Sosyal Medya

Avrupa

ALMANYA’DA 600’E YAKIN CORONA AŞI ZARARI RESMEN TANINDI

yazar

Yayınlayan

on


BERLİN – Almanya’daki yetkili makamlar, Corona aşısı sonrası kalıcı sağlık zararları yaşandığını belirten yaklaşık 600 başvuruyu resmen tanıdı. Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinin federal eyaletlerin sosyal yardım dairelerinden (Versorgungsämter) edindiği bilgiye göre, Nisan ayı başına kadar en az 573 başvuru onaylandı.

Toplamda ise 14.000’in üzerinde aşı zarar başvurusu yapıldığı bildirildi. Bunların büyük bir kısmı reddedildi. FAZ’ın haberine göre, aşı zararı tanınma oranı yalnızca yüzde 6,2 seviyesinde kaldı. Ret kararlarına karşı ülke genelinde halen 2.000’in üzerinde itiraz süreci devam ediyor.

📌 Robert Koch Enstitüsü (RKI), aşı zararını, bir aşının sebep olduğu sağlık sorunlarının uzun vadeli sağlık ve ekonomik sonuçları olarak tanımlıyor. Başvurunun kabul edilmesi için, zararın en az altı ay boyunca devam etmesi gerekiyor. Genellikle bir uzman raporuyla durumun doğrulanması talep ediliyor.

Corona aşıları, Almanya’daki Ständige Impfkommission (STIKO) tarafından tavsiye edilen aşılar arasında yer aldığı için, bu durum başvuru değerlendirmelerinde önemli bir ölçüt olarak kabul ediliyor.

📌 YAYIN TARİHİ: 21.04.2025
🕒 OKUMA SÜRESİ: 2 dakika

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Viyana’da Türk Marketinde Hijyen Skandalı: Çiğ Et Sokak Ortasında Taşındı

yazar

Yayınlayan

on

By

Avusturya’nın başkenti Viyana’nın Ottakring semtinde faaliyet gösteren bir Türk marketinde gıda hijyenine ilişkin ciddi ihlaller tespit edildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, iki market çalışanının çiğ eti hiçbir koruyucu önlem almadan, açıkta ve bir alışveriş arabasıyla cadde üzerinden mağazaya taşıdığı görüldü.

Olayın ihbar edilmesinin ardından Viyana Belediyesi Pazar Denetim Dairesi (Marktamt) harekete geçti. Yapılan denetimlerde, söz konusu Türk marketinde yalnızca etin uygunsuz şekilde taşınmasıyla sınırlı kalmayan, birden fazla hijyen ve mevzuat ihlali tespit edildi.

Yetkililer, gıda güvenliği kurallarının ihlal edilmesinin halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekerek, işletme hakkında yasal işlem başlatıldığını ve gerekli yaptırımların uygulanacağını açıkladı. Denetimlerin benzer işletmelerde de sıklaştırılacağı bildirildi.

Olay, Viyana’da faaliyet gösteren etnik marketlerdeki denetimlerin yeterliliği ve tüketici güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Paris’te Estetik Operasyon Skandalı: Milyarder Penis Büyütme Ameliyatında Hayatını Kaybetti

yazar

Yayınlayan

on

By

PARİS — Belçika–İsrail asıllı milyarder ve elmas tüccarı Ehud Arye Laniado, Fransa’nın başkenti Paris’te estetik amaçlı penis büyütme ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Olay 2019 yılı mart ayında gerçekleşmiş olup son duruşmada sorumlu doktorlara ceza verildi.

Laniado’nun penis büyütme işlemi için özel bir klinikte aldığı enjeksiyon sırasında rahatsızlık hissettiği ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında operasyonu planlayan cerrah Guy H. ile birlikte ameliyata giren asistan doktorlara ertelenmiş hapis cezaları verildi. Her iki doktor da ömür boyu meslekten men edildi.

Paris mahkemesi, Guy H.’ye 15 ay ertelenmiş hapis cezası ve 50 bin euro para cezası, asistan doktorlara ise 12 ay ertelenmiş hapis ve 20 bin euro para cezası verdi. Ayrıca her iki doktorun da tıbbi uygulama yapması kalıcı olarak yasaklandı.

