Connect with us

İsviçre

21 YAŞINDAKİ TÜRK KURYE POLİS TARAFINDAN YAKALANDI

yazar

Published

on

Geçtiğimiz Cuma günü sabah saatlerinde, Zürih Kanton Polisi’ne başvuran bir çift, telefonla kendilerini arayan bir kişi tarafından dolandırıldıklarını bildirdi. Telefonla arayan kişi, kendisini banka güvenlik biriminin çalışanı olarak tanıttı ve çiftin banka hesaplarında sahtecilik olayları olduğunu söyleyerek, birkaç bin frank çekip bir kurye aracılığıyla kontrol edilmesi için teslim etmelerini istedi.

Çift, geçtiğimiz Perşembe günü akşam saatlerinde, 10.000 frankın üzerinde parayı, tanımadıkları bir kurye ile apartman merdivenlerinde buluşarak teslim etti. Ancak ertesi gün kurye tekrar telefonla arayıp banka hesap bilgilerini istemesi üzerine, çift şüphelenerek olayı polise bildirmeye karar verdi.

Zürih Kanton Polisi, olayla ilgili hızla çalışma başlatarak, dolandırıcıyı tespit etti ve Cuma günü Schwyz Kanton Polisi, 21 yaşındaki Türk vatandaşı olan şüpheliyi Schwyz bölgesinde yakaladı. Şüpheli, See/Oberland Savcılığı’na sevk edildi.

#Dolandırıcılık #KuryeTutuklandı #İnnerschwyz #BankaDolandırıcılığı #ZürihPolisi #ŞchwyzPolisi #TürkVatandaşı #HızlıÇözüm #SuçVeCeza #PolisBaşarısı #isviçre #isviçrehaberleri #isviçredetürkler

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Solothurn’da 17 Yaşındaki Kızı Öldüren Sanığa Ömür Boyu Hapis

yazar

Published

on

By

Olay Nerede Yaşandı?

İsviçre’nin Solothurn kantonuna bağlı Bellach kasabasında meydana gelen olay, ülkede büyük infial yarattı. 17 yaşındaki Aliyah B., sokakta yürüdüğü sırada uğradığı vahşi saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

Cinayetin Nedeni

Mahkemede ortaya çıkan bilgilere göre sanık, bir insanı öldürmenin nasıl bir his olduğunu merak ettiği için cinayeti işlediğini söyledi. Savcılık, saldırının tamamen rastgele seçilen bir kurbana yönelik olduğunu belirtti.

Olay Günü Nereye Gidiyordu?

Mahkemede paylaşılan bilgilere göre Aliyah B., olay günü erkek arkadaşını ziyaret etmek için evinden ayrıldı. Bellach’ta yürüdüğü sırada sanık tarafından tamamen rastgele hedef seçildi. Birbirlerini önceden tanımayan ikili arasında herhangi bir husumet bulunmuyordu.

Olayın Seyri

Mahkemede anlatılanlara göre 17 yaşındaki Aliyah B., olay günü erkek arkadaşını ziyaret etmek için yürüyordu. Sanık genç kızı yolda fark ederek otomobiliyle takip etmeye başladı. Daha sonra aracıyla Aliyah B.’ye çarptı. Çarpmanın ardından kaçmaya çalışan genç kızın peşinden giden sanık saldırısını sürdürdü.

Olayın devamında mahkemede aktarılan bilgilere göre Aliyah B. boğularak öldürüldü. Ardından sanığın genç kızın üzerinden aracıyla geçtiği belirtildi. Savcılık, Aliyah B.’nin tamamen rastgele seçilmiş bir kurban olduğunu vurgularken, mahkeme de cinayetin olağanüstü derecede acımasız bir şekilde işlendiğine hükmetti.

Soruşturma Süreci

Olayın ardından polis kısa sürede şüpheliyi gözaltına aldı. Güvenlik kamerası görüntüleri, adli tıp incelemeleri ve diğer deliller soruşturma dosyasına eklendi. Savcılık, sanığın planlı ve son derece acımasız davrandığını savundu.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Solothurn Mahkemesi, cinayetin olağanüstü derecede vahşi şekilde işlendiğine hükmetti. Mahkeme, sanığın ifadeleri, uzman raporları ve dosyadaki tüm delilleri değerlendirerek suçun en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine karar verdi.

Verilen Ceza

Mahkeme sanığı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanığın ağır psikiyatrik sorunları nedeniyle kapalı psikiyatrik tedavi altında tutulmasına da hükmedildi. Uzman raporlarında sanığın toplum açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.

Ailenin Acısı

Hayatını kaybeden Aliyah B.’nin ailesi, mahkeme kararının kızlarını geri getirmeyeceğini ancak adaletin yerini bulmasının kendileri için önemli olduğunu ifade etti.

İsviçre’de Geniş Yankı Uyandırdı

Karar, İsviçre kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Olay, rastgele işlenen şiddet suçları ve toplum güvenliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Hukukçular, verilen ömür boyu hapis cezasının işlenen suçun ağırlığını yansıttığını değerlendirdi.

Sonuç

Solothurn Mahkemesi’nin verdiği ömür boyu hapis kararı, son yıllarda İsviçre’de görülen en ağır ve en dikkat çeken cinayet davalarından biri olarak kayıtlara geçti. Dosya, hem cinayetin işleniş şekli hem de sanığın “öldürmenin nasıl bir his olduğunu merak ettim” yönündeki ifadesi nedeniyle uzun süre kamuoyunun gündeminde kaldı.
#isviçre#schweiz#suisse#solothurn#haber

Continue Reading

İsviçre

Hastasıyla cinsel ilişkiye giren Psikiyatrist Beraat Etti

yazar

Published

on

By

sviçre’nin Zürih kentinde görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada, hastasıyla cinsel ilişkiye girdiği gerekçesiyle “zor durumdan yararlanma” suçlamasıyla yargılanan Alman psikiyatrist beraat etti. Zürih Bölge Mahkemesi, doktor ile hasta arasında ceza hukuku açısından bağımlılık ve güven ilişkisi oluşmadığına hükmederek sanık hakkında beraat kararı verdi.

Depresyon Tedavisi Görüyordu

Mahkeme dosyasına göre, olayların yaşandığı dönemde 35 yaşındaki Alman doktor, 25 yaşındaki depresyon hastası kadını 2023 yazından itibaren tedavi ediyordu.

Doktorun, hastasının daha önce cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, ayrıca intihar düşünceleri bulunduğunu bildiği belirtildi. Tedavi sürecinde kadına çeşitli ilaçlar reçete edildi ve uzun süreli iş göremezlik raporları düzenlendi.

Savcılığa göre kadın, doktorunu yeterince ilgili bulmamasına ve kendisini ciddiye almadığını düşünmesine rağmen, ilaç ve rapor alabilmek amacıyla tedaviye devam etti.

Sosyal Medyada İletişim Kurdular

Dosyaya göre taraflar Ocak 2024’te sosyal medya üzerinden yeniden iletişime geçti. Daha sonra telefon numaralarını paylaşarak WhatsApp üzerinden yazışmaya başladılar.

Birkaç gün sonra kadın, sabaha karşı saat 03.00 sularında doktorun Zürih’teki özel evine gitti. Doktor kadını eve aldı ve uzun süren görüşmenin ardından taraflar arasında karşılıklı cinsel temas yaşandı.

Savcılık iddiasına göre doktor, bu sırada kadına cinsel isteği artırıcı etkisi bulunan ilaçlar da verdi.

Evde Günlerce Kaldı

Kadının daha sonraki günlerde de doktorun evinde kaldığı ve evde açıkta bulunan çok sayıda ilacı kullandığı belirtildi.

Savcılık, 20 Ocak 2024 akşamı kadının çok sayıda ilacı intihar amacıyla aldığı, bilincini kaybettiği ve hayati tehlike geçirdiğini öne sürdü.

Olay yerine yaklaşık üç saat sonra çağrılan sağlık ekipleri, kadını açık pencerenin bulunduğu misafir odasında, vücut sıcaklığı 32 dereceye kadar düşmüş halde buldu. Kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Doktor: “Tedavi Bitmişti”

Mahkemede ifade veren doktor ise kadını psikiyatrist olarak değil, pratisyen hekim sıfatıyla tedavi ettiğini savundu.

Sanık, cinsel ilişkinin yaşandığı tarihte tedavi sürecinin sona erdiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Savunma avukatı da kadının intihar girişiminde bulunduğu iddiasını kabul etmedi ve müvekkilinin ilaç bağımlısı olduğu yönündeki savcılık değerlendirmesinin kanıtlanmadığını savundu.

Ayrıca müştekinin başlangıçta 70 bin İsviçre Frangı manevi tazminat talep ettiğini, dava sırasında ise bu talebi 15 bin franga düşürdüğünü hatırlatarak davanın maddi beklentiyle açıldığını öne sürdü.

Savcılık Hapis ve Meslek Yasağı İstemişti

Savcılık, doktor hakkında “zor durumdan yararlanma” ve “yardım yükümlülüğünü yerine getirmeme” suçlarından 12 ay ertelenmiş hapis cezası talep etti.

Bunun yanında 3 bin frank para cezası ve ömür boyu meslekten men edilmesini istedi.

Savcı, doktorun evinde çok sayıda ilacın kontrolsüz şekilde bulunmasının hastanın bağımlılığını daha da artırdığını ve sanığın hastanın içinde bulunduğu kırılgan durumdan yararlandığını savundu.

Mahkeme: Güven ve Bağımlılık İlişkisi Kanıtlanamadı

Zürih Bölge Mahkemesi ise savcılığın değerlendirmesine katılmadı.

Mahkeme kararında, taraflar arasında ceza hukukunun aradığı anlamda güven ve bağımlılık ilişkisinin oluşmadığı belirtildi.

Hakim, kadının mesajlarında doktora güvenmediğini açıkça ifade ettiğini ve onunla terapi yapmak istemediğini yazdığına dikkat çekti.

Mahkeme ayrıca cinsel yakınlaşmanın ilk adımının da hastadan geldiği kanaatine vardı.

Beraat Etti, Ancak 25 Bin Frank Yargılama Gideri Ödeyecek

Mahkeme sanık hakkında beraat kararı vermesine rağmen, doktorun meslek etiğini ihlal ettiğine hükmetti.

Kararda, bir hekimin hastasıyla cinsel ilişkiye girmesinin meslek kurallarına aykırı olduğu vurgulanırken, bu nedenle yaklaşık 25 bin İsviçre Frangı tutarındaki soruşturma ve yargılama giderlerinin doktor tarafından karşılanmasına karar verildi.

#isviçre#schweiz#suissw#haber#switzerland

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Türk Ailenin Aile Birleşimi Başvurusu Mahkemelik Oldu: „Daire Çok Küçük“ Gerekçesiyle Başlayan Süreç Beraatle Sonuçlandı

yazar

Published

on

By

AARAU / İSVİÇRE – ( Aargauer Zeitung) İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşayan Türk bir ailenin aile birleşimi başvurusu, yetersiz büyüklükteki konut nedeniyle reddedildi. Ailenin daha sonra daha büyük bir daire için kira sözleşmesi sunmasının ardından süreç olumlu sonuçlansa da, planlanan taşınmanın gerçekleşmemesi bu kez „resmî makamları yanıltma“ şüphesini gündeme getirdi. Savcılığa taşınan dosyada aile hakkında para cezası talep edilirken, Aarau Bölge Mahkemesi davanın sonunda aileyi beraat ettirdi.

İki çocuğunu İsviçre’ye getirmek istediler

Mahkemede adı gizli tutulan ve „S.“ olarak anılan Türk aile, 2021 yılından bu yana Aarau bölgesinde üç çocuklarıyla birlikte üç odalı bir dairede yaşıyor.

Kadının önceki evliliğinden olan ve Türkiye’de yaşayan iki çocuğunu da İsviçre’ye getirmek isteyen aile, 2023 yılında Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi’ne (Migrationsamt – MIKA) aile birleşimi başvurusunda bulundu.

Ancak yapılan incelemede, üç odalı dairenin iki yetişkin ve beş çocuğun birlikte yaşayacağı bir aile için uygun olmadığı tespit edildi.

Göçmenlik Dairesi, mevcut konutun İsviçre Yabancılar ve Entegrasyon Yasası kapsamında aranan „ihtiyaca uygun konut“ şartını karşılamadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti.

Daha büyük ev için kira sözleşmesi sundular

Ret kararının ardından aile çözüm arayışına girdi.

Aynı binada yaşayan emekli bir çiftle daire değişimi konusunda anlaşmaya varıldı. Taraflar, aileye dört odalı dairenin devredilmesini öngören kira sözleşmesini imzaladı.

Bu sözleşmenin Göçmenlik Dairesi’ne sunulmasının ardından yetkililer aile birleşimi başvurusunu onayladı ve Türkiye’deki iki çocuk için gerekli izinler verildi.

Taşınma gerçekleşmeyince şüphe başladı

Ancak olaylar tam bu noktada farklı bir boyut kazandı.

Planlanan taşınma günü geldiğinde aile yeni eve geçmedi.

Durumu fark eden bina yönetimi ve ev sahibi, Göçmenlik Dairesi’ne bilgi vererek taşınmanın hiç başlamadığını bildirdi.

Yetkililerin aktardığına göre;

  • Evde taşınma kolileri bulunmuyordu.
  • Dolaplar sökülmemişti.
  • Taşınmaya yönelik herhangi bir hazırlık yapılmamıştı.

Bu gelişmeler üzerine Göçmenlik Dairesi, ailenin yalnızca daha büyük bir eve taşınacakmış gibi kira sözleşmesi düzenleyerek aile birleşimi iznini aldığı şüphesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.

İsviçre’de bu tür ret kararları oldukça nadir

Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi, mahkemeye sunduğu değerlendirmede aile birleşiminde „uygun konut“ şartının federal yasadan kaynaklandığını belirtti.

Kanton uygulamasına göre bir konutun yeterli sayılması için dairede yaşayacak kişi sayısının, oda sayısını en fazla bir kişi aşması gerekiyor.

Örneğin;

  • 6 kişilik aile için en az 5 odalı,
  • 5 kişilik aile için en az 4 odalı,
  • 4 kişilik aile için ise en az 3 odalı konut uygun kabul ediliyor.

Yetkililer ayrıca, yalnızca konut yetersizliği nedeniyle aile birleşimi başvurularının reddedilmesinin son derece istisnai olduğunu, çünkü başvuru sahiplerinin çoğunun süreç içerisinde daha büyük bir eve taşındığını ifade etti.

Savcılık para cezası istedi

Mahkemede savcılık, ebeveynlerin resmî makamları yanıltarak aile birleşimi izni aldığı iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.

Dosyada;

  • Baba hakkında günlük 70 İsviçre Frangı üzerinden 120 günlük para cezası,
  • Anne hakkında ise günlük 40 Frank üzerinden 120 günlük para cezası,

talep edilirken, her iki ebeveyn için ayrıca birkaç bin Frank idari para cezası istendi.

„Biz kimseyi kandırmadık“

Mahkemede ifade veren aile ise suçlamaları kesin bir dille reddetti.

Babaya göre taşınmanın gerçekleşmemesinin nedeni tamamen emekli çiftin son anda karar değiştirmesiydi.

İlk olarak Ekim 2025 için planlanan taşınma, tarafların tatil programları nedeniyle Kasım ayına ertelendi.

Daha sonra emekli kadının hastalanması üzerine aileden on günlük ek süre istendi.

Türk aile bu talebi kabul etti.

Hafta sonu emekli çift taşınmaya hazır olduklarını bildirse de, pazartesi sabahı binaya gelen ev sahibi yalnızca emekli çiftin eşyalarını topladığını gördü.

Türk ailenin ise henüz hazırlığa başlamamış olması şüpheleri artırdı.

Mahkeme Başkanı’nın „Neden hiç taşınma kolisi hazırlamadınız?“ sorusuna baba şu yanıtı verdi:

„Hafta sonunda komşuları rahatsız edecek gürültü yapmak istemedim.“

Avukatın tavsiyesi süreci daha da karmaşık hale getirdi

Dava dosyasına göre emekli çift daha sonra daire değişiminden tamamen vazgeçti.

Türk aile bunun üzerine Türkçe konuşan avukatına danıştı.

Avukatın, çocukların yine de İsviçre’ye getirilmesini tavsiye ettiği belirtildi.

Ancak aile, daha büyük konut şartının aile birleşimi kararının temel gerekçelerinden biri olduğunu yeterince kavrayamadı.

Göçmenlik Dairesi ise gerçekleşmeyen taşınmayı, baştan beri planlanmış bir aldatma girişimi olarak değerlendirdi.

İşini de kaybetti

Mahkeme sürecinde ailenin ekonomik durumu da kötüleşti.

Baba, inşaat sektöründeki geçici işini kaybetti.

Anne ise yalnızca çağrıldıkça temizlik işlerine gidebildiğini anlattı.

Mahkemede konuşan baba, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yeni ev bulamadıklarını belirterek şunları söyledi:

„Bu şartlarda bize kimse ev vermiyor.“

Aile, yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye’den getirilen iki çocuğu yeniden büyükannelerinin yanına göndermek zorunda kaldıklarını da mahkemeye bildirdi.

Anne gözyaşlarına boğuldu

Duruşmanın sonunda mahkeme başkanı son sözü anneye verdi.

Konuşurken gözyaşlarını tutamayan anne şu ifadeleri kullandı:

„Ben sadece bir anne olarak çocuklarımla birlikte İsviçre’de yaşamak istedim. Buradaki yasaları bilmiyorum. Sadece avukatımızın söylediklerini yaptım.“

Mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı.

Mahkemeden beraat kararı

Aarau Bölge Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirdikten sonra ailenin resmî makamları aldatma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığına hükmetti.

Kararda;

  • Ailenin gerçekten imzalanmış geçerli bir kira sözleşmesine sahip olduğu,
  • Dosyada emekli çiftin daha sonra taşınmaktan vazgeçtiğine ilişkin kayıtların bulunduğu,
  • Yaşananların planlı bir dolandırıcılık değil, karmaşık ve başarısız bir taşınma süreci olduğu

vurgulandı.

Bu gerekçelerle mahkeme, Türk aileyi „yetkilileri aldatma“ suçlamasından beraat ettirdi.

Karar ne anlama geliyor?

Karar, aile birleşimi başvurularında yalnızca sonucun değil, başvuru sahibinin gerçek niyetinin de hukuken büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Mahkeme, taşınmanın gerçekleşmemesinin tek başına aldatma suçunun oluşması için yeterli olmadığına dikkat çekerken, kasıt unsurunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurguladı.

Uzmanlara göre karar, İsviçre’de aile birleşimi başvurularında „uygun konut“ şartının önemini korurken, idarenin aldatma iddialarını ortaya koyabilmesi için güçlü delillere ihtiyaç duyduğunu da gösteren dikkat çekici bir emsal niteliği taşıyor.

Continue Reading

Trendler