İsviçre
İsviçre’de Seçim Sonuçları: 3 Hayır, 1 Evet
9 Haziran’da İsviçre’de önemli oylamalar gerçekleşti. Bu oylamalar, çeşitli konuları içeriyordu ve İsviçreli seçmenlerin katılımıyla yapıldı. Sonuçlara göre, üç konuda „Hayır“ oyu çıktı ve bir konuda „Evet“ oyu çıktı. Özetle, üç konuda reddedilen girişimler ve bir konuda kabul edilen yasa değişikliği var. Uzun yıllardır tartışma konusu olan Sağlık Sigortası Primleri’nin Azaltılması ve Sağlık Maliyetlerini Frenleme Girişimi ilginç bir şekilde halkın hayır oyuyla karşılaştı. Oylamaların sonuçları ve konuların detayları şöyle:

İsviçre Saati Saat 15:00 itibariyle sonuçlar şöyle. Ufak değişiklikler olabilir ancak sonuçlar değişmeyecek.

- Prämien-Entlastungs-Initiative adlı Girişim Prim Yardımı Girişimi:
- Oylamada, sağlık sigortası primlerinin azaltılması için iki girişim değerlendirildi.
- Birinci girişim olan Prim Yardımı Girişimi, kişilerin gelirlerinin maksimum %10’unun sağlık sigortası primlerine harcanmasını öngörüyordu.
- Seçmenlerin %56’i bu girişime „Hayır“ dedi.
- Bu girişim, sağlık sigortası primlerinin artan yükünü hafifletmeyi amaçlıyordu. Zira sağlık sigortası primleri, tedavi maliyetlerindeki artışlarla birlikte önemli ölçüde artmıştı.
- İsviçre’de sağlık sigortası primlerinin azaltılması amacıyla iki önemli girişim oylanmıştır. Bunlardan biri olan „Prim Yardımı Girişimi“, aylık gelirin maksimum %10’unun sağlık sigortası primlerine harcanmasını öneriyordu. Ancak, halkın %56’sı bu girişime „Hayır“ dedi.
- Bu girişim, sağlık sigortası primlerinin artan maliyetleriyle mücadele etmeyi hedefliyordu. Öneriye göre, kişilerin gelirlerinin en fazla %10’u sağlık primlerine harcanabilecek ve bu oranı aşanlar için Hükümet ve kantonlar destek sağlayacaktı. Federal Hükümet’in karşı teklifi ise kantonların sağlık primlerinde artış yapmalarını öngörüyordu.
- Federal Hükümet’in karşı teklifi kabul edilerek, kantonlara sağlık primlerinde artış yapma zorunluluğu getirilmiştir. Bu durum, kantonlara ek maliyetler getirecek ve Federal Hükümet’in prim indirimlerine yapacağı katkılar artacak.
- SP İsviçre, Prämienentlastungsinitiative’nin reddedilmesinden hayal kırıklığı duyduğunu belirtti.
- Parti, „patlayan sağlık sigortası primlerinin halkı ciddi şekilde zorlamaya devam edeceğini“ yazarak üzüntüsünü dile getirdi. SP şimdi İsviçre’de bir kamusal sağlık sigortası için bir inisiyatif başlatma yolunda ilerleyeceğini duyurdu.
İsviçre İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SGB), Prämienentlastungsinitiative’nin başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve bir karşı önerinin hızlı bir şekilde uygulanmasını talep ettiğini belirtiyor. İnisiyatif, sağlık sigortası primlerinin yükünü hafifletmeyi kolaylaştıracaktı. Normal ve düşük gelire sahip çalışanlar, zorunlu kesintiler yapıldıktan sonra bugün 2016’dan daha az gelire sahipler. Unia sendikası için ise artık maaşların artması gerektiği açıktır.

- Kostenbremse-İnitiative adlı Girişim Maliyetleri Frenleme Girişimi:
- Bu girişim, sağlık sigortası primlerinin artış hızını kontrol altına almayı hedefliyordu.
- Seçmenlerin %65’i bu girişime „Hayır“ oyu kullandı.
- Maliyetleri Frenleme Girişimi, sağlık sistemindeki maliyetlerin artış hızını yavaşlatarak, sağlık sigortası primlerini daha sürdürülebilir bir seviyede tutmayı amaçlıyordu.
- İsviçreli seçmenler, Maliyetleri Frenleme Girişimi’ne %65’i oranında „Hayır“ dedi. Bu girişim, sağlık sigortası maliyetlerinin kontrol altına alınmasını amaçlıyordu.
- 1996’dan bu yana geçerli olan mevcut sistemde, sağlık masrafları zorunlu sağlık sigortası tarafından karşılanıyor. Ancak bu süre zarfında maliyetler ve sigorta primleri önemli ölçüde arttı. Girişim, gelecekteki maliyet artışlarını ücretler ve ekonomik büyüme ile sınırlamayı hedefliyordu. Bu çerçevede Federal Hükümet, kantonlar, sağlık sigortacıları ve hizmet sağlayıcıları, maliyet artışlarını belirli sınırlar içinde tutacak önlemler alacaktı.
- Girişimi destekleyenler, sağlık sistemindeki maliyet artışlarının kontrol altına alınmasının önemli olduğunu savunurken, karşı çıkanlar ise mevcut sağlık sigortası modelini değiştirmenin gerekli olmadığını düşünüyorlardı.
- Federal Hükümet ve Federal Meclis, girişime „Hayır“ derken, alternatif bir teklif sunuyorlardı. Girişimin reddedilmesi üzerine, Federal Hükümet’in teklifi kabul edildi. Buna göre Federal Hükümet, sağlık sisteminde yer alan aktörlerle işbirliği yaparak, maliyet artışlarını belirli aralıklarla kontrol edecek ve gerektiğinde yeni önlemler alacak.

- Für Freiheit und körperliche Unversehrtheit adlı Girişim Özgürlük ve Fiziksel Bütünlük İçin Girişimi:
- Bu girişim, fiziksel veya zihinsel bütünlüğe yapılacak her türlü müdahalenin, ilgili kişinin rızası olmadan gerçekleşmemesi gerektiğini savunuyordu.
- Seçmenlerin %75’i bu girişime „Hayır“ dedi.
- Özgürlük ve Fiziksel Bütünlük İçin Girişimi, özellikle sağlık alanında, bireylerin kendi bedenleri üzerinde tam hakimiyetini sağlamayı amaçlıyordu.
- İsviçre vatandaşları, %75 oy oranıyla bu girişimi reddetti. Federal Hükümet ve Federal Meclis, girişime „Hayır“ denilmesini tavsiye etmişlerdi.
- Koronavirüs salgını 2020 baharında İsviçre’ye ulaştı. Federal Hükümet, halkı virüsün etkilerinden korumak için sağlık sistemine aşırı yüklenmeleri önlemek amacıyla önlemler almıştı.
- Dünya genelinde araştırmacılar, yeni virüse karşı aşı geliştirirken, halk ve sağlık çalışanları aşıları pandemiden çıkış yolu olarak görmüşlerdi. Ancak bazı kesimler aşılara olumsuz bakmıştı.
- 2020 sonbaharında başlatılan girişim, fiziksel veya zihinsel bütünlüğe yapılan müdahalelerin ilgili kişinin rızası olmadan yapılamayacağını savunuyordu. Federal Hükümet ve Federal Meclis’e göre, fiziksel bütünlük temel bir hak olarak kabul ediliyor ve hiç kimsenin rızası olmadan aşı yapılması kabul edilemez.
- Aşı Karşıtları Vazgeçmiyor: Yeniden Başlatmayı Düşünüyorlar
- Aşı karşıtları, Pazar günü Stopp-Impfpflicht inisiyatifinin belirgin bir şekilde reddedilmesinin ardından pes etmiyor. Inisiyatifin öncüsü Richard Koller, yaptığı açıklamada, „Inisiyatifi yeniden başlatmayı düşünüyoruz“ dedi.
- İsviçre Özgürlük Hareketi (FBS) Başkanı olan Koller, inisiyatifin daha net bir şekilde formüle edilmesinin bir seçenek olduğunu belirtti. Bir diğer seçenek ise ilgili bir parlamenter inisiyatif olabilir.
- Kanton Sağlık Direktörleri Konferansı (GDK) ise, belirgin „hayır“ sonucunun, inisiyatifin gerçek bir sorunu ele almadığını gösterdiğini belirtti.
- Stopp-Impfpflicht inisiyatifi, fiziksel veya zihinsel bütünlüğe yapılan müdahalelerin ilgili kişinin onayını gerektirdiğini talep ediyordu. Inisiyatif sahipleri, bu tür müdahalelere örnek olarak aşıları gösterdi.

- Bundesgesetz über eine sichere Stromversorgung mit erneuerbaren Energien adlı Girişim Yenilenebilir Enerjilerle Güvenli Elektrik Tedarikine İlişkin Yasa Değişikliği:
- Bu oylamada, yenilenebilir enerjilerle güvenli elektrik tedarikine ilişkin federal yasa değişikliği değerlendirildi.
- Seçmenlerin %69’u bu yasa değişikliğine „Evet“ dedi.
- Bu yasa değişikliği, İsviçre’nin enerji arz güvenliğini sağlamak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yenilenebilir enerjilere daha fazla yatırım yapılmasını teşvik etmeyi amaçlıyordu.
Bu oylamaların sonuçları, İsviçre’deki sağlık sistemi, bireylerin hakları ve enerji politikası gibi önemli konularda toplumun ne yönde ilerlemek istediğine dair bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Oylama sonuçları, hükümetin ve vatandaşların farklı politika önerileri ve beklentileri arasındaki dengeyi bulma çabalarını yansıtıyor.
İsviçre vatandaşları, 29 Eylül 2023 tarihli Federal Enerji Yasası ve Elektrik Tedarik Yasası’nda değişiklik önerisini kabul etti. Referandumda %68 oranında „Evet“ oyu kullanıldı.
Bu düzenleme, İsviçre’nin yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla elektrik elde etmesini sağlayarak güvenli elektrik arzını güçlendirmeyi amaçlıyor. Federal Hükümet ve Federal Meclis, bu yasal düzenlemeye „Evet“ denilmesini önermişti.
Yasa, elektrik arzının yeniden yapılandırılması ve uluslararası çatışmalar gibi nedenlerle artan enerji ihtiyacını karşılamak için yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla kullanılmasını teşvik ediyor. Ayrıca, iklim hedeflerine ulaşmak için yenilenebilir enerjilere geçişi hızlandırmayı hedefliyor.
Yasal düzenleme, güneş enerjisi sistemlerinin kullanımını teşvik ederken hidroelektrik, güneş ve rüzgar enerjisi gibi ulusal öneme sahip üretim tesislerinin inşasını kolaylaştırıyor.
Karşıtlar, yasanın ormanların ortadan kaldırılmasına ve doğal alanların bozulmasına izin verdiğini iddia ediyorlar. Ancak destekçiler, mevcut binalarda ve altyapıda güneş enerjisi sistemlerinin kullanımının öncelikli olduğunu savunuyorlar.
İsviçre Elektrik Şirketleri Birliği (VSE), İsviçre halkının Enerji Kapsamı Yasası’na verdiği onayı memnuniyetle karşılıyor. Verband Schweizerischer Elektrizitätsunternehmen (VSE) tarafından yapılan açıklamada, halkın onayıyla „daha temiz İsviçre elektriği talep edildiği açıkça belirtilmektedir.“
VSE ayrıca, „enerji sistemimizin dönüşümüne açık bir şekilde bağlılık“ görüyor ve „yenilenebilir enerji üretiminin birçok projesinin şimdi uygulanması için net bir talimat olduğunu“ yazıyor.
Yüksek onay sayesinde, İsviçre’nin enerji güvenliğini artırmak ve enerji arzını yabancı ülkelere bağımlılığını azaltmak için birçok önlem alınabilir.
Yeşiller Partisi, Elektrik Yasası’nın muhtemelen kabul edileceği haberine sevinirken, SP’nin girişimi olan Prämienentlastungsinitiative’nin reddedileceği tahmini karşısında hayal kırıklığına uğradı. Şimdi parti, gelir ve varlığa göre değişen sağlık sigorta primleri talep ediyor.
Mitte Başkanı Gerhard Pfister, „Tabii ki biraz hayal kırıklığına uğradım,“ dedi. Daha düşük primler konusu henüz gündemden düşmedi. Bu konuda çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
SP’nin Hayal Kırıklığı, Ancak Mücadeleye Devam: „Sağlık Sigortası Primleri Hâlâ Birinci Endişe Konusu“
SP, prim tavanının reddedilmesinden dolayı hayal kırıklığı yaşıyor, ancak mücadeleden vazgeçmiyor. SP Grup Başkanı Samira Marti, „Hayır eğilimi hayal kırıklığı yarattı. Sağlık sigortası primleri, İsviçre halkı için hâlâ birinci endişe konusudur. Gelecekte de bu konu için çaba göstermeye devam edeceğiz,“ dedi.
Ret nedenlerinin detaylı olarak analiz edilmesi gerektiğini belirten Marti, kampanya süresince yayılan korku ve yanlış bilgilendirmelerin de etkili olduğunu düşünüyor. Özellikle katma değer vergisinin otomatik olarak artacağı gibi yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyledi.
SP Ulusal Konsey Üyesi Sarah Wyss da hayal kırıklığını dile getirdi, ancak mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Wyss, „Kamu sağlık sigortasını desteklemeye devam edeceğiz,“ dedi. Bu projenin 20 yıl önce de gündeme geldiğini ancak reddedildiğini hatırlatan Wyss, bugün belki daha iyi bir şansa sahip olabileceğini belirtti ve konunun daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini ifade etti.
GLP’den Patrick Hässig ise reddedilmenin sevindirici olduğunu belirtti. Halkın, bu düzenlemenin finansmanı için vergilerin artırılması gerekeceğinin farkına vardığını ve bunu kabul etmek istemediğini söyledi.
Siyaset bilimci Martina Mousson ise %43’lük evet oyunun SP için bir başarı olarak görülebileceğini düşünüyor. SP’nin seçmen tabanı dışındaki kişiler ve Yeşiller de prim tavanı için evet oyu verdiler. SP, önemli bir konuyu gündeme taşıyarak parlamentonun karşı bir öneri geliştirmesini sağladı.
İsviçre
Aargau’da “sahte yatırımAargau’da “sahte yatırımcı” davası: Tinder üzerinden kadınları dolandıran şahsa 3 yıl hapiscı” davası
İsviçre’nin Aargau kantonunda görülen davada, kendisini başarılı bir yatırımcı olarak tanıtarak çok sayıda kadını dolandıran 55 yaşındaki bir kişi, hapis cezasına çarptırıldı.
Kulm Bölge Mahkemesi, sanığın 3 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmesine ve mağdurlardan aldığı paraları geri ödemesine hükmetti.
Tinder üzerinden tanıştı, yüz binlerce frank topladı
Mahkeme kayıtlarına göre sanık, 2017–2021 yılları arasında özellikle Tinder gibi tanışma uygulamaları üzerinden iletişime geçtiği kadınları hedef aldı.
Kendisini finans alanında uzman ve başarılı bir “trader” olarak tanıtan zanlının, mağdurlarından toplamda yaklaşık 500 bin İsviçre frangı aldığı belirlendi.
Yüksek kazanç vaadiyle kandırdı
Herhangi bir finans eğitimi bulunmamasına rağmen lüks yaşam görüntüsü çizen sanık, yüksek kazanç vaatleriyle kadınları ikna etti.
Savcılık, sanığın mağdurlarına yüzde 12’ye varan getiri vaat ettiğini ve “uyurken bile para kazandığını” iddia ettiğini açıkladı.
“Lovebombing” ve psikolojik baskı iddiası
Mağdur avukatları, sanığın yalnızca finansal değil, aynı zamanda duygusal manipülasyon da uyguladığını belirtti.
Bir mağdurun avukatı, sanığın “lovebombing” yöntemiyle güven kazandığını, ardından ciddi miktarlarda borç sözleşmeleri imzalattığını ifade etti.
Nitekim sanığın, bir kadınla gerçekleştirdiği fondü buluşmasında 100 bin euro’luk borç sözleşmesi imzalattığı da dosyaya yansıdı.
Mağdurlardan biri ise durumu şu sözlerle anlattı:
“Bizi sadece maddi değil, psikolojik olarak da derinden etkiledi. Bunun izlerini hayat boyu taşıyacağız.”
Sanıktan geç gelen özür
Duruşma boyunca uzun süre sessiz kalan sanık, yargılamanın sonunda söz alarak yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu dile getirdi.
Sanık, “Kimseye zarar vermek istemedim, sadece şirketimi kurtarmaya çalışıyordum” ifadelerini kullandı.
Mahkemeden net karar
Mahkeme, sanığın eylemlerini dolandırıcılık kapsamında değerlendirerek hapis cezasının yanı sıra, mağdurların zararlarının karşılanmasına karar verdi.
İsviçre
İsviçre’de dikkat çeken trafik gerçeği: Bisiklet size çarpsa bile faturanın bir kısmı size çıkabilir
İsviçre’de trafik kazalarına ilişkin hukuk sistemi, özellikle otomobil sürücüleri açısından şaşırtıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mevzuata göre bir bisikletli tamamen hatalı olsa bile, araç sahibi çoğu durumda maddi zararın bir bölümünü karşılamak zorunda kalıyor. Bunun temelinde ise “tehlike sorumluluğu” (Gefährdungshaftung) ilkesi yer alıyor.
Binlerce kaza, tartışmalı sorumluluk dağılımı
Bundesamt für Strassen Astra verilerine göre, 2025 yılında İsviçre genelinde otomobiller ile bisiklet veya e-bisikletler arasında 2.347 kaza meydana geldi. Bu kazaların %70’inden fazlasında otomobil sürücüleri ana sorumlu olarak değerlendirildi.
Ancak birçok sürücü, bu değerlendirmelerin her zaman gerçek kusur durumunu yansıtmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, İsviçre hukukunun klasik “kusur” anlayışından farklı olarak risk temelli bir sorumluluk sistemi benimsemesi.
Tehlike sorumluluğu nedir?
İsviçre trafik hukukuna göre otomobiller, doğası gereği potansiyel olarak tehlikeli araçlar kabul edilir. Bu nedenle araç sahipleri:
- Kusurları olmasa bile sorumluluğa dahil edilir
- Araç hareket halinde olmasa dahi (örneğin kırmızı ışıkta beklerken) yükümlülük doğabilir
- Sadece araç kullanımı bile “risk” oluşturduğu için mali sorumluluk paylaşılır
Uzmanlara göre bu ilke, “kim daha tehlikeli bir araç kullanıyorsa, daha fazla sorumluluk taşır” mantığına dayanıyor.
En çok tartışılan durum: %100 bisiklet hatası
Bu sistemin en çok eleştirilen yönü şu senaryoda ortaya çıkıyor:
👉 Bisikletli tamamen hatalı olsa bile araç sahibi ödeme yapabilir.
Uygulamada:
- Araç sahipleri çoğu vakada %30 ila %60 arasında zarara katılıyor
- Bu pay, yalnızca aracın yarattığı “işletme riski” nedeniyle belirleniyor
Bu durum, özellikle “araç duruyordu, bisiklet gelip çarptı” gibi olaylarda sürücüler tarafından adaletsiz bulunabiliyor.
Amaç: Zayıf yol kullanıcılarını korumak
Bu düzenlemenin temel amacı, bisikletliler ve yayalar gibi korumasız trafik kullanıcılarını korumak.
Verkehrs-Club der Schweiz VCS verilerine göre:
- Otomobil–bisiklet kazalarının %80’inden fazlasında bisikletliler yaralanıyor
- Yaklaşık %15’i ağır yaralanma ile sonuçlanıyor
- Otomobil sürücülerinin yaralanma oranı ise oldukça düşük
Pro Velo ise bu sistemin, mağdurların tazminat almasını kolaylaştırdığını ve sosyal denge sağladığını savunuyor.
Sürücüler tamamen çaresiz değil
Her ne kadar sistem sürücülere otomatik bir sorumluluk yüklüyor gibi görünse de, bu mutlak bir kural değil. Araç sahipleri bazı durumlarda sorumluluktan tamamen kurtulabiliyor:
- Bisikletlinin ağır kusurlu davranması (örneğin kırmızı ışık ihlali, yüksek hız, alkol etkisi)
- Kazanın tamamen bisikletlinin kontrolsüz hareketlerinden kaynaklanması
- Araç park halindeyken meydana gelen çarpışmalar
Bu gibi durumlarda mahkemeler, sorumluluğu tamamen bisikletliye yükleyebiliyor veya araç sahibinin payını ciddi şekilde azaltabiliyor.
Sorumluluk nasıl paylaştırılıyor?
Mahkemeler her olayı ayrı ayrı değerlendiriyor. Ancak uygulamada genel eğilim şöyle:
- Araç sürücüsü: %30–60 arası
- Bisikletli: kalan oran
Bu paylaşım, tarafların kusur oranına ve olayın detaylarına göre değişiyor.
Dashcam çözüm değil, sorun olabilir
Kazalarda delil sunmak isteyen sürücüler için araç içi kameralar (dashcam) her zaman avantaj sağlamıyor. İsviçre’de:
- Kişilerin haberi olmadan görüntü kaydı yapmak
- Veri koruma yasalarını ihlal edebilir
- Bu nedenle görüntüler mahkemede geçersiz sayılabilir
Genel değerlendirme
İsviçre’de trafik hukuku, klasik “kim hatalıysa o öder” anlayışından farklı olarak, risk ve koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu sistem:
- Güçlü olan araca daha fazla sorumluluk yüklüyor
- Zayıf yol kullanıcılarını korumayı amaçlıyor
- Ancak bazı durumlarda sürücüler açısından adaletsiz algılanabiliyor
Son söz
İsviçre yollarında direksiyon başındaysanız, bilmeniz gereken kritik gerçek şu:
👉 Bisiklet size çarpsa ve tamamen hatalı olsa bile, çoğu durumda zararın bir kısmını siz ödeyebilirsiniz.
İsviçre
Karayolu Taşımacılığında Yeni Dönem: Türkiye ile İsviçre Arasında Anlaşma Yenilendi
Türkiye ile İsviçre arasında karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1977 yılından bu yana yürürlükte olan anlaşma, günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenerek yürürlüğe girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”nın modernize edildiği bildirildi.
Yeni anlaşma, Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer tarafından imzalandı. Yapılan açıklamada, güncellenen metnin uluslararası taşımacılık süreçlerini daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı.
Yetkililer, Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, yüksek bağlantısallığı ve operasyonel kapasitesi sayesinde küresel taşımacılık ağında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmesi ve lojistik iş birliğini ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.
Ayrıca yeni düzenlemenin, taşımacılık süreçlerinde verimliliği artırarak maliyetleri optimize etmesi ve sektör paydaşlarına daha fazla iş fırsatı sunması öngörülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın hem yolcu hem de eşya taşımacılığında standartları yükselterek iki ülke arasındaki ticaret hacmine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Bu gelişmeyle birlikte Türkiye ile İsviçre arasındaki taşımacılık ilişkilerinde daha çağdaş, sürdürülebilir ve rekabetçi bir dönemin başlaması hedefleniyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


