İsviçre
İsviçre Sınırları Ötesinde Alışveriş: Perakendecilerin ve Çiftçilerin Kararlı İsyanı
İsviçre Sınırında Alışveriş Turizmi: Perakende ve Çiftçiler Vergi Avantajını Düşürmeyi Talep Ediyor
Cemil Baysal.-
Okumaya zamanın yoksa kısa özeti :
Einkaufstourismus: İsviçre’de Sınır Ötesi Alışveriş Turizmi Tartışmaları
- Sınır Ötesi Alışveriş Trendi: İsviçre sınırındaki kantonlarda yaşayanlar, ucuz ülkelerde alışveriş yaparak perakende sektöründe önemli bir trend oluşturuyor.
- Talepler: Perakende Satıcılar Birliği ve Çiftçiler, KDV avantajının düşürülmesini istiyor, Einkaufstourismus’u sınırlamak amacıyla önlemler alınmasını talep ediyor.
- Planlanan Değişiklikler: Federal Konsey, sınırı 150 Frank’a düşürme planı yapıyor, ancak detay perakendeciler ve çiftçiler, bu sınırın 50 Frank’a çekilmesini istiyor.
- Eleştiriler: Konsumentenschutz ve Preisüberwacher, sorunun temelinde yüksek İsviçre fiyatları olduğunu savunarak sınır düşürme önerisine karşı çıkıyor.
- Çatışma Noktası: Perakende sektörü ve çiftçiler, sınırın daha fazla düşürülmesini talep ederken, diğer kesimler bu durumun uygulanabilir olmadığını düşünüyor.
- Sonuç ve Gelecek: Einkaufstourismus, sınır düzenlemeleri ve fiyat politikaları üzerindeki tartışmalarla İsviçre’de gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.
İsviçre sınırındaki kantonlarda yaşayanlar, uzun yıllardır daha ekonomik ülkeler olan İtalya, Almanya ve Avusturya’ya giderek alışveriş yapmanın keyfini sürdüler. Ancak, bu alışveriş turizmi eğilimi, ülke genelindeki perakende satıcılarını ve marketleri derinden etkileyerek bir isyan havası yarattı. Şu anda, perakende satıcılar birliği ve çiftçiler, KDV vergisi avantajının düşürülmesi talebiyle konuyu daha da alevlendiriyor.
Alışveriş Turizmi: Perakendeciler ve Çiftçiler, 50 Frank’tan İtibaren KDV Vergisi Talep Ediyor
İsviçre sınırındaki kantonlarda yaşayanlar için alışveriş turizmi, perakende satıcılar ve çiftçiler arasında önemli bir gündem meselesi haline geldi. Perakendeciler birliği ve çiftçiler, sınırı geçerken alınacak KDV’yi 50 Frank’a çıkarmayı planlıyor. Halihazırda uygulanan sınır ise 300 Frank’tan başlıyor.
Detailhandelsunternehmen (İsviçre Perakende Federasyonu) Swiss Retail Federation direktörü Dagmar Jenni, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu savunuyor. Jenni, „Meşru olmayan bir şekilde, yabancı ülkelerde alışveriş yapanlar, 300 Frank’a kadar İsviçre’de KDV ödemezlerken aynı zamanda yabancı KDV’yi de geri alabiliyorlar. Bu, onların çifte vergi avantajı elde etmeleri demektir“ diyor. Jenni’ye göre, mevcut sınır düzenlemesi aslında yabancı perakende ticaretini destekleyen bir sübvansiyon niteliği taşıyor.
Schweizer Bauernverband (İsviçre Çiftçiler Birliği) ve Migros, Coop ve Denner’in bir araya geldiği IG Detailhandel, sınırın daha da düşürülmesini istiyor. Maja Freiermuth, yüksek sınırın sınır komşularındaki tüccarlara rekabet avantajı sağladığını ve yabancı ülkelerde yapılan büyük alışverişleri cazip hale getirdiğini söylüyor. Freiermuth, „Bu, İsviçreli perakende sektörü için milyarlarca dolarlık bir kayıp demektir“ ifadelerini kullanıyor.
Kritikler ve Karşı Argümanlar: Ancak, Tüketicileri Savunma Derneği – Konsumentenschutz vakfı, sorunun aslında İsviçre’deki „abartılı fiyatlar“ olduğunu savunuyor. Stiftung für Konsumentenschutz, bazı ürünlerin komşu ülkelerde İsviçre’den anlamsız derecede daha ucuz olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde, Preisüberwacher Stefan Meierhans, sınırı 150 Frank’a düşürmenin yanlış olduğunu düşünüyor. Meierhans’a göre, bu önlem İsviçre ile yabancı ülkeler arasındaki „bazen büyük fiyat farklarını“ telafi edemez.
Sonuç: Bu tartışmalar, Federal Konsey’in sınırı 150 Frank’a düşürme planını içeriyor. Detay perakendeciler ve çiftçiler bu adımı yetersiz buluyor ve sınırın 50 Frank’a çekilmesini istiyorlar. Ancak, bu öneriye karşı çıkanlar, pratikte daha fazla karmaşıklığa ve daha uzun süren gümrük süreçlerine neden olabileceğini iddia ediyorlar. Bu konudaki tartışmalar ve talepler devam ederken, İsviçre’deki alışveriş turizmi konusu daha fazla dikkat çekmeye devam edecek gibi görünüyor.








Almanca, Fransızca ve İtalyanca için Linke tıkla :
İsviçre
İsviçre’de “böcek gıdası” dönemi sona eriyor: Coop satışları durduruyor
İsviçre’de bir dönem “geleceğin süper gıdası” olarak tanıtılan yenilebilir böcek ürünleri, beklenen ilgiyi görmeyince raflardan kaldırılıyor. Perakende zinciri Coop, talep yetersizliği nedeniyle bu ürünlerin satışını tamamen sonlandırma kararı aldı.
🛑 Talep düşüklüğü satışları bitirdi
Coop yetkilileri, mevcut stokların tükendikten sonra böcek bazlı ürünlerin satışının durdurulacağını açıkladı. Şirket, son dönemde talebin zaten düşük olan seviyeden daha da gerilediğini belirtti.
Migros ise benzer ürünleri 2022 yılında ürün yelpazesinden çıkarmıştı.
🐛 “Süper gıda” beklentisi karşılık bulmadı
İsviçre’de 2017 yılında un kurdu, çekirge ve cırcır böceği gibi türlerin gıda olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, bu alanda bir “beslenme devrimi” beklentisi doğmuştu.
Burger, enerji barı ve atıştırmalık gibi farklı ürünlerle pazara giren sektör, özellikle sürdürülebilirlik ve düşük kaynak tüketimi gibi avantajlarla öne çıkarılmıştı.
🌏 Kültürel fark belirleyici oldu
Haberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de kültürel farklar. Asya ülkelerinde böcek tüketimi oldukça yaygın ve günlük yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Hatta böcek yemek, bu ülkelerde makarna veya geleneksel yemekler kadar sıradan kabul ediliyor.
Buna karşın İsviçre’de tüketiciler, bu ürünlere karşı mesafeli kaldı.
📉 Psikolojik engel aşılamadı
Uzmanlara göre, böcek bazlı gıdaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel tüketicilerin “tiksinme refleksi” oldu.
Kısa süreli ilgiye rağmen, ürünlerin geniş kitleler tarafından benimsenmediği ve düzenli tüketim alışkanlığına dönüşmediği ifade ediliyor.
🏭 Sektörde daralma yaşanıyor
Pazardaki talep eksikliği nedeniyle birçok girişim ya kapanırken ya da birleşmek zorunda kaldı. Sektörde faaliyet gösteren az sayıdaki firmadan biri olan Essento’nun da üretimde ithalata yöneldiği belirtiliyor.
İsviçre
İsviçre’de öğretmenlere dini sembol uyarısı: Tarafsızlık vurgusu
İsviçre’de öğretmenler birliği, devlet okullarında görev yapan öğretmenlere başörtüsü gibi belirgin dini semboller kullanmamalarını tavsiye etti. Kararın, eğitimde tarafsızlık ilkesinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.
📌 Karar LCH konferansında alındı
İsviçre Öğretmenler Çatı Kuruluşu (LCH), yeni yayımladığı pozisyon belgesinde öğretmenlerin güçlü dini semboller taşımaktan kaçınmasını önerdi. Söz konusu belge, LCH’nin başkanlar konferansında kabul edildi.
LCH Başkanı Dagmar Rösler, Tamedia gazetelerine verdiği demeçte kararın açık bir çoğunlukla alındığını belirtti.
⚖️ “Öğretmenler tarafsız olmalı”
Rösler, kamu okullarının İsviçre’de siyasi ve dini açıdan tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, öğretmenler için bu nedenle bir tarafsızlık yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.
Rösler, “Bizim görüşümüze göre öğretmenler okulda belirgin dini semboller taşıdığında bu tarafsızlık tam olarak sağlanmış olmaz. Bu nedenle bu tür sembollerden kaçınılmasını öneriyoruz” dedi.
👩🎓 Öğrenciler için farklı yaklaşım
LCH, öğrenciler için ise farklı bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, öğrencilerin dini sembol kullanmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi.
Bu nedenle birlik, öğrencilerin dini semboller kullanmasına karşı bir öneride bulunmadı.
🗣️ “Konu abartılıyor”
Rösler, tartışmanın kamuoyunda gereğinden fazla büyütüldüğünü savundu. Ülkede başörtüsü kullanan öğretmen sayısının çok sınırlı olduğunu belirten Rösler,
“Belki beş öğretmenden söz ediyoruz ama bu büyük bir mesele haline getiriliyor. Bu orantısız” ifadelerini kullandı.
🏛️ Karar bağlayıcı değil, kantonlar belirliyor
LCH’nin önerisinin bağlayıcı olmadığı, okullarda uygulanacak kuralların kantonlar tarafından belirlendiği vurgulandı.
⚠️ Federal hükümet yasaklara karşı
İsviçre’de son aylarda okullarda başörtüsüne ilişkin çeşitli siyasi girişimler gündeme gelirken, İsviçre Federal Konseyi genel bir yasak uygulamasına karşı çıkıyor.
Hükümet, böyle bir yasağın anayasa ile güvence altına alınan din özgürlüğü ve kişisel haklarla çelişeceğini savunuyor.
🎓 Uzmanlardan eleştiri
Amir Dziri, kıyafetlere yönelik yasal yasakların toplumu bölebileceğini belirtti.
Dziri, bu tür yasakların kolaylıkla aşılabileceğini ve insanların özel ya da ev eğitimine yönelmesine yol açabileceğini ifade ederek, bunun entegrasyon yerine izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu.
İsviçre
2025 yılında ayrımcılık vakalarında artış kaydedildi
2025’te rekor artış: Okullar ve iş yerleri öne çıkıyor
İsviçre’de 2025 yılı, ırkçı ayrımcılık vakalarında yeni bir zirveye sahne oldu. Federal düzeyde hazırlanan son rapora göre, yıl boyunca 1245 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı. Bu sayı, şimdiye kadar ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor.
📊 EN ÇOK ETKİLENEN GRUPLAR
Rapora göre:
- Siyahi bireyler en fazla hedef alınan grup oldu (406 vaka)
- Müslümanlara yönelik ayrımcılık en hızlı artan kategori olarak dikkat çekti (281 vaka)
- Ayrıca:
- Arap kökenlilere yönelik 113 vaka
- Asya kökenlilere yönelik 95 vaka
- 60 antisemitik (Yahudi karşıtı) olay kaydedildi
Uzmanlara göre bu rakamlar, sadece bildirilen vakaları kapsıyor. Gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
🏫 OKULLAR VE İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA
Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, ayrımcılığın en çok:
- Eğitim kurumlarında
- İş yerlerinde
yaşanması oldu.
humanrights.ch temsilcisi Nora Riss, özellikle çocuk ve gençlerin bu durumdan etkilenmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor:
“Bu kurumların kendi içinde çözüm üretebilmesi gerekirken, mağdurların dış destek araması sistemin yetersiz kaldığını gösteriyor.”
⚠️ “IRKÇILIK YAPISAL BİR SORUN”
Irkçılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ursula Schneider Schüttel, yüksek vaka sayılarının tesadüf olmadığını vurguladı:
“Irkçılık İsviçre’de hâlâ yapısal bir sorun olmaya devam ediyor.”
Schüttel’e göre:
- Uluslararası krizler
- Göç politikaları tartışmaları
toplumdaki önyargıları artırarak bu tabloya katkı sağlıyor.
🏛️ DEVLET ADIM ATTI AMA YETERSİZ
İsviçre Federal Hükümeti geçtiğimiz yıl ilk kez:
👉 Ulusal Irkçılıkla Mücadele Stratejisini kabul etti
Bu strateji:
- İzleme sistemlerini geliştirmeyi
- Mağdurları daha iyi korumayı
- Önleyici politikaları güçlendirmeyi hedefliyor
Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil.
Schüttel bu konuda net:
“Strateji önemli ama etkili olması için yeterli kaynak ve güçlü yasal düzenlemeler şart.”
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


