Gündem
İsviçre’nin En Özgürlükçü Kantonları: Seninki Hangi Sırada?
İsviçre’de kantonlar, devlet kurallarının uygulanmasında belirli bir yorum ve manevra alanına sahip. Bu durum, ülkede bölgeden bölgeye değişen özgürlük düzeylerini de beraberinde getiriyor. Liberal düşünce kuruluşu Avenir Suisse tarafından yayımlanan yeni bir analiz, hangi kantonların vatandaşlarına daha fazla bireysel ve ekonomik özgürlük tanıdığını ortaya koyuyor.
Aargau zirvede, Uri son sırada
Araştırmaya göre 2025 yılında İsviçre’nin en özgürlükçü kantonu Aargau oldu. Kanton, hem ekonomik hem de toplumsal özgürlükler açısından üst sıralarda yer alarak 2024’teki liderliğini korudu ve farkı daha da açtı. Listenin diğer ucunda ise Uri Kantonu bulunuyor. Geçtiğimiz yıl son sıralarda yer alan Valais (Wallis) bu kez sondan ikinci olurken, Uri ilk kez listenin en altına geriledi.
Günlük hayatı etkileyen kriterler
İlk bakışta soyut görünen bu sıralama, aslında günlük yaşamı doğrudan etkileyen unsurlara dayanıyor. Avenir Suisse, toplam 29 gösterge üzerinden bir endeks oluşturdu. Bu göstergeler arasında:
- Vergi yükü
- Alkol satışına ilişkin düzenlemeler
- Mağaza ve işyeri açılış saatleri
- Kamu borçluluğu ve mali disiplin
- Sigara yasakları ve video gözetimi
- Etkinlik yasakları
- İnşaat ruhsatı süreleri
gibi hem ekonomik hem de toplumsal boyutlar yer alıyor. Altı yıldır değerlendirmeye Lihtenştayn Prensliği de dâhil ediliyor.
Aargau’nun güçlü ve zayıf yönleri
Aargau, ekonomik özgürlükler alt endeksinde 2’nci, toplumsal özgürlükler alt endeksinde ise 1’inci sırada yer aldı. Kantonun öne çıkan özellikleri arasında düşük gastronomi ruhsat ücretleri, sağlıklı kamu maliyesi ve devlet ile kilise arasındaki net ayrım bulunuyor. Aargau’da şirketlerden kilise vergisi alınmaması ve dini gerekçelerle etkinlik yasaklarının uygulanmaması, toplumsal özgürlükler açısından önemli artılar olarak gösteriliyor.
Buna karşın uzmanlar, şirketler üzerindeki görece yüksek vergi yükü ve borç freni uygulamasındaki zayıflıkları, kantonun geliştirmesi gereken alanlar olarak değerlendiriyor.
En özgürlükçü kantonlar sıralaması (2025)
- Aargau – 70,1
- Appenzell Ausserrhoden – 59,4
- Schwyz – 58,7
- Schaffhausen – 58,1
- Lihtenştayn Prensliği – 57,1
- Zug – 56,8
- Basel-Stadt – 56,0
- Graubünden – 54,7
- Glarus – 53,5
- Jura – 53,4
Valais (Wallis) – 41,2 - Uri – 40,8
Uri neden geride kaldı?
Uri, özellikle toplumsal özgürlükler kategorisinde son sırada yer aldı; ekonomik özgürlüklerde ise 21’inci oldu. Analize göre kantonun performansını olumsuz etkileyen başlıca unsurlar şunlar:
- Daha katı şekilde değerlendirilen borç freni
- Son derece sınırlı mağaza açılış saatleri
- Kantonun kredi notunun bir kademe düşmesi
- Zaten yüksek olan devlet payının daha da artması
Bununla birlikte Uri’de tamamen olumsuz bir tablo da yok. Şirketler üzerindeki etkin vergi yükünün azalması ve aydınlatılan suç oranındaki artış, kantonun ekonomik ve idari alanda kısmi iyileşmeler kaydettiğini gösteriyor.
Özgürlükler kantondan kantona değişiyor
Avenir Suisse’in çalışması, İsviçre’de bireysel ve ekonomik özgürlüklerin ülke genelinde homojen olmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Alkol satışından okul seçimine, vergilerden kamusal düzenlemelere kadar birçok alanda, vatandaşların günlük hayatı yaşadıkları kantona göre belirgin biçimde farklılaşıyor. Bu da “İsviçre’de ne kadar özgürüz?” sorusunun tek bir cevabı olmadığını ortaya koyuyor.
Gündem
Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı
İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.
Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.
Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.
Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.
Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.
Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.
Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.
Gündem
SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi
İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.
SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.
İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.
Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.
SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.
Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.
Gündem
Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor
İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.
Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.
Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.
Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.
Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.
St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.
Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.
Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


