Sosyal Medya

Gündem

Yapay zekâ tercümanların işini mi elinden alıyor?

yazar

Yayınlayan

on

Yapay zekâ araçları sayesinde artık yabancı dil bilmeyenler bile anında çeviri yapabiliyor. Ancak bu gelişme, profesyonel tercüman ve sözlü çevirmenler için giderek büyüyen bir tehdit oluşturuyor.

İşsizlik rekor seviyede

İsviçre’de tercüman ve çevirmenler arasında işsizlik oranı yeni bir rekor kırdı. Eylül ayında 5700 kişilik meslek grubunun 124’ü işsizdi. Bu, yüzde 2,16’lık oranla bugüne kadar görülen en yüksek seviye.
Yalnızca pandemi döneminde — etkinliklerin iptal edildiği 2020 ve 2021 yıllarında — oran daha yüksekti. Ayrıca sektördeki istihdam da 2017’den bu yana 6200 kişiden 5700’e düştü.

ZHAW’da öğrenci sayısı hızla azalıyor

Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ZHAW), İsviçre’de konferans tercümanlığı yüksek lisans programı sunan iki kurumdan biri. Ancak programa ilgi hızla düşüyor.
2023’te 10 kişi olan başvuru sayısı 2025’te beşe, 2026 bahar döneminde ise üçe geriledi. Yeni dönemde yalnızca bir öğrenci eğitime başlayacak. 2023’te bu sayı yedi idi.

ZHAW Medya Sözcüsü Thomas Schläpfer, programın olağanüstü bir dil yeterliliği gerektirdiğini belirtiyor:

“Bu seviyeyi çok az kişi karşılayabiliyor. Ancak mezunlarımız Avrupa Birliği kurumlarında ya da uluslararası örgütlerde oldukça aranan isimler.”

Yapay zekâ tercüman kabinine mi giriyor?

Çeviri teknolojileri özellikle 2022’den bu yana büyük ilerleme kaydetti. Apple’ın canlı çeviri yapabilen kulaklıkları, ChatGPT’nin çok dilli sohbet özellikleri ve otomatik altyazı sistemleri artık günlük hayatın parçası.

Bu durum, profesyonel tercümanlar için yeni bir rekabet anlamına geliyor. İsviçre Parlamentosu’nda bile, bazı komisyon toplantılarının “yapay zekâ destekli programlarla” çevrilmesi için pilot proje planları gündemde.

Ulusal Meclis Bürosu, gizlilik gerektiren toplantılarda bu tür sistemlerin kullanımı konusunda temkinli olsa da, açık oturumlarda gelecekte KI (Künstliche Intelligenz) çözümlerinin kullanılabileceğini dışlamıyor.

“Makine insana rakip olamaz”

Ancak profesyonellerin görüşü farklı. İsviçre Çeviri, Terminoloji ve Tercüme Derneği (ASTTI) Başkanı Antonio Suárez, yapay zekâya temkinli yaklaşıyor:

“Makine çevirileri belli durumlarda işe yarayabilir, ama insan tercümanların yerini alamaz. Dil yalnızca kelimelerden ibaret değildir; kültürel, duygusal ve jestlerle desteklenen bir bütünlüktür.”

Suárez, yapay zekâ sistemlerinin özellikle “halüsinasyon” denilen çeviri hatalarıyla sıkça karşılaştığını vurguluyor:

“Çünkü makineler, insan beynindeki karmaşık bilişsel süreci basit bir matematik formülüne indirger.”

Dernek, hatalı çevirilerin hukuki veya güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. “Yapay zekâ sistemleri sorumluluk ve veri koruma alanlarında yeterli güvence sunmuyor,” diyor Suárez.

Tercüman hâlâ vazgeçilmez

ASTTI’ye göre, profesyonel simultane ve ardıl tercümanlara hâlâ büyük ihtiyaç var. Özellikle sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal hizmetler gibi alanlarda insan tercümanlar vazgeçilmez.
Suárez, “Bazı dillerde talep arzın bile önüne geçti,” diyor. “Şimdiye kadar bir uygulamanın tamamen insan tercümanı ikame ettiğine dair somut bir örnek yok.”

ZHAW yetkilileri de aynı görüşte: Öğrenciler, yapay zekâyı “mesleğin doğal bir parçası” olarak görseler de, insan sezgisi ve kültürel anlayışın yerinin doldurulamayacağını biliyorlar.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler