Sosyal Medya

Gündem

TECAVÜZ DAVASINDA TANIK İFADESİ ŞÜPHELİNİN MAHKUMİYETİNDE ETKİLİ OLDU

yazar

Yayınlayan

on

Bir yıl önce Aargau kantonunun Windisch kasabasında meydana gelen tecavüz olayıyla ilgili dava, bir kadın öğretmenin verdiği tanık ifadesi sayesinde önemli bir aşamaya ulaştı. Olayın detayları, sanığın mahkumiyetinde belirleyici bir rol oynayan bu ifade ile netlik kazandı. Sanık, somut kanıtların eksikliği nedeniyle savunmasını güçlendirmeye çalışsa da, tanığın gözlemleri mahkeme sürecinde kritik bir önem taşıdı.

Mahkeme, tanığın ifadesini güvenilir buldu ve sanığı üç yıl dört ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, sanığın bir sığınmacı olarak Cezayirli olduğu ve daha önceki sığınma başvurusunun reddedildiği bilgisi de dikkat çekti.

Verilen bu karar, mahkemece tanığın ifadesinin ve olayın ciddiyetinin önemini vurgularken, sanığın cezalandırılmasıyla birlikte mağdurun yaşadığı travmanın yargı sürecinde adalet bulmasına katkıda bulundu.

Olayın Detayları

23 Ekim 2023 tarihinde Windisch’te gerçekleşen cinsel saldırı olayı mahkemeye taşındı. Açık alanda meydana geldiği iddia edilen olayda, Cezayirli bir sığınmacı, reddedilmiş iltica başvurusunun ardından bir kadına tecavüz etmekle suçlanıyor. Olay anında ağır alkollü olduğu belirtilen mağdurun kanında 1,8 ile 2,8 promil arasında alkol tespit edildi. CH Media’nın haberine göre, mağdurun kanında alkol dışında esrar, kokain, diazepam ve antidepresan gibi maddeler de bulundu.

Tanık, mahkemede verdiği ifadesinde şunları aktardı: “Okul için bazı görevler ve dersler çalışıyordum ve notlar alıyordum,” derken nehrin karşısından gelen sesleri duyduğunu belirtti. İlk anda, net anlaşılmayan bu seslerin engelli bir kişiye ait olduğunu düşündüğünü ifade etti. “Durumdan memnun görünmüyordu; bunu istemediğini söyledi – söyledikleri net anlaşılmadığı için ilk anda tam olarak anlaşılmıyordu,” dedi.

Olay yerine gittiğinde karşılaştığı manzarayı ise şu şekilde tasvir etti: “Kadın bankta biraz bitkin bir şekilde oturuyordu; üstü giyinik, ama altı çıplaktı ve bacaklarını açmıştı.” Tanığın ifadesine göre, erkek kadının önünde duruyor ve cinsel organını “ovuyordu.”

“Sonra kadına doğru yaklaştı; ona sahip olmaya çalışıyordu – uzaktan böyle görünüyordu,” diye ekledi.

Mağdurun kendisini korumak için adamı ayaklarıyla ittiğini, ancak adamın tekrar yaklaştığını belirten tanık, “Kadın bu durumu istemiyordu, bu çok açıktı,” diyerek tanıklığını pekiştirdi.

Sanık: Karşılıklı Rızaya Dayalı İlişki

Sanık ise olayın karşılıklı rızaya dayalı geliştiğini iddia etti. Kadını bir arkadaşla birlikte bir otobüs durağında tanıdığını belirten sanık, ikilinin birlikte alkol alıp içtikten sonra baş başa kaldıklarında “kollarını birbirlerine dolayarak öpüştüklerini” ifade etti. Bu durumun daha sonra rızaya dayalı bir cinsel ilişkiye dönüştüğünü söyledi. Ancak kadın, aniden kendisine anlaşılmayan bir dilde konuşmaya başlamış ve onu itmiş.

Savunma avukatı, müvekkilinin ifadesinin doğruluğunu sorgulayarak tanık ifadesine saldırdı. “Hatasız bir anı hatırlama durumu kural değil, istisnadır,” dedi. Savunmaya göre, iddia edilen mağdur olay sırasında irrasyonel bir davranış sergileyerek polise saldırmıştı. Bu durumun, müvekkilinin anlatımını desteklediğini savundu. Tanık ifadesinin güvenilir olmadığını belirten avukat, beraat talebinde bulundu.

Savunmanın Çabaları Yetersiz Kaldı

Savunma avukatı, mağdurun olay sırasında polise saldırarak ‘mantıksız’ bir davranış sergilediğini öne sürerek müvekkilinin ifadesinin daha güvenilir olduğunu savundu. Ancak mahkeme, tanık ifadesinin detaylı ve güvenilir olduğuna karar vererek savunmanın taleplerini reddetti.

Mahkeme, tanığın ifadesini güvenilir buldu. Mahkeme başkanı, tanığın gözlem ile yorumlarını net bir şekilde ayırdığını belirterek ifadenin inandırıcı olduğunu ifade etti. Ayrıca, mağdurun tırnaklarında sanığın DNA örneklerinin bulunması da sanığa karşı kanıt olarak değerlendirildi. Mahkeme, sanığa üç yıl dört ay hapis cezası ve 3.000 Frank para cezası verdi. Ayrıca, sanığın 15 yıl boyunca ülkeye giriş yasağı almasına karar verildi. Karar henüz kesinleşmemiş olup, üst mahkemeye taşınabilir.

#Windisch #TecavüzDavasi #Adalet #SınırDışı #İsvicre #Aargau #İsviçre #Tessin #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Shveytsariya #Švicarska #isvicrehaberleri #luzern #zürich #zürih #basel #bern #isvicredehayat

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aargau’da 15 Yaşındaki Eritreli Genç Kızın Vatandaşlık Başvurusu “Zil Şakası” Gerekçesiyle Reddedildi, Mahkeme Kararı Bozdu

yazar

Yayınlayan

on

By

AARGAU – İsviçre’nin Aargau kantonunda, 15 yaşındayken yaptığı bir “zil şakası” ve küçük çaplı mala zarar verme olayı nedeniyle vatandaşlık başvurusu reddedilen Eritre kökenli genç kızın itirazı kabul edildi. Aargau İdare Mahkemesi, ret kararını “hukuka aykırı ve keyfi” bularak iptal etti.

Mahkemenin 19 Ocak 2026 tarihli ve 9 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan kararına göre, kanton meclisinin vatandaşlık komisyonu, başvuruyu yalnızca genç yaşta işlenen bir kabahate dayandırarak reddetti. Komisyon, başvuru sahibinin vatandaşlık süreci devam ederken bir fiil nedeniyle yaptırıma tabi tutulmasını gerekçe göstererek kanton vatandaşlık yasasına atıfta bulundu.

Dosyaya göre Eritreli genç kız, 15 yaşındayken bir grup gençle birlikte bir evin cephesine yumurta atmış ve zil şakası yapmıştı. Bu olay nedeniyle Aargau Gençlik Savcılığı tarafından hakkında “mala zarar verme ve uygunsuz davranış” kapsamında uyarı kararı verilmişti. Mahkeme, söz konusu yaptırımın en hafif tedbir niteliğinde olduğuna ve sonrasında başvuru sahibinin herhangi bir olumsuz davranışının bulunmadığına dikkat çekti.

Başvuru sahibi, henüz dokuz aylıkken ailesiyle birlikte İsviçre’ye gelmiş, eğitim hayatını ülkede tamamlamış ve yerel makamlar tarafından entegrasyonu olumlu değerlendirilmişti. İkamet ettiği belediye, vatandaşlık talebini destekleyerek dosyayı kanton makamlarına iletmişti.

İdare Mahkemesi kararında, bir fiil nedeniyle verilen yaptırımın vatandaşlığı otomatik olarak engellemeyeceğini vurguladı. Mahkeme, vatandaşlık komisyonunun yalnızca tek bir olaya dayanarak karar verdiğini, oysa başvuru sahibinin fiilinin niteliği, yaşı, kusur derecesi ve sonraki davranışlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda ayrıca kamu düzenine uyum kriterinin diğer entegrasyon unsurlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, başvuru sahibinin genel entegrasyon durumunun yeterince incelenmediğine hükmetti.

Bu gerekçelerle mahkeme, ret kararını hukuka aykırı ve keyfi buldu. Federal düzeydeki onayın alınması şartıyla, başvuru sahibine kanton ve belediye vatandaşlığı verilmesine karar verildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Demografik Değişim Emlak Piyasasını Etkileyecek: 10 Kantonda Değer Kaybı Riski

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de konut piyasasının önümüzdeki yıllarda demografik değişim nedeniyle önemli bir dönüşüm yaşayabileceği bildirildi. Yeni bir araştırmaya göre, özellikle 10 kantonda gayrimenkul değerlerinde belirgin düşüş riski bulunuyor.

Karşılaştırma platformu Moneypark tarafından yayımlanan analizde, düşük nüfus artışı ve sınırlı göç alan bölgelerde konut talebinin zayıflayacağı öngörüldü. Uzmanlar, İsviçre’nin 10 milyon nüfusa ulaşması halinde dahi bazı kantonlarda konut talebinin gerileyebileceğini belirtti.

Son yıllarda ülke genelinde konut arzının daraldığı ve boş konut oranlarının arka arkaya beş yıldır düştüğü kaydedildi. Nüfus artışının özellikle göç kaynaklı olduğu ve bunun konut talebini canlı tuttuğu ifade edildi. Ancak doğum oranlarının azalması ve toplumun hızla yaşlanmasının, emlak piyasasında bölgesel dengesizliklere yol açabileceği vurgulandı.

Analize göre, Ticino, Bern, Neuchâtel, Jura, Appenzell Ausserrhoden, Nidwalden, Obwalden, Graubünden, Glarus ve Schaffhausen kantonları “riskli bölgeler” arasında yer alıyor. Bu kantonlarda nüfus artışının büyük ölçüde 65 yaş üstü grupta gerçekleştiği, bu grubun ise konut değiştirme eğiliminin düşük olduğu belirtildi.

Moneypark Üst Yöneticisi Lukas Vogt, çalışma çağındaki nüfusun azalmasının potansiyel alıcı ve kiracı sayısını düşürdüğünü, bunun da işlem hacmini ve fiyat artışını sınırladığını ifade etti. Bazı kantonlarda satış sürelerinin uzadığı ve fiyat indirimlerinin daha sık görüldüğü kaydedildi.

Öte yandan Zürih, Vaud, Luzern, Cenevre, Thurgau, Aargau, St. Gallen, Valais, Freiburg, Zug ve Basel-Stadt kantonlarında ise konut talebinin artmaya devam edeceği öngörüldü. Bu bölgelerin gelecekteki nüfus artışının büyük bölümünü karşılaması bekleniyor.

Uzmanlar, özellikle riskli kantonlardaki mülk sahiplerinin demografik gelişmeleri dikkate alarak yatırım kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

11 Kantonda 161 Hırsızlık: Polis, Kosovalı Şebekeyi Çökertti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de 11 kantonda gerçekleştirilen 161 ayrı hırsızlık olayının aydınlatıldığı, Kosova uyruklu 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin yaklaşık 600 bin franklık nakit para ele geçirdiği, toplam maddi zararın ise 705 bin franka ulaştığı açıklandı.

Luzern Polisi’nden yapılan açıklamaya göre, soruşturma Eylül 2025’te Hochdorf belediyesinde iş yerlerine yönelik art arda gerçekleşen hırsızlık olaylarının ardından başlatıldı. Polis ekipleri, yürütülen operasyon kapsamında şüpheli kişileri yakalayarak araçlarında çalıntı olduğu değerlendirilen malzemeler ile hırsızlıkta kullanılan ekipmanlara el koydu.

Savcılık ve Luzern Polisi’nin yürüttüğü kapsamlı soruşturma sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ülke genelinde faaliyet gösteren bir suç şebekesinin parçası olduğu tespit edildi. Yaşları 26 ile 57 arasında değişen ve Kosova vatandaşı olduğu belirtilen 6 zanlının, farklı zamanlarda ve değişen gruplar halinde en az 11 kantonda 161 hırsızlık olayına karıştığı ifade edildi.

Şüphelilerin özellikle ticari işletmeleri hedef aldığı, çoğunlukla nakit para çaldıkları belirtildi. Olaylarda yaklaşık 590 bin frank değerinde para ve mal varlığının çalındığı, iş yerlerinde oluşan toplam maddi hasarın ise 705 bin frank civarında olduğu kaydedildi.

Soruşturmanın, Luzern Savcılığı’na bağlı Özel Suçlar Birimi tarafından sürdürüldüğü bildirildi. Yetkililer, zanlılar hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiğini ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını hatırlatarak, tüm şüpheliler için masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku

Trendler