Connect with us

İsviçre

Avrupa Birliği, TikTok’u İncelemeye Alıyor – Reşit Olmayanları Koruma Şüphesi

yazar

Published

on

Cemil Baysal .-

TikTok’un başı büyük dertte: Avrupa Birliği Komisyonu, Çin şirketi ByteDance tarafından işletilen bu sosyal medya platformu hakkında soruşturma başlatıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, popüler Çin sosyal medya platformuna karşı bir soruşturma başlattı. Çocukların ve gençlerin yeterince korunmadığı şüphesi var.

Başlatılan soruşturma, reşit olmayan kullanıcıların yeterince korunup korunmadığı konusundaki şüpheleri mercek altına alıyor. TikTok’un bu soruşturmadan kaynaklı olarak ciddi sorunlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.

„DSA Çerçevesinde TikTok: Yasal Yükümlülüklerin İncelenişi“

Soruşturmanın odak noktasında, TikTok’un Digital Services Act (DSA) çerçevesinde reşit olmayan kullanıcıları koruma konusundaki yasal sorumluluklarını yerine getirip getirmediği var. Avrupa Birliği’nin TikTok’tan beklentisi, yeni dijital hizmetler yasası olan DSA’nın eksiksiz bir şekilde uygulanması.

„TikTok’un Bağımlılık Yaratma Eğilimi İnceleme Altında“

Soruşturma, TikTok’un uygulamasının bağımlılık yaratma potansiyeli ve bu konuda alınan tedbirlerin yeterliliği üzerine de odaklanıyor. Soruşturmanın sonuçlarına göre, TikTok’un kullanıcıları için bağımlılık riskini azaltmaya yönelik yeterli adımları atmamış olması şirket için ciddi bir sorun teşkil edebilir.

„Breton’un Vurgusu: TikTok’un Özel Rolü“

Avrupa Birliği Komiseri Thierry Breton, TikTok’un özel rolünü vurgulayarak, „Reşit olmayanları koruma, DSA’nın uygulanmasında önceliklidir. TikTok, internet üzerinde reşit olmayanları korumada özel bir rol oynamaktadır“ dedi. Breton’un bu vurgusu, TikTok’un soruşturma kapsamındaki önemini belirtiyor.

„DSA Çerçevesinde İkinci Soruşturma: TikTok ve X Karşılaştırması“

Bu soruşturma, DSA kapsamındaki ikinci büyük incelemedir. Daha önce Elon Musk’ın sosyal medya platformu X’e yapılan incelemenin ardından TikTok’un da aynı çerçevede değerlendirilmesi, dijital platformların Avrupa Birliği standartlarına uyumunu sağlama adına atılmış önemli bir adım.

„Yüksek Cezalar Tehlikesi: TikTok’a Ne Tehdit Ediyor?“

Eğer soruşturma, TikTok’un reşit olmayan kullanıcıları koruma yükümlülüklerini ihlal ettiğini doğrularsa, şirketin yıllık gelirinin %6’sına kadar para cezası alabileceği belirtiliyor. Bu durum, platformların kullanıcı güvenliği konusundaki ciddiyetini gözler önüne seriyor.

„Online Devlere Yöneltilen Zorlu Sorular: DSA’nın Etkisi“

DSA yasasının yürürlüğe girmesinin ardından, Avrupa Birliği Komisyonu, çeşitli büyük çevrimiçi platformlara, gençlerin psikolojik sağlığını nasıl koruduklarına dair detaylı sorular yöneltiyor. Bu, online devlerin DSA standartlarına uyumunu sağlama çabasının bir parçası.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Kreş istismarı davasında yeni gelişme: Avukat davadan çekildi

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Bern kentinde görülen ve kamuoyunu sarsan kreş istismarı davasında önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme süreci ertelendi.

📌 Olayın özeti

  • Bir kreşte çalışan bakıcının çok sayıda küçük çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddia ediliyor.
  • Şüpheli 33 yaşında ve hakkında en az 15 çocuğa yönelik yaklaşık 50 suç isnadı var.
  • Olayların, Winterthur ve Bern çevresindeki iki farklı kreşte yaklaşık 1,5 yıl boyunca gerçekleştiği belirtiliyor.

⚖️ Dava neden ertelendi?

Mahkemenin açıklamasına göre:

  • Şüphelinin zorunlu (devlet tarafından atanan) avukatı davadan çekildi
  • Bu nedenle duruşma iptal edildi ve yeni bir tarih belirlenecek
  • Yeni duruşma tarihi henüz açıklanmadı

📁 Soruşturmada ortaya çıkanlar

  • Polis, şüphelinin evinde 800’den fazla çocuk istismarı içeren fotoğraf ve video buldu
  • Bu görüntüler arasında kreşte çekilmiş kayıtların da olduğu bildirildi
  • Şüpheli şu anda tutuklu bulunuyor
  • Avukatına göre, zanlı büyük ölçüde suçunu kabul etti

⚖️ Hangi suçlamalar var?

Savcılık şüpheliyi şu ağır suçlarla yargılıyor:

  • Çocuklara yönelik cinsel istismar
  • Tecavüz
  • Cinsel zorla ilişki
  • Çocuklarla cinsel eylem

🔍 Bundan sonra ne olacak?

Uzmanlara göre süreç şöyle ilerleyecek:

  • Şüpheliye yeni bir avukat atanacak
  • Ardından mahkeme için yeni tarih belirlenecek
  • Ancak avukat değişimi, uzmanlara göre sanık ile avukat arasında güven sorunu olduğuna işaret edebilir
Continue Reading

Avrupa

Schengen’de damga dönemi sona erdi: Dijital sınır sistemi yürürlükte

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği (AB) ve Schengen bölgesinde sınır geçişlerine ilişkin yeni uygulama yürürlüğe girdi. 10 Nisan 2026 itibarıyla devreye alınan Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile pasaportlara fiziki damga vurulması uygulaması sona erdi.

Yeni sistem kapsamında, Schengen bölgesine kısa süreli giriş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkış bilgileri dijital ortamda kayıt altına alınacak. Söz konusu kişilerden ilk girişte yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik veriler alınacak.

Uygulamanın özellikle Schengen bölgesine ilk kez giriş yapan yolcuları doğrudan etkilemesi bekleniyor. İlk girişte biyometrik verilerin sisteme kaydedilecek olması nedeniyle sınır geçişlerinde işlem sürelerinin uzayabileceği değerlendiriliyor.

Sistem, turistik ve kısa süreli vizeyle seyahat edenler ile vizesiz giriş hakkı bulunan üçüncü ülke vatandaşlarını kapsıyor. Bu kişilerin Schengen bölgesindeki kalış süreleri de otomatik olarak hesaplanacak.

İsviçre dahil olmak üzere Schengen ülkelerinde geçerli oturum iznine sahip kişiler ile uzun süreli vize sahiplerinin ise uygulamadan muaf olduğu bildirildi. Bu kişilerin sınır geçişlerinde mevcut uygulamaların büyük ölçüde devam edeceği ifade edildi.

Yetkililer, EES ile düzensiz kalışların önlenmesi ve sınır kontrollerinin daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtirken, sistemin tam olarak işlerlik kazanmasının ardından geçişlerin hızlanmasının beklendiğini kaydetti.

EES’in ardından, vizesiz seyahat edenler için öngörülen Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi’nin (ETIAS) ilerleyen dönemde devreye alınmasının planlandığı bildirildi.

Continue Reading

Gündem

yazar

Published

on

By

İsviçre’de aile içi şiddet ve kadınlara yönelik tehdit vakaları artış gösterirken, resmi veriler sorunun boyutunu ortaya koyuyor. Ülkede ortalama her iki haftada bir kadın, partneri veya eski partneri tarafından hayatını kaybediyor.

İsviçre Federal Polisi (fedpol) ve Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2024 yılında 27 kadın partner şiddeti sonucu öldürüldü. Önceki yıllarda da benzer bir tablo dikkat çekiyor. 2023 yılında yaklaşık 25, 2022’de 24, 2021’de ise 18 kadın aynı şekilde hayatını kaybetti. Bu veriler, son yıllarda artış eğilimine işaret ediyor.

Aile içi şiddet vakaları da yükselişte. 2024 yılında 21 bini aşkın vaka kaydedilirken, mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturdu. Şiddetin önemli kısmı ev içinde ve yakın ilişkilerde meydana geliyor.

Yetkililer, kadınların polise başvurmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Şikâyet durumunda şiddet uygulayan kişi evden uzaklaştırılabiliyor, hakkında yaklaşma ve iletişim yasağı getirilebiliyor. Ancak tüm bu önlemlere rağmen kadın cinayetlerinin tamamen önüne geçilemiyor.

Uzmanlara göre bunun nedenleri şöyle sıralanıyor:

⚠️ 1. En tehlikeli dönem: Ayrılık ve boşanma
• Kadın şikâyet ettiğinde veya ayrılmak istediğinde:
👉 Fail “kontrolü kaybettiğini” hisseder


💬 YORUMDA DEVAMI

• Bu durum:
• Öfke
• Kıskançlık
• “Seni kimseye bırakmam” düşüncesi
ile birleşebilir

👉 Kadın cinayetlerinin büyük kısmı ayrılık sürecinde oluyor.

🚫 2. Yasaklar her zaman caydırıcı olmuyor
• Uzaklaştırma ve yaklaşma yasağı var
AMA:
• Bazı failler:
• Kuralları umursamıyor
• “Kaybedecek bir şeyim yok” psikolojisine giriyor

👉 Yani yasa var ama herkes uymuyor.

🧠 3. Psikolojik ve kriz anları
• Birçok cinayet:
• Planlı değil
• Anlık patlama sonucu oluyor
• Alkol, kıskançlık, tartışma tetikleyici olabiliyor

Uzmanlara göre, İsviçre’de koruma mekanizmalarına rağmen kadın cinayetlerinin sürmesinin temel nedeni, vakaların büyük bölümünün ayrılık sürecinde ve ani duygusal kriz anlarında gerçekleşmesi.

“Her iki haftada bir kadın öldürülüyor” ifadesi, yılda yaklaşık 25–30 vakaya karşılık geliyor. Bu sayı, İsviçre gibi güvenli bir ülke için ciddi bir toplumsal sorun olarak değerlendiriliyor.

Tüm gelişmelere rağmen İsviçre, genel güvenlik açısından Avrupa’nın en düşük suç oranına sahip ülkeleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak aile içi şiddet ve kadınlara yönelik tehdit vakaları, ülkede çözüm bekleyen en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.

Continue Reading

Trendler