Gündem
İSVİÇRE’DE GİZLİ FUHUŞ PATLAMASI: POLİS ENDİŞELİ, KONTROL KAYBEDİLDİ
İsviçre’deki seks işçiliği, giderek daha fazla gizli hale geliyor ve toplumdan uzaklaşarak özel alanlara gizili özel şahısların yaşadığı evlere dairelere taşınıyor. Bu gelişmeleri İsviçre Televizyon Kanalı SRF de detaylı şekilde ele alırken, gizli seks işçiliği uygulamalarının hem kadınlar hem de polis için oluşturduğu riskler ve zorlukları gündeme taşıyor.
Bu gelişme, polis için işini zorlaştırıyor çünkü zorla çalıştırma (zorla seks işçiliği) ve insan kaçakçılığı daha az görünür hale geliyor. Tiziana (isim değiştirilmiş) ve Bella adlı iki kadın, gündelik yaşamlarından örnekler vererek, bu değişimi ve yaşadıkları zorlukları anlatıyor. İsviçre Televizyon Kanalı SRF’nin yaptığı haber, bu durumu detaylı şekilde ele alıyor.
https://www.srf.ch/play/tv/-/video/-?urn=urn:srf:video:35ef3948-7b64-4349-8db1-9f1b6e0ddaa8
Tiziana’nın Hikayesi: “Kontrolü Kaybettik”
İtalya’dan gelen Tiziana, on yıldan fazla bir süredir seks işçiliği yapıyor. Tiziana, İsviçre’nin Luzer bölgesinde özel bir dairede müşterilerini kabul ediyor. “İsviçre kontrolü kaybetti,” diyen Tiziana, sokak köşelerinde artık seks işçiliği yapılan bir dairenin varlığının neredeyse alışılmadık bir şey olmadığını belirtiyor. Müşterileriyle buluşmak için daireyi kiralayan Tiziana, diğer seks işçileriyle aynı evi paylaşıyor ve birkaç günlüğüne kalıp sonra başka bir yere taşınıyor.
Tiziana, büyük bordellere kıyasla dairelerde çalışmanın kendisi için daha güvenli olduğunu söylüyor. “Bir kulüpte her müşteriyle çalışmak zorundasınız. Bazen müşteriler uyuşturucu etkisi altındadır. Ancak bir dairede, müşterilerimi seçebiliyorum,” diye ekliyor. Ancak Tiziana, her seks işçisinin onun gibi bağımsız olmadığını belirtiyor. Bir keresinde, Macar kadınlarla aynı daireyi paylaştığını ve bir kadının, “Konuşamam çünkü ailemi tehdit ediyorlar,” dediğini aktarıyor. Bu durumu çok üzücü bulduğunu ifade ediyor.
Tiziana, yıllar içinde seks işçiliğine dair bakış açısının değiştiğini de söylüyor: “Her yıl işler daha kötüye gidiyor çünkü seks işçiliği için İsviçre’ye gelen çok fazla insan var. Artan arz fiyatları düşürüyor. Eskiden aylık 60.000 Frank kazanıyordum, şimdi ancak iyi olduğunda 5.000 Frank kazanabiliyorum,” diyor. Ayrıca, artan rekabetin seks işçilerinin daha tehlikeli uygulamalar sergilemesine yol açtığını belirtiyor. “Bugün, müşterilerin yüzde 80’i kondomsuz seks istiyor,” diye ekliyor.
Polisin Durumu: “Kadınlar Gizlice Çalışıyor”
İçeriden edinilen bilgilere göre, artık seks işçilerinin yarısından fazlası hizmetlerini özel alanlarda sunuyor. Resmi sayılar yok ve özel ile kamusal bordeller arasındaki sınır belirlemek zor. Lucerne polisinden Simon Steger, gizli seks işçiliği yapılan dairelerin artışını onaylıyor. “Bağımsız çalışan kadınlar için özel daireler iyi bir şey olabilir, ancak bu durum, kadınların gizlice çalıştırılmalarını sağlıyor ve bizim onları bulmamızı zorlaştırıyor,” diyor.
Bella’nın Hikayesi: “Kulüpte Daha Güvenli Hissediyorum”
Bella, Romanya’dan gelen bir seks işçisi ve bir süre önce özel dairelerde çalışıyordu. Ancak bu deneyiminden sonra büyük bordellere geçmeye karar verdi. St. Gallen’deki bir kulüpte, 15 başka kadınla birlikte çalışıyor. Bella, kulüplerde çalışmanın kendisini daha güvende hissettirdiğini söylüyor: “Burada her zaman konuşabileceğim biri var,” diyor. Ayrıca kulüplerde bir acil durum butonu olduğunu ve ihtiyaç anında yardım alabileceğini belirtiyor.
Polisin Artan Endişeleri
Lucerne polisi, seks işçiliği yapılan yerleri haftada bir ziyaret ederek insan kaçakçılığı ve zorla çalıştırma vakalarını tespit etmeye çalışıyor. Polis yetkilileri, kadınların daha fazla yeraltına çekildiğini ve bu durumun onların güvenliği için büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getiriyor. Bu, hem polis için hem de seks işçileri için giderek daha karmaşık bir durum haline geliyor.
Seks işçiliğinin gizlilik kazanması, hem kadınların güvenliğini artırabileceği gibi, aynı zamanda zorla çalıştırma ve istismar gibi tehlikeleri de artırabiliyor. Yetkililer, bu sorunun çözülmesi için daha fazla çalışma yapmaya devam edeceklerini belirtiyor.
Gündem
İsviçre’de Okullarla İlgili Yeni Öneriler
İsviçre’de SVP adlı sağ görüşlü parti, okulların durumunun çok kötü olduğunu söylüyor. Parti, eğitim sisteminde büyük değişiklikler yapılmasını istiyor.
SVP’ye göre birçok çocuk okula yeterli Almanca, Fransızca veya İtalyanca bilmeden başlıyor. Bu durum öğretmenleri zorluyor ve eğitim kalitesini düşürüyor. Parti ayrıca okullarda şiddetin arttığını ve disiplinin azaldığını iddia ediyor.
SVP’nin başlıca önerileri şunlar:
📌 Küçük çocuklar için zorunlu dil testi
📌 Dil testini geçemeyen çocuklar için 1 yıl hazırlık sınıfı
📌 2. sınıftan itibaren tekrar not sistemi
📌 Okullarda daha fazla dikte çalışması ve ezber (şiir ezberleme gibi)
📌 Her sınıfta yabancı dilli çocukların oranı en fazla %30
Parti, bazı ailelerin çocuklarına dili öğretmediğini söylüyor ve bu ailelere ceza verilmesini istiyor. Hatta çok ağır durumlarda oturma izninin iptal edilmesi de gündeme gelebilir.
SVP ayrıca mevcut eğitim sistemini eleştiriyor. “Lehrplan 21” adlı eğitim planını çok bürokratik buluyor. Küçük yaşta ikinci yabancı dil öğrenmenin de çocuklar için zor olduğunu ve ana dili öğrenmeyi zorlaştırdığını söylüyor.
Bu öneriler İsviçre’de büyük tartışma yarattı. Bazı kişiler bu fikirleri destekliyor, bazıları ise çok sert ve ayrımcı olduğunu düşünüyor.
Gündem
Vatandaşlık Kuralları Değişmedi: Komite Kolaylaştırma Teklifine Hayır Dedi
İsviçre’de vatandaşlık almak isteyen birçok kişiyi ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Parlamento içindeki Siyasi Kurumlar Komitesi, vatandaşlık kurallarını kolaylaştırmak isteyen “Demokrasi Girişimi”ni reddetti. Oylamada 17 milletvekili hayır, 8 milletvekili evet dedi.
Bu girişim, vatandaşlık kurallarının kantonlar yerine federal hükümet tarafından belirlenmesini istiyordu. Ayrıca İsviçre’de yasal olarak yaşayan kişilerin sadece 5 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilmesini öneriyordu. Oturma izninin türü önemli olmayacaktı.
Şu anda ise kurallar daha zor. Bir kişinin vatandaşlık alabilmesi için en az 10 yıl İsviçre’de yaşamış olması, C tipi oturma iznine sahip olması ve yaşadığı kanton ile belediyede birkaç yıl kalması gerekiyor.
Komite üyeleri, 5 yılın çok kısa olduğunu söyledi. Ayrıca insanların İsviçre’deki yaşamı, kuralları ve toplumu yeterince tanımadan vatandaş olmasının doğru olmadığını savundular. Onlara göre vatandaşlık, sadece bir belge değil, aynı zamanda topluma uyum anlamına geliyor.
Komite, girişimin entegrasyon şartlarını zayıflattığını ve bunun uzun vadede sorun yaratabileceğini düşünüyor. Bu yüzden teklifi fazla ileri giden bir adım olarak değerlendirdi.
Buna rağmen komite, insanların günümüzde daha sık şehir ve kanton değiştirdiğini kabul ediyor. Bu nedenle yeni bir öneri sundu: Vatandaşlık için kanton ve belediyede yaşama süresi 2 veya 3 yıla indirilebilir. Ayrıca kantonların daha uzun süre şartı koymaması isteniyor. Bu öneri şimdi Senato’daki komite tarafından incelenecek.
Bazı milletvekilleri ise girişimi destekledi. Onlara göre ülke genelinde aynı kurallar olursa sistem daha şeffaf ve adil olur, insanlar için fırsat eşitliği artar.
İsviçre federal hükümeti de bu girişime karşı çıkıyor. Son kararı ise önümüzdeki dönemde tüm parlamento verecek.
Gündem
İsviçre’de kadın-erkek ücret farkı azalıyor ancak eşitlik için yol uzun
İsviçre’de kadınlar ile erkekler arasındaki ücret farkının son yıllarda azaldığı, ancak tam anlamıyla ücret eşitliğine ulaşmanın hâlâ uzun zaman alacağı bildirildi.
Federal İstatistik Ofisinin (BFS) yayımladığı son Ücret Yapısı Araştırması’na (LSE) göre, ülkede kadın ve erkek arasındaki ücret farkı 2024 yılında yüzde 8,4 olarak kaydedildi. Bu oran 2022’de yüzde 9,5 seviyesindeydi.
Veriler, ücret farkının özellikle üst düzey pozisyonlarda daha belirgin olduğunu ortaya koydu. Yönetici konumundaki kadınların aylık ortalama geliri 10 bin 77 İsviçre frangı olurken, erkeklerde bu rakam 11 bin 715 franga ulaştı. Böylece kadınlar aleyhine fark yüzde 14 olarak hesaplandı. Yönetici olmayan pozisyonlarda ise ücret farkı yüzde 5,2 düzeyinde kaldı.
Bern Üniversitesi Ekonomi Coğrafyası Profesörü Heike Mayer, ücret farkındaki azalmanın olumlu bir gelişme olduğunu belirterek bu eğilimin süreceğini söyledi. Kadınların eğitim seviyesinin yükseldiğini ve erkeklerin ağırlıkta olduğu meslek alanlarında daha fazla yer almaya başladığını vurgulayan Mayer, üniversitelerde kadın öğrenci oranının yaklaşık yüzde 60’a ulaştığını ifade etti.
Mayer, ücrette cinsiyet farkının tamamen ortadan kalkmasının uzun zaman alacağını belirterek farkın bir bölümünün açıklanamadığını, bir bölümünün ise yapısal nedenlerden kaynaklandığını kaydetti. Uzmanlara göre kadınların sektörlerde ve yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmemesi, önyargılar, ayrımcılık ve bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olması eşitsizliği derinleştiriyor.
İşçi sendikaları da daha sert önlemler çağrısında bulunuyor. Unia Sendikası ekonomistlerinden Noémie Zurlinden, kadınların aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret aldığını belirterek şirketleri sorumluluk almaya çağırdı.
Syndicom Sendikası ise açıklanamayan ücret farklarını “ayrımcılık” olarak nitelendirerek eşit işe eşit ücretin temel bir hak olduğunu vurguladı. Sendika sözcüsü Romi Hofer, ücret eşitsizliğinin ne zaman tamamen sona ereceğine dair net bir tarih vermenin mümkün olmadığını, ancak denetim ve yaptırımların şart olduğunu ifade etti.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


