Gündem
ALMANYA’YA EN FAZLA KAÇAK GİRİŞ DENEMESİ VE GERİ ÇEVİRME İSVİÇRE SINIRINDAN
Almanya Federal Polisi, 2024’ün ilk dokuz ayında toplam 53.410 izinsiz giriş vakası tespit etti ve en fazla kaçak giriş ile geri çevirme İsviçre sınırında kaydedildi. İsviçre sınırında 9.113 kişi geri çevrilirken, toplamda 28.321 kişi Almanya’nın kara sınırlarından geri çevrildi. Bild am Sonntag’ın haberine göre, bu veriler Alman Basın Ajansı tarafından Federal Polisçe de doğrulandı. İsviçre sınırlarından Almanya’ya kaçak girişlerin yüksek olması, İsviçre’ye girişlerin kolay olması ve Almanya’ya İsviçre üzerinden girmeye çalışılması olarak yorumlanıyor. Almanya’nın sınır kontrollerini sıkılaştırması da İsviçre’yi uzun süredir rahatsız ediyor.
Almanya Federal Polisi, 2024’ün ilk dokuz ayında ülkenin kara sınırlarında toplam 53.410 izinsiz giriş vakası kaydetti. Bu süreçte, 28.321 kişi çeşitli noktalarda geri çevrildi. Bild am Sonntag’ın haberine göre, bu veriler Alman Basın Ajansı tarafından da doğrulandı.
Yılın İlk Dokuz Ayındaki İstatistikler
Federal Polis, 1.195 kaçakçıyı yakalayarak 1.088 kaçakçılık vakasını da tespit etti. Yapılan açıklamalara göre, bu rakamlar sadece kara sınırlarında yapılan denetimlere dayanıyor; havalimanları ve deniz limanlarındaki denetimler ise bu verilerde yer almıyor. Ayrıca, sınır verilerinin zamanla değişebileceği, çünkü bazı verilerin daha sonra güncellenebileceği de vurgulandı.
Bu dönemde, güvenlik güçleri 7.783 kişi üzerinde açık tutuklama emirlerini yerine getirdi. Yakalanan bu kişilerin çoğunluğu, ödenmemiş para cezaları, ağır suçlar veya cezaevine girmemiş olmaları nedeniyle gözaltına alındı. Bazı durumlarda, uluslararası aramalar da söz konusuydu.
Geri Çevirmelerde İlk Sıra
Sınır kontrollerinde en fazla geri çevrilme, İsviçre sınırında gerçekleşti. Burada 9.113 kişi geri çevrilirken, diğer ülkelerdeki geri çevirmeler sırasıyla şöyle gerçekleşti: Polonya’da 7.862, Avusturya’da 5.468 ve Fransa’da 2.350 kişi. Geri çevrilenlerin çoğunluğunu Ukraynalılar (5.935 kişi), Suriyeliler (4.708 kişi) ve Afganlar (2.396 kişi) oluşturdu.
Federal polis, 1.482 kişinin daha önce sınır dışı edilmesine rağmen, yine de Almanya’ya girmeye çalıştığını bildirdi. Bir kişi, geçerli bir oturum belgesi olmadan sınırı geçmeye çalıştığında izinsiz giriş yapmış sayılıyor. Geri çevirme işlemleri, yalnızca bir kişinin sığınma talebinde bulunmadığı veya geçici giriş yasağı bulunduğu durumlarda gerçekleşebiliyor.
Sınır Kontrollerinin Gerekçesi
Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, 15 Eylül’den itibaren tüm kara sınırlarında uygulanan sabit kontrollerin gerekçesini, düzensiz göç ve uluslararası suçların önlenmesi olarak açıkladı. Bu kontroller, Danimarka, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg sınırlarını kapsıyor. Fransa ile olan sınırda ise Olimpiyat Oyunları nedeniyle daha önceden kontroller yapılmıştı.
Daha önce, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve İsviçre sınırlarında denetimler 2023 yılının Ekim ayından beri devam etmekte. Almanya-Avusturya sınırında ise bu kontroller 2015 yılından beri uygulanıyor.
Gelecek Beklentileri
Sınır kontrollerinin, geri çevirmeler için gerekli bir ön koşul olduğunu belirten yetkililer, bunların yalnızca sınırda yapılabileceğine dikkat çekiyor. Almanya’daki futbol Avrupa Şampiyonası sırasında, 2024 yazında tüm kara sınırlarında geçici kontroller uygulanmıştı.
1 Kasım’da, Almanya Federal Polisi tarafından yapılan sınır kontrollerinin genel etkileri ve detaylı istatistikler hakkında bir raporun açıklanması bekleniyor. Bu rapor, kontrollerin etkinliği ve izinsiz girişler üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.
#İsviçresınır #bundespolizei #almanya #deutschland #asyl#İsvicre #Aargau #İsviçre #Tessin #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Shveytsariya #Švicarska #isvicrehaberleri #luzern #zürich #zürih #basel #bern #isvicredehayat #berlin
Gündem
İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli
İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.
Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.
Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.
Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.
Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.
Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.
Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.
Gündem
İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede
İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.
Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de
2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.
Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.
Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.
Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı
İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.
Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.
Benzer dosyada farklı karar
Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.
Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.
Siyasi baskı artıyor
Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.
Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.
Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.
Dünya
İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri
İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.
⚖️ Ne Oldu?
İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.
Bu karar:
- Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
- İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir
Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:
- İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
- Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor
🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?
İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:
👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi
İsviçre:
- 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
- Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu
⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi
İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:
- Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası
Enderlin bu konuda:
- Durumun henüz net olmadığını
- Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi
İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı
🌍 Küresel Perspektif
- Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
- Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor
İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var
📌 Genel Değerlendirme
Bu gelişme:
- İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
- Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi
İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


