Connect with us

Gündem

İthalatın Artışı: Şubat Ayından İtibaren Ekmek ve Diğer Ürünlerin Menşei Açıklanacak

yazar

Published

on

 

İsviçre’deki fırınlar, restoranlar ve perakende satış noktaları, Şubat ayı itibarıyla Berlinerler, Gipfeli ve genel olarak ekmek gibi ürünlerin menşeini yazılı olarak bildirmekle yükümlü olacak. Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi (BLV) tarafından Aralık ayında yapılan açıklamaya göre, üretim ülkesi artık sadece sözlü olarak değil, yazılı olarak belirtilmeli. Bu tedbir, tüketicilere ürettikleri ekmek ve pastaların nerede yapıldığını daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.

İsviçre Fırıncılar ve Şekerleme Ustaları Derneği (SBC) Direktörü Urs Wellauer, her adapte edilme sürecinde bir artış olduğunu ancak bu durumun özel bir durumda kendi çıkarlarına da hizmet ettiğini belirtiyor. Ürün menşeinin net bir şekilde belirtilmesi, özellikle geçen yıllarda yaşanan büyük ölçekli ekmek ithalatının ardından, tüketiciler için son derece önemlidir. Ayrıca, bundan böyle tüm perakende satış noktalarının ekmeğin menşesini açıklamak zorunda kalacak olması önemli bir gelişme.

Yeni düzenlemelerin uygulanması için geçiş süresi 31 Ocak 2025 tarihinde sona erecek. SBC, şu anda yeni düzenlemeyi satış noktalarına duyuru panoları aracılığıyla uyguluyor. SBC Direktörü, „Bizim için uygulanması kolay, çünkü işletmelerimiz sadece İsviçre’de üretim yapıyor“ diyor.

Ekmek ve pastaların menşei açıklamalarının yanı sıra, Gıda Atığı önleme konusunda da içeren toplamda 25 düzenleme, Gıda Yasası revizyonu kapsamında güncellendi. Aralık 2023’te Federal Konsey, bu değişikliklerin sağlık ve yanıltma korumasını güçlendirdiğini ve İsviçre yasalarını AB ile uyumlu hale getirdiğini belirtti.

Değişiklikler sadece menşei açıklamalarla sınırlı değil; aynı zamanda üreticilere ve perakende satış noktalarına, gıda bağışlamadan önce veya sonra hangi önlemleri almaları gerektiğine dair net yönergeler sağlanmıştır. Ayrıca, gıdalardaki Pfas kimyasallarının kalıntıları için bir maksimum değer getirilmiştir. Pfas, parçalanması zor kimyasallardan oluşan bir grup kimyasal.

Hükümet, gıdalardaki Pfas kimyasallarının kalıntıları için belirli bir üst sınırı hayata geçiriyor. Pfas, per- ve poliflorlu alkil bileşenleri anlamına gelir ve parçalanması zor olan bir kimyasal grubu temsil eder. Bu önlemin amacı, gıdalardaki bu kimyasalların kontrol altına alınarak tüketicilerin güvenliğini sağlamaktır.

Ayrıca, evde veya otlakta öldürülen hayvanlardan elde edilen et üretiminde de önemli bir değişiklik yapılıyor. Artık hayvanların ölümünden sonra kesim tesisine taşınabilecekleri süre, daha önce 45 dakika olan süre, 90 dakikaya çıkarılıyor. Bu değişiklik, et üretimindeki süreçleri iyileştirmeyi ve hayvan refahını artırmayı hedeflemektedir.

Bundan böyle, gıda güvenliği ve hayvan hakları açısından önemli olan bu düzenlemeler, kamuoyunun dikkatini çekiyor. Bu adımlar, sağlıklı ve güvenilir gıda tüketimini destekleyerek, çevresel etkileri en aza indirmeyi amaçlamaktadır.

Kozmetik ve dövme boyaları da gıda hukukunda düzenlenmiştir. Özellikle dövme boyalarındaki koruyucu maddeler için artık daha sıkı bir düzenleme geçerlidir; bu noktada İsviçre, AB’nin ilgili maksimum değerlerini benimsemekte.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de suç profili değişiyor: Ağır şiddet artarken genel suç oranı düşüyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yayımlanan son polis suç istatistikleri, ülkede suç yapısında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Genel suç sayısı azalırken, ağır şiddet suçları ve cinayet vakalarında artış kaydedildi.

Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2025 yılında toplam 554 bin 963 suç işlendi. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 1,5 düşüş gösterdi. Azalışta özellikle mal varlığına karşı işlenen suçlardaki gerileme etkili oldu. Hırsızlık başta olmak üzere bu tür suçlarda yüzde 3,5 oranında düşüş yaşandı.

Buna karşın ağır şiddet suçlarında artış dikkat çekti. 2025 yılında ağır şiddet suçları yüzde 8,1 artarak 2 bin 654 vakaya ulaştı. Aynı dönemde kaydedilen 55 cinayet vakası, 2009’dan bu yana görülen yıllık ortalamanın üzerine çıktı. Cinayetlerin yüzde 61,8’inin aile içi ortamlarda meydana gelmesi, sorunun toplumsal boyutuna işaret etti.

İsviçre uzun yıllardır Avrupa’nın en düşük suç oranlarına sahip ülkeleri arasında yer alırken, geçmişte de genel olarak daha sakin bir tablo hakimdi. 2000’li yıllardan itibaren cinayet sayıları yıllık ortalama 40–50 civarında seyrederken, sokak suçları da görece düşük seviyelerdeydi. Ancak uzmanlara göre, suç hiçbir zaman tamamen yok olmadı; günümüzdeki artış, düşük seviyeden yukarı yönlü bir hareket olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, son dönemdeki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını vurguluyor. Özellikle aile içi şiddetin daha görünür hale gelmesi önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Cinayetlerin büyük bölümünün ev içinde gerçekleştiğine dikkat çekilirken, geçmişte rapor edilmeyen birçok olayın artık kayıt altına alındığı belirtiliyor. Polis ve sosyal hizmetlerin daha etkin çalışması ve kadına yönelik şiddetin daha fazla bildirilmesi de istatistiklere yansıyor.

Bunun yanı sıra nüfus artışı ve şehirleşme de etkili unsurlar arasında gösteriliyor. Son 20 yılda nüfusu önemli ölçüde artan İsviçre’de, özellikle büyük şehirlerde sosyal gerilimlerin arttığı ve nüfus yoğunluğunun bazı suç türlerinde artış ihtimalini yükselttiği ifade ediliyor.

Ekonomik ve sosyal baskılar da dikkat çeken bir diğer faktör. Artan yaşam maliyetleri, kira fiyatları ve entegrasyon sorunları, özellikle gençler arası şiddet ve aile içi çatışmalar üzerinde etkili olabiliyor.

Göç konusu ise tartışmalarda yer alsa da uzmanlar, suç artışının tek başına bu faktörle açıklanamayacağını belirtiyor. Yaş, gelir düzeyi, eğitim ve sosyal koşulların daha belirleyici olduğu vurgulanıyor.

Öte yandan dijital suçlar büyük ölçüde sabit kaldı. 2025 yılında 57 bin 761 siber suç kaydedilirken, bunların büyük bölümünü ekonomik amaçlı dijital suçlar oluşturdu.

Tüm gelişmelere rağmen İsviçre, düşük suç oranlarıyla Avrupa’nın en güvenli ülkeleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak veriler, özellikle aile içi şiddet ve ağır suçlar konusunda yeni önlemler alınması gerektiğine işaret ediyor.

Continue Reading

Gündem

Şirketinizi, işinizi tanıtalım!

yazar

Published

on

By

Size sunabileceğimiz tanıtım hizmetleri için bizimle iletişime geçin.

isvicreninsesi 🇨🇭
İsviçre’nin Sesi +41 Haber’i takip ettiğiniz için teşekkür ederiz!
Sizlerle büyüyor, sizlerle güçleniyoruz.

📱 Bizi tüm sosyal medya mecralarında
@isvicreninsesi yazarak takip edebilirsiniz.

🔗 İsviçre’nin Sesi Sosyal Medya Hesapları:
📘 Facebook: facebook.com/isvicreninsesi
📸 Instagram: instagram.com/isvicreninsesi
➕ +41haber Instagram: instagram.com/arti41haberisvicre
💼 LinkedIn: linkedin.com/company/isvicreninsesi
🎵 TikTok: @isvicreninsesi_tiktok
🐦 X (eski adıyla Twitter): twitter.com/isvicreninsesi
▶️ YouTube: youtube.com/@isvicreninsesi
🌐 Web Sitesi: www.isvicreninsesi.ch

📱 İsviçre’nin Sesi Mobil Uygulaması Yayında!

📱 İsviçre’nin Sesi mobil uygulaması artık tüm cihazlarda!
iPhone kullanıcıları için App Store’da, Android kullanıcıları için Google Play Store’da ve Huawei cihazlar için Huawei App Gallery’de

Continue Reading

Avrupa

Dünya Mutluluk Raporu 2026 açıklandı

yazar

Published

on

By

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 20 Mart Dünya Mutluluk Günü’nde yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu bu yıl da açıklandı.

🥇 Finlandiya yine zirvede

  • Finlandiya, bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi seçildi.
  • İskandinav ülkeleri bu yıl da üst sıralardaki ağırlığını korudu.

🇨🇭 İsviçre yeniden ilk 10’da

  • İsviçre, listede 10. sırada yer alarak yeniden ilk 10’a girmeyi başardı.

🌟 En mutlu 10 ülke

  1. Finlandiya
  2. İzlanda
  3. Danimarka
  4. Kosta Rika
  5. İsveç
  6. Norveç
  7. Hollanda
  8. İsrail
  9. Lüksemburg
  10. İsviçre

📱 Sosyal medya etkisi öne çıktı

Bu yılki raporda özellikle sosyal medya kullanımı dikkat çekiyor:

  • Yoğun sosyal medya kullanımı, özellikle gençler ve genç yetişkinlerde daha düşük mutluluk seviyesiyle ilişkilendiriliyor.
  • Bu etki, özellikle Batı Avrupa ve İngilizce konuşulan ülkelerde daha belirgin.
  • Ancak sosyal medya tamamen olumsuz değil:
    • Önemli olan nasıl kullanıldığı
    • Gerçek sosyal ilişkileri güçlendirip güçlendirmediği

📊 Rapor nasıl hazırlanıyor?

  • 147 ülkede, 2023–2025 yılları arasında yapılan anketlere dayanıyor
  • Değerlendirmede şu faktörler dikkate alınıyor:
    • Ekonomik durum
    • Sağlık
    • Yaşam kalitesi ve boş zaman

🇹🇷 Türkiye kaçıncı sırada?

  • Türkiye, 2026 raporunda ilk 10’da yer almıyor
  • Son yıllarda genellikle 90–110 aralığında konumlanıyor

📊 Önceki verilere göre:

  • Türkiye çoğunlukla 100. sıra civarında
  • Bu da ülkenin mutluluk açısından orta-alt seviyede olduğunu gösteriyor

📉 Türkiye neden daha geride?

Başlıca etkenler:

  • 💰 Ekonomik zorluklar ve gelir algısı
  • 📈 Enflasyon ve yaşam maliyeti
  • 🏥 Sağlık ve yaşam kalitesi algısı
  • 🤝 Sosyal destek hissinin sınırlı olması
  • 🔮 Gelecek beklentileri

📊 Güçlü yönler de var

Türkiye’nin öne çıkan olumlu tarafları:

  • Güçlü aile bağları
  • Misafirperverlik ve toplumsal dayanışma
  • Zengin kültürel ve sosyal yaşam

🌍 Genel tablo

  • İlk 30: Avrupa ülkeleri ve gelişmiş ekonomiler ağırlıkta
  • Orta sıralar (30–100):
    • Doğu Avrupa, Latin Amerika, Orta Doğu ve Asya ülkeleri
    • Türkiye de bu grupta yer alıyor
  • Alt sıralar (100–147):
    • Ekonomik ve siyasi sorunların yoğun olduğu ülkeler

🧠 Not

Bu sıralama yalnızca ekonomik refaha göre yapılmıyor. Şu kriterler birlikte değerlendiriliyor:

  • Yaşam memnuniyeti
  • Sosyal destek
  • Özgürlük hissi
  • Yolsuzluk algısı
  • Sağlık ve yaşam süresi
Continue Reading

Trendler