Connect with us

İsviçre

Yehova’nın Şahitleri Etkinliği Üzerine Tartışmalar: İsviçre Turizmi Geri Adım Attı

yazar

Published

on

Yaklaşık 20.000 Yehova’nın Şahidi, önümüzdeki günlerde Zürih’te buluşacak. Ancak eski bir üye, bu topluluğun göründüğü kadar masum olmadığını belirterek etkinliğe dair endişelerini dile getirdi.

Kısa Bilgiler

  • Christian Rossi, gençliğinde on yıl boyunca Yehova’nın Şahitleri’nin üyesiydi.
  • Bugün, topluluğun zararlı olabileceğini savunuyor.
  • Rossi, Zürih’te düzenlenecek 20.000 kişilik etkinliği eleştiriyor.

Zürih Letzigrund Stadyumu, Taylor Swift’in geçtiğimiz günlerde verdiği konserin ardından bu kez Yehova’nın Şahitleri’ni ağırlamaya hazırlanıyor. Temmuz ortasında düzenlenecek bu özel kongreye yaklaşık 20.000 üyenin katılması bekleniyor.

Şehir yönetimi, Yehova’nın Şahitleri’ne etkinlik için stadyumu kiraladı. İsviçre Turizmi ise “My Switzerland” web sitesinde etkinliği tanıtarak topluluğun web sitesine link verdi. Bu durum, eski bir üye olan Christian Rossi’nin de aralarında bulunduğu birçok kişi tarafından eleştirildi.

Nau.ch’e konuşan Rossi, „Toplum, Yehova’nın Şahitleri hakkında yanlış bir algıya sahip. İnsanlar bu topluluğun sadece biraz tuhaf olduğunu ve kimseye zarar vermediğini düşünüyor. Bu doğru değil“ dedi.

Etkinlik İzni Tartışma Yarattı

Rossi, Yehova’nın Şahitleri’nin İsviçre’deki en sorunlu dini gruplardan biri olduğunu belirtti. „Belki de bu kadar masum görünmeleri yüzünden tehlikeliler. Fiziksel olarak zarar vermiyorlar ama psikolojik olarak büyük zarar veriyorlar.“

Uzmanlar tarafından tarikat olarak değerlendirilen topluluğun öğretilerinin „son derece zararlı“ olduğunu söyleyen Rossi, bu öğretilerin intiharlara ve ailelerin parçalanmasına yol açtığını belirtti.

Rossi, Zürih şehrinin böyle bir etkinliğe izin vermesini ve İsviçre Turizmi’nin bunu tanıtmasını „şüpheli“ bulduğunu ifade ederek, „Sonuçta, Yehova’nın Şahitleri insan haklarını ihlal ediyor“ dedi.

Zürih Şehri’nden Açıklama

Nau.ch’in eleştirileri ilettiği İsviçre Turizmi, geri adım atarak etkinlik tanıtımını kaldıracaklarını duyurdu. Turizm yetkilileri, etkinliğin turistik kriterlere uymadığını ve girişin otomatik olarak oluşturulduğunu belirtti.

Zürih şehri ise yaptığı açıklamada, stadyum kiralamanın ayrımcı olmayan eşit muamele ilkesi çerçevesinde gerçekleştiğini vurguladı. Güvenlik endişeleri veya cezai suçlar gibi net reddetme nedenleri bulunmadığını ifade etti.

„Daha Yakından İncelenmeli“

Rossi, bu durumu anlamakta zorlandığını belirterek, „Daha yakından bakılmalı“ dedi. 1980’lerde gençken topluluğa katıldığını ve o dönemde onu bugün hâlâ öfkelendiren birçok şey gördüğünü anlattı.

„Yehova’nın Şahitleri, ABD’de yalan söyleyen ve manipüle eden bir grup adam tarafından yönetiliyor“ diyen Rossi, „Absürt kurallar koyuyorlar, bunların hiçbir gerekçesi yok“ dedi.

En bilinen kurallardan biri, topluluk üyelerinin hayati kan nakillerini reddetme zorunluluğu. „Bu yüzden aile üyelerini kaybeden insanlar tanıyorum“ diye ekledi.

Dışlanmanın Etkileri

Rossi, topluluktan ayrıldıktan sonra dışlanmanın nasıl bir deneyim olduğunu anlatarak, „Bu dramatik bir durum. Bir anda tüm sosyal çevrenizi kaybediyorsunuz, çünkü topluluk dışında yakın ilişkiler kurmanız istenmiyor“ dedi.

Norveç’te Yehova’nın Şahitleri, insan hakları ihlalleri nedeniyle dini bir topluluk olarak tanınmıyor. Rossi, „Zürih’in tüm bu gerçekleri, etkinliği reddetmek için yeterli sebep olarak görmemesi anlaşılır gibi değil“ dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçreliler Tatilde Daha Temkinli Harcıyor: Lüks Seyahat Bütçeleri Geriliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yüksek bütçeli tatillere ayrılan harcamalarda dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Swiss Bankers tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, yıllık tatil harcamaları için 6 bin İsviçre Frangı’nın üzerinde bütçe ayıranların oranı son bir yılda önemli ölçüde geriledi.

Araştırmaya göre, tatil için yılda 6 bin franktan fazla harcama yapanların oranı yüzde 19’dan yüzde 11,9’a düştü. Buna karşılık orta gelir grubuna yönelik seyahat bütçelerinde artış görüldü.

Katılımcıların yüzde 41,9’u yıllık tatil harcamalarının 2 bin ile 4 bin frank arasında olduğunu belirtirken, bu oran geçen yıl yüzde 36,1 seviyesindeydi. Yıllık 4 bin ile 6 bin frank arasında harcama yapanların oranı da yüzde 17,3’ten yüzde 20,8’e yükseldi.

Araştırma, İsviçrelilerin seyahat etmekten vazgeçmediğini ancak bütçelerini daha dikkatli yönettiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri son 12 ay içerisinde üç veya daha fazla seyahat gerçekleştirdiğini ifade etti.

Yakın Destinasyonlar Tercih Ediliyor

Araştırmada küresel siyasi gelişmelerin seyahat tercihlerini etkilediği de görüldü. Katılımcıların yarısından fazlası Orta Doğu’ya seyahat etmek istemediğini belirtirken, yaklaşık dörtte biri Rusya, Ukrayna ve ABD’yi tercih etmeyeceğini ifade etti.

Güvenlik endişeleri ve artan maliyetler nedeniyle İsviçreliler son yıllarda daha yakın destinasyonlara yöneliyor. Ankete katılanların yüzde 36,9’u İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkelerinin kendileri için daha cazip hale geldiğini söyledi.

İsviçre ise yüzde 32,4 ile ikinci sırada yer alırken, Almanya ve Avusturya da tercih edilen yakın destinasyonlar arasında öne çıktı.

Uzmanlar, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki dönemde de İsviçrelilerin seyahat alışkanlıklarını şekillendirmeye devam edeceğini değerlendiriyor. #isviçre#schweiz#suisse#haber#urlaub

Continue Reading

İsviçre

Aile İçi Şiddet Yasası Genişliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre Ulusal Konseyi, aile içi şiddetle mücadelede önemli bir değişikliğe destek verdi. Kabul edilen öneriye göre, fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskı ve kontrol davranışlarının da açık şekilde suç kapsamına alınması hedefleniyor.

Yeni düzenleme, bir kişinin partnerini sürekli denetlemesi, telefonunu kontrol etmesi, arkadaşlarıyla görüşmesini engellemesi, kıyafetlerine karışması veya onu sosyal hayattan uzaklaştırması gibi davranışları kapsıyor.

Öneriyi sunan FDP milletvekili Jacqueline de Quattro, aile içi şiddetin çoğu zaman tokat veya darpla başlamadığını, önce baskı, korkutma ve kontrol yoluyla ortaya çıktığını söyledi. De Quattro’ya göre hakaret, aşağılama ve sosyal izolasyon da şiddetin önemli belirtileri arasında yer alıyor.

Parlamentoda yapılan görüşmelerde, özellikle çocukların bu tür baskıcı aile ortamlarından ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı. Destek veren milletvekilleri, mağdurların fiziksel şiddet başlamadan önce korunabilmesi için yasal boşluğun doldurulması gerektiğini savundu.

Federal Hükümet ise öneriye temkinli yaklaşıyor. Adalet Bakanı Beat Jans, psikolojik kontrolün ciddi bir sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, hangi davranışların suç sayılacağının belirlenmesinin hukuken zor olabileceğini ifade etti.

Öneri Ulusal Konsey’de 128 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşabilmesi için şimdi Eyaletler Konseyi’nin de onayı gerekiyor. #schweiz#suisse#isviçre

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Yaş Ayrımcılığına Karşı 25 Bin İmzalı Çağrı

yazar

Published

on

By

“Uzun Yaşamı Kutluyoruz Ama Yaşlıları Dışlıyoruz”

İsviçre’de yaş ayrımcılığına karşı mücadele eden Aktif Yaşlılar ve Emekliler Dernekleri Birliği (VASOS), 25 binden fazla imza toplayarak hazırladığı dilekçeyi Federal Parlamento’ya sundu. Girişim, yaşa dayalı ayrımcılığın önlenmesi için hükümet ve parlamentodan somut adımlar atılmasını talep ediyor.

VASOS Başkanı ve eski milletvekili Bea Heim, yaş ayrımcılığının yalnızca yaşlıları değil gençleri de etkileyen toplumsal bir sorun olduğunu belirterek, “İsviçre’de hiç kimse yaşı nedeniyle ayrımcılığa uğramamalı” dedi.

İş Hayatından Sağlık Sistemine Kadar Yaygın Bir Sorun

Dilekçede yaş ayrımcılığının iş yaşamı, sağlık hizmetleri, konut piyasası, toplu taşıma ve günlük yaşamın birçok alanında görüldüğüne dikkat çekiliyor.

Özellikle 55 yaş üzerindeki çalışanların iş piyasasında dezavantajlı konuma düşmesi önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. İsviçre’de yapılan araştırmalara göre insan kaynakları yöneticilerinin büyük bölümü, ileri yaştaki çalışanların işe alım ve kariyer süreçlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını gözlemliyor.

Uzmanlara göre yaşlı bireylerin yalnızca yaşları üzerinden değerlendirilmesi, sahip oldukları bilgi, deneyim ve toplumsal katkıların göz ardı edilmesine yol açıyor.

Sağlık Alanında da Endişeler Var

VASOS, yaş ayrımcılığının sağlık sisteminde de etkili olduğunu savunuyor. Bazı durumlarda ileri yaştaki hastaların ihtiyaç duydukları tedavilere erişimde zorluk yaşayabildiği veya yanlış ilaç kullanımına maruz kalabildiği belirtiliyor.

Dernek, yaşlı bireylerin sağlık hizmetlerinde eşit muamele görmesini sağlayacak önlemlerin güçlendirilmesini istiyor.

Federal Düzeyde Yeni Düzenleme Talebi

Dilekçede federal hükümetten şu adımlar talep ediliyor:

* Yaş ayrımcılığına karşı özel yasal korumaların güçlendirilmesi
* Ulusal eylem planı hazırlanması
* Federal düzeyde uzman bir koordinasyon birimi kurulması
* Kamuoyunda farkındalık kampanyalarının artırılması
* Ayrımcı dil kullanımına karşı rehberler hazırlanması

VASOS, yaş ayrımcılığının yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda ekonomik kayıplara da yol açtığını vurguluyor. Derneğe göre yaşlıların bilgi ve deneyimlerinden yeterince yararlanılmaması, toplumun önemli bir potansiyeli kaybetmesi anlamına geliyor.

Gençler de Ayrımcılıktan Etkileniyor

Bea Heim, yaş ayrımcılığının sadece yaşlıları hedef almadığını belirtiyor. Gençlerin de sıklıkla “tecrübesiz” görülerek ciddiye alınmadığını ifade eden Heim, bu nedenle bazı gençlik örgütlerinin de kampanyaya destek verdiğini söyledi.

Uzmanlara göre mesele nesiller arası bir çatışmadan çok, farklı yaş gruplarının birbirine karşı konumlandırılması ve kalıplaşmış önyargılarla değerlendirilmesi sorunu olarak görülüyor.

25 binden fazla kişinin destek verdiği dilekçenin ardından gözler şimdi Federal Hükümet ve Parlamento’nun atacağı adımlara çevrildi. #Schweiz#suisse#haber#isviçre

Continue Reading

Trendler