Sosyal Medya

Gündem

Zürih’te Ev Arayanlara Şok: Dolandırıcılar “Uygun Fiyatlı Kiralık” Tuzaklarıyla Vuruyor

yazar

Yayınlayan

on

Bir mağdurun hikâyesi, yüzlerce kişiye uyarı niteliğinde

Konut krizinin gölgesinde yeni bir dolandırıcılık dalgası: sahte ilanlar, sahte kimlikler, gerçek mağdurlar.

Zürih’in kronikleşen konut sıkıntısı, yalnızca kiracıları değil, dolandırıcıları da harekete geçirdi. Şehrin merkezinde uygun fiyatlı bir ev bulduğunu sanan Loïc Hurni, internet üzerinden yaptığı başvuruyla kandırıldığını fark ettiğinde artık çok geçti.

Hurni, çevrim içi bir platformda “acil kiralık” ibaresiyle paylaşılan ilanı gördü. İlan, piyasadaki ortalamanın oldukça altında bir fiyata, 27 metrekarelik bir stüdyo daire vaat ediyordu. Sözde ev sahibi, kendisini “doktor Silvana Plättli” olarak tanıtarak güven kazandı. Kimlik belgeleri ve kira sözleşmesi de profesyonelce hazırlanmıştı.

Ancak her şey sahteydi. Fotoğraflar Fransa’daki Saint-Étienne şehrine ait bir başka konuttan alınmış, kimlik belgeleri çalınmış, IBAN numarası ise yurtdışındaki bir hesaba aitti. Hurni, daireyi göremeden yaklaşık 1000 İsviçre Frangı tutarındaki depozito ve kira bedelini gönderdikten sonra gerçeği anladı.

“Her şey kusursuz görünüyordu,” diyor Hurni. “Belgeler, yazışmalar, hatta telefon konuşmaları bile ikna ediciydi. Gerçeği fark ettiğimde artık parayı çoktan kaybetmiştim.”

Zürih’te Konut Aramak: Umut ve Çaresizlik Arasında

İsviçre’nin finans başkenti, son yıllarda benzeri görülmemiş bir konut krizinin ortasında. Şehirde boş daire oranı %0,1’in altına düşmüş durumda. Her yeni ilan için yüzlerce kişi başvuru yapıyor; sokaklarda metrelerce uzayan kuyruklar artık sıradan bir manzara.

Uzmanlara göre bu durum, dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor. İsviçre Emlak Derneği’nden yapılan açıklamada, “Piyasanın dengesizliği, acele eden kiracıları savunmasız bırakıyor. Dolandırıcılar tam da bu psikolojiyi hedef alıyor,” deniliyor.

Polis ve Uzmanlardan Net Uyarı

Zürih polisi, son aylarda benzer vakaların arttığını doğruladı. Yetkililer, vatandaşların şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor:

  • Ev görülmeden ödeme yapılmamalı.
  • İlanın doğruluğu mutlaka tapu kayıtları veya resmi platformlar üzerinden kontrol edilmeli.
  • Yabancı banka hesaplarına para gönderilmemeli.
  • Kimlik veya kişisel belgeler, doğruluğu teyit edilmeden paylaşılmamalı.

Polis sözcüsü, “Dolandırıcılar genellikle yüksek eğitimli, iyi organize olmuş ve teknolojiyi etkin kullanan kişiler. Gerçek bir dolandırıcılığı sıradan bir emlak işleminden ayırmak bazen imkânsız hale gelebiliyor,” ifadelerini kullandı.

Toplumsal Boyutu

Zürih’teki olay, sadece bireysel bir dolandırıcılık vakası değil, aynı zamanda şehirdeki konut krizinin sosyal yansımalarını da gözler önüne seriyor. Kiraların son beş yılda %20’ye yakın artması, düşük ve orta gelirli kesimleri sistemin dışına itiyor.

Uzmanlara göre, “herkesin ev bulmaya çalıştığı” bir piyasada, sahte umutlar gerçek paraya dönüşüyor. Hurni’nin hikâyesi, bu kısır döngünün sadece bir örneği.

Son Söz

“Benim yaşadığım kimsenin başına gelmesin,” diyor Hurni. “Bir evi değil, güvenimi kaybettim.”

Zürih’te ev aramak artık sadece bir kira meselesi değil — güven, dikkat ve bilinç meselesi haline geldi.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler