Sosyal Medya

Avrupa

AVUSTURYA’DA GÖÇ OLMASA NÜFUS 1950’LERE GERİ DÖNERDİ

yazar

Yayınlayan

on

En fazla göçmen Almanya, Romanya ve Türkiye’den geliyor – Ukraynalılar aidiyet hissinde son sırada

Viyana – 16 Temmuz 2025

Avusturya’da nüfus artışı neredeyse tamamen göç sayesinde gerçekleşiyor. 2025 Göç ve Entegrasyon İstatistik Yıllığı’nın sunumunda konuşan Entegrasyon Bakanı Claudia Plakolm (ÖVP) ve Statistik Austria temsilcisi Stephan Marik-Lebeck, ülke nüfusunun yüzde 27,8’inin göçmen kökenli olduğunu açıkladı. Bu oran, 2015’te yüzde 21,4’tü.

Yetkililere göre, göç olmasaydı Avusturya’nın nüfusu, düşük doğum oranları nedeniyle 1950’li yıllardaki seviyelere gerilerdi. İstatistikler, göçmenlerin büyük bir bölümünün ülkeyle duygusal bağ kurduğunu da gösteriyor: Avusturya’da doğmayanların yüzde 75,7’si kendini ülkeye ait hissediyor.

Aidiyet hissi: Suriyeliler ve Boşnaklar en üstte, Ukraynalılar en altta

En yüksek aidiyet oranı Suriyelilerde (yüzde 83,6), ardından Boşnaklar (79,8) ve Somalililer (78,3) geliyor. Buna karşılık, Ukraynalılar arasında bu oran sadece yüzde 64,7.

Bununla birlikte, göçmenlerin yüzde 46,6’sı doğdukları ülkeyle hâlâ duygusal bağ taşıyor. Özellikle Ukraynalılar (59,4) ve Somalililer (52,2) bu duyguyu yoğun yaşıyor. Afganistan kökenlilerde ise bu bağ zayıflamış durumda (yüzde 37,2).

Göçmenler evde çoğunlukla kendi dillerini konuşuyor

Dil kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekici: Göçmenlerin yüzde 45,1’i evde kendi ana dilinde konuşurken, sadece yüzde 16,4’ü evde çoğunlukla Almanca kullanıyor. Ancak arkadaş çevresinde Almanca kullanımı artıyor. Bu alanda yüzde 30’u sadece Almanca, yüzde 48,7’si ise Almanca ile birlikte başka diller konuşuyor.

1,85 milyon yabancı uyruklu yaşıyor

1 Ocak 2025 itibariyle Avusturya’da 1.855.400 yabancı uyruklu insan yaşıyor. İlk sırada 239.500 kişiyle Alman vatandaşları bulunuyor. Onları sırasıyla Rumen (155.700), Türk (124.800) ve Sırp (122.500) vatandaşları izliyor. İlk 10’da ayrıca Macaristan, Hırvatistan, Suriye, Bosna-Hersek, Ukrayna ve Polonya yer alıyor.

Viyana göçmenlerin merkezi konumunda

Göçmenlerin en yoğun yaşadığı bölge yüzde 40,2 ile başkent Viyana. En düşük oran ise yüzde 13,5 ile Burgenland’da. Özellikle Afgan, Suriyeli ve Iraklıların yarısından fazlası Viyana’da yaşıyor. Şehirlerde göçmen oranı yüksekken, 5.000’den az nüfuslu yerleşimlerde yaşayan göçmenlerin oranı sadece yüzde 18.

Bakan Plakolm: “Daha fazla insanı alamayız”

Entegrasyon Bakanı Plakolm, Ukrayna (+76.300), Suriye (+53.300) ve Almanya (+39.500) gibi ülkelerden gelenlerde artış olduğunu belirtirken, “Asıl sevindirici olan asıl başvurularda düşüş yaşanması” dedi. 2025 yılı itibariyle şu ana kadar sadece 7.499 iltica başvurusu yapıldı. Bu, geçen yıla kıyasla yüzde 36’lık bir düşüş anlamına geliyor. Başvuranların çoğu Afganistan (yüzde 36), Suriye (yüzde 26) ve Somali’den (yüzde 6).

Plakolm ayrıca aile birleşimi konusundaki sınırlamaların ve uyum kurslarına katılmayanlara uygulanacak yaptırımların gerekliliğine de dikkat çekti: “Her boş sandalye devlete maliyet demek. Kimseyi zorla tutmuyoruz ama buraya gelenler çalışmalı, yasalarımıza ve değerlerimize uymalı.”


Generiertes Bild

Weitergeben

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

Sosyal medya ruhsal hastalıklara bakışı şekillendiriyor: Gençler TikTok üzerinden kendilerine tanı koyuyor

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN / KREMS – Sosyal medya platformlarında, özellikle TikTok’ta paylaşılan içeriklerin gençlerin ruhsal hastalıklara ilişkin beklentilerini önemli ölçüde etkilediği ve kendi kendilerine tanı koyma eğilimini artırdığı bildirildi.

Avusturya’nın Krems kentindeki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Özel Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, özellikle gençler arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile otizm gibi gelişimsel bozukluklara yönelik “öz tanı” vakaları son yıllarda belirgin şekilde arttı.

Araştırmada, TikTok’ta “DEHB” veya “otizm” anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarda milyonlarca kez izlenen videolara ulaşıldığı, bu videolarda kullanıcıların günlük yaşamlarını “DEHB simülasyonu” olarak sunduğu, otistik tikler veya duygusal krizler (meltdown) sergilediği ve takipçilere kendi kendine tanı koyma yöntemleri önerdiği belirtildi.

“İstediği tanıyı” alma eğilimi yaygınlaşıyor

Çalışmaya katılan 93 klinik psikolog, gençlerin artık doktora “Bende ne var?” sorusuyla değil, belirli bir tanı beklentisiyle başvurduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılardan Gloria Mittmann, birçok gencin ruhsal bir tanıyı kimliğinin parçası haline getirdiğini belirterek, “Gençler çoğu zaman belirli bir etiketin ya da kimliğin doğrulanmasını güçlü biçimde istiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle yüksek eğitimli ve sosyal medyayı yoğun kullanan genç kadınlarda bu eğilimin daha belirgin olduğu kaydedildi.

Araştırmada, gençlerin doktorlar tarafından yapılan değerlendirmelerde farklı bir sonuca ulaşılsa bile “arzu edilen tanıdan” vazgeçmediği, bunun yerine başka sağlık kuruluşlarına başvurarak tanıyı teyit ettirmeye çalıştığı, bu durumun literatürde “tanı alışverişi” (diagnosis shopping) olarak adlandırıldığı vurgulandı.

Videoların yarısından fazlası yanlış bilgi içeriyor

Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bölümünün bilimsel temelden yoksun olduğuna dikkati çekiyor.

Mart ayında “PLOS One” dergisinde yayımlanan bir başka araştırmaya göre, TikTok’taki en popüler DEHB videolarının yüzde 50’sinden fazlasında, tanı kriterleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin yanlış veya eksik bilgiler yer alıyor.

Uzmanlar, bu durumun gençlerde yanlış beklentiler oluşturduğunu, gerçek klinik değerlendirmelerle örtüşmeyen sonuçların ise hayal kırıklığı, kaygı ve kimlik bunalımına yol açabileceğini ifade ediyor.

İsviçre’de on binlerce kişi etkileniyor

Verilere göre İsviçre’de yaklaşık 200 bin kişi DEHB ile yaşıyor, çocukların yaklaşık yüzde 5’i bu tanıyı taşıyor. “Autismus Schweiz” verileri ise ülkede 100 bin ila 250 bin arasında kişinin otizm spektrumunda yer aldığını gösteriyor.

Son yıllarda üniversite hastaneleri ve uzman merkezlerine otizm ve DEHB değerlendirmesi için yapılan başvurularda da ciddi artış yaşandığı bildiriliyor.

Uzmanlar, sosyal medyanın ruh sağlığı konularında farkındalık yaratabileceğini ancak yanlış bilgilerin ciddi riskler taşıdığını vurgulayarak, kesin tanı ve tedavi için yalnızca uzman hekimler ve yetkili sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

İtalya Büyükelçisini Roma’ya Çağırdı – Parmelin ve Cassis Açıklama Yaptı

yazar

Yayınlayan

on

By

İtalya hükümeti, İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonundaki mahkemenin bar sahibi Jacques Moretti’yi serbest bırakmasına çok kızdı. Moretti, 200 bin İsviçre frangı kefalet ödeyerek hapisten çıktı.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi. Başbakan Giorgia Meloni ile birlikte İsviçre’deki İtalya büyükelçisini Roma’ya çağırdılar. Amaç, daha fazla bilgi almak ve ne yapılacağını konuşmak.

Tajani, “Bu sadece bir hukuk konusu değil, çok büyük bir acı var” dedi. Crans-Montana’da bir barda çıkan büyük yangında 40 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu İtalyandı. Tajani, bu kadar insanın ölümünün 200 bin frankla telafi edilemeyeceğini söyledi ve İsviçre’den davayı hızlandırmasını istedi.

Valais Başsavcısı Béatrice Pilloud, serbest bırakma kararını savcılığın değil, mahkemenin verdiğini açıkladı. İtalyan büyükelçiyle konuştuğunu ve konunun İsviçre federal makamlarına iletilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca siyasi baskı kabul etmeyeceğini vurguladı.

İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, İtalya’nın öfkesini anladığını söyledi. Ama İsviçre’de yargı ile siyasetin ayrı olduğunu, mahkemelere karışamayacaklarını belirtti. Eğer hata varsa, ceza verilmesi gerektiğini de ekledi.

Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ise İsviçre’nin de yas tuttuğunu söyledi. “Bu acı bizim de acımız” dedi. İki ülkenin birlikte hareket edeceğini ve gerçeğin ortaya çıkmasını istediklerini açıkladı.

İtalyan büyükelçisinin Roma’ya çağrılması normal bir diplomatik uygulama olarak görülüyor. Büyükelçi daha sonra tekrar İsviçre’ye dönecek.

Moretti, Crans-Montana’daki Le Constellation adlı barın sahibidir. Büyük yangın yılbaşında çıktı. Moretti 9 Ocak’tan beri tutukluydu ve şimdi kefaletle serbest bırakıldı.

Olay İsviçre ve İtalya basınında geniş yer aldı. Birçok kişi adaletin tam olarak sağlanmasını istiyor. Mağdur aileler ise uzun ve zor bir süreç beklediklerini söylüyor. Yetkililer soruşturmanın devam ettiğini ve yeni kararların çıkabileceğini belirtiyor. Kamuoyu gelişmeleri yakından izliyor. Süreç devam ediyor. Yeni açıklamalar bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

İsviçre, İtalya’nın finans yasasına tepki gösterdi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Ekonomi Bakanı ve Federal Konsey Üyesi Guy Parmelin, İtalya hükümetinin hazırladığı ve Avrupalı makine üreticilerini kayıran yeni mali düzenlemenin İsviçreli şirketleri dezavantajlı duruma düşüreceğini belirterek, Bern yönetiminin konuya resmî düzeyde müdahale ettiğini açıkladı.

Parmelin, NZZ am Sonntag gazetesine verdiği röportajda, Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin planladığı yeni amortisman (vergi indirimi) kurallarını “endişe verici” olarak nitelendirdi. Söz konusu düzenlemenin İsviçreli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatacağını vurgulayan Parmelin, bu nedenle İsviçre’nin Bern, Roma, Brüksel ve Davos’ta çeşitli diplomatik temaslarda bulunduğunu söyledi.

İsviçreli bakan, konuyu Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič’e de bizzat ilettiğini belirterek, “Bu şekilde olmaz” diyerek İsviçre’nin itirazını açık biçimde dile getirdiğini aktardı.

Parmelin, meselenin iç politika açısından da hassas bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. İsviçre’de Avrupa Birliği ile yeni ikili anlaşmaların tartışıldığı bir süreçte bu tür bir gelişmenin anlaşma karşıtları tarafından siyasi malzeme olarak kullanılabileceğini ifade eden Parmelin, “Bu durum Federal Konsey için hoş değil. Anlaşma karşıtları bu örnekleri sözleşmeleri eleştirmek için kullanacaktır,” dedi.

Henüz somut bir çözüm bulunmadığını kaydeden Parmelin, “Ancak yoğun şekilde bir çözüm üzerinde çalışıyoruz,” ifadesini kullandı.

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmelere de değinen Parmelin, temasların “düzgün ve yapıcı” geçtiğini söyledi. Trump’ın ABD’nin İsviçre ile olan ticaret açığını gündeme getirdiğini aktaran Parmelin, yeni verilere göre ABD’nin artık İsviçre’ye karşı 8,8 milyar dolarlık ticaret fazlası bulunduğunu belirtti.

Parmelin, diğer liderlerin açıklamalarını genellikle yorumlamadığını vurgulayarak, “Her zaman bir sonraki günü de düşünmek gerekir. Önemli olan İsviçre’nin çıkarlarını korumaktır,” dedi.

Haberin Devamını Oku

Trendler