Sosyal Medya

Ekonomi

İsviçre’de Regülasyon Sıkılaşıyor: Uluslararası Yatırımcılar İçin Yeni Risk Alanları

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre uzun yıllardır küresel yatırımcılar için güvenli liman olarak görülüyor. Ancak son dönemde artan AML regülasyonları, risk sınıflandırma sistemleri ve banka politikalarındaki değişiklikler, özellikle yabancı yatırımcılar için süreci daha teknik ve seçici hale getirdi.

Uzmanlara göre sistem kapanmıyor; ancak artık doğru yapılandırılmamış dosyalar hızla eleniyor.

Bu yeni dönemde en çok kimler etkileniyor?


Banka Hesabı Kapatılan Yatırımcılar

İsviçre bankalarında risk iştahı ve müşteri segmentasyonu yeniden tanımlanıyor. Özellikle sınır ötesi müşteri profillerinde hesap kapatma bildirimlerinin arttığı gözlemleniyor.

Artık mesele yalnızca uyum değil; risk algoritmalarının yatırımcıyı nasıl konumlandırdığı.

CEO Cemil Baysal’ın Değerlendirmesi

“İsviçre bankaları artık manuel değerlendirmeden çok algoritmik risk analizine geçti. Eğer yatırımcının dosyası teknik olarak doğru konumlandırılmamışsa sistem onu otomatik olarak yüksek risk kategorisine taşıyor. Buradaki kritik konu, uyumlu olmak değil; doğru yapılandırılmış olmaktır.”

Örnek Vaka

BAE merkezli bir yatırım şirketi, 8 yıldır aktif kullandığı İsviçre banka hesabı için 30 gün içinde kapatma bildirimi aldı. Gerekçe, güncellenen risk politikası kapsamında profilin “yüksek risk kategorisine” alınmasıydı.

Sorun uyumsuzluk değildi; şirket ortaklık yapısının ve kaynak belgelerinin yeni analiz formatına uygun sunulmamış olmasıydı.

S-Gate’in müdahalesiyle:

  • Ortaklık yapısı sadeleştirildi,
  • Source of Wealth dosyası yeniden yapılandırıldı,
  • Alternatif banka stratejisi oluşturuldu,
  • Transfer süreci hukuki çerçevede koordine edildi.

Sonuç: Finansal erişim kesintiye uğramadan sürdürüldü.


Treuhand ve AML Başvurularında Ret Şoku

İsviçre’de Treuhand hizmeti yalnızca muhasebe değil; şirketin mali ve regülasyonel temsilini kapsayan fiduciary bir yapıdır. Ancak LBA/GwG kapsamında artan AML hassasiyeti, özellikle yabancı yatırımcı başvurularında ret oranlarını yükseltti.

Ret kararlarının önemli bir kısmı, yasa dışı faaliyetlerden değil; dosya mimarisinden kaynaklanıyor.

CEO Cemil Baysal’ın Değerlendirmesi

“Birçok yatırımcı ‘belgem var’ diyerek sürece giriyor. Oysa İsviçre sistemi belgenin varlığına değil, sunum mimarisine bakıyor. Source of Funds dosyası kronolojik, analitik ve risk perspektifiyle hazırlanmadıysa ret kaçınılmaz hale geliyor.”

Örnek Vaka

Türkiye merkezli bir girişimci, İsviçre’de kurduğu şirket için Treuhand başvurusu yaptı ancak dosyası iki farklı finansal aracı tarafından reddedildi.

Gerekçe: “Insufficient economic background documentation.”

Yapılan analizde:

  • Fon kaynağı belgeleri mevcuttu ancak analitik ve kronolojik yapılandırılmamıştı.
  • Ortaklık geçmişi net bir şeffaflık kurgusu ile sunulmamıştı.

S-Gate:

  • Source of Funds dosyasını yeniden tasarladı,
  • AML risk profilini analiz ederek başvuru dilini regülasyon standardına uyarladı,
  • Treuhand firmasıyla doğrudan koordinasyon sağladı.

Başvuru ikinci aşamada kabul edildi.


Lex Koller ve Gayrimenkulde Yapısal Riskler

Yabancı yatırımcıların İsviçre’de taşınmaz edinimi Lex Koller kapsamında değerlendiriliyor. Yanlış yapılandırılmış ortaklık modeli, noter aşamasında işlemin askıya alınmasına neden olabiliyor.

CEO Cemil Baysal’ın Değerlendirmesi

“Lex Koller süreçlerinde en büyük hata, şirket yapısının yatırımcı perspektifiyle değil, regülasyon perspektifiyle tasarlanmamasıdır. İsviçre makamları kontrol zincirine bakar; yüzeyde görünen ortaklığa değil.”

Örnek Vaka

BDT bölgesinden bir yatırımcı, Zürih’te ticari gayrimenkul satın almak istedi. İşlem noter aşamasında durduruldu.

Gerekçe: Dolaylı ortaklık yapısının Lex Koller kapsamında riskli değerlendirilmesi.

S-Gate:

  • Alternatif şirket yapısı modeli geliştirdi,
  • İzin statüsünü yeniden konumlandırdı,
  • Noter ve ilgili makamlarla süreci koordine etti.

İşlem gecikmeli de olsa yasal zeminde tamamlandı.


Dormant (Atıl) Varlıklar: Görünmeyen Hak Kaybı

İsviçre’de uzun süredir hareketsiz kalan hesap ve varlıklar, belirli prosedürler çerçevesinde hak sahiplerine iade edilebiliyor. Ancak süreç teknik bilgi gerektiriyor.

CEO Cemil Baysal’ın Değerlendirmesi

“Dormant varlık süreçlerinde en kritik konu, hak sahipliğinin teknik olarak ispat edilmesidir. Birçok kişi hakkı olduğunu biliyor ancak doğru prosedür izlenmediği için erişim sağlayamıyor.”

Örnek Vaka

Bir Avrupa ülkesinde yaşayan aile, 1990’lı yıllarda açılmış ve uzun süredir hareketsiz kalan bir İsviçre hesabından haberdar oldu. Ancak hak sahipliği belgeleri eksikti.

S-Gate:

  • Resmi siciller üzerinden ön araştırma yaptı,
  • Miras zinciri analizini tamamladı,
  • Başvuru sürecini yönetti.

Sonuç olarak hak sahipleri varlığa yasal çerçevede erişim sağladı.


İsviçre’de Alacak Tahsili: Teknik Bir Süreç

Yurt dışındaki tedarikçiler için İsviçre’de alacak tahsili çoğu zaman prosedürel bilgi eksikliği nedeniyle ilerlemiyor.

CEO Cemil Baysal’ın Değerlendirmesi

“İsviçre Betreibung sistemi doğru başlatıldığında ciddi ticari etki yaratır. Ancak süreç teknik olarak yanlış yürütülürse sonuç alınamaz. Burada prosedürel doğruluk kritik.”

Örnek Vaka

Türkiye’de üretim yapan bir firma, İsviçre’deki müşterisinden 450.000 CHF tutarındaki alacağını tahsil edemedi. Süreç başlatılmadığı için borç tahsil edilemedi.

S-Gate:

  • Sözleşme bazlı hukuki ön analiz yaptı,
  • Borçlu şirketin ticari durumunu değerlendirdi,
  • İsviçre Betreibung sürecini başlattı ve koordine etti.

Borçlu şirket ödeme planı talep etti ve tahsil süreci yapılandırıldı.


Yeni Dönem: Uyum Yetmiyor, Stratejik Yapılandırma Gerekli

İsviçre sistemi artık “belge var mı?” değil;
“belge nasıl yapılandırılmış ve risk nasıl konumlandırılmış?” sorusuna odaklanıyor.

S-Gate’in yaklaşımı, hukuki uyum, risk yönetimi ve stratejik yapılandırmayı entegre eden bütüncül bir model sunuyor.

Karmaşık görünen süreçler, doğru planlama ve yerel koordinasyon ile yönetilebilir hale geliyor.tilebilir hale geliyor.

www.s-gate.ch Swissgate Consulting

Regulatory Tightening in Switzerland: New Risk Areas for International Investors
Switzerland has long been regarded as a safe haven for global investors. However, increasing AML regulations, evolving risk classification systems, and shifts in banking policies have made the environment significantly more technical and selective—particularly for foreign investors.

According to experts, the system is not closing. However, poorly structured files are now eliminated swiftly.

Who is most affected in this new environment?


Investors Facing Bank Account Closures

Swiss banks are redefining their risk appetite and customer segmentation models. In particular, cross-border client profiles are increasingly subject to account termination notices.

The issue is no longer simple compliance—it is how risk algorithms position the investor.

CEO Cemil Baysal’s Assessment

“Swiss banks have shifted from manual evaluation to algorithmic risk analysis. If an investor’s file is not technically positioned correctly, the system automatically categorizes it as high risk. The critical issue is not merely being compliant—it is being strategically structured.”

Case Example

A UAE-based investment company received a 30-day account closure notice after eight years of active banking in Switzerland. The reason: reclassification into a “high-risk” category under updated policies.

The issue was not non-compliance, but the absence of properly structured ownership and source documentation aligned with new analytical standards.

With S-Gate’s intervention:

  • The ownership structure was simplified,
  • The Source of Wealth file was restructured,
  • An alternative banking strategy was developed,
  • The transfer process was legally coordinated.

Result: Financial access continued without disruption.


Treuhand & AML Rejections: A Structural Issue

In Switzerland, Treuhand services go beyond accounting—they represent the financial and regulatory fiduciary backbone of a company. Under tightened LBA/GwG AML standards, rejection rates for foreign investor applications have increased.

In many cases, rejections are not based on illegality—but on file architecture.

CEO Cemil Baysal’s Assessment

“Many investors believe that having documents is sufficient. However, the Swiss system evaluates presentation architecture. If the Source of Funds file is not structured chronologically, analytically, and from a risk perspective, rejection becomes inevitable.”

Case Example

A Turkish entrepreneur establishing a Swiss company was rejected by two financial intermediaries.

Reason: “Insufficient economic background documentation.”

Analysis revealed:

  • Documentation existed but lacked analytical and chronological structuring.
  • The ownership history was not presented within a transparent narrative framework.

S-Gate:

  • Redesigned the Source of Funds file,
  • Analyzed and repositioned the AML risk profile,
  • Coordinated directly with the fiduciary firm.

The application was approved at the second stage.


Lex Koller & Structural Real Estate Risks

Foreign investors acquiring Swiss real estate fall under Lex Koller regulations. Improper structuring may result in suspension at the notarial level.

CEO Cemil Baysal’s Assessment

“The most common mistake in Lex Koller processes is designing the corporate structure from the investor’s perspective rather than from a regulatory standpoint. Swiss authorities assess control chains—not superficial ownership appearances.”

Case Example

An investor from the CIS region attempted to acquire commercial property in Zurich. The transaction was halted at the notary stage due to indirect ownership structures triggering regulatory concerns.

S-Gate:

  • Developed an alternative corporate structure model,
  • Repositioned the permit status,
  • Coordinated with notaries and authorities.

The transaction was ultimately completed within the legal framework.


Dormant Assets: Invisible Rights at Risk

Long-inactive Swiss accounts can be reclaimed through formal procedures. However, technical and procedural expertise is essential.

CEO Cemil Baysal’s Assessment

“The key challenge in dormant asset cases is the technical proof of entitlement. Many individuals know they have rights, but without the correct procedural approach, access remains blocked.”

Case Example

A European family discovered a dormant Swiss account opened in the 1990s but lacked sufficient inheritance documentation.

S-Gate:

  • Conducted official registry research,
  • Completed inheritance chain analysis,
  • Managed the application process.

Access was successfully granted within the legal framework.


Debt Enforcement in Switzerland: A Technical Mechanism

For foreign suppliers, recovering receivables in Switzerland is often hindered by procedural unfamiliarity.

CEO Cemil Baysal’s Assessment

“The Swiss Betreibung system is highly effective when initiated correctly. However, if the process is technically flawed, it produces no result. Procedural precision is critical.”

Case Example

A Turkish manufacturer was unable to recover CHF 450,000 from a Swiss client because enforcement proceedings had not been properly initiated.

S-Gate:

  • Conducted a contract-based legal assessment,
  • Evaluated the debtor’s commercial position,
  • Initiated and coordinated the Swiss debt enforcement process.

The debtor requested a payment plan and the recovery was structured accordingly.


The New Era: Compliance Is Not Enough — Strategic Structuring Is Essential

The Swiss system no longer asks, “Do you have documents?”
It asks, “How are those documents structured and how is risk positioned?”

S-Gate’s approach integrates legal compliance, risk management, and strategic structuring into a unified model.

What appears complex becomes manageable through precise planning and local coordination.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

S-Gate İsviçre, şirket kurma ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunuyor

yazar

Yayınlayan

on

By

ZUG – İsviçre merkezli danışmanlık platformu S-Gate, uluslararası girişimcilere ve şirketlere yönelik sunduğu kapsamlı hizmetlerle, yalnızca şirket kuruluşu ve adres teminiyle sınırlı kalmayan bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor.

S-Gate, şirket kuruluşu (GmbH/AG), yasal iş adresi sağlanması, banka hesabı açılışı ve KDV kaydı gibi temel idari işlemlerin yanı sıra, firmaların İsviçre ve Avrupa pazarındaki konumlanmasına yönelik stratejik danışmanlık hizmetleri de sunuyor.

Şirket yetkilileri, S-Gate’in İsviçre’de yaygın olan “ofis adresi verme ve şirket kurma” hizmetlerinden farklı olarak, müşterilerinin gerçek ticari ihtiyaçlarına odaklandığını vurguluyor. Bu kapsamda firmalar adına iş görüşmeleri organize edildiği, potansiyel iş ortaklarıyla temaslar kurulduğu, pazara giriş stratejilerinin birlikte planlandığı ve marka bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Amaç, şirketlerin yalnızca resmen kurulması değil, Avrupa pazarında sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde faaliyet göstermesi olarak ifade ediliyor.

Uzman kadro ve “İsviçre güveni”

S-Gate bünyesinde finans, ekonomi ve yönetim danışmanlığı alanlarında uzman profesyonellerin görev yaptığı, ekibin uluslararası ticaret, vergi planlaması, şirket yapılanması ve yatırım danışmanlığı konularında deneyime sahip müşavirlerden oluştuğu kaydediliyor.

Şirketin öne çıkan yönlerinden birinin de, özellikle Türkiye başta olmak üzere bazı ülkelerde firmaların karşılaştığı itibar ve güven sorunlarının aşılmasına katkı sağlaması olduğu ifade ediliyor. S-Gate, İsviçre merkezli yapısı, ülkenin finansal sistemi ve hukuki altyapısının sağladığı güvenilirlik sayesinde, şirket ve markaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir kurumsal kimlik kazanmasına destek veriyor.

Şirket yetkilileri, S-Gate’in klasik anlamda yalnızca şirket kurma ve ofis adresi temin etme hizmeti sunan yapılardan ayrıldığını vurguluyor. Buna göre S-Gate, firmaların İsviçre’deki potansiyel iş ortaklarıyla doğrudan temas kurmasını sağlıyor, uygun integratör ve yerel iş ağı bulunması sürecini yönetiyor ve pazara giriş aşamasını uçtan uca koordine ediyor. Ayrıca İsviçre bankacılık sistemi ve ülkenin uluslararası alanda sahip olduğu yüksek güvenilirlik sayesinde, şirketlerin kurumsal itibarı ve yatırımcılar nezdindeki algısının güçlendiği, bunun da marka değerine ve finansmana erişime olumlu katkı sağladığı ifade ediliyor.

Yetkililer, “İsviçre şemsiyesi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde firmaların yabancı yatırımcılar, bankalar ve iş ortakları nezdinde daha güvenilir algılandığını, bunun da ticari ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını vurguluyor.

S-Gate’in merkezi Zug Kantonu’nda bulunurken, şirket İsviçre’nin yanı sıra Almanya ve Avusturya başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmak isteyen firmalara danışmanlık hizmeti veriyor. Platform, aynı zamanda İsviçreli şirketlerin Türkiye pazarına girişinde de stratejik rehberlik sağlıyor.

Daha fazla bilgi :www.s-gate.ch

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

Kamu Kurumlarında Öncelik İsviçrelilere mi Veriliyor?

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de kamu kurumlarında çalışan yabancı uyrukluların oranı son yıllarda neredeyse sabit kaldı. Federal yönetimde görev yapan personelin yalnızca %5’i yabancı uyruklu. Bu durum, İsviçre’nin genel iş gücündeki %34’lük yabancı çalışan oranıyla kıyaslandığında dikkat çekici bir fark yaratıyor.

İsviçre basınında yer alan haberlerde, bu durum “Ausgerechnet beim Bund bleiben die Schweizer fast unter sich” başlığıyla gündeme taşındı.
Bu ifade, “Yabancıların en az olduğu yer, ironik biçimde devletin kendisi” şeklinde yorumlandı.
Başlık, “Tam da federal yönetimde, İsviçreliler neredeyse kendi aralarında kalıyor” anlamına gelerek, konunun ironik yönüne dikkat çekti.

Yabancı Uzmanlar Kamuya Giremiyor

Ekonomi çevreleri, kamu yönetiminde yabancı çalışan oranının düşüklüğünü “sistematik bir tercih” olarak değerlendiriyor.
Resmî gerekçe güvenlik, gizlilik ve vatandaşlık şartları olarak açıklansa da, uzmanlara göre bu durum kamuya girişte İsviçrelilere fiili bir öncelik tanındığı anlamına geliyor.

Bir ekonomi analisti şu değerlendirmeyi yaptı:

“Özel sektörde uluslararası uzmanlar olmadan birçok sektör ayakta kalamaz. Ancak kamu tarafında yabancılar neredeyse hiç yer bulamıyor. Bu fark uzun vadede bilgi akışını ve yeniliği zayıflatıyor.”

Avrupa Açılıyor, İsviçre Kapalı Kalıyor

Komşu Almanya, kamu kurumlarında yabancı uzman istihdamını artırmak için dil ve vatandaşlık şartlarını gevşetmiş durumda.
İsviçre’de ise başvuru süreçleri uzun, güvenlik kontrolleri sıkı, vatandaşlık koşulları katı. Bu da yabancı profesyonellerin kamuya yönelmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Temsiliyet Sorunu Büyüyor

Sosyologlar, federal yönetimin bugünkü yapısının İsviçre toplumunun çeşitliliğini yansıtmadığını vurguluyor.
Ülke nüfusunun üçte biri yabancı kökenliyken, kamu kurumlarında bu oran yalnızca yirmide bir. Uzmanlara göre bu durum, toplumsal temsiliyet ve adalet açısından “endişe verici bir dengesizlik.”

Uzmanlardan Politika Değişikliği Çağrısı

Uzmanlar, kamu yönetiminde istihdam politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

“Yabancı çalışanlara kapı açmak, sadece bir iyi niyet göstergesi değil, modern bir devletin gereğidir.”
Kamu kurumlarının daha açık ve uluslararası bir işe alım sistemi geliştirmesi öneriliyor.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İsviçre, dijital rekabetin yeni dünya lideri

yazar

Yayınlayan

on

By

IMD raporuna göre İsviçre, ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde zirvede

İsviçre, dijital rekabet alanında dünyanın en güçlü ülkesi unvanını kazandı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü’nün (IMD) her yıl yayımladığı “World Digital Competitiveness Ranking” (WDCR) raporuna göre ülke, bu yıl ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde birinci sıraya yerleşti.

Geçtiğimiz yıllarda sıralamanın zirvesinde yer alan Singapur bu yıl üçüncü sıraya gerilerken, ABD ikinci sıradaki yerini korudu. Böylece İsviçre, dijital dönüşümün merkezine yerleşen veri altyapısı, inovasyon kapasitesi ve dijital beceri geliştirme politikalarıyla dünya liderliğini elde etti.

🔍 Üç alanda zirveye taşıyan faktörler

IMD, ülkelerin dijital rekabet gücünü üç temel boyutta değerlendiriyor:

  1. Bilgi (Knowledge) – Eğitim sistemi, bilimsel araştırma kapasitesi ve yetenekli iş gücü.
  2. Teknoloji (Technology) – Dijital altyapı, yatırım ortamı ve regülasyon çerçevesi.
  3. Geleceğe Hazırlık (Future Readiness) – Şirketlerin dijital dönüşüm adaptasyonu, toplumun yeniliklere açıklığı ve dijital yönetişim.

İsviçre, özellikle bilgi ve geleceğe hazırlık alanlarında rakiplerine açık ara fark atarken, teknoloji boyutunda da önemli bir sıçrama kaydetti. Ülkenin araştırma odaklı ekonomi modeli, yüksek Ar-Ge harcamaları ve eğitimde dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi bu başarının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

⚠️ “Liderliği korumak daha zor olacak”

Uzmanlar, İsviçre’nin dijital liderliğinin kalıcı hale gelmesi için sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor. IMD araştırmacılarına göre; küresel veri düzenlemeleri, yapay zekâ standartları ve uluslararası dijital ticaret dengeleri, İsviçre’nin önümüzdeki dönemdeki konumunu doğrudan etkileyecek.

“Birinci sıraya çıkmak kadar orada kalmak da zor” diyen IMD yetkilileri, ülkenin özellikle teknolojik altyapı yatırımlarını ve dijital girişim ekosistemini daha da güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

🌍 Küresel tablo

  • 1. İsviçre
  • 2. ABD
  • 3. Singapur
  • 4. Danimarka
  • 5. Hollanda

Rapora göre Avrupa ülkeleri dijital rekabette genel olarak güç kazanırken, Asya ülkeleri yenilik hızında hâlâ yüksek bir ivmeye sahip.

💬 Uzman yorumu

Dijital ekonomi analisti Dr. Michael Reiter’e göre, İsviçre’nin başarısı tesadüf değil:

“İsviçre uzun süredir dijital dönüşümü sadece teknoloji yatırımı olarak değil, bir eğitim ve yönetişim meselesi olarak görüyor. Bu bütüncül yaklaşım ülkeyi dünya liderliğine taşıdı.”

Haberin Devamını Oku

Trendler