Connect with us

İsviçre

A13: Önemli Alp Geçidi Aylarca Kapalı Kalacak

yazar

Published

on

İsviçre’de hafta sonu boyunca etkili olan şiddetli fırtınalar, bir kişinin ölümüne ve iki kişinin kaybolmasına yol açtı. Bodensee bölgesini Kuzey İtalya’ya bağlayan A13 karayolu, büyük bir toprak kayması sonucu kapandı.

Graubünden’de 7000 yıldırım düşerken, kanton ağır yağışlarla sarsıldı. Doğu İsviçre’de bulunan bu kanton, diğer bölgeler gibi hafta sonu boyunca yoğun fırtınadan etkilendi. Meteonews hava durumu servisi, 24 saat içinde metrekare başına 125 litre yağış düştüğünü bildirdi. Bu miktar, Haziran ayı ortalamasının neredeyse tamamına eşdeğer.

Misoxtal’deki durum özellikle kritik

Bu bölge, A13 otoyolu üzerinde, Bellinzona’nın yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Yol, Kuzey İtalya’dan Bodensee bölgesine giden tatilciler tarafından yoğun olarak kullanılıyor.

Bu yolun uzun süre kullanılamayacağı tahmin ediliyor. Avusturya ile İtalya arasında Brenner Geçidi ve İsviçre’deki Sankt-Gotthard Tüneli ile birlikte Alpler üzerindeki en önemli transit yollarından biri olan A13, haftalarca, belki de aylarca kapalı kalacak. Misoxtal’daki Lostallo kasabası yakınlarında meydana gelen toprak kayması, yolu 200 metrelik bir alanda kapladı. Birkaç ev moloz yığını altında kalarak yıkıldı.

Pazar günü bir adamın cesedi bir dere yatağında bulundu

Daha önce kaybolan bir kadın ise Cumartesi sabahı enkazdan kurtarıldı. İki kişi ise hala kayıp. Graubünden Kanton Polisi’nin operasyon şefi William Kloter, kayıpların bulunma şansının çok az olduğunu belirterek kimsenin arama çalışmalarına katılmaması gerektiğini vurguladı: „Daha fazla kurban vermek istemiyoruz.“ Kayıplar, helikopterler, dronlar ve köpekler kullanılarak arandı. Ancak kötü hava koşulları nedeniyle arama çalışmaları zaman zaman durdurulmak zorunda kaldı. Pazar günü kurtarma ekiplerine İsviçre Ordusu da destek verdi.

Lostallo Belediye Başkanı Nicola Giudicetti, Tagesanzeiger gazetesine yaptığı açıklamada, „Nehir o kadar yükseldi ki otoyolu beraberinde sürükledi. 30 yılı aşkın süredir belediye başkanıyım, böyle bir şey görmedim,“ dedi.

Cuma günü kurtarma ekipleri de tehlike altındaydı. Toprak kaymasını incelemek isteyen iki kanton polisi, araçlarıyla birlikte sel sularına kapıldı ve yüzerek kurtulabildi.

Zermatt 24 Saat Boyunca Dış Dünyadan Kopuk

Pazar sabahı Doğu İsviçre’de yağışlar devam etti, ancak önceki günlere göre daha hafifti. Graubünden dışında, güneybatıdaki Wallis kantonu da şiddetli fırtınalardan etkilendi. Zermatt, 24 saat boyunca dış dünyadan izole oldu. Tren hattı ve erişim yolu, birkaç dere taşkını nedeniyle kapandı. Zermatt, Cumartesi akşamı tekrar trenle erişilebilir hale geldi. Wallis’in diğer bölgelerinde de şiddetli yağışlar nedeniyle ciddi taşkınlar yaşandı, ancak Pazar günü durum sakinleşti ve Rhone Nehri ve yan kolları için yapılan sel uyarısı kaldırıldı.

Graubünden’deki A13 yolunun kapalı olması, tatil sezonunun başlamasıyla birlikte büyük bir trafik kaosu yaratabilir. Alternatif rotaların az olması nedeniyle Gotthard Tüneli’nin daha da yoğunlaşması bekleniyor.

