Sosyal Medya

Ekonomi

At Arabalarından Modern Uluslararası Taşımacılığa Uzanan Galliker’in Yolculuğu

yazar

Yayınlayan

on

Galliker: Kalite ve 100 Yıllık Deneyim

Galliker ailesinin sahibi olduğu Galliker, 100 yılı aşkın süredir taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet gösteriyor. Dört nesil boyunca, zorlukların üstesinden gelerek ve yaratıcı çözümler üreterek ekonomik değişimlere uyum sağlayan Galliker Transport AG, bugün uluslararası alanda önde gelen bir taşımacılık ve lojistik şirketi haline gelmiştir.

Zorluklarla Dolu Atlı Taşımacılık Dönemi (1918-1965)

Galliker ailesi, 1918’de atlı arabalarla taşımacılık işine adım attı. Bu dönemde ahşap ve yerel ürün ticareti ile Luzern’de bir garaj işletmeciliği de yapıldı. Kurucular Josef ve Alice Galliker-Bachmann, şirketi savaşların ve ekonomik krizlerin gölgesinde büyütmeyi başarırlar. Ancak, başlangıçtaki umut verici adımların ardından, Galliker ailesi karşılarına çıkan her zorlukla cesaretle yüzleşmek zorunda kalır.

5 Araç ve 5 Çalışan

1958 yılında firma kurucusu Josef Galliker’in erken ölümünden sonra, Peter ve Helene Galliker 1962 yılında nakliyat şirketini devraldı. O dönemde, şirkette üç çalışan ve beş araç bulunuyordu.

Yenilikçi Uluslararası Taşımacılık Dönemi (1965-1980)

1960’larda, Galliker Transport AG uluslararası taşımacılığa adım attı ve otomobil taşımacılığı hizmetlerini genişletti. Bu dönemde İskandinavya’ya otomobil ve kamyon taşımaları gerçekleştirerek uzun vadeli iş ilişkileri kuruldu. İşler iyi gitmeye başlar, ancak zorluklar hiçbir zaman uzakta değildir. Galliker ailesi, her zorluğun üstesinden gelir ve uluslararası alanda güçlü bir şekilde konumlanır.

Yeni Bir Merkeze Taşınma (1980-1986)

Artan iş hacmi ve uluslararası yönelim nedeniyle, şirket 1980’de merkezini Altishofen’e taşıdı. Bu dönemde şirketin 90 çalışanı ve 75 aracı bulunuyordu. Altishofen’e taşındıktan sonra lojistik hizmetler genişletildi. 1981’de 24 saatlik parsiyel yük toplama ve teslimat hizmeti başlatıldı. 1986’da ise müşterilerin depo lojistiği üstlenilmeye başlandı.

Genişleyen Hizmet Yelpazesi (1996-2000)

1996’da araç hazırlama ve PDI merkezi hizmetleri sunulmaya başlandı. Aynı dönemde Cargo Logistics’in genişletilmesi için Logistikcenter 1 açıldı ve gıda lojistiği alanında önemli adımlar atıldı.

Ulusal Dağıtım Ağının Genişletilmesi (2000-2010)

2000-2010 yılları arasında, Galliker Transport AG’nin çeşitli alanlarda sağladığı hizmetlerin talebi arttı. Bu dönemde İsviçre genelinde dokuz yeni şube açıldı ve çeşitli lojistik merkezler inşa edildi. Ayrıca, Imbach Logistik AG’nin satın alınması da bu döneme denk gelmektedir.

Nesil Değişimi ve Genişleme (2006-2014)

2006 yılında üçüncü nesil Galliker ailesi şirketi devraldı. Bu dönemde uluslararası ağ genişletildi ve Imbach Logistik AG, bağımsız bir yan kuruluş olarak faaliyet göstermeye başladı. 2012’de 50. hizmet yılı kutlandı ve Staad (SG) şubesi açıldı. Ayrıca “Healthcare Logistics” alanında önemli adımlar atıldı. 2013 ve 2014, araç lojistiği hizmetleri açısından önemliydi. Altishofen’deki Araç Merkezi’nin açılması ve İsveç’teki yeni şubenin faaliyete geçmesi önemli gelişmeler arasındaydı.

Sürdürülebilirlik ve Gelecek (2020-…)

2020’de “Green Logistics by Galliker” adı altında bir sürdürülebilirlik stratejisi başlatıldı. Bu strateji, şirketin çevresel etkilerini azaltma ve gelecek nesiller için sorumluluk alma amacını taşımaktadır. Bugün, Galliker, taşımacılık ve lojistik dünyasının önde gelen isimlerinden biridir. Ancak bu başarı, dramatik bir hikayenin sonucudur. Galliker ailesi, başlangıçta sadece at arabalarıyla taşımacılık yaparak mütevazı bir işe adım atmış olsa da, karşılarına çıkan her engeli cesaretle aşmış ve geleceğe yönelik vizyonları sayesinde bugünkü konumlarına ulaşmışlardır. İşte bu zorlu mücadeleler, Galliker Transport AG’nin bugünkü uluslararası alanda önde gelen bir taşımacılık ve lojistik devi olmasını sağlayan temel taşlardır.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

S-Gate İsviçre, şirket kurma ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunuyor

yazar

Yayınlayan

on

By

ZUG – İsviçre merkezli danışmanlık platformu S-Gate, uluslararası girişimcilere ve şirketlere yönelik sunduğu kapsamlı hizmetlerle, yalnızca şirket kuruluşu ve adres teminiyle sınırlı kalmayan bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor.

S-Gate, şirket kuruluşu (GmbH/AG), yasal iş adresi sağlanması, banka hesabı açılışı ve KDV kaydı gibi temel idari işlemlerin yanı sıra, firmaların İsviçre ve Avrupa pazarındaki konumlanmasına yönelik stratejik danışmanlık hizmetleri de sunuyor.

Şirket yetkilileri, S-Gate’in İsviçre’de yaygın olan “ofis adresi verme ve şirket kurma” hizmetlerinden farklı olarak, müşterilerinin gerçek ticari ihtiyaçlarına odaklandığını vurguluyor. Bu kapsamda firmalar adına iş görüşmeleri organize edildiği, potansiyel iş ortaklarıyla temaslar kurulduğu, pazara giriş stratejilerinin birlikte planlandığı ve marka bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Amaç, şirketlerin yalnızca resmen kurulması değil, Avrupa pazarında sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde faaliyet göstermesi olarak ifade ediliyor.

Uzman kadro ve “İsviçre güveni”

S-Gate bünyesinde finans, ekonomi ve yönetim danışmanlığı alanlarında uzman profesyonellerin görev yaptığı, ekibin uluslararası ticaret, vergi planlaması, şirket yapılanması ve yatırım danışmanlığı konularında deneyime sahip müşavirlerden oluştuğu kaydediliyor.

Şirketin öne çıkan yönlerinden birinin de, özellikle Türkiye başta olmak üzere bazı ülkelerde firmaların karşılaştığı itibar ve güven sorunlarının aşılmasına katkı sağlaması olduğu ifade ediliyor. S-Gate, İsviçre merkezli yapısı, ülkenin finansal sistemi ve hukuki altyapısının sağladığı güvenilirlik sayesinde, şirket ve markaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir kurumsal kimlik kazanmasına destek veriyor.

Şirket yetkilileri, S-Gate’in klasik anlamda yalnızca şirket kurma ve ofis adresi temin etme hizmeti sunan yapılardan ayrıldığını vurguluyor. Buna göre S-Gate, firmaların İsviçre’deki potansiyel iş ortaklarıyla doğrudan temas kurmasını sağlıyor, uygun integratör ve yerel iş ağı bulunması sürecini yönetiyor ve pazara giriş aşamasını uçtan uca koordine ediyor. Ayrıca İsviçre bankacılık sistemi ve ülkenin uluslararası alanda sahip olduğu yüksek güvenilirlik sayesinde, şirketlerin kurumsal itibarı ve yatırımcılar nezdindeki algısının güçlendiği, bunun da marka değerine ve finansmana erişime olumlu katkı sağladığı ifade ediliyor.

Yetkililer, “İsviçre şemsiyesi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde firmaların yabancı yatırımcılar, bankalar ve iş ortakları nezdinde daha güvenilir algılandığını, bunun da ticari ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını vurguluyor.

S-Gate’in merkezi Zug Kantonu’nda bulunurken, şirket İsviçre’nin yanı sıra Almanya ve Avusturya başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmak isteyen firmalara danışmanlık hizmeti veriyor. Platform, aynı zamanda İsviçreli şirketlerin Türkiye pazarına girişinde de stratejik rehberlik sağlıyor.

Daha fazla bilgi :www.s-gate.ch

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

Kamu Kurumlarında Öncelik İsviçrelilere mi Veriliyor?

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de kamu kurumlarında çalışan yabancı uyrukluların oranı son yıllarda neredeyse sabit kaldı. Federal yönetimde görev yapan personelin yalnızca %5’i yabancı uyruklu. Bu durum, İsviçre’nin genel iş gücündeki %34’lük yabancı çalışan oranıyla kıyaslandığında dikkat çekici bir fark yaratıyor.

İsviçre basınında yer alan haberlerde, bu durum “Ausgerechnet beim Bund bleiben die Schweizer fast unter sich” başlığıyla gündeme taşındı.
Bu ifade, “Yabancıların en az olduğu yer, ironik biçimde devletin kendisi” şeklinde yorumlandı.
Başlık, “Tam da federal yönetimde, İsviçreliler neredeyse kendi aralarında kalıyor” anlamına gelerek, konunun ironik yönüne dikkat çekti.

Yabancı Uzmanlar Kamuya Giremiyor

Ekonomi çevreleri, kamu yönetiminde yabancı çalışan oranının düşüklüğünü “sistematik bir tercih” olarak değerlendiriyor.
Resmî gerekçe güvenlik, gizlilik ve vatandaşlık şartları olarak açıklansa da, uzmanlara göre bu durum kamuya girişte İsviçrelilere fiili bir öncelik tanındığı anlamına geliyor.

Bir ekonomi analisti şu değerlendirmeyi yaptı:

“Özel sektörde uluslararası uzmanlar olmadan birçok sektör ayakta kalamaz. Ancak kamu tarafında yabancılar neredeyse hiç yer bulamıyor. Bu fark uzun vadede bilgi akışını ve yeniliği zayıflatıyor.”

Avrupa Açılıyor, İsviçre Kapalı Kalıyor

Komşu Almanya, kamu kurumlarında yabancı uzman istihdamını artırmak için dil ve vatandaşlık şartlarını gevşetmiş durumda.
İsviçre’de ise başvuru süreçleri uzun, güvenlik kontrolleri sıkı, vatandaşlık koşulları katı. Bu da yabancı profesyonellerin kamuya yönelmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Temsiliyet Sorunu Büyüyor

Sosyologlar, federal yönetimin bugünkü yapısının İsviçre toplumunun çeşitliliğini yansıtmadığını vurguluyor.
Ülke nüfusunun üçte biri yabancı kökenliyken, kamu kurumlarında bu oran yalnızca yirmide bir. Uzmanlara göre bu durum, toplumsal temsiliyet ve adalet açısından “endişe verici bir dengesizlik.”

Uzmanlardan Politika Değişikliği Çağrısı

Uzmanlar, kamu yönetiminde istihdam politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

“Yabancı çalışanlara kapı açmak, sadece bir iyi niyet göstergesi değil, modern bir devletin gereğidir.”
Kamu kurumlarının daha açık ve uluslararası bir işe alım sistemi geliştirmesi öneriliyor.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İsviçre, dijital rekabetin yeni dünya lideri

yazar

Yayınlayan

on

By

IMD raporuna göre İsviçre, ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde zirvede

İsviçre, dijital rekabet alanında dünyanın en güçlü ülkesi unvanını kazandı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü’nün (IMD) her yıl yayımladığı “World Digital Competitiveness Ranking” (WDCR) raporuna göre ülke, bu yıl ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde birinci sıraya yerleşti.

Geçtiğimiz yıllarda sıralamanın zirvesinde yer alan Singapur bu yıl üçüncü sıraya gerilerken, ABD ikinci sıradaki yerini korudu. Böylece İsviçre, dijital dönüşümün merkezine yerleşen veri altyapısı, inovasyon kapasitesi ve dijital beceri geliştirme politikalarıyla dünya liderliğini elde etti.

🔍 Üç alanda zirveye taşıyan faktörler

IMD, ülkelerin dijital rekabet gücünü üç temel boyutta değerlendiriyor:

  1. Bilgi (Knowledge) – Eğitim sistemi, bilimsel araştırma kapasitesi ve yetenekli iş gücü.
  2. Teknoloji (Technology) – Dijital altyapı, yatırım ortamı ve regülasyon çerçevesi.
  3. Geleceğe Hazırlık (Future Readiness) – Şirketlerin dijital dönüşüm adaptasyonu, toplumun yeniliklere açıklığı ve dijital yönetişim.

İsviçre, özellikle bilgi ve geleceğe hazırlık alanlarında rakiplerine açık ara fark atarken, teknoloji boyutunda da önemli bir sıçrama kaydetti. Ülkenin araştırma odaklı ekonomi modeli, yüksek Ar-Ge harcamaları ve eğitimde dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi bu başarının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

⚠️ “Liderliği korumak daha zor olacak”

Uzmanlar, İsviçre’nin dijital liderliğinin kalıcı hale gelmesi için sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor. IMD araştırmacılarına göre; küresel veri düzenlemeleri, yapay zekâ standartları ve uluslararası dijital ticaret dengeleri, İsviçre’nin önümüzdeki dönemdeki konumunu doğrudan etkileyecek.

“Birinci sıraya çıkmak kadar orada kalmak da zor” diyen IMD yetkilileri, ülkenin özellikle teknolojik altyapı yatırımlarını ve dijital girişim ekosistemini daha da güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

🌍 Küresel tablo

  • 1. İsviçre
  • 2. ABD
  • 3. Singapur
  • 4. Danimarka
  • 5. Hollanda

Rapora göre Avrupa ülkeleri dijital rekabette genel olarak güç kazanırken, Asya ülkeleri yenilik hızında hâlâ yüksek bir ivmeye sahip.

💬 Uzman yorumu

Dijital ekonomi analisti Dr. Michael Reiter’e göre, İsviçre’nin başarısı tesadüf değil:

“İsviçre uzun süredir dijital dönüşümü sadece teknoloji yatırımı olarak değil, bir eğitim ve yönetişim meselesi olarak görüyor. Bu bütüncül yaklaşım ülkeyi dünya liderliğine taşıdı.”

Haberin Devamını Oku

Trendler