Sosyal Medya

Gündem

Almanya’da Şok Edici Geri Gönderme Talimatı: Direnişe Ödül, Polisi Zora Sokuyor!

yazar

Yayınlayan

on

Almanya Leipzig-Halle/Düsseldorf, 21.08.2024 – Federal Başbakan Olaf Scholz (SPD) bir yıl önce „Büyük ölçekli geri gönderme yapmalıyız“ şeklinde bir vaatte bulunmuştu. Ancak Düsseldorf Havalimanı’ndaki son olay, Almanya’nın geri gönderme politikasındaki ciddi eksiklikleri gözler önüne serdi. Şimdi, geri gönderme sürecini daha da karmaşık hale getiren şok edici bir talimatla karşı karşıyayız.

Şok Eden Talimat: Direniş Ödüllendiriliyor

Son günlerde Leipzig-Halle Havalimanı’nda bir Afgan vatandaşının charter uçağına bindirilme sürecinde yaşananlar dikkat çekti. Düsseldorf Havalimanı’ndan gelen bir yazı, geri gönderme sürecinde direniş gösteren kişilerin serbest bırakılabileceğini belirtiyor. Yazıda, „Eğer kişi uçağa binmeyi reddederse veya geri gönderilmeye aktif ya da pasif direnç gösterirse, serbest bırakılabilir ve kendisine tahsis edilen konuta kendi başına dönebilir“ deniliyor. Bu talimat, sığınmacıların geri gönderilmesini zorlaştıran ve direnişi teşvik eden bir durum yaratıyor.

Polislerin Büyük Şaşkınlığı

Federal Polis Sendikası (DPolG) Başkan Yardımcısı Manuel Ostermann, bu absürd düzenlemeye olan derin hayal kırıklığını dile getiriyor: „Hukuk devleti bu şekilde absürd bir şekilde işlemez. Göçmenler geri gönderme sürecinden direnişle kaçabiliyor ve bu kişilerin ardından serbest kalmaları daha da absürd hale getiriyor. Bu durum, hem hukuk devletini hem de polis memurlarını olumsuz etkiliyor.“

Şiddetli Polis Saldırıları: Hastaneye Yatış

Düsseldorf Havalimanı’nda yaşanan bir diğer olayda, Fildişi Sahili’nden gelen bir kişi geri gönderilme sırasında iki polis memuruna saldırdı. Saldırgan, bir memura yumruk atarken, diğerinin elinden ısırarak ciddi şekilde zarar verdi. Her iki polis memuru da hastaneye kaldırıldı; birinin beyin sarsıntısı geçirdiği, diğerinin ise derin bir ısırık yarası olduğu belirtildi.

Yetkililerin Talimatlarına Karşı Hareket

Polis memurları, talimatlara rağmen şiddet uygulayan kişiyi hafifletici işlemler yerine doğrudan adalete teslim etti. Ostermann, „Bürokratik saçmalıkla bu işin olacağını sanmıyorum. Bizim ihtiyaç duyduğumuz şey, federal geri gönderme gözaltı yerleri ve altı aylık gözaltı süreleri ile pasaport ikame belgelerinin teminidir. Ayrıca, geri gönderme süreçlerinin sorumluluğunun federal polise verilmesi gerekiyor“ diyor.

Politikaların Yetersizliği ve Boş Vaatler

Vaatlere rağmen somut adımların atılmaması, sorunun çözülmediğini gösteriyor. Ostermann, „Hükümet ve İçişleri Bakanı bu önemli konuyu ciddiye almıyor. Sadece vaatler var, ancak uygulama yok. Bu, bir başka iflas ilanıdır“ şeklinde konuşuyor.


#GeriGöndermeÇılgınlığı #PolisTalimatı #HukukDevleti #SığınmacıPolitikası #asyl #abschiebung #afganer #syrier #migranten #göçmen #geriiade #almanya #deutschland #bundesregierung #Almanyahaberi

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İSVİÇRE’NİN PATRİOT HAVA SAVUNMA SİSTEMİ TESLİMATI GECİKEBİLİR

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre ordusu için sipariş edilen ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatında gecikme yaşanabileceği bildirildi. Küresel talep ve uluslararası güvenlik krizlerinin üretim programını etkilediği belirtiliyor.

BERN — İsviçre ordusu için satın alınan ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatında gecikme yaşanabileceği açıklandı. Federal Savunma Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, sistemlerin üretim ve teslimat takviminde uluslararası gelişmeler nedeniyle değişiklik yaşanabileceği belirtildi.

İsviçre, hava savunmasını modernize etmek amacıyla ABD’den Patriot sistemleri satın alma kararı almıştı. Ancak son dönemde artan küresel güvenlik riskleri ve çeşitli ülkelerin aynı sistemlere yönelik talebinin yükselmesi üretim kapasitesini zorladı.

Savunma yetkilileri, özellikle Avrupa ve Orta Doğu’daki güvenlik gerilimlerinin savunma sanayisine yönelik siparişleri artırdığını belirtiyor. Bu durum bazı teslimatların planlanan tarihlerden daha geç gerçekleşmesine yol açabiliyor.

Patriot sistemi, modern hava savunma teknolojileri arasında en gelişmiş platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Sistem, balistik füzeler, seyir füzeleri ve savaş uçaklarına karşı koruma sağlayabiliyor.

İsviçre hükümeti, ülkenin hava savunma kapasitesini güçlendirmek için yürütülen modernizasyon programının stratejik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yetkililer, gecikme ihtimaline rağmen projenin planlandığı şekilde devam edeceğini belirtti.

Uzmanlar, Avrupa’da güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hale gelmesi nedeniyle birçok ülkenin hava savunma sistemlerine yatırım yaptığını ve bunun üretim süreçlerinde yoğunluğa yol açtığını ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

HÜRMÜZ GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI YÜKSELTEBİLİR

yazar

Yayınlayan

on

By

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim petrol piyasalarında dalgalanma endişesine yol açtı. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki artışın İsviçre’de yakıt maliyetlerini de yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.

BERN — Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı çevresinde artan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında fiyat artışı endişelerini beraberinde getirdi. Uzmanlar, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin İsviçre’de yakıt maliyetlerini artırabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası olarak kabul ediliyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her türlü güvenlik krizi küresel petrol arzını ve fiyatlarını doğrudan etkileyebiliyor.

Enerji piyasası analistleri, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin kısa sürede Avrupa’daki akaryakıt fiyatlarına da yansıyabileceğini belirtiyor. Bu durumun özellikle ulaşım ve lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.

İsviçre’de akaryakıt fiyatları uluslararası petrol piyasalarına bağlı olarak değişiyor. Küresel fiyatların artması durumunda benzin ve dizel fiyatlarında da yükseliş görülebileceği belirtiliyor.

Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki artışın aynı zamanda enflasyon üzerinde de etkili olabileceğini vurguluyor. Özellikle petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalması durumunda ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.

İsviçre hükümeti ve enerji kurumları, gelişmeleri yakından takip ederken, uzmanlar piyasadaki belirsizliğin Orta Doğu’daki güvenlik durumuna bağlı olarak şekilleneceğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İSVİÇRELİLER 8 MART’TA REFERANDUM İÇİN SANDIK BAŞINA GİDİYOR

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de seçmenler 8 Mart’ta yapılacak ulusal referandum kapsamında çeşitli siyasi ve ekonomik konularda oy kullanmak üzere sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Ülkede doğrudan demokrasi sisteminin bir parçası olan referandumlarda vatandaşlar, federal düzeyde önemli politika önerileri hakkında doğrudan karar verebiliyor.

Bu yılki oylamada kamu yayıncılığı finansmanı, bireysel vergilendirme sistemi, iklim politikalarına yönelik fon oluşturulması ve nakit paranın anayasal güvence altına alınması gibi başlıkların öne çıktığı belirtiliyor. Federal hükümet ve parlamentoda yapılan tartışmaların ardından referanduma sunulan önerilerin, İsviçre’nin ekonomik ve sosyal politikaları üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.

Özellikle kamu yayıncılığı ücretleri konusunda yürütülen tartışmalar, son haftalarda ülkede geniş bir kamuoyu gündemi oluşturdu. Bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları mevcut ücret sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunurken, kamu yayın kuruluşları ise bu gelirlerin bağımsız ve güçlü medya yapısının sürdürülmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Referandumda ele alınacak bir diğer konu ise bireysel vergilendirme sistemine geçiş önerisi. Bu düzenlemenin kabul edilmesi halinde evli çiftlerin vergi sisteminde ayrı ayrı değerlendirilmesi öngörülüyor. Destekleyenler bunun vergi sisteminde daha fazla eşitlik sağlayacağını savunurken, karşı çıkanlar ise uygulamanın kamu maliyesi üzerinde belirsizlik yaratabileceğini ifade ediyor.

İklim politikaları kapsamında oluşturulması planlanan fon ise çevre yatırımlarını ve enerji dönüşüm projelerini desteklemeyi hedefliyor. Bu konunun da ülkede çevre politikaları açısından önemli bir adım olarak görüldüğü belirtiliyor.

İsviçre’de doğrudan demokrasi sistemi kapsamında vatandaşlar yıl içinde birden fazla kez referanduma katılarak federal ve yerel düzeydeki karar süreçlerinde doğrudan rol oynuyor. 8 Mart’taki oylamanın da ülkede geniş bir katılımla gerçekleşmesi bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler