Connect with us

İsviçre

İsviçre’nin En Üst Düzey Okul Yöneticisinden Sosyal Medya Uyarısı:

yazar

Published

on

“Çocukların Beyinleri Henüz Hazır Değil – Sosyal Medya Küçüklere Yasaklanmalı”

06 Ekim 2025 | Bern

İsviçre Okul Müdürleri Derneği Başkanı ve ülkenin en üst düzey okul yöneticisi Thomas Minder, çocuk ve gençlerin sosyal medya kullanımıyla ilgili dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Minder, sosyal medya platformlarının 18 yaş altındaki bireyler için yasaklanması gerektiğini savunarak,

“Benim görüşüme göre, sosyal medya reşit olmayanlar için tamamen yasaklanmalı,”
dedi.

Minder, bu açıklamayı Tamedia medya grubuna verdiği bir röportajda yaptı. Aynı zamanda İsviçre Okul Müdürleri Derneği (VSLCH) Başkanı olan Minder, yetişkinlerin bile sosyal medya platformlarını “sorumlu ve sağlıklı” biçimde kullanmakta zorlandığını belirtti.

“Yetişkinler bile bu programlarla başa çıkmakta zorlanırken, henüz gelişimini tamamlamamış çocukların beyinlerinin algoritmalar tarafından yönlendirilmesini gerçekten istiyor muyuz?” diye sordu.

“Akıllı Telefon Yasağı Siyasi Reklamcılıktan İbaret”

Minder, sosyal medya yasağıyla birlikte sıkça tartışılan okullarda telefon yasağı konusuna da değindi. Ancak bu konuda daha temkinli konuştu:

“Telefon yasağı bana göre sadece eğitim yöneticilerinin siyasi bir gösterisidir. Asıl üzerinde durmamız gereken, akıllı telefonların kullanımında etkili bir gençlik koruma politikası geliştirmektir.”

Minder, sosyal medyanın bağımlılık potansiyelinin alkol ve tütün kadar güçlü olduğuna dikkat çekerek, “Özellikle sosyal medya söz konusu olduğunda durum çok daha tehlikeli,” ifadelerini kullandı.

İsviçre Halkı da Yasağa Sıcak Bakıyor

Minder’in çıkışı, İsviçre kamuoyundan da geniş destek gördü.
Sotomo Araştırma Enstitüsü tarafından Mayıs ayında yapılan ankete göre, İsviçre’de yaşayanların %80’i, 16 yaşın altındaki gençlerin sosyal medya kullanımının yasaklanmasını destekliyor.
Aynı ankette, okullarda cep telefonu yasağına yönelik destek oranı da benzer seviyede çıktı.

Siyasette de Gündemde: “Tiktok ve Instagram’a Yaş Sınırı Gelmeli mi?”

Konu yalnızca eğitim çevrelerinin değil, siyasetin de gündeminde.
İsviçre Parlamentosu’nun üst kanadı olan Ständerat (Senato), Tiktok ve Instagram gibi platformlara 16 yaş altı erişim yasağı getirilmesinin gençleri korumada etkili olup olmayacağını araştırmak üzere bir çalışma başlattı.

Mart ayında alınan kararla, federal hükümetten sosyal medya kısıtlamalarının yanı sıra okullarda akıllı telefon yasağının gençler üzerindeki etkilerini de incelemesi istendi.

Avustralya ve Avrupa Birliği Örnek Alınıyor

Bu konuda dünya genelinde de benzer adımlar atılıyor.
Avustralya, sosyal medya kısıtlamalarında öncü ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Ülkede gençlerin 16 yaşına kadar X (eski Twitter), TikTok, Facebook ve Instagram gibi platformları kullanmaları yasaklandı.

Benzer bir tartışma Avrupa Birliği’nde de gündemde.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kısa süre önce yaptığı açıklamada sosyal medya için yaş sınırının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi ve bu platformları “tütün ve alkol gibi bağımlılık yaratan ürünlerle” karşılaştırdı.

Dijital Bağımlılığa Karşı Yeni Dönem

İsviçre’de sosyal medya kullanımıyla ilgili tartışmalar, artık sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun gündeminde.
Thomas Minder’in çıkışı, hem öğrencilerin dijital bağımlılığını hem de dijital dünyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini yeniden tartışmaya açtı.

Uzmanlar, sosyal medya şirketlerinin kâr amacıyla geliştirdiği algoritmaların, çocuklarda dikkat dağınıklığı, özgüven sorunları ve bağımlılık yarattığı görüşünde birleşiyor.
Minder’in bu çıkışı, dijital çağda çocukların korunmasına yönelik yeni bir toplumsal bilinç dönemi başlatmış gibi görünüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de “böcek gıdası” dönemi sona eriyor: Coop satışları durduruyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de bir dönem “geleceğin süper gıdası” olarak tanıtılan yenilebilir böcek ürünleri, beklenen ilgiyi görmeyince raflardan kaldırılıyor. Perakende zinciri Coop, talep yetersizliği nedeniyle bu ürünlerin satışını tamamen sonlandırma kararı aldı.


🛑 Talep düşüklüğü satışları bitirdi

Coop yetkilileri, mevcut stokların tükendikten sonra böcek bazlı ürünlerin satışının durdurulacağını açıkladı. Şirket, son dönemde talebin zaten düşük olan seviyeden daha da gerilediğini belirtti.

Migros ise benzer ürünleri 2022 yılında ürün yelpazesinden çıkarmıştı.


🐛 “Süper gıda” beklentisi karşılık bulmadı

İsviçre’de 2017 yılında un kurdu, çekirge ve cırcır böceği gibi türlerin gıda olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, bu alanda bir “beslenme devrimi” beklentisi doğmuştu.

Burger, enerji barı ve atıştırmalık gibi farklı ürünlerle pazara giren sektör, özellikle sürdürülebilirlik ve düşük kaynak tüketimi gibi avantajlarla öne çıkarılmıştı.


🌏 Kültürel fark belirleyici oldu

Haberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de kültürel farklar. Asya ülkelerinde böcek tüketimi oldukça yaygın ve günlük yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Hatta böcek yemek, bu ülkelerde makarna veya geleneksel yemekler kadar sıradan kabul ediliyor.

Buna karşın İsviçre’de tüketiciler, bu ürünlere karşı mesafeli kaldı.


📉 Psikolojik engel aşılamadı

Uzmanlara göre, böcek bazlı gıdaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel tüketicilerin “tiksinme refleksi” oldu.

Kısa süreli ilgiye rağmen, ürünlerin geniş kitleler tarafından benimsenmediği ve düzenli tüketim alışkanlığına dönüşmediği ifade ediliyor.


🏭 Sektörde daralma yaşanıyor

Pazardaki talep eksikliği nedeniyle birçok girişim ya kapanırken ya da birleşmek zorunda kaldı. Sektörde faaliyet gösteren az sayıdaki firmadan biri olan Essento’nun da üretimde ithalata yöneldiği belirtiliyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de öğretmenlere dini sembol uyarısı: Tarafsızlık vurgusu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de öğretmenler birliği, devlet okullarında görev yapan öğretmenlere başörtüsü gibi belirgin dini semboller kullanmamalarını tavsiye etti. Kararın, eğitimde tarafsızlık ilkesinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.

📌 Karar LCH konferansında alındı

İsviçre Öğretmenler Çatı Kuruluşu (LCH), yeni yayımladığı pozisyon belgesinde öğretmenlerin güçlü dini semboller taşımaktan kaçınmasını önerdi. Söz konusu belge, LCH’nin başkanlar konferansında kabul edildi.

LCH Başkanı Dagmar Rösler, Tamedia gazetelerine verdiği demeçte kararın açık bir çoğunlukla alındığını belirtti.

⚖️ “Öğretmenler tarafsız olmalı”

Rösler, kamu okullarının İsviçre’de siyasi ve dini açıdan tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, öğretmenler için bu nedenle bir tarafsızlık yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.

Rösler, “Bizim görüşümüze göre öğretmenler okulda belirgin dini semboller taşıdığında bu tarafsızlık tam olarak sağlanmış olmaz. Bu nedenle bu tür sembollerden kaçınılmasını öneriyoruz” dedi.

👩‍🎓 Öğrenciler için farklı yaklaşım

LCH, öğrenciler için ise farklı bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, öğrencilerin dini sembol kullanmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi.

Bu nedenle birlik, öğrencilerin dini semboller kullanmasına karşı bir öneride bulunmadı.

🗣️ “Konu abartılıyor”

Rösler, tartışmanın kamuoyunda gereğinden fazla büyütüldüğünü savundu. Ülkede başörtüsü kullanan öğretmen sayısının çok sınırlı olduğunu belirten Rösler,
“Belki beş öğretmenden söz ediyoruz ama bu büyük bir mesele haline getiriliyor. Bu orantısız” ifadelerini kullandı.

🏛️ Karar bağlayıcı değil, kantonlar belirliyor

LCH’nin önerisinin bağlayıcı olmadığı, okullarda uygulanacak kuralların kantonlar tarafından belirlendiği vurgulandı.

⚠️ Federal hükümet yasaklara karşı

İsviçre’de son aylarda okullarda başörtüsüne ilişkin çeşitli siyasi girişimler gündeme gelirken, İsviçre Federal Konseyi genel bir yasak uygulamasına karşı çıkıyor.

Hükümet, böyle bir yasağın anayasa ile güvence altına alınan din özgürlüğü ve kişisel haklarla çelişeceğini savunuyor.

🎓 Uzmanlardan eleştiri

Amir Dziri, kıyafetlere yönelik yasal yasakların toplumu bölebileceğini belirtti.

Dziri, bu tür yasakların kolaylıkla aşılabileceğini ve insanların özel ya da ev eğitimine yönelmesine yol açabileceğini ifade ederek, bunun entegrasyon yerine izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu.

Continue Reading

İsviçre

2025 yılında ayrımcılık vakalarında artış kaydedildi

yazar

Published

on

By

2025’te rekor artış: Okullar ve iş yerleri öne çıkıyor

İsviçre’de 2025 yılı, ırkçı ayrımcılık vakalarında yeni bir zirveye sahne oldu. Federal düzeyde hazırlanan son rapora göre, yıl boyunca 1245 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı. Bu sayı, şimdiye kadar ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor.

📊 EN ÇOK ETKİLENEN GRUPLAR

Rapora göre:

  • Siyahi bireyler en fazla hedef alınan grup oldu (406 vaka)
  • Müslümanlara yönelik ayrımcılık en hızlı artan kategori olarak dikkat çekti (281 vaka)
  • Ayrıca:
    • Arap kökenlilere yönelik 113 vaka
    • Asya kökenlilere yönelik 95 vaka
    • 60 antisemitik (Yahudi karşıtı) olay kaydedildi

Uzmanlara göre bu rakamlar, sadece bildirilen vakaları kapsıyor. Gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

🏫 OKULLAR VE İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA

Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, ayrımcılığın en çok:

  • Eğitim kurumlarında
  • İş yerlerinde

yaşanması oldu.

humanrights.ch temsilcisi Nora Riss, özellikle çocuk ve gençlerin bu durumdan etkilenmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor:

“Bu kurumların kendi içinde çözüm üretebilmesi gerekirken, mağdurların dış destek araması sistemin yetersiz kaldığını gösteriyor.”

⚠️ “IRKÇILIK YAPISAL BİR SORUN”

Irkçılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ursula Schneider Schüttel, yüksek vaka sayılarının tesadüf olmadığını vurguladı:

“Irkçılık İsviçre’de hâlâ yapısal bir sorun olmaya devam ediyor.”

Schüttel’e göre:

  • Uluslararası krizler
  • Göç politikaları tartışmaları

toplumdaki önyargıları artırarak bu tabloya katkı sağlıyor.

🏛️ DEVLET ADIM ATTI AMA YETERSİZ

İsviçre Federal Hükümeti geçtiğimiz yıl ilk kez:
👉 Ulusal Irkçılıkla Mücadele Stratejisini kabul etti

Bu strateji:

  • İzleme sistemlerini geliştirmeyi
  • Mağdurları daha iyi korumayı
  • Önleyici politikaları güçlendirmeyi hedefliyor

Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil.

Schüttel bu konuda net:

“Strateji önemli ama etkili olması için yeterli kaynak ve güçlü yasal düzenlemeler şart.”

Continue Reading

Trendler