Connect with us

Gündem

ALMANYA İSVİÇRELİ ALIŞVERİŞ TURİSTLERİNİ KAZANMAK İSTİYOR

yazar

Published

on

Almanya, İsviçreli alışveriş turistleri için yeni düzenlemelerle büyük bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Hükümet, alışveriş turizmini daha cazip hale getirmek amacıyla dijital çıkış belgesini hayata geçirecek ve 50 Euro’luk vergi iade sınırını kaldıracak. Bu değişiklik, yıllardır Almanya’daki yerel işletmelerin şikayetleri üzerine uzun süredir tartışılan bir konuya çözüm getirecek.

İsviçre’deki Değişikliklerin Ardından Almanya’nın Adımı

İsviçre’de alışveriş turizmi son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Ancak Bern yönetimi, 2025 yılından itibaren, ülke dışından yapılan alışverişlere uygulanan vergi muafiyet sınırını 300 franktan 150 franka düşürme kararı aldı. Bu düzenleme, özellikle Almanya’ya alışveriş yapmak için gelen İsviçrelilerin alışveriş yapma motivasyonunu zayıflatmayı hedefliyor. İsviçreli tüketiciler, daha fazla vergi ödemek zorunda kalmamak için alışverişlerini sınıra yakın bölgelerde yapma eğilimindeydi. Ancak Almanya, bu durumu tersine çevirebilmek için yeni adımlar atıyor.

Dijital Çıkış Belgesi ve Yeni Vergi İade Düzenlemeleri

Almanya, sınır ötesi alışverişi teşvik etmek ve İsviçreli turistleri cezbetmek amacıyla önemli bir düzenlemeye imza atıyor. Bu yeni adım, alışveriş turistlerinin KDV geri alabilme sürecini kolaylaştıran dijital çıkış belgesinin uygulanması ile ilgili. Artık, alışveriş yapan turistler, KDV iade taleplerini yapmak için uzun kuyruklarda beklemek yerine, dijital bir sistem olan mobil uygulama (APP) üzerinden işlemlerini tamamlayabilecek. Bu dijital sistem, işlemlerin hızlanmasına ve sınırdaki bekleme sürelerinin ciddi şekilde kısalmasına yardımcı olacak.

50 EURO’LUK „KÜÇÜK EŞİK“ KALKIYOR

Bir diğer önemli değişiklik ise, Almanya’da alışveriş turistlerinin vergi iade işlemlerini zorlaştıran 50 Euro’luk „bagatellgrenze“ (küçük eşik) sınırının kaldırılması. Bugüne kadar, 50 Euro’nun altındaki alışverişler için KDV iadesi yapılmıyordu. Ancak yeni düzenleme ile birlikte, artık 50 Euro’nun altındaki alışverişlerde dahi Alman KDV’si iade edilebilecek. Bu sayede İsviçreli alışveriş turistleri, her bir alışverişinde, alışveriş tutarına bakılmaksızın vergi iadesi alabilecekler.

Bu değişiklik, İsviçreli tüketiciler için büyük bir avantaj sağlayacak. Küçük alışverişlerde bile vergi iadesi almak, alışveriş turizmini daha cazip hale getirecek ve sınır ötesi alışverişin artmasına neden olacak.

İsviçre’nin Kaybı Almanya İçin Kazanım Olacak

Almanya, yıllardır İsviçreli turistlerin ülke sınırını geçip Almanya’dan alışveriş yapmalarına karşı büyük bir ekonomik kayıp yaşıyordu. İsviçreli tüketiciler, Almanya’daki uygun fiyatları ve vergi iadelerini avantaj olarak görerek sınır ötesi alışveriş yapıyordu. Ancak, İsviçre’nin vergi muafiyet sınırını düşürmesiyle birlikte, bu alışverişlerin azalması bekleniyor. Almanya ise yeni düzenlemelerle bu kaybı telafi etmeyi hedefliyor. Özellikle dijital çıkış belgesi, işlem kolaylığı sağlayarak Almanya’daki yerel işletmelerin daha fazla İsviçreli turist çekmesine olanak tanıyacak.

Yeni Düzenleme ve Alışveriş Turizminin Geleceği

Almanya’nın dijital çıkış belgesi uygulaması, sadece İsviçreli turistler için değil, aynı zamanda tüm Avrupa’dan gelen alışveriş turistleri için de önemli bir gelişme. Sistem, aynı zamanda Almanya’nın vergi iadesi süreçlerini de modernize etmiş olacak. Bu düzenlemeyle birlikte, hem Almanya’daki perakendeciler hem de İsviçreli tüketiciler için kazançlı bir durum söz konusu.

Almanya’daki bu değişikliklerin etkisi, özellikle sınır ticareti ve turizmi açısından büyük olabilir. Ancak, Bern’in 150 franklık alışveriş sınırı ile İsviçreli tüketicileri kısıtlama çabalarına karşın, Almanya’nın sunduğu kolaylıklar ve fırsatlar alışveriş turizmini hala cazip kılmaya devam edecek.

Sonuç olarak, Almanya’nın bu yeni düzenlemeleri, hem yerel ekonomiyi canlandıracak hem de İsviçreli alışveriş turistlerine yeni fırsatlar sunacak gibi görünüyor. Dijital çıkış belgesi uygulaması ve vergi iade sınırının kaldırılması, iki ülke arasındaki ticaretin daha da büyümesine olanak sağlayacak.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler