyonlar için yedi günlük bir opsiyon süresi alır.
  2. Mevduat Gereksinimi Yok – Normalde tahsil edilen mevduat ortadan kalkar.
  3. Yeni Özel İptal Süresi: 31 Ekim 2024’e kadar olan ayrılışlar için, ilk olarak rezerve edilen FTI seyahatinin gerçekleştirilmesi durumunda, ayrılışa 7 gün kala ücretsiz iptal yapılabilir. Edelweiss uçuşlu rezervasyonlar için iptal süresi 22 gündür.
  4. FTI-Matching talebi ile rezervasyon nasıl yapılır:
  5. FTI-Matching talebiyle rezervasyon yapma adımları şunlardır:
  6. İptal edilen FTI rezervasyonunun aynı seyahat tarihleriyle Bentour Paket – Pauschal Turu’nun yeni bir rezervasyonu yapılır. Bu, aynı seyahat katılımcıları, aynı giriş ve çıkış tarihleri ve aynı otelde geçerlidir.
  7. Orijinal FTI rezervasyon numarası ve seyahat fiyatı, müşteri isteği olarak CRS’de kaydedilir.
  8. Bentour Reisen, otelden uygun bir fiyat indirimi sağlamaya çalışır. İndirim sağlanırsa, rezervasyon onayı/faturası otomatik olarak güncellenir ve sistem aracılığıyla bir teklif olarak iletilir. Yoğun rezervasyon talepleri nedeniyle bu süreç en fazla yedi gün sürebilir.

Deniz Uğur: İş Ortaklarımızı Desteklemek Önceliğimiz

Bentour Reisen’in CEO’su Deniz Uğur, „İş ortaklarımızı ve onların müşterilerini en iyi şekilde desteklemek, temel hedefimizdir. Seyahat acentelerinden gelen olumlu geri bildirimler, doğru adımları attığımızı doğruladı. Çok sayıda talep üzerine iptal sürelerini bir kez daha değerlendirerek yeniden ayarladık. Bu, zor zamanlarda bile güvenilir çözümler sunma konusundaki taahhüdümüzü gösteriyor.“ dedi.

Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur: Bentour Reisen, seyahat acenteleri ve müşteriler için desteklerini genişletiyor.

Bentour Reisen, 2024 yaz sezonunda uçuş ve otel kapasitelerini %50 artırıyor. FTI’den rezervasyon yapan ancak şimdi seyahat edemeyen müşterilere destek olmak istiyoruz ve tüm Akdeniz destinasyonlarındaki otellerdeki tüm fiyat eşleme taleplerini üç saatte bir kontrol ediyoruz.

Müşterilerin gelecekte daha çok kaliteye önem vereceğine inanıyor ve bu nedenle Seyahat Organizatörlerini (örneğin Trustpilot gibi) değerlendirmelerine göre seçeceklerine inanıyoruz.

Gelecek yıl Türkiye seyahatlerinde, kapasitemizi %100 artırarak 300.000 yeni yolcu kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Ana uçuş ortaklarımız arasında SunExpress, Corendon ve Edelweiss Airlines bulunmakta. Ayrıca, sektörümüz gelecekte ucuz tekliflere daha dikkatli bir şekilde yaklaşacak.

FTI-Matching talebi nedir?

„FTI-Matchinganfrage“ – yani FTI-Matching talebi, bir tur operatörü olan FTI ile benzer seyahat tarihlerine, otellere ve diğer detaylara sahip Bentour Reisen tarafından sunulan bir öneriye karşılık gelen bir talep veya istektir. Bu, müşterilerin iptal etmek zorunda kaldıkları FTI rezervasyonlarının aynı koşullarda Bentour Reisen ile değiştirilmesini sağlamak için kullanılan bir prosedürdür.

Almanca okumak için alltaki linke tıkla:

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de “10 Milyon” Referandumu: Evet Çıkarsa Ne Olacak, Hayır Çıkarsa Ne Değişecek?

yazar

Published

on

By

İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak “10 Milyonluk İsviçre” referandumu öncesinde ülkede göç ve nüfus tartışmaları yeniden siyasetin merkezine oturdu. Son kamuoyu yoklamaları ise toplumun bu konuda ikiye bölündüğünü gösteriyor.

En güncel SRG/GfS Bern anketine göre seçmenlerin yüzde 47’si referandumda “Evet” (Ja), yüzde 47’si ise “Hayır” (Nein) oyu vermeyi planlıyor. Daha önce yayımlanan Tamedia / 20 Minuten anketinde ise girişime destek yüzde 52 seviyesinde ölçülürken, karşı çıkanların oranı yüzde 46 olmuştu.

SVP’nin desteklediği girişim, İsviçre nüfusunun 10 milyonu aşmaması için göçün daha sert şekilde sınırlandırılmasını hedefliyor. Girişimi savunanlar; artan kira fiyatları, konut sıkıntısı, yoğun göç, sağlık sistemi üzerindeki baskı ve altyapı sorunlarının artık sürdürülemez hale geldiğini savunuyor.

Reuters ve Swissinfo’nun aktardığı analizlere göre özellikle son aylarda yaşam maliyetlerindeki artış ve konut krizinin seçmen davranışını ciddi şekilde etkilediği belirtiliyor.

Peki referandumdan hangi sonuç çıkarsa ne olacak?

“Evet” (Ja) çıkarsa ne olur?

Referandumun kabul edilmesi halinde İsviçre hükümeti göçü azaltacak yeni önlemler hazırlamak zorunda kalacak. Bu süreçte Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmaları yeniden tartışmaya açılabilir.

Uzmanlara göre:

* çalışma ve oturma izinleri zorlaşabilir,
* AB ülkelerinden gelen iş gücüne sınırlamalar getirilebilir,
* aile birleşimi kuralları sıkılaşabilir,
* sağlık, inşaat ve hizmet sektörlerinde çalışan açığı büyüyebilir.

İsviçre hükümeti ve iş dünyası ise ekonominin zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.

“Hayır” (Nein) çıkarsa ne olur?

“Hayır” çıkması halinde İsviçre’nin tüm AB/EFTA ülkeleriyle mevcut serbest dolaşım sistemi devam edecek. Bu da özellikle Almanya, Fransa, İtalya ve Avusturya gibi komşu ülkelerden iş, eğitim ve aile gerekçesiyle gelenlerin mevcut kurallar çerçevesinde İsviçre’ye yerleşmeye devam edebileceği anlamına geliyor.

Son 20 yılın toplam girişleri yıllık akış üzerinden hesaplandığında, komşu ülkelerden İsviçre’ye gelenlerin sayısının yaklaşık 1,2 ila 1,4 milyon kişi bandında olduğu değerlendiriliyor.

Buna karşılık İsviçre hükümeti, büyük şirketler ve iş dünyası referanduma karşı kampanya yürütüyor. Federal hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde:

* AB ile ilişkilerin zarar görebileceğini,
* iş gücü açığının büyüyebileceğini,
* ekonominin olumsuz etkilenebileceğini
savunuyor.

Şu an için referandum sonucu belirsizliğini koruyor. Siyasi uzmanlara göre küçük bir oy farkı, İsviçre’nin göç politikası ve Avrupa ile ilişkileri açısından tarihi sonuçlar doğurabilir.
#sondakika#avrupa#isviçre#switzerland#schweiz

Continue Reading

Gündem

İsviçre, Düşen İltica Başvuruları Nedeniyle 6 Federal Sığınma Merkezini Geçici Olarak Kapatıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de iltica başvurularındaki belirgin düşüş, federal sığınma sisteminde kapasite azaltımını beraberinde getirdi. İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), ülkedeki altı federal sığınma merkezinin en geç haziran ortasından itibaren geçici olarak kapatılacağını açıkladı.

SEM tarafından yapılan açıklamada, kararın temel gerekçesinin son aylarda beklenenden düşük seyreden iltica başvuruları olduğu belirtildi. Yetkililer, geçici kapatmalar sayesinde hem fazla kapasitenin azaltılacağını hem de işletme maliyetlerinde tasarruf sağlanacağını ifade etti. Kapatılan merkezlerde aynı zamanda bakım ve yenileme çalışmalarının gerçekleştirileceği bildirildi.

Geçici olarak faaliyetlerine ara verecek merkezler şunlar:

  • Thônex (GE)
  • Niederscherli (BE)
  • Aesch (BL)
  • Arlesheim (BL)
  • Sulgen (TG)
  • Chiasso (TI)

Bu adımla birlikte İsviçre genelindeki 30 federal sığınma merkezinin toplam kapasitesi yaklaşık yüzde 10 oranında azaltılmış olacak. Mevcut sistemde yaklaşık 7 bin kişilik barınma kapasitesi bulunuyor.

SEM verilerine göre, 2026 yılının ilk dört ayında ülkeye yapılan iltica başvuruları beklentilerin altında kaldı. Ocak–nisan döneminde toplam 6 bin 333 başvuru kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15’lik düşüş anlamına geliyor. 2025’in aynı döneminde 7 bin 403 başvuru yapılmıştı.

İsviçre makamları yıl başında 2026 yılı genelinde yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediklerini açıklamıştı. Ancak mevcut veriler, öngörülen seviyenin altında bir tabloya işaret ediyor. SEM, yaz aylarından sonra iltica tahminlerini yeniden değerlendirerek gerekli görülmesi halinde güncelleme yapacağını duyurdu.

Yetkililer ayrıca, yaz döneminde mevsimsel nedenlerle başvuruların yeniden artması durumunda geçici olarak kapatılan merkezlerin kısa süre içinde yeniden devreye alınabileceğini vurguladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre Federal Mahkemesi’nde “Yasak İlişki” İncelemesi: Bağımsız Uzmanlar Devrede

yazar

Published

on

By

İsviçre Federal Mahkemesi’nde iki üst düzey yargıç arasında yaşandığı ortaya çıkan ilişki, ülkede yargı etiği ve kurumsal tarafsızlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Federal Mahkeme yönetimi, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili bağımsız inceleme başlatıldığını açıkladı.

Federal Mahkeme’nin yönetim organı olan İdari Komisyon, bağımsız yargıç Yves Donzallaz ile SVP’li Federal Yargıç Beatrice van de Graaf arasındaki ilişkinin tüm yönleriyle araştırılması için iki dış uzman görevlendirdi.

Mahkeme tarafından yapılan açıklamada, sürecin “hızlı, bağımsız ve şeffaf” biçimde yürütülmesinin hedeflendiği belirtildi.

İncelemeyi, Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Maya Hertig ile Vaud Kantonu eski Yüksek Mahkeme Başkanı Jean-François Meylan yürütecek. Uzmanların, iki yargıç arasındaki ilişkinin Federal Mahkeme içindeki görev süreçlerine, karar mekanizmalarına ve kurumsal etik kurallarına etkisini değerlendireceği ifade edildi.

Kriz, “Weltwoche” dergisinin yayımladığı haber sonrası kamuoyuna yansıdı. Donzallaz ve van de Graaf, geçmişte bir ilişki yaşadıklarını kabul ederken, ilişkinin kısa süre önce sona erdiğini ve 2023–2024 yıllarında birlikte Federal Mahkeme İdari Komisyonu’nda görev yaptıkları dönemde romantik birliktelik içinde olmadıklarını savundu.

Ancak “Tages-Anzeiger” gazetesi, iki yargıcın 2022 yılında da kamuoyu önünde yakın ilişki görüntüsü verdiğini öne sürdü.

Federal Mahkeme ayrıca, söz konusu iki yargıcın 2023 ve 2024 yıllarında Napoli, Zagreb ve Afrika ülkesi Gabon’daki toplantı ve konferanslara birlikte katıldığını doğruladı. Ortak resmi seyahatler ilk kez “Weltwoche” tarafından gündeme getirilmişti.

Yaşanan gelişmelerin ardından Federal Mahkeme yönetimi gelecek hafta olağanüstü toplantı düzenleme kararı aldı. Toplantıda, Federal Mahkeme üyeleri arasında romantik ilişki yaşanması durumunda uygulanacak etik kuralların ve kurumsal uygulamaların yeniden düzenlenmesi seçeneği ele alınacak.

İsviçre’de yüksek yargı kurumlarında yaşanan bu gelişme, yalnızca kişisel ilişki tartışması olarak değil; aynı zamanda yargı bağımsızlığı, çıkar çatışması ve kamu güveni açısından da önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler