Gündem
Yeni Büyükelçiler Atandı: Şebnem İncesu Bern Büyükelçisi Oldu!
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye’nin dış temsilciliklerinde görev alacak ve büyükelçilik yapacak isimlere yeni görevlerini bildirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın atamasıyla Bern Büyükelçiliği’nde görevi dolan Emine Ece Özbayoğlu Acarsoy‚un yerine Bern (İsviçre) Büyükelçiliği görevine getirilen Şebnem İncesu, başarılı kariyeri ve tecrübeleriyle dikkat çekiyor. Peki, Şebnem İncesu kimdir? İşte merak edilenler…
Şebnem İncesu Kimdir?
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1991 yılında mezun olan Şebnem İncesu, aynı yıl Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başladı. Diplomasi kariyerine hızlı bir giriş yapan İncesu, 2001-2005 yılları arasında UNESCO Türkiye Daimi Temsilciliği’nde başkatip ve müsteşar olarak görev aldı.
Uluslararası Görevlerde Öne Çıktı
2005-2007 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcılığı’nda Şube Müdürü ve Daire Başkanı olarak görev yapan İncesu, 2007-2011 yılları arasında Paris Büyükelçiliği’nde Müsteşar ve Birinci Müsteşar pozisyonlarında bulundu. 2011-2013 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Irak ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcılığı’nda Daire Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 2013-2016 yıllarında Kültürel Diplomasi Genel Müdür Yardımcısı olarak önemli projelere imza attı.
Tecrübeli Bir Büyükelçi: Şebnem İncesu
15 Aralık 2016 tarihinde Zambiya’nın başkenti Lusaka’da Türkiye Büyükelçisi olarak göreve başlayan İncesu, buradaki başarılı görev sürecinin ardından Bern’e atandı. Şebnem İncesu, İngilizce ve Fransızca biliyor ve diplomat Can İncesu ile evli; iki çocuk annesi.
Son olarak Bern Büyükelçiliği görevine atanan Şebnem İncesu, deneyimleri ve birikimiyle İsviçre’de Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeye hazırlanıyor.
Yeni görevinde başarılar diliyoruz!
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye’nin dış temsilciliklerinde görev alacak ve büyükelçilik yapacak isimlere yeni görevlerini bildirdi.
Buna göre, Çok Taraflı İlişkiler (Uluslararası Kuruluşlar) Genel Müdürü Büyükelçi Zeynep Kızıltan’ın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilcisi,
İkili İlişkiler (Balkanlar) Genel Müdürü Büyükelçi İlhan Saygılı’nın Belgrad (Sırbistan) Büyükelçisi,
İkili İlişkiler (Güney ve Batı Avrupa) Genel Müdürü Büyükelçi Şebnem İncesu’nun Bern (İsviçre) Büyükelçisi,
İkili İlişkiler (Kuzey Amerika) Genel Müdürü Büyükelçi Murat Lütem’in Beyrut (Lübnan) Büyükelçisi,
İkili İlişkiler (Orta ve Kuzey Avrupa) Genel Müdürü Büyükelçi Hayriye Kumaşçıoğlu’nun Lübliyana (Slovenya) Büyükelçisi,
Uluslararası Ekonomik İşler Genel Müdürü Büyükelçi Esen Altuğ’un İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Daimi Temsilcisi,
İkili İlişkiler (Asya Pasifik) Genel Müdürü Büyükelçi Esra Cankorur’un Wellington (Yeni Zelanda) Büyükelçisi,
İkili İlişkiler (Güney Asya) Genel Müdürü Büyükelçi Oğuzhan Ertuğrul’un Tokyo (Japonya) Büyükelçisi,
Destek Hizmetleri Genel Müdürü Büyükelçi İrfan Neziroğlu’nun İslamabad (Pakistan) Büyükelçisi,
Teknoloji ve Bilim Politikaları Genel Müdür Vekili Büyükelçi Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın Manama (Bahreyn) Büyükelçisi,
Bakan Başmüşaviri Gürsel Dönmez’in Viyana (Avusturya) Büyükelçisi,
Bakanlık Müşaviri ve Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Vekili Bekir Gezer’in Darüsselam (Tanzanya) Büyükelçisi,
Çin Genel Müdür Yardımcısı Elçi Ferhat Alkan’ın Maputo (Mozambik) Büyükelçisi, Diplomatik Arşiv Genel Müdür Yardımcısı Elçi Ayşe Selcan Şanlı’nın Port of Spain (Trinidad ve Tobago) Büyükelçisi,
ASYA Koordinasyon Genel Müdür Yardımcısı Elçi Oya Yazar’ın Viyentiyan (Laos) Büyükelçisi,
NATO ve Avrupa-Atlantik Güvenlik ve Savunma Genel Müdür Yardımcısı Elçi Volkan Öskiper’in Yaounde (Kamerun) Büyükelçisi,
Enerji ve Çok Taraflı Ulaştırma Genel Müdür Yardımcısı Elçi Yusuf Burak Rende’nin Freetown (Sierra Leone) Büyükelçisi,
Protokol Genel Müdür Yardımcısı Elçi Metin Ergin’in Juba (Güney Sudan) Büyükelçisi,
Kuzey Afrika Genel Müdür Yardımcısı Elçi Hüseyin Barbaros Dicle’nin Lusaka (Zambiya) Büyükelçisi olarak görevlendirilmesine karar verildi.
Gündem
İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu
İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.
Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.
Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.
Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.
Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.
Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.
Gündem
İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli
İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.
Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.
Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.
Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.
Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.
Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.
Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.
Gündem
İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede
İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.
Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de
2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.
Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.
Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.
Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı
İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.
Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.
Benzer dosyada farklı karar
Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.
Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.
Siyasi baskı artıyor
Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.
Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.
Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


