Gündem
C oturumunu riske attı: Lori Glori, altı ay kuralı nedeniyle İsviçre’den gönderilebilir
Yerleşim izni (C) gerçekte ne anlama geliyor?
İsviçreli makamlar, bir döneme damga vuran şarkıların sesi olan Amerikalı sanatçı Lori Glori’nin ülkeden çıkarılmasını gündemine aldı. Gerekçe ise hukuki açıdan net: Yerleşim izni (C) sahibi olan sanatçının, İsviçre dışında altı aydan uzun süre kesintisiz kalmış olması. Bu durum, İsviçre yabancılar hukukuna göre yerleşim hakkının kaybına yol açabiliyor.
Altı ay kuralı başını yaktı
66 yaşındaki Lori Glori, İsviçre’nin dünya çapında tanınan müzik yıldızı DJ Bobo ile yaptığı iş birlikleri sayesinde uluslararası ün kazanmıştı. Sanatçı, 2015 yılında bir İsviçre vatandaşıyla evlenerek ülkeye yerleşmiş, 2021’de ise Niederlassungsbewilligung C (yerleşim izni) almıştı.
Ancak müzik kariyeri gereği sık sık yurt dışında bulunan Glori’nin, İsviçre dışında altı aydan daha uzun süre kalması, yetkililerin dikkatini çekti. Mevzuata göre bu süre aşıldığında, özel izin alınmamışsa C oturumu otomatik olarak düşebiliyor. Yetkililer şimdi bu nedenle Glori’nin sınır dışı edilmesini değerlendiriyor.
Sanatçı ise söz konusu kuraldan haberdar olmadığını savunuyor.
B Oturumu (B-Bewilligung) nedir, ne sağlar?
İsviçre’ye yerleşmek isteyen yabancılar için ilk adım genellikle oturum izni B’dir.
Bu izin;
- Çalışma,
- Evlilik,
- Eğitim
- veya mali gerekçelerle verilebilir.
Başvuru sırasında kişinin geçimini kendi imkânlarıyla sağlayabildiğini kanıtlaması gerekir. Üçüncü ülke vatandaşları için B izni genellikle her yıl yenilenir. Schengen içinde seyahat mümkündür; ancak İsviçre dışında altı aydan uzun süre kesintisiz kalınması, iznin sona ermesine yol açabilir.
C Oturumu sanıldığı kadar “sınırsız” değil
Yerleşim izni C, İsviçre’de uzun süre yaşayan yabancılara tanınır:
- AB/EFTA vatandaşları için genellikle 5 yıl
- Üçüncü ülke vatandaşları için 10 yıl
İsviçre vatandaşlarıyla evli olanlar için süreler kısaltılabilir.
Ancak C izni, yaygın inanışın aksine mutlak ve koşulsuz bir hak değildir. Sahiplerinin:
- İsviçre dışında altı aydan fazla kalmaması,
- Sosyal yardıma muhtaç olmaması,
- Sabıka kaydının temiz olması,
- Topluma entegre olduğunu ve dil bilgisi bulunduğunu göstermesi gerekir.
Altı ayı aşan yurtdışı kalışlar için, en az 30 gün önceden kantonal göç makamlarına başvuru yapılması şarttır.
Bir sonraki adım: İsviçre pasaportu
İsviçre vatandaşlığına geçmek isteyenler için temel şartlardan biri C oturum iznidir.
Genel kural:
- Toplam 10 yıl İsviçre’de ikamet,
- Son 5 yılın en az 3 yılı ülkede geçmiş olmalı.
İsviçre vatandaşlarıyla evli olanlar için süreç daha hızlı işler; ancak mali bağımsızlık, iyi sicil ve entegrasyon şartları yine aranır.
Sonuç
Lori Glori vakası, İsviçre’de yaşayan yabancılar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor:
Yerleşim izni kalıcı gibi görünse de, kurallara sıkı sıkıya bağlı. Özellikle uzun süreli yurtdışı seyahatler, önceden izin alınmadığı takdirde, sınır dışı edilme riskini beraberinde getirebiliyor.
Bu dosya, İsviçre göç hukukunun “istisnasız” işlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gündem
Reha Özkarakaş Pfäffikon ZH Okul Denetim Kurulu’na Yeniden Seçildi
1987 yılında Çorum’da dünyaya gelen Reha Özkarakaş, küçük yaşlarda ailesiyle birlikte İsviçre’ye geldi. Eğitim hayatını İsviçre’de tamamlayan Özkarakaş, 20 yaşındayken ebeveynleriyle birlikte hac ibadetini yerine getirdi. Askerlik görevini de İsviçre’de tamamladı.
Özkarakaş, 2015 yılına kadar İsviçre’de faaliyet gösteren Federal İslami Teşkilatlar çatı kuruluşu FIDS’te genel sekreter olarak görev yaptı. FIDS bünyesinde Müslüman kantonal kuruluşlar ve İsviçre Diyanet Vakfı gibi kurumlar yer almakta olup, teşkilat İsviçre’de Müslümanları federal makamlar nezdinde temsil etmektedir.
İslami ilimler alanındaki eğitimini yurt dışında alan Özkarakaş, Zürih’te ise İktisat Mühendisliği eğitimi tamamlayarak iki yüksek lisans diploması aldı. Hâlen özel bir şirkette yönetici olarak çalışmaktadır.
Özkarakaş aynı zamanda “Wie die Frauenrechte mit dem Islam Einzug hielten” (Kadın haklarının İslam ile birlikte ortaya çıkışı) adlı bir kitabın da yazarıdır. Bu eserinde, Avrupa’da Müslümanlara ve özellikle Müslüman kadınlara yönelik önyargılara İslami delillerle cevap vermekte; İslam’ın 1400 yıl önce kadınlara tanıdığı hakları ve kadınların toplumdaki konumunu bilimsel bir perspektifle ele almaktadır.
Evli ve dört çocuk babası olan Özkarakaş, şu anda İsviçre ordusunda da görev yapmaktadır. Geçmişte yalnızca Hristiyan askerlerin yürüttüğü bu görev, ordudaki Müslüman asker sayısının artmasıyla birlikte birkaç yıl önce yenilenen konsept kapsamında farklı dinlere de açıldı. Özkarakaş, gönüllü olarak yüzbaşı rütbesiyle ordudaki askerlere danışmanlık hizmeti vermekte ve üniformasında İslam’ı temsil eden hilal işaretini taşımaktadır.
Reha Özkarakaş ilk kez 2022 yılında Pfäffikon (ZH) okul denetim kuruluna seçilmişti. 2026 seçimlerinde ise güçlü bir sonuçla yeniden seçildi. Okul denetim kurulu, okulların gelişimi ve okul müdürlerinin atanması gibi konularda siyasi sorumluluk taşıyan önemli bir görev üstlenmektedir. Pfäffikon’daki okullarda müdürler, öğretmenler ve diğer çalışanlar dâhil olmak üzere 270’ten fazla personel görev yapmakta; 1000’in üzerinde öğrenci eğitim görmektedir.
Seçim sonuçlarıyla ilgili İsviçreninsesi +41 Haber’e değerlendirmede bulunan Özkarakaş şunları söyledi:
“Sonuçlar beni ço1987 yılında Çorum’da dünyaya gelen Reha Özkarakaş, küçük yaşlarda ailesiyle birlikte İsviçre’ye geldi. Eğitim hayatını İsviçre’de tamamlayan Özkarakaş, 20 yaşındayken ebeveynleriyle birlikte hac ibadetini yerine getirdi. Askerlik görevini de İsviçre’de tamamladı.
Özkarakaş, 2015 yılına kadar İsviçre’de faaliyet gösteren Federal İslami Teşkilatlar çatı kuruluşu FIDS’te genel sekreter olarak görev yaptı. FIDS bünyesinde Müslüman kantonal kuruluşlar ve İsviçre Diyanet Vakfı gibi kurumlar yer almakta olup, teşkilat İsviçre’de Müslümanları federal makamlar nezdinde temsil etmektedir.
İslami ilimler alanındaki eğitimini yurt dışında alan Özkarakaş, Zürih’te ise İktisat Mühendisliği eğitimi tamamlayarak iki yüksek lisans diploması aldı. Hâlen özel bir şirkette yönetici olarak çalışmaktadır.
Özkarakaş aynı zamanda “Wie die Frauenrechte mit dem Islam Einzug hielten” (Kadın haklarının İslam ile birlikte ortaya çıkışı) adlı bir kitabın da yazarıdır. Bu eserinde, Avrupa’da Müslümanlara ve özellikle Müslüman kadınlara yönelik önyargılara İslami delillerle cevap vermekte; İslam’ın 1400 yıl önce kadınlara tanıdığı hakları ve kadınların toplumdaki konumunu bilimsel bir perspektifle ele almaktadır.
Evli ve dört çocuk babası olan Özkarakaş, şu anda İsviçre ordusunda da görev yapmaktadır. Geçmişte yalnızca Hristiyan askerlerin yürüttüğü bu görev, ordudaki Müslüman asker sayısının artmasıyla birlikte birkaç yıl önce yenilenen konsept kapsamında farklı dinlere de açıldı. Özkarakaş, gönüllü olarak yüzbaşı rütbesiyle ordudaki askerlere danışmanlık hizmeti vermekte ve üniformasında İslam’ı temsil eden hilal işaretini taşımaktadır.
Reha Özkarakaş ilk kez 2022 yılında Pfäffikon (ZH) okul denetim kuruluna seçilmişti. 2026 seçimlerinde ise güçlü bir sonuçla yeniden seçildi. Okul denetim kurulu, okulların gelişimi ve okul müdürlerinin atanması gibi konularda siyasi sorumluluk taşıyan önemli bir görev üstlenmektedir. Pfäffikon’daki okullarda müdürler, öğretmenler ve diğer çalışanlar dâhil olmak üzere 270’ten fazla personel görev yapmakta; 1000’in üzerinde öğrenci eğitim görmektedir.
Seçim sonuçlarıyla ilgili İsviçreninsesi +41 Haber’e değerlendirmede bulunan Özkarakaş şunları söyledi:
“Sonuçlar beni çok sevindirdi. Okul kurulumuzda 7 üye var ve 2026 seçimleri için 10 aday vardı. Bu nedenle yeniden seçilmenin kolay olmayacağını biliyordum. Hamdolsun, güzel bir sonuçla tekrar seçildik. Rabbim vekillerin en güzel vekilidir. Oy katılım oranı 2026 seçimlerinde yüzde 17 artarak yükseldi ve bu seçimde yüzde 47 oy aldık. Bu da faaliyetlerimizin hem halk hem de parti tarafından görüldüğünü ve takdir edildiğini gösteriyor.”
Özkarakaş sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İnsanların en hayırlısı, başkalarına faydalı olandır. Adalet için, toplum için ve okullarımızda kaliteli eğitimle başarılı öğrenciler yetişmesi için — kendi çocuklarım da dâhil — çalışmak istiyorum. Bu noktada ailemin ve hocalarımın desteğine teşekkür ediyor, Allah’ın onlardan razı olmasını diliyorum.”
Detaylı bilgi: www.reha-oezkarakas.chk sevindirdi. Okul kurulumuzda 7 üye var ve 2026 seçimleri için 10 aday vardı. Bu nedenle yeniden seçilmenin kolay olmayacağını biliyordum. Hamdolsun, güzel bir sonuçla tekrar seçildik. Rabbim vekillerin en güzel vekilidir. Oy katılım oranı 2026 seçimlerinde yüzde 17 artarak yükseldi ve bu seçimde yüzde 47 oy aldık. Bu da faaliyetlerimizin hem halk hem de parti tarafından görüldüğünü ve takdir edildiğini gösteriyor.”
Özkarakaş sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İnsanların en hayırlısı, başkalarına faydalı olandır. Adalet için, toplum için ve okullarımızda kaliteli eğitimle başarılı öğrenciler yetişmesi için — kendi çocuklarım da dâhil — çalışmak istiyorum. Bu noktada ailemin ve hocalarımın desteğine teşekkür ediyor, Allah’ın onlardan razı olmasını diliyorum.”
Detaylı bilgi: www.reha-oezkarakas.ch
Gündem
İSVİÇRE’DE YEREL SEÇİMLERDE TÜRK KÖKENLİ GENÇ SİYASETÇİLER ÖNE ÇIKTI
ZÜRİH – İsviçre’de 8 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimlerde Türk kökenli adayların farklı kanton ve belediyelerde yerel meclislere seçilmesi, ülkedeki Türk toplumunun siyasetteki temsilinin giderek güçlendiğini gösterdi. Seçilen isimlerin büyük bölümünün İsviçre’de doğmuş üçüncü kuşak genç siyasetçiler olması dikkat çekti.
Zürih’te Sosyal Demokrat Parti (SP) listesinden aday olan 20 yaşındaki Vera Çelik, Zürih Belediye Meclisi’ne (Gemeinderat) seçilen isimlerden biri oldu. Başörtüsüyle meclise giren ilk siyasetçilerden biri olarak dikkat çeken Çelik’in seçilmesi, İsviçre’de siyasi temsil ve çeşitlilik açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Zürih’te Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi Murat Gediz de belediye meclisine yeniden seçilen isimler arasında yer aldı. Kreis 12 bölgesinden seçilen Gediz, seçim sonrası yaptığı açıklamada seçmenlerin yeniden güven göstermesinin kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek şehir siyasetine yapıcı katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.
Zürih kantonuna bağlı Opfikon’da Türk kökenli siyasetçi Ceren Bingöl belediye meclisine yeniden seçildi. Bingöl, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede seçmenlerin kendisine yeniden güven göstermesinin büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek toplum için çalışmaya devam edeceğini söyledi.
Zürih’te Yeşil Liberal Parti (GLP) üyesi Serap Kahriman da Zürih Belediye Meclisi’ne yeniden seçilen siyasetçiler arasında yer aldı. Kahriman aynı seçimlerde şehir yönetimi için de aday olmuş ancak bu görev için yapılan seçimde başarı elde edememişti.
Zürih kantonuna bağlı Pfäffikon’da Sosyal Demokrat Parti (SP) listesinden Reha Özkarakaş da yerel yönetimde görevini sürdüren isimler arasında bulunuyor. Özkarakaş özellikle eğitim ve çocukların gelişimi alanındaki çalışmalarıyla biliniyor.
Vaud kantonundaki Crissier belediyesinde ise genç siyasetçi Sara Pınar belediye meclisine seçilen isimlerden biri oldu. Yerel siyasette aktif rol üstlenen Pınar, sürdürülebilir ve yapıcı çözümler üretmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Analistler, Türk kökenli siyasetçilerin İsviçre’de yerel yönetimlerde daha fazla yer almaya başlamasının hem göçmen kökenli toplumların temsilini güçlendirdiğini hem de özellikle İsviçre’de doğup büyüyen üçüncü kuşak gençlerin siyasete daha aktif şekilde katıldığını gösterdiğini belirtiyor. İsviçre’de belediye meclisleri şehir bütçesi, kentsel planlama, eğitim ve sosyal politikalar gibi birçok alanda önemli kararlar alıyor.

Avrupa
ALMANYA’DA İSVİÇRE ÇIKIŞLI BMW’LER GÜMRÜĞE TAKILDI
Almanya’da gümrük ekipleri, İsviçre’den ülkeye giriş yapan üç sürücüyü araç ithalatına ilişkin gerekli gümrük işlemlerini yapmadıkları gerekçesiyle durdurdu. Olayda sürücülerden toplam binlerce avro tutarında ithalat vergisi tahsil edilirken, haklarında vergi kaçakçılığı şüphesiyle işlem başlatıldı.
Almanya’nın Sigmarszell kenti yakınlarında A96 otoyolunda gerçekleştirilen denetimde, Bulgaristan vatandaşı üç kişi İsviçre’den Almanya’ya getirdikleri üç BMW marka araçla gümrük ekipleri tarafından kontrol edildi.
Ulm Ana Gümrük Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, sürücüler araçların ithalatına ilişkin herhangi bir gümrük beyannamesi veya vergilendirme belgesi sunamadı. Bunun üzerine gümrük yetkilileri araçların değerini inceleyerek gerekli ithalat vergilerini hesapladı.
Yetkililer, araçlardan birinin BMW X5 olduğunu ve sürücünün aracın fiyatına ilişkin faturayı “daha sonra temin edeceğini” söylediğini belirtti. Sürücü daha sonra telefonunda 3 bin İsviçre frangı değerinde el yazısıyla değiştirilmiş bir satış belgesi gösterdi. Ancak gümrük ekiplerinin yaptığı değerlendirmede aracın değerinin en az 10 bin İsviçre frangı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine 39 yaşındaki sürücü 3 bin 600 avro gümrük vergisi ve ithalat KDV’si ödemek zorunda kaldı.
Kontrolde durdurulan 19 yaşındaki diğer sürücü ise kullandığı BMW 6 serisi araç için faturada yazan 13 bin frankı ödemediğini iddia etti ve “gerçek fiyatı gösteren başka bir belge” sunabileceğini söyledi. Gümrük yetkilileri bu teklifi kabul etmezken, sürücüden 4 bin 400 avro ithalat vergisi tahsil edildi.
Üçüncü araç sürücüsü olan 45 yaşındaki kişi ise yüksek kilometreli BMW X5 için sunduğu 3 bin franklık faturanın kabul edilmesi nedeniyle daha düşük bir ödeme yaptı. Buna rağmen sürücüden 1.000 avro gümrük vergisi ve KDV alındı.
Alman gümrük makamları, üç sürücü hakkında ithalat vergisi kaçakçılığı şüphesiyle soruşturma başlatıldığını bildirdi. Yetkililer, İsviçre’den Almanya’ya araç getirilmesi durumunda gerekli gümrük işlemlerinin yapılmaması halinde sürücülerin vergi kaçakçılığı suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