Soruşturma sırasında Laniado’nun odasında yasaklı performans artırıcı maddeler ve ereksiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar bulunduğu, bu maddelerin kalp krizi riskini artırmış olabileceği kaydedildi. Ayrıca ameliyatta görev alan asistanlardan birinin Fransa’da resmi tıp kayıtlarının olmadığı belirlendi.

Ehud Arye Laniado, elmas sektöründe tanınmış bir iş insanı olarak biliniyordu ve Omega Diamonds firmasıyla uluslararası alanda faaliyet gösteriyordu.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Sosyal medya ruhsal hastalıklara bakışı şekillendiriyor: Gençler TikTok üzerinden kendilerine tanı koyuyor

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN / KREMS – Sosyal medya platformlarında, özellikle TikTok’ta paylaşılan içeriklerin gençlerin ruhsal hastalıklara ilişkin beklentilerini önemli ölçüde etkilediği ve kendi kendilerine tanı koyma eğilimini artırdığı bildirildi.

Avusturya’nın Krems kentindeki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Özel Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, özellikle gençler arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile otizm gibi gelişimsel bozukluklara yönelik “öz tanı” vakaları son yıllarda belirgin şekilde arttı.

Araştırmada, TikTok’ta “DEHB” veya “otizm” anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarda milyonlarca kez izlenen videolara ulaşıldığı, bu videolarda kullanıcıların günlük yaşamlarını “DEHB simülasyonu” olarak sunduğu, otistik tikler veya duygusal krizler (meltdown) sergilediği ve takipçilere kendi kendine tanı koyma yöntemleri önerdiği belirtildi.

“İstediği tanıyı” alma eğilimi yaygınlaşıyor

Çalışmaya katılan 93 klinik psikolog, gençlerin artık doktora “Bende ne var?” sorusuyla değil, belirli bir tanı beklentisiyle başvurduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılardan Gloria Mittmann, birçok gencin ruhsal bir tanıyı kimliğinin parçası haline getirdiğini belirterek, “Gençler çoğu zaman belirli bir etiketin ya da kimliğin doğrulanmasını güçlü biçimde istiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle yüksek eğitimli ve sosyal medyayı yoğun kullanan genç kadınlarda bu eğilimin daha belirgin olduğu kaydedildi.

Araştırmada, gençlerin doktorlar tarafından yapılan değerlendirmelerde farklı bir sonuca ulaşılsa bile “arzu edilen tanıdan” vazgeçmediği, bunun yerine başka sağlık kuruluşlarına başvurarak tanıyı teyit ettirmeye çalıştığı, bu durumun literatürde “tanı alışverişi” (diagnosis shopping) olarak adlandırıldığı vurgulandı.

Videoların yarısından fazlası yanlış bilgi içeriyor

Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bölümünün bilimsel temelden yoksun olduğuna dikkati çekiyor.

Mart ayında “PLOS One” dergisinde yayımlanan bir başka araştırmaya göre, TikTok’taki en popüler DEHB videolarının yüzde 50’sinden fazlasında, tanı kriterleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin yanlış veya eksik bilgiler yer alıyor.

Uzmanlar, bu durumun gençlerde yanlış beklentiler oluşturduğunu, gerçek klinik değerlendirmelerle örtüşmeyen sonuçların ise hayal kırıklığı, kaygı ve kimlik bunalımına yol açabileceğini ifade ediyor.

İsviçre’de on binlerce kişi etkileniyor

Verilere göre İsviçre’de yaklaşık 200 bin kişi DEHB ile yaşıyor, çocukların yaklaşık yüzde 5’i bu tanıyı taşıyor. “Autismus Schweiz” verileri ise ülkede 100 bin ila 250 bin arasında kişinin otizm spektrumunda yer aldığını gösteriyor.

Son yıllarda üniversite hastaneleri ve uzman merkezlerine otizm ve DEHB değerlendirmesi için yapılan başvurularda da ciddi artış yaşandığı bildiriliyor.

Uzmanlar, sosyal medyanın ruh sağlığı konularında farkındalık yaratabileceğini ancak yanlış bilgilerin ciddi riskler taşıdığını vurgulayarak, kesin tanı ve tedavi için yalnızca uzman hekimler ve yetkili sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler