Connect with us

Genel

Parlamento Hamas’ın Yasaklanmasını Destekliyor

yazar

Published

on

Hamas’ın İsviçre’de yasaklanması planlanıyor. Ancak Halk Partisi SVP, yasa tasarısının yeterince kapsamlı olmadığını belirtti.

Partiler hemfikir: Hamas’ın İsviçre’de terör örgütü olarak yasaklanması gerekiyor. Bu, ülkede finansman ve propaganda faaliyetlerini engellemeyi amaçlıyor.

Partilerin bakış açısına göre, İsviçre topraklarının, küresel barışı ve istikrarı tehdit edenler için bir sığınak olmaması gerekiyor. Halk Partisi SVP, radikal İslam ve terörizmi, İsviçre’nin tanıdığı liberal hukuk ve toplum düzeninin „baş düşmanları“ olarak görüyor.

Tartışmanın tetikleyicisi, Hamas’ın İsrail’de 7 Ekim’de gerçekleştirdiği bir terör saldırısıydı. 1200’den fazla insanın ölümü – bunlardan ikisi İsviçreli – ve 250’den fazla rehinenin alınması. Hamas’ın kontrol ettiği sağlık kuruluşunun verilerine göre, sonraki İsrail saldırısında Gazze Şeridi’nde 36.000’den fazla insan öldü.

Yıllardır Terör Listelerinde

Bu saldırıya tepki olarak, Federal Konsey Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etti. AB ve ABD’de yıllardır terör listelerinde bulunan örgüt, hem Eyaletler Meclisi hem de Ulusal Konsey, Güvenlik Politikası Komisyonlarının (SIK) önergelerini kabul ederek Kış Oturumu’nda Hamas’ın yasaklanmasını talep etti.

İsviçre’de beş yıllık bir süre için başlangıçta yasaklanacak olan yasayla ilgili olarak etkilenecek olanlar arasında Hamas’ın gizli ve halefi örgütleri ile Hamas adına hareket eden gruplar da yer alıyor. Hepsi terör örgütü olarak kabul edilecek.

Halk Partisi Memnun

SVP, Federal Konsey’in yasak önerisini memnuniyetle karşıladı ancak bu karar onlara yetmemiş gibi görünüyor. Hamas’ın hedefleri ve yöntemleriyle aynı olan örgütleri de yasaklamak istiyorlar. Parti, yasa maddesine ek bir madde önerdi.

FDP, Federal Konsey’in Hamas’ı yasaklama önerisini destekledi, ancak Hamas ile ilişkilendirilmemiş organizasyonlara yönelik bir genişletmeye karşı çıktı. Bu genişletmeyi Freisinnigen için „olumsuz sonuçlar doğurabilir“ olarak değerlendirdiler.

Die Mitte ise Hamas’a destek veren eylemleri on yıl hapis cezasıyla cezalandırmayı öngören kapsamlı bir örgüt yasağını ve net cezai sonuçları destekledi. Parti, “Hamas’ın örgütlerinde „belirleyici etkiye sahip“ kişiler ise hatta yirmi yıl hapis cezası alabilirler.“ diyor.

Etkilenen örgütler, gruplar ve kişiler için yasağın ciddi sonuçları olacağından, Federal Konsey yasayı beş yıl süreyle sınırlamak istiyor. Ancak Parlamento’nun bu süreyi uzatması mümkün olacak.

Aracı Rol Tehlikede

Sosyal Demokrat Partisi SP, Hamas’ın yasağının diğer örgütlerin yasaklanmasına bir önyargı olmaması gerektiğini savunuyor. Sosyal Demokratlar, Federal Konsey’in Hamas ile ilgili örgütleri yasaklamak istemesi durumunda parlamentonun da katılım hakkını talep ediyor. Karar vermeden önce, hükümetin Ulusal ve Eyalet Dış ve Güvenlik Politikası Komisyonlarını danışması gerekiyor.

Yeşiller, yasağın fazla ileri gittiğini düşünüyor ve bunun daha kısıtlayıcı bir şekilde tanımlanmasını istiyor. Federal Konsey’e geniş yetkiler verilmesinin, ciddi ölçüde ifade özgürlüğü üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini savunuyorlar. Önerilen yasağın Hamas ve üyelerinin zaten mevcut yasalara göre yargılanabileceğini iddia ediyorlar.

Sosyal Demokrat Parti (SP), İsviçre’nin tarafsız, insani ve barışı destekleyen bir aktör olarak rolünden endişe duyuyor. Yasayı değiştirerek İsviçre diplomatlarının ve uluslararası tarafsız insani kuruluş temsilcilerinin Hamas dahil tüm taraflarla temas kurmaya devam etmesine izin verilmesini öneriyorlar. Bu istisnayı Yeşiller de destekliyor.

#HamasYasağı #İsviçre #TerörÖrgütü #HalkPartisi #SVP #FDP #DieMitte #SosyalDemokratPartisi #Yeşiller #İfadeÖzgürlüğü #Barış #Diplomasi HamasVerbot #Schweiz #Terrororganisation #SVP #FDP #DieMitte #SozialdemokratischePartei #Grüne #Meinungsfreiheit #Frieden #Diplomatie

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Genel

“MARANGOZLUK YAKINDA MASTER KADAR KAZANDIRABİLİR”

yazar

Published

on

By

📰 İsviçre’de kariyer uzmanından dikkat çeken açıklama

İsviçre’de kariyer danışmanı Christina Kuenzle, gençlerin kariyer planlamasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kuenzle’ye göre, gelecekte el becerisine dayalı meslekler üniversite diplomasından daha değerli hale gelebilir.

📊 Üniversite mezunları zorlanıyor

Son yıllarda iş piyasasında dikkat çeken bir değişim yaşanıyor:

  • 2010’dan bu yana üniversite mezunlarının işsizliği yaklaşık %70 arttı
  • Meslek eğitimi alan kişilerde ise işsizlik %45 azaldı

Uzmanlara göre bu durum, iş gücü piyasasında dengenin değiştiğini gösteriyor.

🤖 Yapay zekâ etkisi

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte:

  • Bilgiye dayalı birçok iş otomatikleşiyor
  • Akademik bilgi tek başına yeterli olmuyor

Kuenzle, “Ne kadar bilirsen bil, yapay zekâ daha fazlasını biliyor” diyerek, klasik üniversite eğitiminin değer kaybettiğine dikkat çekti.

👉 Uzmanlar, el becerisi gerektiren mesleklerin teknoloji ve yapay zekâ arttıkça daha fazla talep göreceğine dikkat çekiyor.

🛠️ El becerisi öne çıkıyor

Uzmanlara göre:

  • Marangozluk (Schreiner)
  • Tesisatçılık
  • Teknik ve pratik meslekler

gelecekte daha fazla talep görecek.

Bu alanlarda çalışanların maaşlarının artması ve bazı durumlarda üniversite mezunlarıyla aynı seviyeye gelmesi bekleniyor.

🎓 Üniversite herkese uygun değil

Kuenzle, son yıllarda çok fazla gencin üniversiteye yönlendirildiğini belirterek:

👉 “Sadece daha fazla kazanmak için üniversite okumak artık doğru bir strateji değil” dedi.

Uzmanlara göre akademik eğitim, ancak araştırma merakı ve derin düşünme yeteneği olan kişiler için daha uygun.

🧠 Geleceğin yetkinlikleri

Yeni dönemde öne çıkacak beceriler:

  • Yaratıcı düşünme
  • Eleştirel analiz
  • Bağımsız karar verme
  • Pratik ve teknik yetkinlikler

📌 Kısa özet

  • Yapay zekâ iş piyasasını değiştiriyor
  • Üniversite mezunlarında işsizlik artıyor
  • Meslek eğitimi yeniden yükselişte
  • El becerisine dayalı işler daha değerli hale geliyor
Continue Reading

Ekonomi

Kelepçe (teleferik kabinini halata bağlayan parça) arızası şüphesi: Engelberg’de teleferik kabini düştü, 1 kişi hayatını kaybetti

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Engelberg bölgesinde bulunan Titlis Dağı’nda meydana gelen teleferik kazası ülkede büyük üzüntü yarattı. Bir teleferik kabinin düşmesi sonucu 61 yaşındaki bir kadın hayatını kaybetti.

Olay çarşamba günü meydana geldi. İlk bilgilere göre gondol, şiddetli rüzgar sırasında halattan koparak dağ yamacına düştü ve birkaç kez takla attı.

Titlis Bergbahnen CEO’su Norbert Patt, kazaya ilişkin yaptığı açıklamada, olayda kelepçenin (teleferik kabinini halata bağlayan parça) önemli rol oynamış olabileceğini belirtti.

Patt, “teleferik kabini halata bir kelepçe ile bağlıdır ve bu kelepçe açıldı. Ancak kesin neden henüz net değil” dedi.

Daha önce de riskli bulunmuştu

İsviçre Güvenlik Araştırma Kurumu (SUST), 2021 yılında yaptığı incelemede ülkedeki 52 teleferik hattında kullanılan kelepçelerin (teleferik kabinini halata bağlayan parça) güvenlik açısından sorunlu olabileceğini belirtmişti.

Raporda bazı kelepçelerin yeterince iyi kapanmadığı ifade edilmiş, bu nedenle sistemlerin çalıştırılmaması yönünde uyarı yapılmıştı.

Daha önce de kazalara neden oldu

Benzer arızalar geçmişte de kazalara yol açtı:

  • 2024 yılında Visperterminen’de bir telesiyej kazasında iki kişi yaralandı
  • 2023’te Avusturya’da bir telesiyej koltuğu düştü, bir aile yaralandı
  • 2016’da Flumserberg’de bir koltuk düştü, nedeni yine kelepçe arızası olarak açıklandı

Uzmanlar: Sistem genelde güvenli

Teleferik uzmanı Reto Canale, kelepçenin sistemin en önemli parçalarından biri olduğunu belirterek, “Bu parçalar günde milyonlarca kez çalışır ve genelde güvenlidir” dedi.

Ancak Canale, kontrol sisteminin arızalanması durumunda gondolun halata tam bağlanmadan hareket edebileceğini ve bunun kazaya yol açabileceğini ifade etti.

Soruşturma sürüyor

Kazanın kesin nedeni henüz belirlenemezken, teknik incelemeler devam ediyor. Yetkililer, sistemde bir arıza olup olmadığını detaylı şekilde araştırıyor.

Continue Reading

Genel

Zürih’te 1000 Kişilik İftar: İsviçre’de Türk Toplumu Ramazan Sofrasında Buluştu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaşayan Türkler, ramazan ayının manevi atmosferinde Zürih’in Dietikon ilçesinde kurulan geniş iftar sofrasında bir araya geldi. İsviçre Türk Toplumu’nun (İTT) ev sahipliğinde düzenlenen programa yaklaşık 1000 kişi katıldı.

Geceye Türkiye’nin Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu, Zürih Başkonsolosu Fazlı Çorman, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile vatandaş iştirak etti. Program, yoğun katılımı ve verilen birlik mesajlarıyla dikkat çekti.

“Ramazan, Kardeşliğin En Güçlü Zamanı”

İTT Başkanı Suat Şahin konuşmasında ramazanın toplumları bir araya getiren özel bir dönem olduğunu vurguladı. Farklı görüş ve düşüncelere sahip olunabileceğini ancak ortak değerler etrafında kenetlenmenin önem taşıdığını belirten Şahin, İsviçre’deki Türk toplumunun dayanışma kültürünü güçlü şekilde sürdürdüğünü ifade etti. Dernekler ve federasyonların bu birlikteliğin temel yapı taşları olduğunu dile getirdi.

Gençlere Teknoloji ve Dayanışma Çağrısı

Büyükelçi Şebnem İncesu ise özellikle gençlere dikkat çekerek, teknolojinin doğru ve etkin kullanımının önemine değindi. Yurt dışında yaşayan Türk toplumunun birlik ruhunu korumasının ve bunu gelecek nesillere aktarmasının büyük değer taşıdığını söyledi.

Başkonsolos Fazlı Çorman da ramazan ayında vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşmanın anlamlı olduğunu belirterek, bu tür buluşmaların toplumsal bağı güçlendirdiğini ifade etti.

Soylu’dan “Medeniyet ve Kimlik” Vurgusu

Milletvekili Süleyman Soylu ise konuşmasında ramazanın sadece bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda bir medeniyet ve ahlak iklimi olduğunu söyledi. Ramazanın paylaşmayı, dayanışmayı ve toplumsal sorumluluğu güçlendirdiğini belirten Soylu, yurt dışında kurulan iftar sofralarının bu değerlerin yaşatıldığının bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Avrupa’da yaşayan Türklerin iki önemli sorumluluk taşıdığını dile getiren Soylu, “Bulunduğumuz ülkenin kurallarına ve toplumsal yapısına uyum sağlarken, kendi kültürel ve milli kimliğimizi korumak zorundayız” mesajını verdi. Türk toplumunun İsviçre’de çalışkanlığı, girişimciliği ve güçlü aile yapısıyla örnek bir duruş sergilediğini belirtti.

Soylu ayrıca kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, gençlerin eğitimde ve sosyal hayatta daha aktif olmaları gerektiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini belirten Soylu, birlik ve beraberliğin kurumsal yapılar üzerinden daha güçlü şekilde korunabileceğini söyledi.

Konuşmasının sonunda iftar programına gösterilen yoğun katılımın anlamlı olduğunu belirten Soylu, farklı görüşlere sahip olunabileceğini ancak ortak değerler etrafında bir araya gelmenin Türk toplumunun en önemli gücü olduğunu dile getirdi.

Programın ardından Süleyman Soylu, İTT Genel Merkezi’ni ziyaret etti ve Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) İsviçre temsilcileriyle sahur programında bir araya geldi.

Zürih’te düzenlenen iftar organizasyonu, İsviçre’de yaşayan Türk toplumunun kültürel değerlerini yaşatma ve dayanışma ruhunu güçlendirme kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

Continue Reading

Trendler