Avrupa
İTALYA’DA POLİS MÜDAHALESİ SONRASI ÖLÜM: GEORGE FLOYD VAKASINI HATIRLATAN OLAY ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRDI
İtalya’nın Bologna kentinde yaşanan bir polis müdahalesi, ülke genelinde büyük tepkiye ve kitlesel protestolara neden oldu. 42 yaşındaki Fas asıllı İtalya sakini Abderrahim Fakir, polis ekiplerinin müdahalesi sırasında bilincini kaybederek yaşamını yitirdi. Olay, kamuoyunda ABD’de George Floyd’un ölümüyle gündeme gelen polis şiddeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Olay Nasıl Yaşandı?
Olay, 19 Temmuz’da Bologna’nın Pilastro Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre mahalle sakinleri, çevreye rahatsızlık verdiğini öne sürdükleri 42 yaşındaki Abderrahim Fakir hakkında acil yardım hattı 112’yi arayarak ihbarda bulundu.
Olay yerine gelen polis ekipleri, Fakir’in kendilerine direndiğini belirtti. Polis açıklamalarına göre ekipler önce biber gazı kullandı, ardından Fakir’i yüzüstü yere yatırarak ters kelepçe ile etkisiz hale getirdi.
Görüntüler Büyük Tartışma Yarattı
Çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedilen görüntüler ise olayın en çok tartışılan bölümü oldu.
Videolarda Abderrahim Fakir’in uzun süre boyunca:
“Aiuto, basta, basta!”
(“Yardım edin, yeter, yeter!”)
diye bağırdığı, buna rağmen polislerin fiziksel müdahaleyi sürdürdüğü görülüyor.
Görüntülerde ayrıca sağlık ekiplerinin ilk anda müdahalede bulunmadığı yönünde iddialar da yer alıyor. Bir süre sonra bilincini kaybeden Fakir, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
30 Yıldır İtalya’da Yaşıyordu
Abderrahim Fakir’in yaklaşık 7 yaşından beri, yani 30 yılı aşkın süredir İtalya’da yaşadığı öğrenildi.
42 yaşındaki Fakir’in temizlik şirketi sahibi olduğu ve uzun yıllardır Bologna’da yaşamını sürdürdüğü belirtildi.
Savcılık Soruşturma Başlattı
Olayın ardından Bologna Cumhuriyet Başsavcılığı geniş kapsamlı adli soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında;
* Müdahalede bulunan polis memurlarının,
* Olay yerindeki sağlık görevlilerinin,
* Müdahalenin orantılı olup olmadığının,
* Ölüm nedeninin,
* Kamera görüntülerinin,
* Tanık ifadelerinin
ayrıntılı şekilde incelendiği bildirildi.
Kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi ve adli incelemelerin ardından netlik kazanacak.
İtalya İkiye Bölündü
Olay, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açtı.
Bir kesim, polisin kullandığı fiziksel gücün orantısız olduğunu ve müdahalenin ölümle sonuçlanmasının kabul edilemez olduğunu savunurken;
diğer kesim ise polis ekiplerinin zor koşullar altında görev yaptığını ve olay sırasında direnç gösteren kişilere müdahale etmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Bologna başta olmak üzere birçok kentte protesto gösterileri düzenlenirken, olay sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.
George Floyd Benzetmesi
Kamuoyunda birçok kişi yaşanan olayı, 2020 yılında ABD’de polis müdahalesi sırasında hayatını kaybeden George Floyd vakasına benzetiyor.
Ancak iki olayın hukuki ve fiili koşulları farklı olduğundan, soruşturmanın sonucu beklenmeden kesin değerlendirme yapılmasının doğru olmayacağı da uzmanlar tarafından vurgulanıyor.
