Sosyal Medya

Gündem

12 Yaşındaki Çocuk Hayata Tutundu: Cenevre’de Tarihi Kalp Ameliyatı

yazar

Yayınlayan

on

Cenevre’de doktorlar Avrupa’da bir ilke imza attı. Üniversite Hastaneleri Cenevre’de (HUG) görev yapan cerrahlar, Eylül ayında 12 yaşındaki bir çocuğa “kısmi kalp nakli” yaparak tıp dünyasında çığır açtı. Bu yöntemle, hastanın kalbinin tamamı değil, sadece bazı bölümleri değiştirildi.

Avrupa’da Bir İlk

Bu tür bir operasyon, dünyada ilk kez 2022 yılında ABD’nin Duke Üniversitesi’nde yapılmıştı. O günden bu yana yalnızca 30 civarında kısmi kalp nakli gerçekleştirildi — üstelik bunların tamamı Amerika’da.
Cenevre’deki operasyon ise Avrupa’daki ilk örnek oldu. HUG yetkililerinin verdiği bilgiye göre, ameliyat Eylül ayında gerçekleştirildi ve küçük hasta artık sağlıklı bir şekilde taburcu edildi.

Kalbin Bir Bölümü Değiştirildi

Klasik kalp nakillerinde tüm kalp değiştirilir. Ancak bu yeni yöntemde, sadece iki kalp kapağı nakledildi; kalbin geri kalanı yerinde bırakıldı.
Bu sayede, nakledilen dokular çocuğun büyümesiyle birlikte gelişebilecek ve ilerde yeni ameliyatlara gerek kalmayacak.

Daha Az Risk, Daha Fazla Umut

Doktorlara göre, kısmi kalp nakilleri bağışıklık sisteminin reddetme riskini azaltıyor. Ayrıca bu yöntem, tam kalp nakline uygun olmayan donör organlarının da kullanılabilmesini sağlıyor.
HUG açıklamasında, “Bu teknik, sadece çocuklar için değil, gelecekte birçok hasta için umut verici bir alternatif olabilir” denildi.

Eski Yöntemlerin Sınırları

Bugüne kadar kalp kapakları genellikle ya mekanik protezlerle ya da hayvan dokusundan üretilen biyolojik kapaklarla değiştiriliyordu.
Ancak mekanik kapaklar ömür boyu kan sulandırıcı ilaç kullanımını gerektiriyor; biyolojik kapaklar ise zamanla yıpranıyor. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda bu, tekrarlayan ameliyatlar anlamına geliyor.

Zorlu Bir Hastalık, Cesur Bir Karar

Cenevre’de ameliyat edilen 12 yaşındaki çocuk, doğuştan kalp damarlarının birleşik olduğu “persistan truncus arteriosus” adlı nadir bir kalp hastalığıyla dünyaya geldi.
Küçük hasta, daha önce üç kez kalp ameliyatı geçirmişti. Ancak yıllar içinde kapaklar işlevini yitirmeye başladı. Annesi, hastanenin açıklamasında “Oğlum artık çok çabuk yoruluyordu, sevdiği birçok şeyi bırakmak zorunda kaldı” dedi.

Doktorlar, klasik yöntemlerin artık uygun olmayacağını belirterek kısmi kalp nakline karar verdi. Bu adım, hem çocuğun hayatını kurtardı hem de Avrupa tıbbında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Bilim Dünyası da Takipte

Swisstransplant Direktörü Franz Immer, ameliyatı “olağanüstü bir başarı” olarak niteledi.
ABD’de yayımlanan Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yer alan yeni bir araştırma da bu yöntemin güvenli ve umut vadeden bir alternatif olduğunu doğruladı.
Araştırmada, 2022–2024 yılları arasında kısmi kalp nakli yapılan 19 çocuk incelendi ve sonuç: “Bu yöntem hem güvenli hem de özellikle çocuk hastalar için devrim niteliğinde.”

Cenevre’deki bu başarı, yalnızca bir çocuğun hayatını değil, gelecekte sayısız hastanın umudunu da kurtarabilir.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler