İsviçre
İsviçre’nin Turizm Devi Hotelplan Satışa Çıkıyor: Migros’tan Şaşırtıcı Karar!
Cemil Baysal.- Devrim Gibi Bir Karar: Ortağı Migros, Hotelplan Grubu’nu satma kararı aldı! İsviçre’nin turizm devi, Migros’un köklü değişikliklerine karşı yeni bir sahibe geçiyor. Migros, 1935 yılında kurulan ve Gottlieb Duttweiler tarafından başlatılan Hotelplan turizm şirketini devretme kararı aldı. Bu karar, Hotelplan CEO’su Laura Meyer’ın 1.7 milyar İsviçre Frank’lık rekor bir gelir açıklamasından sadece iki gün sonra geldi. Pandemi öncesi iş yılına kıyasla bu, yüzde 45’in üzerinde bir artış demekti. Hotelplan, kar hakkında bilgi vermezken, Migros, turizm sektöründeki devlerle rekabet etme ihtiyacından dolayı bu kararı aldıklarını açıkladı.
İsviçre’nin önde gelen turizm devi Hotelplan, Migros’un beklenmedik bir kararıyla satışa çıkarılıyor. Migros Genel Yönetim Başkanı Mario Irminger tarafından yapılan açıklamada, Hotelplan Grubu’nun satılma kararı, şirketin stratejik dönüşümü kapsamında alındığı belirtildi. 1935 yılında kurulan ve uzun yıllardır İsviçre’nin turizm sektöründeki lider konumunu koruyan Hotelplan’ın satış kararı, sektörde büyük bir çalkantı yarattı.
Hotelplan, İsviçre’nin en büyük seyahat şirketi olabilir ancak Migros’un açıklamasına göre, turizm sektörü büyük uluslararası oyunculara kaydıkça Hotelplan’ın küresel düzeyde rekabet avantajı sınırlı hale geliyor ve Migros Grubu’nun ana işine sınırlı katkıda bulunuyor.
Migros, Hotelplan’ın 1935’teki misyonunu hatırlatıyor: „Sıkışmış İsviçre otelcilik sektörüne yardım etmek ve aynı zamanda küçük insanlara tatil imkanı sağlamak.“ Ancak, Migros’un açıklamasına göre, şimdi bu misyonu yerine getiren birçok sağlayıcı bulunuyor ve bir yeni sahiple şirketin daha fazla gelişme şansı olduğunu düşünüyorlar.
Buna rağmen, sektör içindeki birçok kişi bu kararı şaşkınlıkla karşılıyor. Bir firmadan içeriden bilgi sahibi ve sektör temsilcisi olan bir kişi, „Bu, son büyük İsviçre seyahat şirketinin satılması gerçekten üzücü. Migros’un Hotelplan’ı uluslararası düzeyde küçük olması nedeniyle satabileceği argümanını kabul etmiyorum. Hotelplan’ın yabancı ve online rekabetle başa çıkma yeteneği geçmişte kanıtlanmış bir durum“ dedi.
Öte yandan, sektör bilgisine sahip bir kişi, Migros’un şimdi muhtemelen iyi sonuçları ve pandeminin sona ermesiyle birlikte normale dönüşle birlikte yüksek bir satış fiyatı umduğunu söylüyor. Şirketin krizi iyi değerlendirdiğini ve maliyetleri düşürdüğünü belirterek, „Marketteki toparlanmada pek yanlış bir şey yapamazdı, para sadece akmıştı.“ diyor.
Şimdi gözler, kimin bu devi devralacağına çevrildi. Geçmişte, Kuoni’nin bir devralma ihtimali konuşulsa da, bu şirket önce Alman devi DER Touristik tarafından, ardından da Rewe’ye ait olan DER Touristik tarafından devralındı. Bu nedenle, bir içeriden bilgi sahibi, „Rewe, Hotelplan için muhtemelen en olası alıcıdır“ diyor.
30 ila 50 seyahat bürosu kapanma tehlikesiyle karşı karşıya
Ancak bu büyük bir anlaşma, İsviçre’nin seyahat büro ağını büyük ölçüde etkileyecek. Sektör uzmanına göre, „Bu durumda 30 ila 50 seyahat bürosu kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. En iyi konumları muhafaza ederler“
Hotelplan, Kuoni ve Tui Suisse’nin mağazaları genellikle birbirine çok yakın konumda bulunuyor. Hotelplan’ın İsviçre genelinde 82 şubesi bulunuyor ve bu durum endişe yaratıyor. İçeriden bilgi sahibine göre, „Bu belirsizlik tehlikeli, çünkü şimdi iyi bir liderlik ve hızlı bir netlik gerekiyor, aksi takdirde en iyi çalışanlar ayrılabilir.“
Migros’un satış açıklaması, olası görüşmelerin başarılı olmadığını ve şirketin diğer ilgilenen taraflardan daha yüksek bir teklif beklediğini gösterebilir. Tanınmış bir Hotelplan içeriden bilgi sahibi için ise, şirketin bölünebileceği bir senaryo da düşünülebilir: „Hotelplan, tatil evlerinin kiralanması konusunda uzmanlaşmış Interhome gibi mücevherlere sahip.
Piyasada dolaşan söylentilere göre, Migros’un Hotelplan’ı Rewe’ye satabileceği konuşuluyor. Ancak, bu konuda henüz net bir karar alınmış değil. Uzmanlar, Hotelplan’ın satışının sektörde şaşkınlık yarattığını ve şirketin en iyi çalışanları elde tutmak için hızla bir yol haritası oluşturması gerektiğini vurguluyorlar. Migros’un Hotelplan’ı satışa çıkarması, turizm sektöründeki büyük değişimleri gösterirken, bu önemli satışın sektöre olan etkileri merakla bekleniyor.
Almanca, Fransızca ve İtalyanca için alttaki Linke tıkla :
Gündem
Batı İsviçre’de Kreş Skandalları Sonrası Yeni Tartışma: Çocuk İstismarı Vakalarını ABD Tespit EttiPeki ABD Yardımı Olmadan İsviçre Bu İstismarları Tespit Edemiyor mu?
İsviçre’de son dönemde ortaya çıkan kreş merkezli çocuk istismarı dosyaları, yalnızca adli boyutuyla değil, ülkenin dijital suçlarla mücadeledeki teknik kapasitesi açısından da ciddi tartışma yarattı. Bern ve Winterthur’daki kreşlerde yaşandığı öne sürülen çocuk istismarı vakalarının, ABD merkezli bir ihbar sistemi sayesinde ortaya çıkması dikkatleri İsviçre’nin mevcut denetim altyapısına çevirdi.
Uzmanlara göre sorun, İsviçre makamlarının hiçbir şey yapmaması değil; dijital pedokriminal suçların büyük bölümünün bugün küresel teknoloji şirketlerinin kontrolündeki platformlar üzerinden tespit edilmesi.
Google, Meta, Microsoft, Dropbox gibi şirketlerin merkezlerinin ABD’de bulunması nedeniyle, çocuk istismarı içeriklerine ilişkin şüpheli veriler Amerikan yasaları kapsamında zorunlu olarak National Center for Missing and Exploited Children (NCMEC) adlı kuruma bildiriliyor. Bu kurum daha sonra İsviçre bağlantılı verileri Fedpol’e iletiyor.
Başka bir ifadeyle; İsviçre çoğu zaman suçun ilk tespitini yapan taraf değil, ABD’den gelen ihbar sonrası harekete geçen taraf konumunda kalıyor.
İsviçreli güvenlik uzmanları bunun özellikle dijital suçlarda önemli bir bağımlılık yarattığını belirtiyor. Çünkü içeriklerin büyük kısmı İsviçre merkezli platformlarda değil, uluslararası teknoloji altyapılarında dolaşıyor.
Eleştirilerin merkezinde ise şu soru yer alıyor:
“ABD’den ihbar gelmese İsviçre bu vakaları ne kadar erken tespit edebilirdi?”
Özellikle Bern–Winterthur dosyasında daha önce bazı şüphelerin ortaya çıktığı ancak yeterli delil bulunamadığı için soruşturmanın ilerlemediği belirtiliyor. Nihai kırılma noktası ise ABD kaynaklı dijital ihbar oldu.
Hukukçular ve çocuk koruma uzmanları, İsviçre’nin kendi ulusal dijital ihbar ve takip sistemini güçlendirmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut durumda Amerikan teknoloji şirketlerinin gönüllü veya yasal bildirim mekanizmaları olmadan birçok dijital istismar ağının tespit edilmesinin çok daha zor hale geldiği ifade ediliyor.
Siyasi çevrelerde ise özellikle İsviçre merkezli hosting ve bulut hizmeti sağlayıcılarının daha sıkı denetlenmesi ve şüpheli içerikleri bildirme zorunluluğu getirilmesi yönünde yeni düzenlemeler tartışılıyor.
Uzmanlara göre dijital suçlarla mücadelede artık klasik polis yöntemleri tek başına yeterli değil. Yapay zekâ destekli içerik taramaları, uluslararası veri paylaşımı ve teknoloji şirketleriyle koordinasyon, çocuk istismarıyla mücadelede belirleyici unsur haline gelmiş durumda.

Gündem
İsviçre’de Aşırı Dolu Tren Krizi: SBB Yolcuları Trenden İnmeye Davet Etti
İsviçre Federal Demiryolları’na (SBB) ait Zürih–Lozan seferini yapan Intercity treni, cuma akşamı aşırı yoğunluk nedeniyle kısa süreli krize sahne oldu. Uzun Pfingsten tatili öncesinde artan yolcu trafiği nedeniyle tamamen dolan trende, bazı yolculardan güvenlik gerekçesiyle inmeleri istendi.
Görgü tanıklarının aktardığına göre özellikle Zürih Havalimanı’ndan büyük valizlerle gelen yolcular nedeniyle trenin giriş bölümleri tamamen doldu. Yoğunluk öyle bir seviyeye ulaştı ki, birinci sınıf vagonlarda dahi yolcular ayakta seyahat etmek zorunda kaldı.
Bunun üzerine tren görevlileri anons yaparak, “Aşırı doluluk nedeniyle tren yoluna devam edemiyor” uyarısında bulundu. Ayakta duran ve oturma yeri bulunmayan yolculardan gönüllü olarak inmeleri talep edildi.
Benzer durum Olten durağında da tekrar yaşandı. Yaşanan yoğunluk nedeniyle tren yaklaşık 15 dakika gecikmeli sefer yaptı.
📌 Peki SBB yolcuyu trenden indirebilir mi?
Olay sonrası sosyal medyada en çok tartışılan konulardan biri de bu oldu.
SBB’nin açıklamasına göre şirketin “taşıma yükümlülüğü” bulunuyor ve yolcular doğrudan zorla trenden çıkarılamıyor. Ancak tren personeli, güvenlik riskinin oluştuğu durumlarda trenin seferine devam etmeme kararı alabiliyor.
Yetkililer, özellikle koridorların yolcu ve valizlerle kapanmasının acil tahliye durumlarında ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor.
SBB yetkililerine göre aşırı doluluk özellikle acil tahliye durumlarında ciddi güvenlik riski oluşturuyor. Koridorların yolcular ve büyük valizlerle kapanması halinde olası bir acil durumda hızlı tahliyenin mümkün olmayabileceği belirtiliyor.
Şirket açıklamasında, trenin güvenli şekilde devam edip edemeyeceğine son kararı tren şefinin verdiği ifade edildi. Yolcu sayısı için resmi bir sayım yapılmasa da tren personelinin mevcut durumu yerinde değerlendirerek karar aldığı aktarıldı.
📌 “Gönüllü inen olmazsa tren iptal edilebilir”
SBB’nin uygulamasına göre yolcular doğrudan zorla indirilmiyor. Ancak yeterli sayıda kişinin gönüllü olarak inmemesi halinde tren seferi tamamen iptal edilebiliyor.
Demiryolu şirketi, bu yöntemin dolaylı baskı yarattığını kabul ederken, çoğu durumda bazı yolcuların bir sonraki treni tercih ederek inmeyi kabul ettiğini belirtiyor.
İsviçre’de son yıllarda özellikle tatil dönemleri ve yoğun hafta sonlarında trenlerdeki aşırı kalabalık sorunu daha sık gündeme geliyor. Artan yolcu sayısı, büyük şehirler ile havalimanı bağlantılarında kapasite tartışmalarını da yeniden gündeme taşımış durumda.
#isviçre #sbb #schweiz #suisse #switzerland🇨🇭
Gündem
Valais’te Tartışmalı Polis Müdahalesi: 67 Yaşındaki Adam Yaralandı
İsviçre’nin Valais kantonunda geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bir polis operasyonu, aşırı güç kullanımı iddiaları nedeniyle yargıya taşındı. Törbel kasabasında yaşayan 67 yaşındaki Hans Z., oğlunu aramak için evine gelen polis ekiplerinin müdahalesi sırasında ciddi şekilde yaralandığını öne sürerken, olayla ilgili savcılık soruşturmasının hâlen sürdüğü bildirildi.
Blick kaynaklı habere göre olay, 18 Mayıs 2024 tarihinde sabah saatlerinde meydana geldi. Valais Kantonu Polisi’ne bağlı dört memur, birkaç gün önce gerçekleşen bir hırsızlık olayı kapsamında Hans Z.’nin oğlunu bulmak amacıyla eve geldi.
Hans Z.’nin aktardığına göre polis ekiplerine oğlunun yaklaşık bir hafta önce evden ayrıldığını ve artık kendisiyle yaşamadığını söyledi. Ancak polis memurlarının açıklamaya inanmayarak evde arama yaptığı belirtildi.
Aranan kişinin evde bulunamaması sonrası olayın gerginleştiği ifade edilirken, Hans Z. polislerden birinin kendisini sert şekilde duvara ittiğini, kolunu arkaya çevirerek kelepçe taktığını ve cam yüzeye bastırdığını iddia etti.
📌 “Omzum hâlâ iyileşmedi”
Olay sonrası Visp Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki adama omuz yaralanması teşhisi konuldu. Hans Z., aradan geçen zamana rağmen kolunu hâlâ tam olarak kullanamadığını ve fizik tedavi görmek zorunda kaldığını söyledi.
Kendi işini yapan marangoz Hans Z., yaşadığı sakatlık nedeniyle emeklilik sonrası çalışmaya devam etme planlarının da sona erdiğini belirtti. Birçok işi iptal etmek zorunda kaldığını ifade eden yaşlı adam, olayın hem fiziksel hem de ekonomik açıdan hayatını ciddi şekilde etkilediğini dile getirdi.
Müdahalenin ardından polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunan Hans Z., soruşturmanın yavaş ilerlediğini savunarak yetkililere tepki gösterdi.
“Dört polis memuru karşısında tek başımaydım. Buna rağmen yaralandım. Bunun mutlaka sonuçları olmalı,” dedi.
📌 Polis farklı bir tablo çiziyor
Valais Kantonu Polisi, devam eden soruşturma nedeniyle olayın ayrıntılarına ilişkin açıklama yapmazken, savcılık yalnızca dosyanın aktif olarak sürdüğünü doğruladı.
İsviçre basınında yer alan ifade tutanaklarına göre ise olayda adı geçen polis memuru, müdahalenin Hans Z.’nin direnişi nedeniyle gerçekleştiğini savundu.
Polis ifadesine göre yaşlı adam, ekiplerin yatak odasında arama yapmasını engellemeye çalıştı ve fiziksel olarak memurları geri itti. Bunun üzerine güvenlik gerekçesiyle müdahalede bulunulduğu ve kelepçe uygulandığı belirtildi.
Savcılık soruşturmasının, İsviçre’de polis müdahalelerinde güç kullanımı sınırları ve vatandaş hakları açısından emsal oluşturabilecek dosyalardan biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
#suisse #valais #wallis #isviçre #haber
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