Video linki:

Sizce kolluk kuvvetleri bu tür kriz anlarında hangi sınırlar içinde müdahale etmeli? Güç kullanımı ile insan yaşamının korunması arasındaki denge nasıl sağlanmalı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Avrupa
Türkiye’de Yaşayan Erkekle Evlendi, Eşi Avusturya’ya Taşındı: Instagram Fotoğrafıyla Aldatıldığını Düşünen Erkeğe Darp ve Tehditten Hapis
Avusturya’da yaşayan 24 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın, Türkiye’de yaşayan bir erkekle tanışıp evlendi. Evliliğin ardından erkek Avusturya’ya taşındı ve çiftin iki çocuğu oldu.
Kadın, eşinin zamanla kontrolcü davranmaya başladığını, kendisine psikolojik baskı uyguladığını ve iki ayrı olayda fiziksel şiddet kullandığını anlattı.
23 yaşındaki erkek ise Instagram’dan kendisine gönderilen bir fotoğrafa dayanarak eşinin onu aldattığını düşündüğünü söyledi. Ancak kadının eşini aldattığı kanıtlanmadı. Mahkeme, bunun gerekirse boşanma davasında incelenebileceğini belirtti.
St. Pölten Eyalet Mahkemesi; kadının anlatımını, tanık ifadelerini, cep telefonu kayıtlarını ve morlukları gösteren fotoğrafları güvenilir buldu. Erkeğe beş ay ertelenmiş hapis cezası verildi. Karar henüz kesinleşmedi.
Boşanacağını söyleyerek Türkiye’den döndü
Kadın, evlilikte yaşanan sorunların ardından Mart 2026’yı Türkiye’de geçirdi. Buradan eşine, Avusturya’ya döndüğünde boşanmak istediğini bildirdi.
4 Nisan’da Oberndorf in der Ebene’deki eve giderek bazı eşyalarını topladı. Çıkan tartışmada kadın eşinin oyun konsolunu kırdı. Mahkemedeki anlatıma göre erkek de kadını kollarından tutarak duvara itti. Kadının vücudunda oluşan morluklar fotoğraflarla belgelendi.
Kadın, babasının özellikle iki çocuklarını düşünerek eşine bir şans daha vermesi yönünde kendisine baskı yaptığını söyledi. Bunun üzerine yeniden eve döndü. Bir süre çiftin ilişkisinin önceki dönemden daha iyi ilerlediği belirtildi.
Instagram’dan gelen fotoğraf sonrası yeniden şiddet
17 Mayıs’ta erkeğe Instagram üzerinden, eşinin başka bir erkekle birlikte olduğunu gösterdiği ileri sürülen bir fotoğraf gönderildi. Sanık, daha önce de aldatıldığından şüphelendiğini söyledi.
Mahkemede aktarılanlara göre erkek fotoğrafın ardından eşine hakaret etti, onu tutarak duvara itti ve bir tükenmez kalemi boğazına yaklaştırarak tehdit etti. Kadın, “Beni öldüreceğinden korktum” dedi. Erkeğin daha sonra kadının yüzüne tokat attığı belirtildi.
Kadının anlatımına göre eşi, “Aldatılırsam bunu yapmak benim hakkım” anlamına gelen bir ifade kullandı. Ancak aldatma şüphesinin doğru olup olmadığı belirlenmedi. Mahkeme de olası bir aldatmanın şiddet ve tehdidi haklı çıkarmayacağını ortaya koydu.
Sanık suçlamaları reddetti
Daha önce sabıkası bulunmadığı belirtilen 23 yaşındaki erkek, “Hiçbir zaman şiddet olmadı” diyerek suçlamaları reddetti. İddiaların yaklaşan boşanma nedeniyle ortaya atıldığını savundu.
Hâkim ise sanığın gerçeği söylemediği konusunda şüphe bulunmadığını belirterek kadının ve tanıkların ifadelerinin başından itibaren tutarlı ve inandırıcı olduğunu açıkladı.
Mahkeme, erkeği tehlikeli tehdit ve yaralama suçlarından beş ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırdı. Üç yıllık denetim süresi uygulanmasına, mahkeme masraflarını ödemesine ve Viyana’ya taşınan kadına 300 Euro manevi tazminat vermesine karar verildi.
Karar henüz kesinleşmedi.
Avrupa
“Sadece Korkutmak İstedim” Dedi: Kıskançlık İddiasıyla Partnerini İki Bıçakla Ağır Yaralamakla Suçlanıyor
Avusturya’nın St. Pölten kentinde görülen davada, 28 yaşındaki Afganistan vatandaşı bir erkek, sekiz yıldır birlikte olduğu kadına yönelik ağır şiddet, tecavüz ve zorlama suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Savcı, dosyadaki iddiaları “dehşet verici” ve “canavarca” sözleriyle tanımladı.
İddianameye göre olaylar mayıs ayında başladı. Savcılık, sanığın önce kadına evinde cinsel saldırıda bulunduğunu, birkaç gün sonra ise onu aldattığından şüphelenerek yeni bir saldırı planladığını öne sürüyor.
19 Mayıs’ta kadın yeniden sanığın yanına gitti. Savcılığa göre 28 yaşındaki erkek, onu bıçakla tehdit etti, soyunmaya zorladı, darbetti ve ağzını bağladı. Ardından biri çakı, diğeri mutfak bıçağı olmak üzere iki ayrı bıçakla ağır şekilde yaraladı. İddianamede, kadının sağ göğüs ucunu kesmeye çalıştığı da yer alıyor.
Savcılık, saldırının amacının yalnızca korkutmak değil, kadını kalıcı biçimde sakatlamak ve “çekiciliğini yok etmek” olduğunu savunuyor.
Sanık ise suçlamaların bir bölümünü kabul etti. Mahkemede, kadını yaralama kararını olaydan iki gün önce WhatsApp üzerinden aldığı hakaret içerikli bir mesajın ardından verdiğini söyledi. “Sadece biraz kan görsün ve korksun istedim” dedi.
Buna karşılık tecavüz suçlamasını reddetti.
Duruşmanın ilerleyen bölümü mağdurun mahremiyetini korumak amacıyla kamuya kapalı sürdürüldü. Mahkeme, olayın ayrıntılarına ilişkin uzman raporu hazırlanması gerektiği gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi.
Sanık hakkında ağır ve kalıcı sonuç doğuran yaralama, tecavüz ve zorlama suçlamaları bulunuyor. Hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm yok.
Avrupa
AfD Lideri Alice Weidel: „Suriyeliler Geri Gönderilecekti, Halka Verilen Söz Tutulmadı“
Almanya için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Almanya’nın göç ve vatandaşlık politikalarını sert sözlerle hedef aldı. ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Weidel, ülkede yaşayan Suriyeli ve Afgan sığınmacıların durumuna değinerek halka verilen vaatlerin yerine getirilmediğini savundu.
Hükümetin Afganistan ve Suriye politikasını eleştiren Weidel, „Afganlar artık uçaklarla getirilmemeli, bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Suriyeliler ülkeye kabul edilirken bize ‚kaçış ve sığınma gerekçeleri bittiğinde hepsi geri gönderilecek‘ dendi. Ancak hiçbir şey yapılmadı. Almanya’daki yaklaşık 1,3 milyon Suriyelinin tamamı vatanlarına geri gönderilmelidir“ dedi.
Suriyelilerin ve sığınmacıların geri gönderilmek yerine hızla Alman vatandaşlığına geçirildiğini öne süren Weidel, işsizlik rakamlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
„Neden Alman devleti Suriyelileri vatandaş yapıyor? Geçen yıl kaç işsizin vatandaşlığa alındığını biliyor musunuz? Tam 306 bin. İşsiz Suriyeliler ve sığınmacılar kolayca vatandaş yapılıyor. Artık bu insanları vatandaşlığa geçirmeyi tamamen durdurmalıyız.“
Almanya’nın sınırlarını derhal kapatması gerektiğini belirten AfD lideri, düzensiz göçün engellenmesi ve yeni girişlerin önlenmesi için gerekirse ülkenin Schengen sisteminden çıkması gerektiğini ifade etti.
#almanya#deutschland#avrupa#haber#AfD
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


