Yaşam
Sosyal Medyadaki Yanlış Bilgiler Güneş Kremi Kullanımını Tehdit Ediyor
Sosyal medya platformları, özellikle TikTok gibi, güzellik ve sağlık konularında kendini “influencer” olarak tanımlayan kişilerin yaydığı yanlış ve hatta tehlikeli bilgilerle dolup taşıyor. Son dönemde güneş koruma ürünleriyle ilgili yapılan birçok paylaşım, bilim insanları tarafından çürütülen sahte iddialar içeriyor. Örneğin, ünlü isimlerden bazıları güneş koruyucularının kanserojen olduğunu iddia ediyor, ancak dermatolog Heather Rogers’a göre bu tamamen yanlış bir bilgi.
Orlando Health Cancer Institute tarafından yapılan bir araştırma, ABD’deki 35 yaş altı yetişkinlerin yedide birinin güneş koruyucu kullanmanın güneşe maruz kalmaktan daha zararlı olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Bu eğilim, gençler arasında cilt kanseri vakalarının artışına neden olabilir. Araştırma yazarı Rajesh Nair, gençler arasında melanom gibi cilt kanserlerinin artış gösterdiğini belirterek durumu endişe verici bulduklarını ifade ediyor.
American Academy of Dermatology’nin yaptığı başka bir araştırma da gen Z’nin birçoğunun güneş yanığı risklerinden habersiz olduğunu ve güneş koruma konusunda temel bilgiye sahip olmadığını gösteriyor. Anket sonuçlarına göre katılımcıların %37’si, güneş koruyucu kullanımına sadece başkalarının baskısıyla başvurduklarını belirtiyor.
Araştırma ayrıca, her üç katılımcıdan birinin güneşin zararlı etkilerinden korunmanın güneş yanığı olmadan güvenli olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor. Oysa dermatolog Heather Rogers’a göre güvenli bir bronzluk diye bir şey yoktur; vücut, güneş ışınlarının DNA’ya zarar vermesi ve mutasyonlara neden olduktan sonra bronzlaşır.
Rogers ayrıca, kimyasal güneş koruyucu ürünlerin güvenli olduğunu ve bunların herhangi bir risk taşımadığını vurguluyor. “Her türlü güneş koruması, hiç güneş korumasından iyidir,” diyerek güneş kremi kullanımının önemini vurguluyor.
Bu bilgiler ışığında, doğru ve bilimsel temelli bilgilere dayanarak güneş koruma alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz gerektiği açıkça ortaya çıkıyor.
#GüneşKremiMitleri #isviçre #isviçredekihaberler #tatildegüneşkremi #sonnencreme #sonnen #beach #haber
Gündem
İsviçre’de 1 Şubat İtibarıyla Yeni Düzenlemeler Yürürlüğe Girdi
Bern – İsviçre’de 1 Şubat 2026 itibarıyla birçok alanda yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi. Değişiklikler; tüketicilerden sürücülere, öğrencilerden kan bağışçılarına kadar geniş bir kesimi ilgilendiriyor.
Yeni düzenlemeler kapsamında süt fiyatlarında düşüş, kan bağışı kriterlerinde gevşeme, Kanton Jura’da okullarda cep telefonu yasağı ve eski otoyol vinyetinin geçerliliğini yitirmesi öne çıkıyor.
Süt fiyatı düştü
Şubat ayı itibarıyla mandıra sütü için belirlenen A-referans fiyatı kilogram başına 4 rappen düşürülerek 78 rappene indirildi. Yetkililer, iç piyasada arz fazlası ve küresel süt fiyatlarındaki gerilemenin bu kararda etkili olduğunu belirtti. Perakendeciler, indirimin tüketicilere yansıtılacağını ve kampanyalar düzenleneceğini açıkladı.
Kan bağışı kriterleri gevşetildi
İsviçre’de kan bağışıyla ilgili kurallar da 1 Şubat’tan itibaren esnetildi. Buna göre, daha önce kan transfüzyonu geçirmiş kişiler için ülke ayrımı olmaksızın 4 aylık bekleme süresi uygulanacak.
1980’li ve 1990’lı yıllarda uzun süre Birleşik Krallık’ta bulunmuş kişiler ile İsviçre’de belirli tıbbi müdahaleler geçirenler de yeniden kan bağışında bulunabilecek. Kurallar, geçmişte Creutzfeldt-Jakob hastalığı riskine karşı uygulanmıştı.
Lynx (vaşak) yakalama ve yerleştirme çalışmaları
Yetkililer, Jura bölgesinde vaşak yakalama çalışmalarına başladı. Geçen yıl yaşanan hatalı av olaylarının ardından, Graubünden kantonuna iki yeni vaşağın yerleştirilmesi planlandı. Çalışmalar Federal Çevre Dairesi’nin onayıyla ve bilimsel kuruluşların gözetiminde yürütülüyor.
Jura’da okullarda cep telefonu yasağı
Jura Kantonunda 1 Şubat’tan itibaren okullarda özel cep telefonları ve akıllı saatlerin kullanımı yasaklandı. Öğrenciler yalnızca okullar tarafından sağlanan dijital cihazları kullanabilecek. Benzer uygulamalar daha önce Wallis ve Aargau kantonlarında da hayata geçirilmişti.
Yetkililer, söz konusu düzenlemelerin toplumun farklı kesimlerini doğrudan etkilediğini ve uygulamaların yakından izleneceğini bildirdi.
Avrupa
Paris’te Estetik Operasyon Skandalı: Milyarder Penis Büyütme Ameliyatında Hayatını Kaybetti
PARİS — Belçika–İsrail asıllı milyarder ve elmas tüccarı Ehud Arye Laniado, Fransa’nın başkenti Paris’te estetik amaçlı penis büyütme ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Olay 2019 yılı mart ayında gerçekleşmiş olup son duruşmada sorumlu doktorlara ceza verildi.
Laniado’nun penis büyütme işlemi için özel bir klinikte aldığı enjeksiyon sırasında rahatsızlık hissettiği ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında operasyonu planlayan cerrah Guy H. ile birlikte ameliyata giren asistan doktorlara ertelenmiş hapis cezaları verildi. Her iki doktor da ömür boyu meslekten men edildi.
Paris mahkemesi, Guy H.’ye 15 ay ertelenmiş hapis cezası ve 50 bin euro para cezası, asistan doktorlara ise 12 ay ertelenmiş hapis ve 20 bin euro para cezası verdi. Ayrıca her iki doktorun da tıbbi uygulama yapması kalıcı olarak yasaklandı.
Soruşturma sırasında Laniado’nun odasında yasaklı performans artırıcı maddeler ve ereksiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar bulunduğu, bu maddelerin kalp krizi riskini artırmış olabileceği kaydedildi. Ayrıca ameliyatta görev alan asistanlardan birinin Fransa’da resmi tıp kayıtlarının olmadığı belirlendi.
Ehud Arye Laniado, elmas sektöründe tanınmış bir iş insanı olarak biliniyordu ve Omega Diamonds firmasıyla uluslararası alanda faaliyet gösteriyordu.
İsviçre
Ocak Ayında Boşanma Başvuruları Artıyor
İsviçre’de her yıl birçok evli çift boşanıyor. Uzmanlara göre evliliklerin yaklaşık yüzde 40’ı boşanmayla bitiyor. Avukatlar, özellikle ocak ayında boşanma ile ilgili çok fazla telefon ve randevu aldıklarını söylüyor.
Avukat Andrea Hodel, birçok çiftin aralık ayında zaten ayrılmaya karar verdiğini anlatıyor. Ancak çoğu kişi, yılbaşı ve aile yemekleri sırasında tartışma çıkmaması için bekliyor. Bu yüzden ilk adımı genelde yeni yılın başında atıyorlar.
Hodel şöyle diyor:
“Çiftler, Noel döneminde kavga etmek istemiyor. Tatiller bittikten sonra bize başvuruyorlar.”
Uzmanlara göre ocak ayı “boşanma ayı” olarak bilinse de, bu başvurular hemen boşanma anlamına gelmiyor. Çünkü dava açmak zaman alıyor. Belgeler hazırlanıyor ve mahkemeye başvuru yapılıyor.
Boşanmanın nedenleri çok farklı olabiliyor:
- İş ve çocuklar yüzünden çok yorgunluk
- Para sorunları
- Eşler arasında sevginin azalması
- Kültürel farklar, özellikle uluslararası evliliklerde
Son yıllarda farklı ülkelerden insanların evlenmesi arttı. Ancak uzmanlar, kültür farklarının bazen evliliği zorlaştırdığını söylüyor. Bazı eşler kendi ülkelerine dönmek istiyor, bu da sorunlara yol açabiliyor.
Araştırmalara göre boşanma sonrası kadınlar maddi olarak daha çok zarar görüyor. Özellikle çocuklu annelerin geliri büyük oranda düşüyor.
Avukatlar, yaz tatili ve yılbaşı dışında yıl boyunca boşanma başvurularının çok olduğunu da ekliyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


