Connect with us

Gündem

ARAÇ MUAYENELERİNDE BÜYÜK DOLANDIRICILIK

yazar

Published

on



İsviçre’de büyük bir dolandırıcılık skandalı ortaya çıktı. En az 1332 ikinci el araç, sadece görünüşte yapılan araç muayeneleriyle satıldı ve bu muayeneler, araçların güvenli olmadığı halde geçerli sayıldı. Durum şu: Yani, gerçek bir Abkontrol muayenesi yapılmadan, „yapıldı“ denilerek araçlar satıldı. Bu olayda, içerden ayarlanan bir TCS (İsviçre Motorlu Taşıtlar Kulübü) uzmanı ve İsviçreli, Suriyeli, Iraklı, Pakistanlı, Sri Lankalı, Türkiye’den ve Slovak olan yaklaşık 30 sanık yer alırken, skandalın ortaya çıkmasında İsviçre’deki birçok kantonun savcılığının yıllarca ihmalde bulunması etkili oldu.

Skandalın Başlangıcı ve Devamı

Olay, 2010 ile 2023 yılları arasında, araçların yalnızca kağıt üzerinde geçerli sayılan araç muayeneleri ile gerçekleştirilmişti. TCS uzmanı ve diğer sanıklar, bu araçları gerçek bir denetim yapmadan „onayladılar“ ve karşılığında para ve hediyeler aldılar. Bu sahte denetimler sonucunda, araçların değeri yükseldi ve satılabilir hale geldi.

Federal Ceza Mahkemesi, Bellinzona’da verilen bir kararda bu durumun detaylarını paylaştı. Skandalın ilginç bir boyutu ise, cezai işlemlerin başlamasında sadece suçluların değil, aynı zamanda adaletin de rol oynamasıydı. Birçok kantonun savcılıkları, bu büyük dolandırıcılığın takibini yapmakta isteksizdi ve sorumluluğu birbirlerine devrettiler. Bu durum, yargı yerinde „yargı yerinde uyuşmazlık“ (gerichtsstandskonflikt) olarak adlandırıldı.

Solothurn’un Savcılığının İhmali

Solothurn kantonu, 2018 yılında anonim bir ihbar aldı. İhbarda, TCS uzmanı ve bir Solothurnlu otomobil satıcısı hakkında ciddi suçlamalar bulunuyordu. Ancak Solothurn Savcılığı, bu şikayet üzerine herhangi bir soruşturma başlatmadı. Sonradan Zürih Başsavcılığı, Solothurn Savcılığı’nı bu konuda sorumlu tutarak, mahkemeye başvurdu.

Zürih Başsavcılığı, Solothurn’un ihmali üzerine mahkemeye başvurdu ve Solothurn’daki savcılığa „gerekli soruşturmayı yapmaları“ gerektiğini hatırlattı. Federal Ceza Mahkemesi, Zürih Başsavcılığı’nın bu tavsiyesini kabul ederek, Solothurn Savcılığı’nı suç duyurusunu dikkate almamakla suçladı. Solothurn Savcılığı, suçları „belirsiz“ ve „yeterli kanıt yok“ gerekçesiyle geçiştirdi.

Zürih’in Başarılı Operasyonu ve Büyük Tutuklamalar

Ancak Zürih Kantonu, 2021 yılında, gizli bir kaynaktan gelen bilgilerle olayın peşine düştü ve örtülü bir araştırma başlattı. Zürih Kanton Polisinin başarılı operasyonları sonucunda, dolandırıcılığa karışan bir ağ ortaya çıktı. Bu ağda, en az beş şüpheli otomobil satıcısı yer alıyordu. Zürih Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda, Aargau, Bern, Solothurn ve Zürih kantonlarında büyük çapta baskınlar yapıldı ve toplamda 30 kişi tutuklandı.

Zürih Savcılığı, sanıkların arasında İsviçre, Suriye, Irak, Pakistan, Sri Lanka, Türkiye ve Slovakya’dan gelen 28 ile 61 yaşları arasında değişen kişiler olduğunu açıkladı. Tutuklananlar arasında bir araç uzmanı, çok sayıda otomobil satıcısı ve özel araç sahipleri yer alıyordu.

Solothurn’un İhmali ve Zürih’in Rolleri

Solothurn Savcılığı, başlangıçta bu büyük dolandırıcılığı sadece „iş gücü yasalarına aykırı işler“ nedeniyle soruşturmuştu. Zürih ise bu durumun yalnızca bir kısmına odaklanarak büyük dolandırıcılığı açığa çıkarmıştı. Eğer olay Solothurn’de kalsaydı, dolandırıcılık belki de bugün bile devam ediyor olabilirdi.

Zürih Savcılığı, şüphelilerin büyük bir kısmının, geçerli olmayan araçların geçerliymiş gibi satılmasını sağladığını ve bu şekilde çok sayıda aracı sahte muayene raporlarıyla satılabilir hale getirdiğini belirtti.

Adaletin Geç Kalan Müdahalesi ve Sonuçlar

Federal Ceza Mahkemesi, Solothurn Savcılığı’na „soruşturmayı başlatma“ ve „adli takibi sürdürme“ yükümlülüğü getirerek, tüm suçların o kantonda işlendiğini ve orada soruşturulması gerektiğini ifade etti. Mahkeme, „Bu tür durumlarda, şüpheli işlemlerle ilgili anonim ihbarlara duyarlı olmak ve bunları dikkatle incelemek büyük önem taşır. Zürih polisinin bu konuda nasıl başarılı bir şekilde soruşturma başlattığını takdirle karşılıyoruz“ ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak, Zürih’in etkili soruşturması, yıllarca süren büyük dolandırıcılığın açığa çıkmasını sağladı. Ancak Solothurn’un uzun süre süren pasif tutumu, adaletin geç müdahalesine yol açtı. Eğer Zürih’ten gelen güçlü müdahale olmasaydı, bu illegal faaliyetler muhtemelen daha uzun süre devam ederdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

CHP İsviçre Birliği’nden Özgür Özel’e Destek Mesajı

yazar

Published

on

By

CHP İsviçre Birliği Başkanı Ersoy Orak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına destek veren bir mesaj yayımladı. Orak, parti yönetimi ve üyeleriyle birlikte “teslim olmayan onurlu mücadele” çizgisinde hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, “Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum” sözlerinin ardından CHP İsviçre Birliği’nden de destek açıklaması geldi.

CHP İsviçre Birliği Başkanı Ersoy Orak yaptığı açıklamada, yönetim kurulu ve parti üyeleriyle birlikte Özgür Özel’in ortaya koyduğu mücadele anlayışı doğrultusunda hareket ettiklerini belirtti.

Orak mesajında, “CHP İsviçre Birliği olarak yönetim kurulumuz ve parti üyelerimizle beraber Sayın Özgür Özel’in teslim olmayan onurlu mücadele vaadi doğrultusunda hareket ettiğimizi kamuoyunun bilmesini isterim” ifadelerini kullandı.

Açıklamasını “Sevgi ve saygılarımla” sözleriyle tamamlayan Orak, parti tabanına birlik ve dayanışma mesajı verdi.

Dünya basınında ise CHP’nin 2023 kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı muhalefet açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Uluslararası medya kuruluşlarında yayımlanan analizlerde, kararın Türkiye’de siyasi belirsizlik, liderlik krizi ve demokrasi ile hukuk devleti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı yorumlarına yer verildi.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Telefon Dolandırıcılığı Davası: Türkiye Doğumlu Sanığa Hapis ve Sınır Dışı Kararı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşlıları hedef alan telefon dolandırıcılığı davasında, Türkiye doğumlu 36 yaşındaki bir sanık hakkında verilen hapis cezası ve sınır dışı kararı üst mahkeme tarafından da onandı.

Zofingen bölgesindeki dolandırıcılık ağıyla bağlantılı olduğu belirtilen sanık, Aargau Yüksek Mahkemesi’nde yeniden hâkim karşısına çıktı. İsviçre basınında yer alan haberlere göre sanığın, doğrudan mağdurları arayan kişiler arasında değil, organizasyona destek sağlayan ekip içinde yer aldığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında özellikle yaşlı kişilerin hedef alındığı olaylarda mağdurların büyük miktarda para ve değerli eşyalarını kaybettikleri belirtildi. İsviçre’de son yıllarda sık görülen bu yöntemde dolandırıcılar kendilerini polis, savcı ya da banka görevlisi olarak tanıtıp mağdurları baskı altına alarak para teslim etmeye ikna ediyor.

Mahkeme sürecinde dikkat çeken detaylardan biri ise sanığın duruşma sırasında öfkesine hâkim olamaması oldu. Yerel medya, zaman zaman mahkeme salonunda gergin anlar yaşandığını ve sanığın “kontrolünü kaybettiğini” yazdı.

Haberlere göre Türkiye doğumlu sanık uzun yıllardır İsviçre’de yaşıyor ve burada büyüdü. Perakende alanında meslek eğitimi aldığı, bir dönem kendi hayatını kurduğu ancak son yıllarda yeniden ailesinin yanına döndüğü aktarıldı.

Aargau Yüksek Mahkemesi’nin kararıyla birlikte sanık hakkında verilen sınır dışı hükmü de kesinleşmiş oldu. Dosyanın tüm ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmasa da İsviçre’de özellikle yaşlıları hedef alan telefon dolandırıcılığı suçlarına karşı son dönemde daha sert cezalar uygulanıyor.

Continue Reading

Gündem

Gazze Yardım Filosu Krizi: İsviçreli Aktivistler Türkiye’ye Gönderildi, Bern İsrail Büyükelçisini Çağırdı

yazar

Published

on

By

Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan uluslararası yardım filosuna yönelik İsrail müdahalesi diplomatik krize dönüştü. Filoda bulunan sekiz İsviçre vatandaşı aktivist Perşembe günü Türkiye’ye gönderilirken, İsviçre hükümeti İsrail’in Bern Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı (EDA), aktivistlerin diğer filo katılımcılarıyla birlikte Türkiye’ye sevk edildiğini açıkladı. Bern yönetiminin hem İsrail hem de Türkiye makamlarıyla temas halinde olduğu belirtildi.

Krizin merkezinde ise İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in paylaştığı görüntüler yer aldı. Sosyal medyada yayımlanan videoda, gözaltına alınan aktivistlerin elleri bağlı şekilde limanda bekletildiği görülürken, Ben-Gvir’in İsrail bayrağıyla aktivistlerin arasında dolaştığı görüntüler uluslararası tepki çekti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, görüntüleri “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, İsviçre Dışişleri Bakanlığı da İsrail makamlarından gözaltındaki İsviçre vatandaşlarının temel haklarına saygı gösterilmesini talep etti.

Perşembe günü İsrail’in Bern Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu Dairesi Başkanı Monika Schmutz Kirgöz ile görüşmeye çağrıldı. Görüşmede İsrailli Bakan Ben-Gvir’in tutumu nedeniyle resmi rahatsızlığın iletildiği açıklandı.

İsrail hükümeti içinde de görüntülere yönelik çatlak dikkat çekti. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Ben-Gvir’in davranışlarının ülkeye zarar verdiğini belirterek, “Bu İsrail’in yüzü değil” açıklamasında bulundu.

Kısa süre sonra İsrail Dışişleri Bakanlığı ise “Bizim değerlerimiz bunlar” başlığıyla yeni görüntüler paylaşarak, polislerin gözaltındaki aktivistlere su verdiği anları yayımladı.

Başbakan Binyamin Netanyahu da Ben-Gvir’in tavrının İsrail’in değerlerini yansıtmadığını söyledi. Ancak Netanyahu, Gazze’ye ulaşmaya çalışan filoların İsrail karasularına girişinin engellenmesinin ülkenin hakkı olduğunu savundu.

İsrail makamları, gözaltına alınan aktivistlerin mümkün olan en kısa sürede sınır dışı edilmesi için işlem başlatıldığını açıkladı.

Continue Reading
Advertisement

Trendler