Connect with us

İsviçre

İsviçre’de eğitim sistemi yeniden tartışılıyor: Çocuklar 12 yaşında okul türlerine ayrılıyor

yazar

Published

on

ZÜRİH – Tages-Anzeiger gazetesinin geniş analiz haberine göre, İsviçre’de öğrencilerin henüz 12-13 yaşındayken akademik başarılarına göre farklı okul türlerine yönlendirilmesi yeniden tartışmaların odağına yerleşti. İsviçre Okul Müdürleri Birliği’nin (VSLCH) hazırladığı uluslararası karşılaştırma, İsviçre’nin çocukları en erken yaşta farklı eğitim yollarına ayıran ülkeler arasında bulunduğunu ortaya koyarken, eğitim uzmanları bu uygulamanın bilimsel bir dayanağı olmadığını, fırsat eşitsizliğini artırdığını ve birçok yeteneğin kaybedilmesine yol açtığını savunuyor.

İsviçre en erken yönlendirme yapan ülkeler arasında

İsviçre’de öğrenciler ilkokulun sonunda, yaklaşık 12-13 yaşında, akademik başarılarına göre farklı ortaokul seviyelerine yerleştiriliyor. Bu karar, öğrencilerin gelecekte izleyecekleri eğitim ve meslek yolunu büyük ölçüde belirliyor.

VSLCH’nin hazırladığı uluslararası karşılaştırmaya göre Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda da benzer şekilde erken yönlendirme uygulayan ülkeler arasında yer alıyor.

Buna karşılık birçok ülkede öğrenciler 14, 15 hatta 16 yaşına kadar aynı eğitim sistemi içinde öğrenim görüyor. Avustralya, Yeni Zelanda, ABD ve Kanada gibi ülkelerde ise zorunlu eğitim sürecinde öğrencileri resmi olarak farklı okul türlerine ayıran bir sistem bulunmuyor.

Uzmanlar: “12 yaşındaki çocuk için karar vermek çok erken”

İsviçre Okul Müdürleri Birliği Başkanı Thomas Minder, çocukların bu kadar erken yaşta farklı okul seviyelerine ayrılmasının ciddi riskler taşıdığını belirtti.

Minder’e göre 12 yaşında verilen kararlar yanlış değerlendirmelere yol açabiliyor ve özellikle dezavantajlı ailelerden gelen çocukların eğitim hayatını olumsuz etkiliyor.

Bern Üniversitesi Eğitim Sosyolojisi Profesörü Rolf Becker ise erken yönlendirmeyi destekleyen bilimsel bir gerekçe bulunmadığını söyledi.

Zürihli gelişim pediatristi Prof. Oskar Jenni de çocukların gelişim süreçlerinin henüz tamamlanmadığını belirterek, okul sisteminin öğrencileri çok erken sınıflandırdığını ifade etti.

Ailenin sosyal yapısı eğitim yolunu etkiliyor

İsviçre Eğitim Raporu ve çeşitli bilimsel araştırmalar, öğrencilerin hangi okul seviyesine yerleştirileceğinin yalnızca akademik başarılarına bağlı olmadığını ortaya koyuyor.

Araştırmalara göre;

* Göçmen kökenli öğrenciler,

* Düşük gelirli ailelerin çocukları,

* Eğitim seviyesi düşük ailelerden gelen öğrenciler,

aynı akademik başarıya sahip olsalar bile daha düşük seviyeli okul türlerine yönlendirilme riskiyle daha sık karşılaşıyor.

Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre ortaöğretime geçiş kararlarının yalnızca yüzde 60’ı öğrencinin başarısı ve motivasyonuna dayanıyor. Kararların kalan yüzde 40’ında ise aile geçmişi, göçmen kökeni ve cinsiyet gibi faktörler etkili oluyor.

Bern Üniversitesi’nin uzun yıllara dayanan araştırmaları da İsviçre’de akademisyen ailelerin çocuklarının üniversite mezunu olma olasılığının diğer çocuklara göre yaklaşık iki kat daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Erken yönlendirme ülkeye yetenek kaybettiriyor

Uzmanlara göre çocukların daha uzun süre aynı eğitim ortamında kalması hem bireysel gelişim hem de ülkenin geleceği açısından daha büyük fayda sağlıyor.

2023 yılında Cenevre Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, öğrencilerin daha geç yönlendirildiği veya hiç ayrıştırılmadığı eğitim sistemlerinde matematik, bilişim, fen bilimleri ve teknoloji (STEM) alanlarında kariyer yapma olasılığının yüzde 15 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, bunun çocukların ilgi ve yeteneklerini daha uzun süre geliştirebilmelerinden kaynaklandığını belirtiyor.

UNICEF: Kaliteli eğitim var, ancak fırsatlar eşit değil

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsviçre’nin eğitim kalitesinin yüksek olduğunu ancak tüm çocukların bu eğitimden eşit şekilde yararlanamadığını vurguluyor.

Son PISA araştırmasına göre varlıklı ailelerden gelen 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 91’i matematik ve okuma alanında başarılı olurken, dezavantajlı ailelerden gelen öğrencilerde bu oran yüzde 46’da kalıyor.

İki grup arasındaki 45 puanlık başarı farkı, OECD ülkeleri içindeki en yüksek farklardan biri olarak değerlendiriliyor.

UNICEF’in eğitimde eşitsizlik sıralamasında İsviçre, 41 ülke arasında 31’inci sırada yer alıyor.

Bir kez verilen karar çoğunlukla değişmiyor

İsviçre’de öğrencilerin daha sonra okul seviyelerini değiştirmesi teorik olarak mümkün olsa da uygulamada bunun çok nadir gerçekleştiği belirtiliyor.

2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin ilk yerleştirildiği okul seviyesi kararlarının yaklaşık yüzde 80’i değişmeden kalıyor. Bu nedenle 12 yaşında verilen karar, öğrencinin eğitim ve meslek hayatını uzun yıllar etkileyebiliyor.

Bazı kantonlar değişim istiyor

VSLCH Başkanı Thomas Minder, mevcut sistemin uzun yıllardır uygulandığını ve toplumda kökleştiğini belirterek değişimin kolay olmayacağını söyledi.

Bununla birlikte Bern, Luzern ve Uri kantonlarında öğrencilerin daha geç yönlendirilmesini öngören modeller tartışılıyor. Thurgau ile Appenzell Ausserrhoden kantonlarında ise daha esnek geçiş imkânı sağlayan uygulamalar bulunuyor.

Tessin modeli örnek gösteriliyor

Uzmanların dikkat çektiği örnek ise Tessin Kantonu oldu.

Ulusal eğitim araştırmalarına göre Tessin, ebeveynlerin gelir ve eğitim düzeyinin çocukların eğitim başarısını belirgin şekilde etkilemediği tek kanton olarak öne çıkıyor.

Bunun başlıca nedenleri arasında üç yıllık anaokulu eğitimi, kapsayıcı eğitim anlayışı ve ortaokulda öğrencilerin büyük ölçüde birlikte eğitim görmesi yer alıyor. Ayrıştırma yalnızca matematik ve ilk yabancı dil olan Almanca derslerinde uygulanıyor.

Thomas Minder, Tessin modelinin tüm İsviçre için örnek olabileceğini belirterek, öğrencilerin daha geç yaşta yönlendirilmesinin hem fırsat eşitliğini güçlendireceğini hem de ülkenin gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağını artıracağını ifade etti.

#schweiz#isviçre#haber

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’nin Sesi takipçilerine özel: yallo aboneliklerinde %71’e varan indirim!

yazar

Published

on

By

✅ İsviçre’de güçlü çekim

✅ Avrupa’da kullanım imkânı

✅ Türkiye’de roaming seçeneği

✅ Esnek ve kolay abonelik

✅ Ücretsiz danışmanlık ve geri arama

Ayrıntılı bilgi ve başvuru:

👉 Almanca

https://yallofans.ch/de/partners/isvicreninsesi/pVHc2bb

👉 İngilizcs

https://yallofans.ch/en/partners/isvicreninsesi/pVHc2bb

👉 Fransızca

https://yallofans.ch/fr/partners/isvicreninsesi/pVHc2bb

👉İtalyanca

https://yallofans.ch/it/partners/isvicreninsesi/pVHc2bb

#yallo#isviçre#schweiz#suisse#avizzera

Continue Reading

İsviçre

Aargau’da Terör Suçundan Mahkûm Edilen İsviçre-Türkiye Çifte Vatandaşının İsviçre Pasaportunun Geri Alınması İsteniyor

yazar

Published

on

By

Aargau kantonunda, terör suçundan mahkûm edilen 19 yaşındaki İsviçre ve Türkiye Cumhuriyeti çifte vatandaşı bir genç üzerinden vatandaşlıktan çıkarma tartışması yeniden gündeme geldi.

Federal Ceza Mahkemesi, genci IŞİD adına terör saldırısı hazırladığı gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Cezanın altı ayının fiilen çekilmesine, kalan iki yılın ise şartlı uygulanmasına karar verildi. Ayrıca gencin radikalleşmeden uzaklaştırma programına katılması ve psikoterapiye devam etmesi gerekiyor. Karar henüz kesinleşmedi.

Mahkemeye göre genç, rastgele seçilmiş kişilere yönelik bıçaklı saldırı planladı. Hazırlıkların 2025 yılı başından, 6 Haziran 2025’te gözaltına alınmasına kadar sürdüğü belirtildi. Savcılık ayrıca Nisan 2024 ile Haziran 2025 arasında IŞİD propagandası yaptığını ve örgüt bağlantılı kişilere yaklaşık 1800 dolar gönderdiğini ileri sürdü.

Bu dava şimdi Aargau siyasetinde de tartışılıyor.

Mitte Partisi Aargau Büyük Konsey Üyesi Harry Lütolf, terör suçundan mahkûm edilen çifte vatandaşların İsviçre vatandaşlığının daha sık geri alınmasını istiyor. Lütolf’a göre mevcut yasa buna imkân veriyor ancak uygulama yeterince kararlı değil.

İsviçre’de bir kişinin yalnızca çifte vatandaş olması, otomatik olarak vatandaşlığının alınacağı anlamına gelmiyor. Bunun için kişinin davranışlarının İsviçre’nin çıkarlarına veya itibarına ciddi biçimde zarar vermesi gerekiyor. Süreci Devlet Göç Sekreterliği (SEM) yürütüyor ve ilgili kantonun da onayı gerekiyor.

Lütolf’un talebi yalnızca bu 19 yaşındaki gençle sınırlı değil. Aargau vatandaşlığı taşıyan tüm IŞİD destekçileri hakkında vatandaşlıktan çıkarma seçeneğinin sistematik olarak incelenmesini istiyor.

SEM’e göre 2018’den bu yana 10 vatandaşlıktan çıkarma süreci başlatıldı. Yedi vakada İsviçre vatandaşlığının geri alınmasına karar verildi; bunların dördü kesinleşti.

Lütolf ayrıca vatandaşlığın geri alınmasının ardından oturum izninin de iptal edilmesini ve hukuki şartlar oluşursa sınır dışı edilmenin değerlendirilmesini talep ediyor.

#İsviçre #Aargau #ÇifteVatandaşlık #TürkiyeCumhuriyeti #Terör

Continue Reading

İsviçre

Luzernli Dönerci Osman Özer’den Büyük Başarı: İsviçre’nin En Yüksek Zirvesine ‘Solo’ Tırmanış!

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

Sivas Yıldızeli’nden İsviçre Alpleri’nin en uç noktasına uzanan azim dolu bir başarı hikayesi… Luzern’de 34 yıldır esnaflık yapan 53 yaşındaki Osman Özer, İsviçre’nin en yüksek zirvesi Dufourspitze’ye (4.634 m) tek başına tırmandı.

Pilatus ile Başlayan Tutku, 4.634 Metrede Taçlandı

1988 yılında aile birleşimiyle Sivas’ın Yıldızeli ilçesinden İsviçre’ye gelen ve 1992 yılından bu yana Luzern Altstadt’ta döner büfesi işleten iki çocuk babası Osman Özer, dağcılık tutkusunu tarihi bir başarıyla taçlandırdı. Dağ yürüyüşlerine ilk kez 1990 yılında Luzern’in simgesi Pilatus Dağı ile adım atan Özer, yıllar içinde yüzlerce tırmanış gerçekleştirerek deneyimini adım adım geliştirdi.

Rehbersiz, Ekipten Bağımsız: Sıfırın Altında 12 Derecede Solo Zirve

Valais (Wallis) kantonunda bulunan ve Monte Rosa masifinin en yüksek noktası olan 4.634 metrelik Dufourspitze zirvesine hiçbir rehber veya grup desteği almadan tek başına (solo) tırmanan Özer, zorlu tırmanış sürecini şu sözlerle anlattı:

“Zermatt’tan Gornergrat treni ile Rotenboden durağına geldikten sonra yaklaşık 4 saatlik zorlu bir yürüyüşle Monte Rosa dağ evine ulaştım. Geceyi burada geçirip saat 02.00’de kalkarak 02.30’da tırmanışa başladım. Eksi 12 derece soğukta, dik buzullar ve karlı yamaçları aşarak saat 11.15’te zirveye ulaştım. Zirve defterine hatıra notumu bırakırken İsviçre’nin çatısında olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadım.”

Zirvede muhteşem manzaranın tadını çıkaran ve ardından güvenli bir şekilde Monte Rosa kulübesine inen Özer, dönüş yolunda karşılaştığı Alp dağ keçisi kolonisiyle bu unutulmaz günü tamamladığını belirtti.

„Tecrübe ve Ekipman Olmadan Asla Denenmemeli“

Zirve başarısının ardından bu spora gönül verenlere önemli uyarılarda bulunan deneyimli dağcı, Dufourspitze tırmanışı için en az 3 günlük bir planlama, ciddi bir aklimatizasyon süreci, profesyonel ekipman ve yüksek kondisyon gerektiğini vurguladı:

“Bu seviyedeki tırmanışlar asla hazırlıksız ve tecrübesiz yapılmamalı. Yılların birikimi, doğru ekipman ve hava koşullarına tam uyum hayati önem taşıyor.”

Continue Reading

Trendler