Sosyal Medya

Sağlık

Yaşlanmayı Yavaşlatabilir: Kilo Verdiren İlaç Ozempic’in Yeni Faydaları Keşfedildi

yazar

Yayınlayan

on

Yeni araştırmalara göre kilo verdiren ilaç Ozempic’in sağlık üzerindeki olumlu etkileri artıyor. Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden uzman Harlan Krumholz, Avrupa Kardiyologlar Kongresi’nde yaptığı açıklamada, bu tedavi sayesinde yaşlanma sürecinin yavaşlatılabileceğini belirtti.

Ozempic, bir yandan kilo vermeye yardımcı olan diyabet ilacı olarak övgü toplarken, diğer yandan yan etkileri ve sahte ürünler nedeniyle eleştiriliyor. İlaç, mide-bağırsak sorunları, diş kaybı ve hatta istenmeyen gebelik gibi yan etkilere yol açabilir. Ancak yeni yayımlanan çalışmalar, ilacın olumlu etkilerinin beklentilerin ötesine geçtiğini gösteriyor.

Uzmanlar “Dramatik” İyileşmelerden Bahsediyor

Araştırmalara göre, ilacın kalp yetmezliği, Alzheimer ve kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği öne sürülüyor. Krumholz, “Sağlığı bu şekilde iyileştirmenin, gerçekten yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini düşünüyorum” dedi. Kalp ve damar sağlığındaki iyileşmelerin “dramatik” olabileceğini de sözlerine ekledi.

Araştırmada, 45 yaş üstü ve kilo fazlalığı ile kalp hastalığı bulunan 17.000’den fazla kişi üç yıl boyunca incelendi. Bu kişilerin bir kısmı Semaglutid, yani Ozempic, diğer kısmı ise plasebo aldı. Sonuçlar, Ozempic alanlarda ölüm oranının plasebo grubuna göre daha düşük olduğunu ve bu hastalarda vücut iltihaplanma seviyelerinin azaldığını gösterdi.

Kullanıcıların görüşleri sorulduğunda, katılımcıların %48’i Ozempic kullandığını belirtirken, %52’si kullanmadığını söyledi.

Yeni bulgular, Ozempic’in sadece kilo verme değil, genel sağlık açısından da önemli faydalar sağlayabileceğini işaret ediyor.

#Ozempic #Yaşlanma #Sağlık #Semaglutid #KiloVerme #KalpSağlığı #Diyabet #Araştırma #Alzheimer #KanserTedavisi #YanEtkiler #SağlıklıYaşam #TıpAraştırmaları #YeniÇalışmalar

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Janssen, Bern’deki Aşı Üretim Tesisini Kapatıyor: 500 Çalışan İşsiz Kalacak

yazar

Yayınlayan

on

By

Yaklaşık 500 Çalışan İşsiz Kalacak, Üretim 2026’ya Kadar Yurt Dışına Taşınacak

ABD merkezli ilaç devi Johnson & Johnson’ın yan kuruluşu olan Janssen, İsviçre’nin Bern kentinde faaliyet gösteren aşı geliştirme ve üretim tesisini kesin olarak kapatma kararı aldı. Karar doğrultusunda yaklaşık 500 çalışan işini kaybedecek. Bu gelişme, İsviçre’nin biyoteknoloji ve aşı üretim kapasitesinin geleceği açısından önemli soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Şirket kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bern tesisinin kapatılmasında belirleyici unsur, kolibakterilerin (E. coli) neden olduğu enfeksiyonlara karşı geliştirilen aşının klinik çalışmalarda yeterli etkinlik göstermemesi oldu. Klinik denemelerde beklenen sonuçların alınamaması, Janssen yönetiminin İsviçre’deki aşı yatırımlarını sonlandırma kararını hızlandırdı.

300 Kadrolu, 200 Geçici Çalışan Etkilenecek

Kapanma kararı kapsamında, Bern tesisinde görev yapan 300’den fazla kadrolu çalışan ile birlikte yaklaşık 200 geçici personelin işten çıkarılması öngörülüyor. İşten çıkarılacaklar arasında, 20 ila 25 yıldır şirkette görev yapan deneyimli çalışanların da bulunması, kararın sosyal etkisini daha da ağırlaştırıyor.

Çalışanlar arasında belirsizlik ve moral bozukluğunun hâkim olduğu belirtilirken, birçok personelin iş güvencesini kaybetmesinin İsviçre iş piyasasında da yankı bulması bekleniyor.

Aşı ve Vektör Üretimi İsviçre’den Çekiliyor

Janssen, Bern’de yalnızca aşı geliştirme değil, aynı zamanda lentiviral vektör (LVV) üretimi de gerçekleştiriyordu. Hücre ve gen tedavilerinde kullanılan bu ileri biyoteknolojik ürünlerin üretimi de 2026 yılı sonuna kadar Hollanda’daki yeni bir tesise taşınacak. Böylece Janssen, İsviçre’deki aşı ve ilgili biyoteknolojik üretim faaliyetlerinden tamamen çekilmiş olacak.

Pandemi Deneyimi Sonrası Tartışmalı Karar

Karar, Covid-19 pandemisinin ardından yerli aşı üretim kapasitesinin stratejik öneminin sıkça vurgulandığı bir dönemde alınması nedeniyle eleştirilere yol açtı. Hem çalışanlar hem de bazı siyasetçiler, İsviçre’nin olası yeni pandemilere karşı dışa bağımlılığının artabileceği uyarısında bulunuyor.

Sağlık Otoriteleri: Ulusal Strateji Zarar Görmez

İsviçre Federal Sağlık Dairesi (BAG) ise yaptığı açıklamada, Janssen’in Bern’den çekilmesini üzüntüyle karşıladıklarını, ancak bu kararın ülkenin ulusal aşı stratejisini tehlikeye atmadığını savundu. BAG, ilaç ve aşı üretiminin, serbest piyasa koşulları çerçevesinde özel sektörün sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

Uzmanlara göre Janssen’in Bern tesisini kapatma kararı, yalnızca bir şirketin yatırım tercihi değil; aynı zamanda İsviçre’nin biyoteknoloji alanındaki konumunu ve krizlere hazırlık kapasitesini yeniden tartışmaya açan stratejik bir gelişme niteliği taşıyor.

Haberin Devamını Oku

Sağlık

Restoran Masasındaki Çanta ve Telefon Ne Kadar Hijyenik?

yazar

Yayınlayan

on

By

Restoran ve kafelerde el çantası ya da cep telefonunun masaya, çoğu zaman da tabakların hemen yanına bırakılması yaygın bir alışkanlık. Özellikle pahalı çantaların yere konulmak istenmemesi ya da telefonların sürekli el altında tutulması bu durumu daha da yaygın hâle getiriyor. Peki bu alışkanlık hijyen açısından gerçekten bir risk oluşturuyor mu?

Uzmanlara göre, gündelik hayatta bu durumun ciddi bir sağlık riski oluşturma ihtimali oldukça düşük.

Mikroorganizmalar var, ancak risk sınırlı

Zürih Üniversitesi’nde enfeksiyon hastalıkları ve enfeksiyon önleme alanında çalışan Prof. Dr. Hugo Sax, çanta ve cep telefonlarının farklı mikroorganizmalar taşıyabileceğini doğruluyor. Sax’a göre, mikroplar yüzeyden yüzeye, yüzeyden cilde ya da doğrudan cilt temasıyla geçebiliyor. Ancak asıl önemli olan, bu temasın tıbbi açıdan anlamlı bir enfeksiyona yol açma olasılığı.

Bu olasılığın, restoran masasına bırakılan bir çanta ya da telefon söz konusu olduğunda “çok ama çok düşük” olduğunu vurgulayan Sax, çantalar üzerinde bulunan bakterilerin büyük ölçüde zaten sahibinin ellerinde bulunan mikroorganizmalarla aynı olduğunu belirtiyor. Aynı durum cep telefonları için de geçerli.

Solunum yoluyla bulaş daha belirleyici

Uzmanlara göre, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında hava yoluyla bulaş, yüzey temasına kıyasla çok daha etkili. Sax, masadaki bir çanta ya da telefondan bulaşmanın, başkasının elini sıkmak ya da kapı koluna dokunmakla benzer düzeyde olduğunu ifade ediyor.

İstisnai olarak Ebola gibi bazı virüslerin vücut sıvılarıyla bulaştığını hatırlatan Sax, bu tür durumların günlük yaşamda karşılaşılan virüslerle kıyaslanamayacağını belirtiyor. Avrupa’da yaygın solunum yolu virüsleri açısından telefon ya da çantaya dokunmanın, birine sarılmaktan daha riskli olmadığına dikkat çekiyor.

“Hijyen değil, daha çok görgü meselesi”

Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden (ZHAW) Mikrobiyolog Giovanna Spielmann-Prada da benzer bir değerlendirme yapıyor. Spielmann-Prada’ya göre, çanta ve cep telefonları mikroorganizma taşısa da, bu durum sağlıklı bireyler için günlük yaşamda anlamlı bir enfeksiyon riski yaratmıyor.

Bilimsel verilere göre, enfeksiyon zincirlerinin “masa yüzeyi–çanta–el” ya da “telefon–el” yoluyla oluştuğuna dair güçlü kanıtlar bulunmuyor. Enfeksiyonların büyük bölümü doğrudan temas, damlacık yoluyla bulaş ya da kontamine gıdalar aracılığıyla yayılıyor.

Sonuç: Endişeye gerek yok

Uzmanlar, restoran masasında çanta ya da telefon bulundurmanın hijyen açısından ciddi bir tehlike oluşturmadığını, bunun daha çok etiket ve kişisel tercih meselesi olduğunu vurguluyor. Sağlıklı bireyler için bu tür yüzey temaslarının günlük hayatta kaçınılmaz olduğu ve bağışıklık sistemi açısından dahi zararlı olmadığı belirtiliyor.

Bilim insanlarının ortak görüşü net: Restoran masasında duran çanta ya da telefon, sanıldığı kadar tehlikeli değil.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Ölüm Nedenleri: Kanser Erkeklerde, Kalp-Damar Hastalıkları Kadınlarda İlk Sırada

yazar

Yayınlayan

on

By

Haber: Cemil Baysal

İsviçre’de 2024 yılına ilişkin ölüm nedenleri istatistikleri yayımlandı. Federal makamların açıkladığı verilere göre, ülkede geçen yıl yaklaşık 72 bin kişi hayatını kaybetti. Veriler, İsviçre’de ölüm nedenlerinin büyük ölçüde bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar tarafından belirlendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Ölüm Sayılarında Cinsiyet Dağılımı

İsviçre Federal Ölüm Nedenleri İstatistikleri’ne göre, 2024 yılında yaşamını yitirenlerin yaklaşık 35 bini erkek, 37 bini kadın oldu. Kamu yayıncısı SRF tarafından aktarılan rakamlar, demografik yapının ölüm istatistiklerine doğrudan yansıdığını gösteriyor.

Kadınlarda En Yaygın Ölüm Nedeni: Kalp-Damar Hastalıkları

Kalp ve damar hastalıkları, toplam ölümlerin yüzde 25’inden fazlasını oluşturarak İsviçre genelinde en yaygın ölüm nedeni olmayı sürdürdü. Özellikle kadınlar arasında bu hastalıklar, yaklaşık yüzde 29’luk oranla açık ara ilk sırada yer aldı. Kadınlarda kanser, yüzde 22 ile ikinci sırada bulunuyor.

Erkeklerde Kanser İlk Sıraya Yerleşti

Erkeklerde ise ölüm nedenleri sıralaması farklılık gösteriyor. 2024 yılında erkek ölümlerinin yaklaşık yüzde 28’i kanser kaynaklı gerçekleşti. Bu oranla kanser, erkekler arasında en sık görülen ölüm nedeni oldu. Kalp-damar hastalıkları ise yaklaşık yüzde 27’lik payla ikinci sırada yer aldı. Bu eğilim, swissinfo başta olmak üzere çeşitli güncel kaynaklarda da doğrulanıyor.

Diğer Nedenler: Demans, Solunum Hastalıkları ve Kazalar

Kalp-damar hastalıkları ve kanserin ardından solunum yolu hastalıkları ile demans (bunama) öne çıkan diğer ölüm nedenleri arasında yer aldı. Kazalar ise toplam ölümler içinde daha sınırlı bir paya sahip olsa da önemini koruyor. 2024 yılında İsviçre’de yaklaşık 250 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi.

Genel Değerlendirme: Kronik Hastalıklar Belirleyici

2024 yılı verileri, İsviçre’de ölüm nedenlerinin ağırlıklı olarak kronik ve bulaşıcı olmayan hastalıklar tarafından şekillendiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tablonun sağlık politikalarında önleyici tıp, erken teşhis ve yaşam tarzı temelli müdahalelerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguluyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler