Connect with us

Gündem

Suçluların yarısından fazlası yabancı – neden?

yazar

Published

on

Aşağıda, 20 Minuten gazetesinde yayımlanan “Kriminalstatistik 2025: Über die Hälfte aller Straftäter sind Ausländer – wieso?” başlıklı haberde ülkede yaşayan yabancıların suç oranlarında başı çektiği ifadeleri yer alıyor. Haberin ayrıntıları yorumsuz şekilde şöyle:

Kriminalstatistik 2025:

Suçluların yarısından fazlası yabancı – neden?

Daniel Graf imzalı haberde yer alan ifadeler şöyle devam ediyor. 2025 yılında bir suçla itham edilen kişilerin yaklaşık yüzde 58’i yabancıydı. Ancak bunun nedenini anlamak için konunun ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor.

Konu özetle ne?

İsviçre’de 2025 yılında bir suçla itham edilen 92 bin 147 kişiden 53 bin 326’sı yabancı. Bu da neredeyse yüzde 58’e karşılık geliyor.

Ancak “yabancılar gerçekten suça daha mı meyilli?” sorusunun sorulduğu ve bu sorunun yanıtı için rakamlara daha yakından bakılması gerektiği ifade ediliyor.

Haberde görüşlerine yer verilen iki uzmanın kimlik ve unvanları şöyle:

  • Dirk Baier: Kriminolog ve Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne (ZHAW) bağlı Suç ve Suç Önleme Enstitüsü’nün başkanı. Özellikle gençlik suçu, şiddet ve aşırılık konularında uzman.
  • Benjamin F. Brägger: 30 yılı aşkın süredir İsviçre’de ceza infaz sisteminde görev yapan, eski hapishane yöneticisi ve hukukçu. Aynı zamanda akademik alanda ders veren bir adalet sistemi uzmanı.

İki uzmana göre:

  • Kriminal turizm yani ülke dışından gelip suç işleyip ülkeyi terk eden yabancılar büyük bir sorun
  • Sığınma alanında da aksaklıklar var
  • İsviçre’de yaşayan yabancılar yalnızca hafif şekilde aşırı temsil ediliyor ve bunun nedeni doğrudan milliyet değil

Veriler: Suça karışan yabancılar

İsviçre’de yabancıların suç oranı son yıllarda arttı:
2021’de yaklaşık %50 → 2025’te yaklaşık %58

Detaylı dağılım şöyle:

  • Toplam yabancılar: 53.326 kişi (%57,9)
  • Yerleşik yabancılar: 29.725 kişi (%32,3, 2024’e göre +%2,9)
  • Sığınmacılar: 5.386 kişi (%5,8, -%12,4)
  • Diğer yabancılar: 18.215 kişi (%19,8, +%1,3)

Kategoriler neyi ifade ediyor?

  • Yerleşik yabancılar: B ve C oturum izni olan, İsviçre’de yaşayan kişiler
  • Sığınmacılar: F, N ve S statüsündekiler
  • Diğer yabancılar: kısa süreli oturum sahipleri, turistler, sınır çalışanları ve kaçak durumdakiler

Bu ayrım neden önemli?

Haberde değerlendirmelerine yer verilen Dirk Baier, bu ayrımın kritik olduğunu belirterek şöyle diyor:
“Bu ayrım çok önemli çünkü farklı önlemler gerektirir. Eğer suçları burada yaşayan yabancılar işliyorsa göç politikalarını tartışmalıyız. Kriminal turizm ise tamamen farklı çözümler gerektirir.”

Uzman değerlendirmesi

Haberde görüşlerine yer verilen Benjamin F. Brägger ise özellikle iki soruna dikkat çekiyor:

  • Sığınma sisteminde sorunlar var
  • “Diğer yabancılar” kategorisinde organize suç çeteleri ciddi tehdit oluşturuyor

Brägger’e göre:

  • Ülkede kalmaması gereken ama sınır dışı edilemeyen kişiler bulunuyor
  • Bu kişiler:
    • Kaybedecek bir şeyleri olmadığı
    • Toplumsal hayata katılamadıkları için
      👉 suça yönelebiliyor

Yerleşik yabancılar için ise:
👉 “Sadece hafif bir aşırı temsil söz konusu”

Kriminal turizm

Haberde, İsviçre’nin karşı karşıya olduğu bazı suç türleri şöyle sıralanıyor:

  • Ev soygunları
  • ATM patlatmaları
  • Para nakil araçlarına saldırılar
  • Araç ve silah hırsızlıkları

👉 Bu suçların çoğu yabancı organize çeteler tarafından işleniyor
👉 Bazı durumlarda daha az ceza aldıkları için reşit olmayan kişiler kullanılıyor

Çözüm önerileri

Brägger:

  • Schengen öncesinde sınır kontrolleri varken bu tür suçlar daha azdı
  • Sınır güvenliği artırılabilir

Baier:

  • Bu suçlar planlı ve uluslararası
  • Çözüm: uluslararası soruşturma ve iş birliği

Polis ve adalet sistemi

Brägger ayrıca:

  • Kantonlar arası polis iş birliğinin artırılması gerektiğini
  • Tutuklama süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor

Örnek:
Sabit adresi olmayan bir suçlu tutuklanmazsa, yargılanmadan ülkesine dönebiliyor ve ceza etkisiz kalıyor.

İsviçre’de yaşayan yabancılar

Toplam oran %57,9 olsa da:

  • Sığınmacılar ve diğer yabancılar çıkarıldığında → %32,3

Karşılaştırma:

  • İsviçre nüfusunda yabancı oranı: %27

👉 Bu da yaklaşık %20’lik sınırlı bir aşırı temsil anlamına geliyor.

Bunun nedenleri

Baier’e göre iki temel açıklama var:

  • Yabancılar daha fazla suça karışıyor olabilir
  • Daha sık ihbar ediliyor olabilirler

Olası nedenler:

  • Genç ve erkek nüfus yoğunluğu
  • Düşük eğitim ve gelir
  • İş bulma zorlukları
  • Bazı kültürel farklılıklar

👉 Bu iki açıklama birlikte etkili

Şiddet suçları

Ağır şiddet suçlarında yabancı oranı %52–67 arasında.

Dağılım:

  • Yerleşik yabancılar: %27–39
  • Diğer yabancılar: %15–40

Şiddetin nedenleri

Brägger:

  • Bazı kültürel yapılarda şiddete eğilim daha yüksek olabilir

Ancak her iki uzman da şu faktörlere dikkat çekiyor:

  • eğitim
  • gelir
  • demografi
  • cinsiyet

Çözüm: Entegrasyon

Brägger’e göre:

  • Dil öğrenimi zorunlu olmalı
  • Temel değerler (örneğin kadın-erkek eşitliği) benimsenmeli
  • Çocukların erken yaşta entegrasyonu sağlanmalı

Sonuç

Brägger:

  • Kriminal turizm ciddi bir sorun
  • Şiddet suçlarındaki artış endişe verici
  • Polis ve adalet sistemi yetersiz kaynaklarla çalışıyor

Baier:

  • Yabancıların %99’u suç işlemiyor
  • Tartışma aşırı temsil yerine genel tabloya odaklanmalı
  • Uluslararası suçlarla mücadele güçlendirilmeli
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Göç Sorunu Var, Ama Çözüm Nüfus Sınırı Değil

yazar

Published

on

By

Göç Sorunu Var, Ama Çözüm Nüfus Sınırı Değil

İsviçre’de nüfusu 10 milyonla sınırlandırmayı hedefleyen referandumun reddedilmesinin ardından siyasi partilerden peş peşe açıklamalar geldi. Oylama sonucunun açıklanmasının ardından hem referanduma karşı çıkan partiler hem de girişimi destekleyen çevreler değerlendirmelerde bulundu.

Sosyal Demokrat Parti (SP), sonucun halkın göçmen karşıtı politikalara destek vermediğini gösterdiğini belirtti. Parti yetkilileri, ülkede yaşanan konut sıkıntısı, yükselen kira fiyatları ve altyapı üzerindeki baskının gerçek sorunlar olduğunu kabul ederken, bu problemlerin nüfusa üst sınır getirerek çözülemeyeceğini savundu. SP’ye göre çözüm, daha fazla konut üretimi, güçlü kamu yatırımları ve sosyal politikaların geliştirilmesinden geçiyor.

Merkez Parti (Die Mitte) ve Hür Demokrat Parti (FDP) ise İsviçre ekonomisinin nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Parti temsilcileri, sağlık, bakım, teknoloji ve mühendislik sektörlerinde yaşanan personel eksikliğine dikkat çekerek katı göç kısıtlamalarının ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Yapılan açıklamalarda, İsviçre’nin refah seviyesinin korunabilmesi için kontrollü ve ihtiyaç odaklı göç politikalarının önemine işaret edildi.

Yeşiller ile Yeşil Liberaller (GLP) de referandum sonucunu memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Her iki parti de artan nüfusun ulaşım, çevre ve şehir planlaması üzerinde baskı oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, çözümün göçü durdurmak olmadığını belirtti. Açıklamalarda sürdürülebilir kentleşme, toplu taşıma yatırımları ve çevre dostu büyüme politikalarının ön plana çıkarılması gerektiği vurgulandı.

Referandumun mimarı olan İsviçre Halk Partisi (SVP) ise sonuçtan duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Parti yetkilileri, göç kaynaklı sorunların ortadan kalkmadığını ve konut piyasası, ulaşım altyapısı ile kamu hizmetleri üzerindeki baskının önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini savundu. SVP, referandum reddedilmiş olsa da göç konusunun siyasi gündemde kalmaya devam edeceğini açıkladı.

Siyasi gözlemciler ise referandum sonucunun göç konusundaki endişelerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirtiyor. Uzmanlara göre seçmenler, nüfus artışı ve göçün yarattığı baskıları kabul etmekle birlikte, bu sorunların çözümünün nüfusa üst sınır koymak olmadığı yönünde görüş bildirdi. Analistler, sonuçların İsviçre toplumunun göç konusunda daha dengeli ve pragmatik çözümler aradığını gösterdiğini değerlendiriyor.

Referandumun ardından başlayan tartışmaların önümüzdeki dönemde konut politikaları, altyapı yatırımları, iş gücü ihtiyacı ve göç yönetimi başlıkları etrafında devam etmesi bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

Yanınızda Ne Kadar Eşya Götürebilirsiniz?

yazar

Published

on

By

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte milyonlarca gurbetçi Türkiye yolculuğu için hazırlıklara başladı. Ancak bavullar hazırlanırken en çok merak edilen konular arasında gümrük kuralları ve yolcu beraberinde götürülebilecek ürünlere ilişkin limitler yer alıyor. Ticaret Bakanlığı’nın yolcu muafiyetlerine ilişkin düzenlemelerine göre çikolata, kahve, sigara, alkol ve hediyelik eşyalarda belirli muafiyet ve miktar sınırları uygulanıyor.

Çikolata ve Şekerlemede 2 Kilograma Kadar Hak

Türkiye’ye seyahat eden yolcular, kişi başına toplam 2 kilograma kadar çikolata ve şekerleme ürünü götürebiliyor. Bu hak, 1 kilogram çikolata ve 1 kilogram şekerleme şeklinde kullanılabileceği gibi, toplam 2 kilogramı aşmamak şartıyla tek bir ürün grubuna da ayrılabiliyor.

Çay ve Kahvede Sınır Var

Yolcuların beraberinde getirebileceği gıda ürünleri arasında;

  • 1 kilogram çay,
  • 1 kilogram kahve veya çözünebilir kahve,

yer alıyor.

Hediyelik Eşyada 430 Euro Muafiyet

Ticari amaç taşımayan ve kişisel kullanım ya da hediye niteliği taşıyan eşyalar için kişi başına 430 euroya kadar gümrük muafiyeti uygulanıyor. 15 yaş altındaki yolcular için ise bu sınır 150 euro olarak belirlenmiş durumda.

Limitin aşılması halinde, belirli şartlar çerçevesinde vergi uygulanabiliyor.

Sigara ve Alkollü İçecek Limitleri

18 yaşını dolduran yolcular için uygulanan muafiyetler kapsamında;

  • 600 adet sigara (3 karton),
  • 100 adet sigarillo,
  • 50 adet puro,
  • 250 gram kıyılmış tütün,
  • 250 gram pipo tütünü,

getirilebiliyor.

Alkollü içeceklerde ise;

  • Yüzde 22’nin üzerinde alkol içeren içkilerden 1 litre,
  • Yüzde 22’nin altında alkol içeren içkilerden 2 litre

sınırı uygulanıyor.

Elektronik Eşyalarda Adet Sınırı

Yolcuların kişisel kullanım amacıyla;

  • 1 televizyon,
  • 1 kamera ve 1 fotoğraf makinesi,
  • 1 dizüstü veya masaüstü bilgisayar,
  • 1 oyun konsolu,
  • Mevzuatta belirtilen şartlar dahilinde 1 cep telefonu

getirmesine izin veriliyor.

Yetkililerden Uyarı

Yetkililer, özellikle yaz döneminde artan yolcu yoğunluğu nedeniyle Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşların güncel gümrük kurallarını kontrol ederek yola çıkmalarını tavsiye ediyor. Belirlenen limitlerin aşılması durumunda ürünlere el konulması veya ek vergi uygulanması söz konusu olabiliyor.

Ticaret Bakanlığı, yolcuların mağduriyet yaşamamaları için seyahat öncesinde güncel yolcu muafiyetleri listesini incelemelerini öneriyor.

Havalimanlarındaki duty free mağazalarından alışveriş yapan yolcular için de belirli limitler uygulanıyor. Türkiye’ye giriş yapan yolcular kişi başına;

  • 3 karton sigara,
  • 1 litre yüksek alkollü içki veya 2 litre düşük alkollü içki,
  • 600 ml parfüm,
  • 5 adet kozmetik veya cilt bakım ürünü,
  • 1 kilogram kahve,
  • 1 kilogram çay,
  • Toplam 2 kilogram çikolata ve şekerleme

satın alabiliyor.

Yetkililer, duty free alışveriş hakları ile genel gümrük muafiyetlerinin farklı uygulamalar olduğunu hatırlatarak, yolcuların hem alışveriş limitlerini hem de yolcu beraberindeki eşya kurallarını dikkate almaları gerektiğini belirtiyor.

Continue Reading

Gündem

Seçmenlerin Yüzde 55’i “Hayır” Dedi

yazar

Published

on

By

İsviçre’de bugün yapılan referandumda, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) öncülük ettiği “10 Milyonluk İsviçre” girişimi seçmenlerden yeterli destek alamadı. İlk projeksiyonlara göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’i girişime karşı oy kullandı.

Böylece İsviçre nüfusunu 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırmayı ve göçü önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen öneri halk tarafından reddedilmiş oldu.

Araştırma kuruluşu gfs.bern’e göre sonucun ortaya çıkmasında siyasi merkez ve sol partilerin oluşturduğu geniş “hayır” cephesi etkili oldu. Özellikle Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının tehlikeye girebileceği ve Schengen iş birliğinin zarar görebileceği yönündeki endişeler seçmen davranışında belirleyici rol oynadı.

Batı İsviçre’den Güçlü Ret

İlk sonuçlar, Fransızca konuşulan Batı İsviçre kantonlarında girişime desteğin oldukça düşük kaldığını gösteriyor.

  • Cenevre ve Vaud kantonlarında yüzde 60’ın üzerinde “hayır” oyu çıktı.
  • Neuchâtel’de ret oranı yaklaşık yüzde 67’ye ulaştı.
  • Valais kantonu da girişimi yüzde 53 civarında bir oranla reddetti.

Almanca konuşulan bölgelerde ise daha karmaşık bir tablo ortaya çıktı. Uri ve Glarus kantonları girişime destek verirken, Basel ve Zug gibi kantonlarda seçmenler çoğunlukla “hayır” dedi.

Ticino kantonunda ise girişimin kabul edilmesi yönünde oy kullanıldığı görüldü.

Girişim Ne Öngörüyordu?

SVP tarafından hazırlanan girişim, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmamasını amaçlıyordu. Bu kapsamda göçün önemli ölçüde sınırlandırılması, iltica ve aile birleşimi yoluyla gelenlerin sayısının azaltılması planlanıyordu.

Girişimin en tartışmalı maddelerinden biri ise son çare olarak Avrupa Birliği ile yürürlükte bulunan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasının feshedilebilmesine olanak tanımasıydı.

Tartışmalar Sürecek

Referandum sonucu girişimin reddedildiğini gösterse de, kampanya süreci boyunca göç, konut sıkıntısı, altyapı yükü ve nüfus artışı konuları İsviçre siyasetinin merkezinde yer aldı.

Uzmanlar, sonuç ne olursa olsun göç ve nüfus politikalarının önümüzdeki yıllarda da İsviçre kamuoyunun en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edeceğini belirtiyor.

#İsviçre #Schweiz #Referandum #SVP #Göç #10Milyonİsviçre #HalkOylaması #İsviçreHaberleri #Gündem #Switzerland

Continue Reading

Trendler