Connect with us

Gündem

SOKAKLARDA KALAN EVSİZLERE YER YOK: ACİL BARINMA TESİSLERİ YETERSİZ KALIYOR

yazar

Published

on

Okuma süresi: 4 dakika

Haber: Cemil Baysal

Kış mevsiminin hızla yaklaşmasıyla birlikte, gece sıcaklıklarının düşmesi, sokakta yaşayan evsizlerin durumunu daha da kritik bir hale getiriyor. Bern ve diğer şehirlerdeki acil barınma tesislerinin doluluğu, pek çok evsizin dışarıda kalmasına yol açıyor. Peki, bu zor durumun arkasında yatan sebepler neler? İsviçreninsesi’nin araştırmaları ışığında, evsizlerin karşılaştığı zorlukları inceleyelim.

Evsizler İçin Zor Koşullar

Bern’deki Sosyal Hizmetler Müdürü Claudia Hänzi, şehirdeki evsiz sayısının 35 ile 40 arasında değiştiğini ifade ediyor. Ancak mevcut acil barınma tesislerinin yetersizliği, birçok kişinin dışarıda kalmasına neden oluyor. Hänzi, “Acil barınma yerleri o kadar kalabalık ki, her gün birçok kişi geri çevriliyor,” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekiyor.

Notschlafstellen: Yetersizlik Sorunu

Bern’deki Sleeper acil barınma tesisi, 20 yatak kapasitesine sahip. Ancak bu tesis her akşam dolmakta ve geri çevrilen kişilerle dolup taşmaktadır. Gençlere yönelik olarak üç yıl süresince pilot proje olarak yürütülen Pluto isimli barınma tesisi de benzer bir sorunla karşı karşıya. “Her zaman yüksek bir talep var. Yedi yatak ve iki acil durum yatağımız mevcut, ancak sıkça insanları geri çevirmek zorunda kalıyoruz,” ifadeleriyle hizmetteki yetersizliğe dikkat çekiyorlar.

Psikolojik ve Sosyal Engeller

Evsiz bireylerin dışarıda kalmasının bir diğer sebebi psikolojik sorunlar. Çok yataklı odalarda kalmakta zorluk çeken birçok kişi, bu nedenle dışarıda uyumayı tercih ediyor. Bern’deki acil barınma tesislerinde genellikle çok kişilik odalar bulunuyor; bu da stresli yaşam koşulları altında çatışmalara yol açabiliyor. Ayrıca, yasal statüsü olmayan kişiler, barınma tesislerinden uzak duruyor. Hänzi, “Kaçak durumlarının ortaya çıkmasından korkuyorlar,” diyerek bu durumun evsizlerin yardım almasını daha da zorlaştırdığını belirtiyor.

Ekonomik Engeller

Acil barınma tesislerinin ücretleri de evsizler için başka bir engel oluşturuyor. Pluto dışındaki tüm barınma hizmetleri, 5 ila 15 frank arasında bir ücret talep ediyor. Bu miktar, bazı insanlar için erişim engeli olabiliyor. Ayrıca, bu tesislerin yalnızca akşam saatlerinde açılması, gece çalışan bireyler için uygun bir seçenek sunmuyor.

Evsizlerin başka bir sorunu da, birçok acil barınma yerinin evcil hayvan kabul etmemesi. Evcil hayvanlarını dışarıda bırakmak zorunda kalan kişiler, birlikte dışarıda kalmayı tercih ediyor. Bu durum, hem evsiz bireylerin hem de evcil hayvanlarının sağlığını riske atıyor.

Çözüm Önerileri

Sosyal hizmetler, mevcut acil barınma tesislerinin kapasitesinin artırılması için gerekli başvuruları yaptı. Ancak bu taleplerin onaylanması ve gerekli finansmanın sağlanması bekleniyor. Evsizlikle mücadelede daha etkili çözümler geliştirmek, hem bireylerin hem de toplumun yararına olacaktır. Kış aylarının sert geçmesi beklenirken, bu sorunun çözülmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi şart.


#Evsizlik #Bern #KışSorunları #AcilBarınma #SosyalHizmetler #Haber #İsviçre’ninSesi #isvicre #isviçre #schweiz #schwiiz #suisse #svizzera #switzerland #haber #isviçreninsesi

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de suç profili değişiyor: Ağır şiddet artarken genel suç oranı düşüyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yayımlanan son polis suç istatistikleri, ülkede suç yapısında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Genel suç sayısı azalırken, ağır şiddet suçları ve cinayet vakalarında artış kaydedildi.

Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2025 yılında toplam 554 bin 963 suç işlendi. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 1,5 düşüş gösterdi. Azalışta özellikle mal varlığına karşı işlenen suçlardaki gerileme etkili oldu. Hırsızlık başta olmak üzere bu tür suçlarda yüzde 3,5 oranında düşüş yaşandı.

Buna karşın ağır şiddet suçlarında artış dikkat çekti. 2025 yılında ağır şiddet suçları yüzde 8,1 artarak 2 bin 654 vakaya ulaştı. Aynı dönemde kaydedilen 55 cinayet vakası, 2009’dan bu yana görülen yıllık ortalamanın üzerine çıktı. Cinayetlerin yüzde 61,8’inin aile içi ortamlarda meydana gelmesi, sorunun toplumsal boyutuna işaret etti.

İsviçre uzun yıllardır Avrupa’nın en düşük suç oranlarına sahip ülkeleri arasında yer alırken, geçmişte de genel olarak daha sakin bir tablo hakimdi. 2000’li yıllardan itibaren cinayet sayıları yıllık ortalama 40–50 civarında seyrederken, sokak suçları da görece düşük seviyelerdeydi. Ancak uzmanlara göre, suç hiçbir zaman tamamen yok olmadı; günümüzdeki artış, düşük seviyeden yukarı yönlü bir hareket olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, son dönemdeki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını vurguluyor. Özellikle aile içi şiddetin daha görünür hale gelmesi önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Cinayetlerin büyük bölümünün ev içinde gerçekleştiğine dikkat çekilirken, geçmişte rapor edilmeyen birçok olayın artık kayıt altına alındığı belirtiliyor. Polis ve sosyal hizmetlerin daha etkin çalışması ve kadına yönelik şiddetin daha fazla bildirilmesi de istatistiklere yansıyor.

Bunun yanı sıra nüfus artışı ve şehirleşme de etkili unsurlar arasında gösteriliyor. Son 20 yılda nüfusu önemli ölçüde artan İsviçre’de, özellikle büyük şehirlerde sosyal gerilimlerin arttığı ve nüfus yoğunluğunun bazı suç türlerinde artış ihtimalini yükselttiği ifade ediliyor.

Ekonomik ve sosyal baskılar da dikkat çeken bir diğer faktör. Artan yaşam maliyetleri, kira fiyatları ve entegrasyon sorunları, özellikle gençler arası şiddet ve aile içi çatışmalar üzerinde etkili olabiliyor.

Göç konusu ise tartışmalarda yer alsa da uzmanlar, suç artışının tek başına bu faktörle açıklanamayacağını belirtiyor. Yaş, gelir düzeyi, eğitim ve sosyal koşulların daha belirleyici olduğu vurgulanıyor.

Öte yandan dijital suçlar büyük ölçüde sabit kaldı. 2025 yılında 57 bin 761 siber suç kaydedilirken, bunların büyük bölümünü ekonomik amaçlı dijital suçlar oluşturdu.

Tüm gelişmelere rağmen İsviçre, düşük suç oranlarıyla Avrupa’nın en güvenli ülkeleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak veriler, özellikle aile içi şiddet ve ağır suçlar konusunda yeni önlemler alınması gerektiğine işaret ediyor.

Continue Reading

Gündem

Şirketinizi, işinizi tanıtalım!

yazar

Published

on

By

Size sunabileceğimiz tanıtım hizmetleri için bizimle iletişime geçin.

isvicreninsesi 🇨🇭
İsviçre’nin Sesi +41 Haber’i takip ettiğiniz için teşekkür ederiz!
Sizlerle büyüyor, sizlerle güçleniyoruz.

📱 Bizi tüm sosyal medya mecralarında
@isvicreninsesi yazarak takip edebilirsiniz.

🔗 İsviçre’nin Sesi Sosyal Medya Hesapları:
📘 Facebook: facebook.com/isvicreninsesi
📸 Instagram: instagram.com/isvicreninsesi
➕ +41haber Instagram: instagram.com/arti41haberisvicre
💼 LinkedIn: linkedin.com/company/isvicreninsesi
🎵 TikTok: @isvicreninsesi_tiktok
🐦 X (eski adıyla Twitter): twitter.com/isvicreninsesi
▶️ YouTube: youtube.com/@isvicreninsesi
🌐 Web Sitesi: www.isvicreninsesi.ch

📱 İsviçre’nin Sesi Mobil Uygulaması Yayında!

📱 İsviçre’nin Sesi mobil uygulaması artık tüm cihazlarda!
iPhone kullanıcıları için App Store’da, Android kullanıcıları için Google Play Store’da ve Huawei cihazlar için Huawei App Gallery’de

Continue Reading

Avrupa

Dünya Mutluluk Raporu 2026 açıklandı

yazar

Published

on

By

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 20 Mart Dünya Mutluluk Günü’nde yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu bu yıl da açıklandı.

🥇 Finlandiya yine zirvede

  • Finlandiya, bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi seçildi.
  • İskandinav ülkeleri bu yıl da üst sıralardaki ağırlığını korudu.

🇨🇭 İsviçre yeniden ilk 10’da

  • İsviçre, listede 10. sırada yer alarak yeniden ilk 10’a girmeyi başardı.

🌟 En mutlu 10 ülke

  1. Finlandiya
  2. İzlanda
  3. Danimarka
  4. Kosta Rika
  5. İsveç
  6. Norveç
  7. Hollanda
  8. İsrail
  9. Lüksemburg
  10. İsviçre

📱 Sosyal medya etkisi öne çıktı

Bu yılki raporda özellikle sosyal medya kullanımı dikkat çekiyor:

  • Yoğun sosyal medya kullanımı, özellikle gençler ve genç yetişkinlerde daha düşük mutluluk seviyesiyle ilişkilendiriliyor.
  • Bu etki, özellikle Batı Avrupa ve İngilizce konuşulan ülkelerde daha belirgin.
  • Ancak sosyal medya tamamen olumsuz değil:
    • Önemli olan nasıl kullanıldığı
    • Gerçek sosyal ilişkileri güçlendirip güçlendirmediği

📊 Rapor nasıl hazırlanıyor?

  • 147 ülkede, 2023–2025 yılları arasında yapılan anketlere dayanıyor
  • Değerlendirmede şu faktörler dikkate alınıyor:
    • Ekonomik durum
    • Sağlık
    • Yaşam kalitesi ve boş zaman

🇹🇷 Türkiye kaçıncı sırada?

  • Türkiye, 2026 raporunda ilk 10’da yer almıyor
  • Son yıllarda genellikle 90–110 aralığında konumlanıyor

📊 Önceki verilere göre:

  • Türkiye çoğunlukla 100. sıra civarında
  • Bu da ülkenin mutluluk açısından orta-alt seviyede olduğunu gösteriyor

📉 Türkiye neden daha geride?

Başlıca etkenler:

  • 💰 Ekonomik zorluklar ve gelir algısı
  • 📈 Enflasyon ve yaşam maliyeti
  • 🏥 Sağlık ve yaşam kalitesi algısı
  • 🤝 Sosyal destek hissinin sınırlı olması
  • 🔮 Gelecek beklentileri

📊 Güçlü yönler de var

Türkiye’nin öne çıkan olumlu tarafları:

  • Güçlü aile bağları
  • Misafirperverlik ve toplumsal dayanışma
  • Zengin kültürel ve sosyal yaşam

🌍 Genel tablo

  • İlk 30: Avrupa ülkeleri ve gelişmiş ekonomiler ağırlıkta
  • Orta sıralar (30–100):
    • Doğu Avrupa, Latin Amerika, Orta Doğu ve Asya ülkeleri
    • Türkiye de bu grupta yer alıyor
  • Alt sıralar (100–147):
    • Ekonomik ve siyasi sorunların yoğun olduğu ülkeler

🧠 Not

Bu sıralama yalnızca ekonomik refaha göre yapılmıyor. Şu kriterler birlikte değerlendiriliyor:

  • Yaşam memnuniyeti
  • Sosyal destek
  • Özgürlük hissi
  • Yolsuzluk algısı
  • Sağlık ve yaşam süresi
Continue Reading

Trendler