Transit trafiği için yetkililer, Gotthard Otoyolu A2 üzerinden geniş çaplı bir sapma yolu belirledi. Yerel halk, kapalı noktaya kadar A13’ü kullanabilecek. Ancak bazı köyler hala yalnızca helikopterle erişilebilir durumda.

İsviçre Karayolları Dairesi (Astra), hava koşulları elverişli ve nehir su seviyesi düşük olduğunda otoyolda ilk onarım çalışmalarına Pazartesi günü başlanabileceğini açıkladı. Ancak A13’ün yeniden açılması uzun sürecek.

Polis Komutanı Kloter, Sonntagsblick gazetesine verdiği demeçte, „A13’ün kısa sürede veya yakın gelecekte kullanıma açılması mümkün görünmüyor,“ dedi.

Lostallo Belediye Başkanı Nicola Giudicetti ise ülke genelinde dayanışma çağrısında bulundu: „Yapacak çok iş var, hasar büyük. Bu yüzden İsviçre’nin desteğine ihtiyacımız var.“

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de deepfake skandalı büyüyor: “Sadece buzdağının görünen kısmı”

yazar

Published

on

By

İsviçre’de ortaya çıkarılan deepfake skandalı, dijital ortamda kadınlara yönelik istismar riskini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, yapay zekâ ile üretilen sahte içerikler sadece tekil olaylar değil, daha büyük bir sorunun parçası.

⚠️ Sahte görüntüler yayılıyor

Yapılan araştırmalara göre, halka açık Telegram gruplarında en az 14 İsviçreli kadına ait yapay zekâ ile oluşturulmuş sahte müstehcen görüntüler paylaşıldı. Söz konusu içeriklerin tamamının gerçek dışı olduğu belirtildi.

Mağdurlar arasında tanınmış sosyal medya içerik üreticileri de yer alırken, bazı kadınlar yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak polise suç duyurusunda bulundu.

🌐 Organize yapı dikkat çekiyor

Araştırmalar, bu içerikleri paylaşan kişilerin büyük bölümünün İsviçre’den olabileceğini ortaya koydu. Gruplarda kullanıcıların birbirlerini teşvik ettiği ve daha gerçekçi sahte görüntüler üretmek için yöntemler paylaştığı belirlendi.

Yetkililer, ilgili grupların kapatılmış olmasına rağmen benzer içeriklerin farklı platformlarda yayılmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

📉 Güvenlik endişesi artıyor

Uzmanlara göre, bu tür olaylar kadınların hem dijital ortamda hem de günlük yaşamda kendilerini güvende hissetmesini olumsuz etkiliyor.

Resmi verilere göre, İsviçre’de 2025 yılında 22 binden fazla aile içi şiddet vakası kaydedildi. Ayrıca ülkede ortalama iki haftada bir kadın cinayeti işlendiği belirtiliyor.

🌍 Küresel bir sorun

Benzer olayların yalnızca İsviçre ile sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Uluslararası araştırmalar, dijital platformlarda kadınlara yönelik istismar içeriklerinin hızla arttığını ve organize ağlar tarafından yayıldığını ortaya koyuyor.

🏛️ Yasal düzenleme çağrısı

Gelişmelerin ardından İsviçre’de siyasi çevreler, deepfake içeriklere karşı daha güçlü yasal düzenlemelerin gerekliliğini tartışmaya başladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre “güvenli liman” olarak öne çıkıyor: Körfez sermayesi ülkeye yöneliyor

yazar

Published

on

By

İran savaşı sonrası artan jeopolitik riskler, Körfez ülkelerindeki yatırımcıları daha güvenli finans merkezlerine yönlendirirken, İsviçre bu süreçte öne çıkan ülkelerden biri oldu. Uzmanlara göre, başta Dubai olmak üzere Körfez bölgesinden on milyarlarca franklık sermaye İsviçre’ye kayıyor.

💰 Milyarlarca franklık hareket

Finans danışmanlık şirketi PwC’ye göre, halihazırda on milyarlarca frank değerindeki varlık ya transfer sürecinde ya da kısa süre içinde İsviçre’ye taşınacak.

Uzmanlar, söz konusu sermayenin büyük bölümünün uluslararası yatırım ağına sahip varlıklı kişilerden geldiğini ve bu kişilerin farklı ülkeler arasında varlıklarını hızlı şekilde taşıyabildiğini belirtiyor.

🌍 İsviçre’nin cazibesi artıyor

Ekonomistler, İsviçre’nin siyasi istikrarı, güçlü para birimi ve vergi avantajlarının, ülkeyi küresel yatırımcılar için “güvenli liman” haline getirdiğine dikkat çekiyor.

Özellikle Cenevre Gölü çevresi gibi bölgelerde finansal hareketliliğin arttığı gözlenirken, gayrimenkul sektöründe de ilginin yükseldiği ifade ediliyor.

🏠 Yerleşim talebi de artabilir

Bazı kantonlarda Körfez ülkelerinden gelen bireylerin yerleşim konusunda bilgi aldığı belirtiliyor. Ticino ve Zug kantonlarında bu yönde ilk sinyallerin alındığı, ancak şimdilik sayının sınırlı olduğu kaydediliyor.

⚖️ Kalıcı olup olmayacağı belirsiz

Uzmanlar, bu sermaye akışının kalıcılığı konusunda temkinli. ETH Zürih’e bağlı ekonomi araştırmacıları, yüksek varlıklı kişilerin yatırım ve ikamet tercihlerini küresel koşullara göre hızlı şekilde değiştirebildiğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle İsviçre’ye yönelen sermayenin ne kadarının uzun vadede ülkede kalacağı henüz netlik kazanmış değil.

📌 Güvenlik faktörü öne çıkıyor

Uzmanlara göre, yatırım kararlarında artık yalnızca vergi avantajları değil, güvenlik ve istikrar algısı da belirleyici rol oynuyor. Bu bağlamda İsviçre, küresel belirsizlik ortamında yatırımcılar için cazibesini artırıyor.

Continue Reading

İsviçre

Zürih Kantonu “Forensic Nurse” uygulamasını kalıcı hale getiriyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Zürih Kantonu, aile içi ve cinsel şiddet mağdurlarına yönelik adli destek hizmeti sunan “Forensic Nurse” uygulamasını kalıcı hale getirme kararı aldı.

Kanton yönetiminden yapılan açıklamaya göre, özel eğitimli hemşirelerden oluşan bu ekipler, şiddet mağdurlarına olay sonrası hızlı müdahale ederek adli delil toplama ve tıbbi destek sağlıyor.

📊 Talep beklentilerin üzerinde

Nisan 2024’te pilot proje olarak başlatılan uygulama, kısa sürede yoğun ilgi gördü. Nisan–Aralık 2024 döneminde öngörülen 150 vaka yerine toplam 279 adli inceleme ve danışmanlık hizmeti verildi.

2025 yılında ise bu sayı 512 vakaya ulaşarak beklentilerin oldukça üzerine çıktı.

⚖️ Adli süreçlere katkı sağlıyor

Yetkililer, uygulamanın yalnızca mağdurlara destek sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda adli süreçlerin etkinliğini de artırdığını belirtti. Verilere göre, vakaların yaklaşık yüzde 13’ünde mağdurlar sonradan polise başvurarak şikâyette bulundu.

Bu oranın, “Forensic Nurse” hizmetinin bulunmadığı önceki dönemlere kıyasla daha yüksek olduğu ifade edildi.

🏥 Kalıcı sistem 2027’de devrede

Zürih Kantonu hükümeti, elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulamanın kalıcı hale getirilmesine karar verdi. Buna göre sistem, 2027 yılından itibaren sürekli hizmet olarak yürütülecek.

Ayrıca yetkililer, hizmetin kapsamını genişletmeyi planlıyor. 2028 yılı başına kadar, hastane tedavisine ihtiyaç duymayan mağdurlar için özel bir başvuru merkezi kurulması hedefleniyor.

Continue Reading

Trendler