Avrupa
Hilal Ercan’ın Kayboluşu — 26 Yıllık Bir Gizemin Kronolojisi
Olay günü: 27 Ocak 1999 – Hamburg, Lurup
Hilal Ercan, o gün okuldan eve geldiğinde henüz 10 yaşındaydı. Ailesi Hamburg’un batısındaki Lurup semtinde, sakin bir bölgede yaşıyordu.
Saat 16.00 sularıydı. Hilal, annesinden biraz para istedi.
Küçük bir market zinciri olan “Märkte Altonaer” alışveriş merkezine sakız almak için gitmek istiyordu.
Ailesi, evden sadece birkaç yüz metre uzakta olduğu için izin verdi. Hilal, montunu giydi ve evden çıktı. Yanında küçük bir miktar para vardı.
Son görüldüğü an
Tanık ifadelerine göre Hilal, alışveriş merkezinde gerçekten görülmüştü.
Bazı görgü tanıkları onu kasada sakız alırken gördüklerini söyledi.
Bir tanık, Hilal’in kasadan çıktıktan sonra alışveriş merkezinin önündeki alanda kısa boylu, sarışın bir erkekle konuştuğunu iddia etti.
Bu kişi hiçbir zaman tespit edilemedi.
Kayıp fark edildiğinde
Hilal eve dönmeyince ailesi önce mahallede arama yaptı.
Arkadaşlarının evine, yakın dükkânlara baktılar.
Ancak küçük kızdan hiçbir iz yoktu.
Akşam saatlerinde aile durumu polise bildirdi.
Hamburg polisi kısa sürede büyük bir arama operasyonu başlattı.
Evin çevresinde, alışveriş merkezinde, ormanlık alanlarda arama yapıldı.
O dönemde köpekli timler ve helikopter de devreye girdi, ama hiçbir sonuca ulaşılamadı.
🔍 İlk Şüpheler ve Soruşturmalar
Polis, Hilal’in kaçırılmış olabileceği ihtimali üzerinde yoğunlaştı.
Kısa süre içinde aile çevresi de dahil olmak üzere çok sayıda kişi sorgulandı.
Ancak somut bir ipucu elde edilemedi.
Aile içinden şüphelenilenler
Bazı komşular, Hilal’in babası ve amcası hakkında söylentiler çıkarınca polis bu yönde kısa bir süre soruşturma yürüttü.
Fakat hiçbir delil bulunamadı ve aile üyeleri tamamen aklandı.
Mahalledeki şüpheli adam
Bir başka ihtimal ise mahallede o sıralar çocuklara yaklaşmaya çalışan, sabıka kaydı olan bir adamdı.
Polis, bu kişiyi gözaltına aldı.
Adam, 2005 yılında tutuklandığında Hilal’i öldürdüğünü itiraf etti, ancak kısa süre sonra ifadesini değiştirdi.
Olay yerinde ya da çevresinde onunla bağlantılı hiçbir DNA veya fiziksel delil bulunamadı.
Bu nedenle dava düşürüldü.
🧩 Yıllar İçindeki Gelişmeler
2005 – İtiraf ve geri dönüş
O yıl yeniden umut doğdu.
Daha önce çocuk istismarı suçundan ceza almış bir adam, cezaevinde Hilal’i öldürdüğünü söyledi.
Ancak olay yerini tarif edemedi, Hilal’in eşyalarına dair hiçbir bilgi veremedi.
Polis, ifadenin uydurma olduğunu belirledi.
Adam, “Dikkat çekmek istedim” diyerek ifadesini geri aldı.
2010’lar – Yeni DNA teknolojileri
Alman polisi dosyayı kapatmadı.
Yeni DNA testleriyle bazı eski deliller yeniden incelendi.
Ne yazık ki hiçbir sonuç alınamadı.
2022 – Volkspark araması
Polis, 2022 yılında Hamburg Volkspark bölgesinde yeni bir ihbar aldı.
Hilal’in cesedinin orada gömülü olabileceği iddia edildi.
Yüzlerce metrekarelik alan kazıldı, köpeklerle arama yapıldı.
Ama herhangi bir iz bulunamadı.
💔 Aile 26 Yıldır Umutla Bekliyor
Hilal’in annesi ve babası yıllar boyunca medyaya az sayıda konuştu.
Ağabeyi Abbas Ercan, son yıllarda konunun yeniden gündeme gelmesi için mücadele ediyor.
Kardeşinin fotoğrafını sosyal medya kampanyalarıyla ve dev afişlerle yeniden görünür hale getirdi.
“Kız kardeşim sadece kaybolmadı — biri onu aldı. Biri bir şey biliyor. Biz sadece Hilal’e ne olduğunu öğrenmek istiyoruz.”
— Abbas Ercan, BILD’e verdiği demeçten (2025)

Aile, Hilal’in hâlâ bir yerlerde olabileceği ihtimaline bile tutunuyor.
Her yıl kaybolduğu gün olan 27 Ocak’ta Hilal için küçük bir anma düzenleniyor.
📜 Hilal Ercan Dosyasının Özeti
- Adı: Hilal Ercan
- Doğum yılı: 1988
- Kayıp tarihi: 27 Ocak 1999
- Yaşı (kaybolduğunda): 10
- Kayıp yeri: Hamburg-Lurup
- Son görüldüğü yer: Alışveriş merkezi (Altonaer Einkaufszentrum)
- Son olarak görülen kişi: Kimliği belirlenemeyen erkek
- Aile üyeleri: Anne, baba, ağabey Abbas
- Aramalar: 1999, 2005, 2010, 2022
- Bulunan iz: Yok
- Ödül: 100.000 Euro
Bu dava, Almanya’da hâlâ “en gizemli kayıp çocuk vakalarından biri” olarak anılıyor.
Her yıl Hilal’in adı, Maddie McCann vakasıyla birlikte “çözülememiş kayıplar” listesinde yer alıyor.

Avrupa
Hırvatistan’dan Sığınmacılara Yönelik Sert Düzenleme: Dil Şartı ve Daha Sıkı Kurallar Gündemde
Avrupa genelinde göç ve sığınmacı politikaları tartışılırken, Hırvatistan’ın iltica sistemine yönelik aldığı yeni kararlar dikkat çekti. Hatta bazı Avrupa medya kuruluşları, Zagreb yönetiminin uygulamalarını örnek göstererek “Hırvatistan Avrupa’ya ders verdi” yorumlarında bulundu.
Hırvatistan Parlamentosu (Sabor), uluslararası ve geçici koruma yasasında kapsamlı değişiklikler öngören düzenlemeyi kabul etti. Oylamada 83 milletvekili yasaya destek verirken, 33 milletvekili çekimser kaldı.
Hükümet, yeni düzenlemenin amacının iltica sistemindeki suistimalleri önlemek ve ülkenin mevzuatını Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı ile uyumlu hale getirmek olduğunu açıkladı.
Hırvatça Öğrenme Zorunluluğu
Yeni düzenlemenin en çok tartışılan maddelerinden biri, sığınmacıların topluma uyum yükümlülüklerinin artırılması oldu. Buna göre koruma statüsü alan kişilerin Hırvatça öğrenmeleri ve uyum programlarına katılmaları bekleniyor.
Bazı Avrupa medya kuruluşları bu düzenlemeyi “Hırvatça öğren ya da ülkeyi terk et” şeklinde manşetlere taşıdı. Ancak yasal düzenleme doğrudan bir sınır dışı mekanizmasından ziyade, dil öğrenimi ve entegrasyon şartlarının yerine getirilmesini zorunlu hale getiriyor. Yetkililer, uyum yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda kişinin koruma statüsünün yeniden değerlendirilebileceğini belirtiyor.
İltica Sisteminde Daha Sıkı Kurallar
Yasa değişikliğiyle birlikte uluslararası koruma ve iltica başvurularının değerlendirilmesinde daha katı kriterler uygulanacak. Hükümete göre amaç, sistemin kötüye kullanılmasını önlemek ve başvuruların daha etkin şekilde incelenmesini sağlamak.
Yeni düzenleme kapsamında sığınmacıların hareket özgürlüğü de belirli durumlarda sınırlandırılabilecek. Kamu düzeninin korunması, güvenlik risklerinin önlenmesi veya kişilerin kabul merkezlerini izinsiz terk etmelerinin engellenmesi gibi gerekçelerle kısıtlamalar uygulanabilecek.
AB Göç Paktı ile Uyum
Hırvatistan hükümeti, reformun Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı ile uyumlu olduğunu vurguluyor. Özellikle Balkan göç güzergâhı üzerinde bulunan ülke, son yıllarda Avrupa’ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenlerin yoğun geçiş noktalarından biri haline gelmişti.
Yetkililere göre yeni kurallar hem sınır güvenliğini güçlendirmeyi hem de iltica süreçlerini daha kontrollü hale getirmeyi amaçlıyor.
Avrupa’da Tartışma Yarattı
Düzenleme Avrupa kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Göç politikalarının sertleştirilmesini savunan çevreler Hırvatistan’ın adımını desteklerken, insan hakları kuruluşları ise sığınmacı haklarının korunması konusunda dikkatli olunması gerektiğini savunuyor.
Buna rağmen bazı Avrupa medya kuruluşları, Hırvatistan’ın uygulamalarını “göç krizine karşı kararlı bir duruş” olarak değerlendirerek diğer Avrupa ülkelerine örnek gösterdi.
Sosyal medyada da benzer yorumlar dikkat çekti. Almanca
“Hört, hört! Da können Österreich 🇦🇹 und Deutschland 🇩🇪, vielleicht noch etwas lernen. 📚” şeklinde yapılan bazı paylaşımlarda, “Duyduk duymadık demeyin! Avusturya ve Almanya’nın da Hırvatistan’dan öğreneceği şeyler olabilir” ifadeleri kullanıldı. Göç politikalarının sıkılaştırılmasını savunan kullanıcılar, Hırvatistan’ın uygulamalarının Avrupa genelinde örnek alınması gerektiğini öne sürdü.
Öte yandan eleştirenler ise iltica ve entegrasyon politikalarının yalnızca güvenlik eksenli değil, insan hakları ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Göç ve iltica konusu Avrupa Birliği genelinde siyasi gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ederken, Hırvatistan’ın attığı adımların diğer ülkelerde de benzer düzenlemelere yol açıp açmayacağı yakından takip ediliyor.
#asyl#kroatien#hırvatistan#avrupa#europa
Avrupa
Müslüman Kadın “Dinsiz” Kaydıyla Yakıldı İddiası
Almanya’nın Würzburg kentinde yaşayan 81 yaşındaki Türk kökenli Ayten Heck’in cenazesinin, resmi kayıtlarda dini aidiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yakılması büyük tartışma yarattı. Müslüman kimliğiyle tanındığı belirtilen yaşlı kadının İslami usullere göre defnedilmemesi, Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumunda tepkiye neden oldu.
Edinilen bilgilere göre uzun süredir bakım evinde kalan Ayten Heck, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yürütülen resmi işlemlerde ise herhangi bir yakına ulaşılamadığı ve dini bilgisine dair kayıt bulunamadığı öne sürüldü. Yaklaşık iki hafta süren süreç sonunda Heck’in naaşı krematoryuma gönderildi.
Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte gözler cenaze işlemleri sırasında neden dini kurumlarla iletişime geçilmediği sorusuna çevrildi. Çünkü Ayten Heck’in çevresi tarafından yıllardır Müslüman olarak bilindiği ifade edildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan IGMG Würzburg Şube Başkanı Mürsel Taştan, yaşananların ciddi bir ihmal olduğunu söyledi. Taştan, Ayten Heck’in yaklaşık 7-8 yıldır bakım evinde yaşadığını ve bölgedeki Müslüman toplum tarafından tanındığını belirterek, “Böyle bir durumda camilere ya da dini kuruluşlara haber verilmesi gerekirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Taştan ayrıca olayın kendilerine cenazenin yakılmasının ardından ulaştığını ifade ederek, özellikle yalnız yaşayan yaşlı Müslümanların ölüm sonrası işlemlerinde büyük bir koordinasyon eksikliği bulunduğunu söyledi. Almanya’daki veri koruma yasalarının bazı süreçleri zorlaştırdığını kabul eden Taştan, buna rağmen dini cemaatlerle temas kurulmamış olmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Tartışmaları büyüten bir diğer detay ise Ayten Heck’in yıllardır cenaze fonuna ödeme yaptığının ortaya çıkması oldu. İddiaya göre Heck, ATİB bünyesindeki cenaze fonuna kayıtlıydı ve İslami defin işlemleri için düzenli aidat ödüyordu. Bu bilgi, “Müslüman olduğu bilinmiyordu” yönündeki açıklamaların sorgulanmasına neden oldu.
Würzburg Belediyesi ise yaptığı açıklamada, resmi kayıtlarda dini aidiyete ilişkin net bir bilgi bulunmadığını ve yakınlarına ulaşılamadığı için yasal prosedürün uygulandığını savundu. Ancak yerel Müslüman temsilciler, cenaze sürecinde camiler, Türk dernekleri ve konsolosluklarla iletişim kurulmamış olmasının büyük eksiklik olduğunu dile getiriyor.
Yaşanan olayın ardından Almanya’daki Türk toplumunda, özellikle yalnız yaşayan yaşlı gurbetçilerin ölüm sonrası süreçlerinin daha sıkı takip edilmesi gerektiği yönünde çağrılar yükseldi. Dini kuruluşlar, benzer olayların tekrar yaşanmaması için bakım evleri, hastaneler ve Müslüman cemaatler arasında doğrudan iletişim mekanizması kurulmasını istiyor.
Avrupa
Fransa’dan İsviçre’ye Giriş Yapan Iraklı Sürücünün Soğutmasız Aracında 1,8 Ton Kaçak “Pommes Frites” Yakalandı
Solothurn kantonuna bağlı Flüh kasabasında gerçekleştirilen gümrük kontrolünde, İsviçre’ye kaçak yollarla sokulmak istenen yaklaşık 1,8 ton “Pommes Frites” (parmak patates) ele geçirildi.
Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) mobil ekipleri, 18 Mayıs 2026 tarihinde Fransa’dan İsviçre’ye giriş yapan İsviçre plakalı bir panelvanı durdurdu. Aracı kullanan 30 yaşındaki Irak uyruklu sürücünün taşıdığı ürünler detaylı incelemeye alındı.
Kontrol sırasında aracın soğutmasız yük bölümünde toplam 1.860 kilogram dondurulmuş parmak patates bulunduğu açıklandı. Yetkililer, ürünlerin İsviçre’ye gerekli gümrük vergileri ve ithalat işlemleri yapılmadan sokulmaya çalışıldığını belirtti.
Denetimlerde ayrıca aracın izin verilen taşıma kapasitesini 670 kilogram aştığı da tespit edildi. Bunun üzerine Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi tarafından hem gümrük kaçakçılığı hem de aşırı yük taşımacılığı nedeniyle işlem başlatıldı.
Kaçak ürünlere el konulurken, panelvan da geçici olarak müsadere edildi. Sürücü hakkında ise resmi soruşturma açıldığı bildirildi.
Yetkililer, sınır kontrollerinin yalnızca vergi denetimi açısından değil; halk sağlığı, ürün güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


