Sosyal Medya

Gündem

İTALYAN MAFYASI, SİON’DA OPERASYON MERKEZİ KURDU: SAHTE ŞİRKETLERLE PARA AKTARIMI

yazar

Yayınlayan

on

Cosa Nostra mafya ailesi, İsviçre’de sahte bir anonim şirket kurarak para aklama faaliyetlerini hızlandırdı. Mafya, bu şirket aracılığıyla, Çin’den yurt dışına gönderilen suç gelirlerini gizleyerek İtalya’ya geri aktarmayı başardı. 2015 yılında kurulan şirketin, aynı yıl İsviçre Ticaret Sicili’ne kaydedildiği öğrenildi. Şu ana kadar gerçekleştirilen operasyonlarda, 17 kişi tutuklandı ve yaklaşık 50 milyon Euro’luk varlık el konuldu.

Sahte Şirketin Kurulması ve Para Aklama Faaliyetleri

2014 yılında, Sicilya’nın ünlü Pagliarelli ailesi, Cosa Nostra’nın etkili klanlarından biri, İsviçre’ye adım attı. İlk olarak Tessin kantonunda izlerini sürdüren mafya, daha sonra Wallis kantonunda da faaliyet göstermeye başladı. Aralık 2014’te, Sitten kasabasında bir mali müşavirle toplantı yapan mafya üyeleri, burada sahte bir anonim şirket kurmaya karar verdi. Şirket, “Uluslararası Ticaret Şirketi” olarak kaydedildi ve ticari faaliyetlerini resmi sicile bu şekilde geçirdi.

Bölgedeki yerel muhasebe firmaları, şirketin kurulum sürecinde kiralama ve sigorta işlemleri gibi işlemlerle yardımcı oldu. Dışarıdan bakıldığında her şeyin normal göründüğü bu şirket, aslında büyük miktarda suç gelirini İsviçre’ye aktarıp, sonrasında Çin’den İtalya’ya geri transfer etti. İtalya’daki yetkililer, şirketin gerçek amaçlarını keşfederek, düzenledikleri baskınlarda suç belgelerini ele geçirdi.

Sahte Sözleşmelerle Çalışma İzinleri Alındı

Sahte şirket üzerinden, üç İtalyan vatandaşı İsviçre’de çalışma izinlerini aldı. Bu kişiler, sırasıyla “Direktör”, “Mühendis” ve “Geliştirici” olarak şirkette görevlendirildi. Ancak bu kişiler aslında mafyanın para aklama operasyonlarına dahil olmuştu. Şirketin gerçek faaliyetleri ve üzerinde gerçekleştirilen işlemler henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, büyük çaplı bir para transferinin ve gizli ödemelerin yapıldığı düşünülüyor.

2018’de, sahte şirket kapatıldı. Ancak şirketin arkasındaki mafya faaliyetleri, büyük ölçüde devam etmekte.

İsviçre’deki Mafya Faaliyetlerinin Yayılması

İsviçre, son yıllarda mafya gruplarının yurt dışında faaliyet göstermeleri için önemli bir üs haline geldi. Özellikle konukseverlik ve inşaat sektörlerinde mafya örgütlerinin etkisi giderek artıyor. Birçok küçük şirket, kar edilemeyen restoran veya otelleri satın alarak, burada suç gelirlerini aklıyor. İsviçreli gazeteci ve yazar Frank Garbely, mafya gruplarının finansal gri alanlardan ve yetersiz denetimlerden yararlanarak, illegal faaliyetlerde bulunduklarını belirtiyor.

Yetersiz Kontroller ve Tehditler

İsviçre Federal Polisi (Fedpol), mafyanın faaliyetlerine karşı yeterli kaynağa sahip olmadığını belirtiyor. Bu eksiklik, mafya gruplarının illegal işlerini daha kolay gerçekleştirmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, başka İtalyan mafya ailelerinin de İsviçre’deki faaliyetleri sürdürdüğü gözlemleniyor. 25 Mart’ta yapılan bir operasyonda, Kalabriya merkezli ’Ndrangheta mafyasına yönelik gerçekleştirilen baskında 17 kişi tutuklandı ve yaklaşık 50 milyon Euro değerinde varlıklara el kondu.

Sonuç ve Yorumlar

İsviçre’deki mafya faaliyetlerinin büyümesi, ülkedeki finansal ve ekonomik sistemin gri alanlarının iyi kullanılmasıyla daha da karmaşık hale geliyor. Mafya gruplarının bu tür illegal işlemleri kolaylıkla yapabilmesi, İsviçre’deki denetim mekanizmalarının zayıflığını gözler önüne seriyor. Bu durum sadece İsviçre için değil, uluslararası düzeyde de büyük bir tehdit oluşturuyor.

İlerleyen dönemde, mafya faaliyetlerine karşı daha etkili önlemlerin alınması gerektiği açık bir şekilde ortada. Uluslararası iş birliği ve güçlü denetim mekanizmaları, bu tür suçların önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler