Connect with us

İsviçre

İsviçre’de Sığınma Başvurusu Nasıl Yapılır ve Kimler Sığınma Hakkına Sahiptir?

yazar

Published

on

Irk, din, milliyet, belirli bir sosyal grup üyeliği veya siyasi görüşlerinden dolayı yaşadıkları ülkelerinde ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalan kişiler, İsviçre’ye sığınma başvurusunda bulunabilirler.

Sığınma Başvurusu Nasıl Yapılır?

İsviçre’de sığınma başvurusu ya bir sınır geçiş noktasında ya da bir Federal Sığınma Merkezi’nde yapılabilir. Yurt dışında sığınma başvurusu yapılamaz.

Federal Sığınma Merkezleri

İsviçre’de sığınma başvuruları için belirli bölgeler ve federal sığınma merkezleri bulunmaktadır. İşte bu merkezlerin bazıları:

Westschweiz Asylregionen

  1. Bundesasylzentrum Boudry (İşlem Merkezli)
    • Adres: Rue de l’Hôpital 60, 2017 Boudry
    • Telefon: +41 58 465 03 03
  2. Bundesasylzentrum Vallorbe (İşlemsiz)
    • Adres: Champs-de-la-Croix 21, 1337 Vallorbe
    • Telefon: +41 58 461 68 98
  3. Bundesasylzentrum Giffers (İşlemsiz)
    • Adres: La Guglera 1, 1735 Giffers
    • Telefon: +41 58 485 06 73
  4. Flughafenverfahren Genf
    • Secrétariat d’État aux migrations (SEM)
    • Adres: CFA Aéroport de Genève, Case postale 744, 1215 Genève 15 Aéroport
    • Telefon: +41 58 466 30 70
  5. Besonderes Zentrum Les Verrières
    • Adres: Les Cernets 1, 2126 Les Verrières
    • Telefon: +41 58 460 56 28

Bu merkezler, İsviçre’deki sığınma başvuru süreçlerini yönetmek ve sığınmacılara hizmet vermek üzere kurulmuştur. Her bir merkezin belirli bir rolü ve işlevi bulunmaktadır, bu nedenle başvuru sahiplerinin ilgili merkeze doğru yönlendirilmesi önemlidir.

Bern Bölgesindeki Federal Sığınma Merkezleri

  1. Bundesasylzentrum Bern (İşlem Merkezli)
    • Adres: Morillonstrasse 75, 3007 Bern
    • Telefon: +41 58 461 44 20
  2. Bundesasylzentrum Kappelen (İşlemsiz)
    • Adres: Grenzstrasse 21, 3273 Kappelen
    • Telefon: +41 58 480 88 71

Bu merkezler, sığınma başvurularını işlemek ve sığınmacılara geçici barınma sağlamak amacıyla hizmet vermektedir. İlgili telefon numaraları üzerinden merkezlere ulaşılabilir ve daha fazla bilgi alınabilir.

Nordwestschweiz Bölgesindeki Federal Sığınma Merkezleri

  1. Bundesasylzentrum Basel (İşlem Merkezli)
    • Adres: Freiburgerstrasse 50, 4057 Basel
    • Telefon: +41 58 482 12 82
  2. Bundesasylzentrum Allschwil (İşlemsiz)
    • Adres: Vogesenweg 9, 4123 Allschwil
    • Telefon: +41 58 482 12 82
  3. Bundesasylzentrum Flumenthal (İşlemsiz)
    • Adres: Schachen 99, 4543 Deitingen
    • Telefon: +41 58 482 12 82

Bu merkezler, sığınma başvurularının işlenmesi ve sığınmacılara geçici barınma sağlanması için hizmet vermektedir. İlgili telefon numarası üzerinden merkezlere ulaşılarak daha fazla bilgi alınabilir.

Merkez İsviçre’deki Federal Sığınma Merkezleri

  1. Bundesasylzentrum Chiasso (İdare ve İşlem Merkezli)
    • Adres: Via Milano 23, 6830 Chiasso
    • Telefon: +41 58 466 70 10
  2. Bundesasylzentrum Chiasso (Konaklama, İşlemsiz)
    • Adres: Via Motta 1b, 6830 Chiasso
    • Telefon: +41 58 466 70 10
  3. Bundesasylzentrum Pasture (Konaklama, İşlemsiz)
    • Adres: Via Motta 4a, 6828 Balerna
    • Telefon: +41 58 466 70 10
  4. Bundesasylzentrum Glaubenberg (Konaklama, İşlemsiz)
    • Adres: Casella postale 1662, 6061 Sarnen
    • Telefon: +41 58 482 72 29

Bu merkezler, sığınma başvurularının işlenmesi ve sığınmacılara geçici barınma sağlanması amacıyla hizmet vermektedir. Her bir merkezin farklı işlevleri ve iletişim bilgileri bulunmaktadır, ilgili merkeze ulaşılarak daha fazla bilgi alınabilir.

Ostschweiz Bölgesindeki Federal Sığınma Merkezleri

  1. Bundesasylzentrum Altstätten (İşlem Merkezli)
    • Adres: Bleichemühlistrasse 6, 9450 Altstätten
    • Telefon: +41 58 480 49 50
  2. Bundesasylzentrum Kreuzlingen (İşlemsiz)
    • Adres: Döbelistrasse 13, 8280 Kreuzlingen
    • Telefon: +41 58 480 53 23
  3. Bundesasylzentrum Sulgen (İşlemsiz)
    • Adres: Asylunterkunft ALST Sulgen, Auholzstrasse, 8583 Sulgen
    • Telefon: +41 71 640 00 11

Bu merkezler, sığınma başvurularının işlenmesi ve sığınmacılara geçici barınma sağlanması amacıyla hizmet vermektedir. Her bir merkezin farklı işlevleri ve iletişim bilgileri bulunmaktadır, ilgili merkeze ulaşılarak daha fazla bilgi alınabilir.

Zürih Bölgesindeki Federal Sığınma Merkezleri

  1. Bundesasylzentrum Zürich (İşlem Merkezli)
    • Adres: Duttweilerstrasse 11, 8005 Zürich
    • Telefon: +41 58 480 14 80
  2. Flughafenverfahren Zürich
    • Adres: Staatssekretariat für Migration (SEM), Dienst Flughafenverfahren Zürich, Postfach, 8058 Zürich Flughafen
    • Telefon: +41 43 816 87 01
    • Faks: +41 43 816 87 02
  3. Bundesasylzentrum Embrach (İşlemsiz)
    • Adres: Römerweg 27, 8424 Embrach
    • Telefon: +41 58 481 55 50
  4. Bundesasylzentrum Brugg (İşlemsiz)
    • Adres: Ländistrasse, 5200 Brugg
    • Telefon: +41 58 483 06 43

Bu merkezler, sığınma başvurularının işlenmesi ve sığınmacılara geçici barınma sağlanması amacıyla hizmet vermektedir. Her bir merkezin farklı işlevleri ve iletişim bilgileri bulunmaktadır, ilgili merkeze ulaşılarak daha fazla bilgi alınabilir.

Kimler Sığınma Başvurusunda Bulunabilir?

Eğer daha önce bir AB veya EFTA ülkesinde sığınma başvurusunda bulunduysanız, o ülke sizin için yetkili olup, İsviçre’de sığınma hakkınız olmayabilir.

Başvurunuzu yaptıktan sonra, başvurunuz bireysel olarak ve detaylı bir şekilde incelenir. Bu süre genellikle en fazla 140 gün sürer. Bu süre zarfında bir Federal Sığınma Merkezi’nde kalmanız gerekmektedir.

Sığınma Hakkı Kriterleri

Başvurunuzun kabul edilmesi için özellikle sığınma gerekçelerinizin inandırıcı olup olmadığı ve İsviçre Asil Yasası’na göre mülteci olarak kabul edilip edilmeyeceğiniz önemlidir. Başvuru süreciniz boyunca ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetinden yararlanabilirsiniz.

Karar Sonrası Durum

Sığınma başvurunuz reddedilirse, İsviçre’yi terk etmeniz gerekebilir. Başvurunuz kabul edilirse, mülteci olarak kabul edilirsiniz. İş bulabilir ve İsviçre’ye entegrasyon süreciniz desteklenir.

İsviçre’deki Sığınma Süreci

Sığınma başvuruları için Federal Göçmenlik Dairesi (SEM) yetkilidir. 1 Mart 2019’dan itibaren yürürlükte olan Asil Yasası’nın revizyonu ile çoğu sığınma başvurusu 140 gün içinde sonuçlandırılmaktadır. Bu hızlandırılmış süreçler, tüm aşamalarda belirli bir süreç takibine dayanmakta.

Sığınma başvurusu reddedilen kişiler, Federal İdari Mahkeme’ye itiraz hakkına sahiptir. İsviçre’deki sığınma süreci hakkında daha fazla bilgi ve detaylı açıklamalar ilgili sayfalarda sunulmakta.

#isviçreSığınma #isviçreIltica #isviçreGöçmenlik #isviçreMülteci #isviçreAsyl #asyl #göç #sığınma #flüchtlinge #migration #schweiz #suisse #svizzera #switzerland #isviçre #isviçretürkcehaberler

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

50 Yıllık Efsane: Montreux Caz Festivali Dünya Yıldızlarını Aynı Sahnede Buluşturdu

yazar

Published

on

By

MONTREUX – İsviçre’nin dünyaca ünlü Montreux Caz Festivali, 2016 yılında 50. kuruluş yıl dönümünü görkemli etkinliklerle kutladı. 1-16 Temmuz tarihleri arasında Cenevre Gölü kıyısında düzenlenen festival, iki hafta boyunca on binlerce müzikseveri ağırlarken, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar unutulmaz performanslara imza attı.

1967 yılında Claude Nobs tarafından yalnızca bir caz festivali olarak kurulan organizasyon, yarım asır içinde rock, pop, soul, blues, elektronik müzik ve dünya müziğini de kapsayan dev bir uluslararası kültür etkinliğine dönüştü. Bugün Montreux, Avrupa’nın en prestijli müzik festivalleri arasında gösteriliyor.

Festivalin en çok konuşulan konserlerinden biri İngiliz rock grubu Muse oldu. Güçlü sahne performansı, etkileyici ışık gösterileri ve hit parçalarıyla binlerce izleyiciyi büyüleyen grup, 50. yıl kutlamalarının simge konserlerinden birine imza attı.

Kutlamaların odak noktasında ise festivalle uzun yıllardır yakın bağları bulunan efsane müzisyen ve yapımcı Quincy Jones vardı. Onun onuruna düzenlenen özel gecelerde A$AP Ferg, elektronik müziğin önemli isimlerinden Flume ve Fransız synth-pop grubu M83 sahne aldı. Bu özel konserler uluslararası platformlarda yayımlanarak festivalin küresel prestijini bir kez daha gözler önüne serdi.

50. yıl programında ayrıca caz, rock ve pop dünyasının birçok seçkin sanatçısı da izleyiciyle buluştu. Farklı müzik türlerini aynı çatı altında buluşturan festival, genç yeteneklere de uluslararası sahnede kendilerini gösterme fırsatı sundu.

Eşsiz Cenevre Gölü manzarası, tarihi atmosferi ve yüksek organizasyon kalitesiyle öne çıkan Montreux Caz Festivali, yalnızca konserlerden ibaret bir etkinlik değil; İsviçre’nin kültürel kimliğini dünyaya tanıtan önemli bir marka olarak kabul ediliyor. Yarım asırlık geçmişini büyük bir coşkuyla kutlayan festival, müzik tarihindeki yerini bir kez daha sağlamlaştırırken, gelecek nesiller için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.

#Montreux#MontreuxJazzFestival#İsviçre#Muse

Continue Reading

İsviçre

Lord Byron Chillon Şatosu’na 200 Yıl Sonra Yeniden Döndü: Tarih ve Edebiyat Aynı Çatıda Buluştu

yazar

Published

on

By

MONTREUX / İSVİÇRE – İsviçre’nin Cenevre Gölü kıyısında yer alan ve ülkenin en önemli tarihi yapılarından biri kabul edilen Chillon Şatosu (Château de Chillon), 2016 yazında edebiyat dünyasının unutulmaz isimlerinden Lord Byron anısına düzenlenen özel sergiyle uluslararası ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. “1816–2016 Byron is Back!” (Byron Geri Döndü) başlıklı etkinlik, ünlü İngiliz şairin şatoda kaleme aldığı “Chillon Mahkûmu” (The Prisoner of Chillon) adlı eserinin 200. yılı dolayısıyla hayata geçirildi.

Temmuz ayı boyunca düzenlenen sergi, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen edebiyat tutkunlarını, tarih meraklılarını ve kültür gezginlerini Chillon Şatosu’nda buluşturdu. Ziyaretçiler, Byron’un İsviçre seyahati sırasında yaşadığı ilham sürecini anlatan arşiv belgelerini, tarihi objeleri, el yazmaları, multimedya sunumlarını ve döneme ait özel koleksiyonları yakından inceleme fırsatı buldu.

1816 yılında Cenevre Gölü kıyısına gelen Lord Byron, Chillon Şatosu’nun zindanlarında yıllarca hapsedilen Cenevreli din adamı François Bonivard’ın dramatik yaşam öyküsünden etkilenerek dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan “Chillon Mahkûmu” şiirini kaleme aldı. Eser, kısa sürede Avrupa’da büyük yankı uyandırırken Chillon Şatosu’nu da uluslararası bir edebiyat simgesine dönüştürdü.

Bugün her yıl yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Chillon Şatosu, yalnızca Orta Çağ mimarisiyle değil, Victor Hugo’dan Jean-Jacques Rousseau’ya kadar birçok önemli yazara ilham veren kültürel mirasıyla da öne çıkıyor. Byron’un 200. yılı anısına düzenlenen bu özel sergi ise İsviçre’nin kültürel zenginliğini ve dünya edebiyatındaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

#İsviçre#ChillonŞatosu#ChateauDeChillon#LordByron#ByronIsBack

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de eğitim sistemi yeniden tartışılıyor: Çocuklar 12 yaşında okul türlerine ayrılıyor

yazar

Published

on

By

ZÜRİH – Tages-Anzeiger gazetesinin geniş analiz haberine göre, İsviçre’de öğrencilerin henüz 12-13 yaşındayken akademik başarılarına göre farklı okul türlerine yönlendirilmesi yeniden tartışmaların odağına yerleşti. İsviçre Okul Müdürleri Birliği’nin (VSLCH) hazırladığı uluslararası karşılaştırma, İsviçre’nin çocukları en erken yaşta farklı eğitim yollarına ayıran ülkeler arasında bulunduğunu ortaya koyarken, eğitim uzmanları bu uygulamanın bilimsel bir dayanağı olmadığını, fırsat eşitsizliğini artırdığını ve birçok yeteneğin kaybedilmesine yol açtığını savunuyor.

İsviçre en erken yönlendirme yapan ülkeler arasında

İsviçre’de öğrenciler ilkokulun sonunda, yaklaşık 12-13 yaşında, akademik başarılarına göre farklı ortaokul seviyelerine yerleştiriliyor. Bu karar, öğrencilerin gelecekte izleyecekleri eğitim ve meslek yolunu büyük ölçüde belirliyor.

VSLCH’nin hazırladığı uluslararası karşılaştırmaya göre Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda da benzer şekilde erken yönlendirme uygulayan ülkeler arasında yer alıyor.

Buna karşılık birçok ülkede öğrenciler 14, 15 hatta 16 yaşına kadar aynı eğitim sistemi içinde öğrenim görüyor. Avustralya, Yeni Zelanda, ABD ve Kanada gibi ülkelerde ise zorunlu eğitim sürecinde öğrencileri resmi olarak farklı okul türlerine ayıran bir sistem bulunmuyor.

Uzmanlar: “12 yaşındaki çocuk için karar vermek çok erken”

İsviçre Okul Müdürleri Birliği Başkanı Thomas Minder, çocukların bu kadar erken yaşta farklı okul seviyelerine ayrılmasının ciddi riskler taşıdığını belirtti.

Minder’e göre 12 yaşında verilen kararlar yanlış değerlendirmelere yol açabiliyor ve özellikle dezavantajlı ailelerden gelen çocukların eğitim hayatını olumsuz etkiliyor.

Bern Üniversitesi Eğitim Sosyolojisi Profesörü Rolf Becker ise erken yönlendirmeyi destekleyen bilimsel bir gerekçe bulunmadığını söyledi.

Zürihli gelişim pediatristi Prof. Oskar Jenni de çocukların gelişim süreçlerinin henüz tamamlanmadığını belirterek, okul sisteminin öğrencileri çok erken sınıflandırdığını ifade etti.

Ailenin sosyal yapısı eğitim yolunu etkiliyor

İsviçre Eğitim Raporu ve çeşitli bilimsel araştırmalar, öğrencilerin hangi okul seviyesine yerleştirileceğinin yalnızca akademik başarılarına bağlı olmadığını ortaya koyuyor.

Araştırmalara göre;

* Göçmen kökenli öğrenciler,

* Düşük gelirli ailelerin çocukları,

* Eğitim seviyesi düşük ailelerden gelen öğrenciler,

aynı akademik başarıya sahip olsalar bile daha düşük seviyeli okul türlerine yönlendirilme riskiyle daha sık karşılaşıyor.

Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre ortaöğretime geçiş kararlarının yalnızca yüzde 60’ı öğrencinin başarısı ve motivasyonuna dayanıyor. Kararların kalan yüzde 40’ında ise aile geçmişi, göçmen kökeni ve cinsiyet gibi faktörler etkili oluyor.

Bern Üniversitesi’nin uzun yıllara dayanan araştırmaları da İsviçre’de akademisyen ailelerin çocuklarının üniversite mezunu olma olasılığının diğer çocuklara göre yaklaşık iki kat daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Erken yönlendirme ülkeye yetenek kaybettiriyor

Uzmanlara göre çocukların daha uzun süre aynı eğitim ortamında kalması hem bireysel gelişim hem de ülkenin geleceği açısından daha büyük fayda sağlıyor.

2023 yılında Cenevre Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, öğrencilerin daha geç yönlendirildiği veya hiç ayrıştırılmadığı eğitim sistemlerinde matematik, bilişim, fen bilimleri ve teknoloji (STEM) alanlarında kariyer yapma olasılığının yüzde 15 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, bunun çocukların ilgi ve yeteneklerini daha uzun süre geliştirebilmelerinden kaynaklandığını belirtiyor.

UNICEF: Kaliteli eğitim var, ancak fırsatlar eşit değil

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsviçre’nin eğitim kalitesinin yüksek olduğunu ancak tüm çocukların bu eğitimden eşit şekilde yararlanamadığını vurguluyor.

Son PISA araştırmasına göre varlıklı ailelerden gelen 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 91’i matematik ve okuma alanında başarılı olurken, dezavantajlı ailelerden gelen öğrencilerde bu oran yüzde 46’da kalıyor.

İki grup arasındaki 45 puanlık başarı farkı, OECD ülkeleri içindeki en yüksek farklardan biri olarak değerlendiriliyor.

UNICEF’in eğitimde eşitsizlik sıralamasında İsviçre, 41 ülke arasında 31’inci sırada yer alıyor.

Bir kez verilen karar çoğunlukla değişmiyor

İsviçre’de öğrencilerin daha sonra okul seviyelerini değiştirmesi teorik olarak mümkün olsa da uygulamada bunun çok nadir gerçekleştiği belirtiliyor.

2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin ilk yerleştirildiği okul seviyesi kararlarının yaklaşık yüzde 80’i değişmeden kalıyor. Bu nedenle 12 yaşında verilen karar, öğrencinin eğitim ve meslek hayatını uzun yıllar etkileyebiliyor.

Bazı kantonlar değişim istiyor

VSLCH Başkanı Thomas Minder, mevcut sistemin uzun yıllardır uygulandığını ve toplumda kökleştiğini belirterek değişimin kolay olmayacağını söyledi.

Bununla birlikte Bern, Luzern ve Uri kantonlarında öğrencilerin daha geç yönlendirilmesini öngören modeller tartışılıyor. Thurgau ile Appenzell Ausserrhoden kantonlarında ise daha esnek geçiş imkânı sağlayan uygulamalar bulunuyor.

Tessin modeli örnek gösteriliyor

Uzmanların dikkat çektiği örnek ise Tessin Kantonu oldu.

Ulusal eğitim araştırmalarına göre Tessin, ebeveynlerin gelir ve eğitim düzeyinin çocukların eğitim başarısını belirgin şekilde etkilemediği tek kanton olarak öne çıkıyor.

Bunun başlıca nedenleri arasında üç yıllık anaokulu eğitimi, kapsayıcı eğitim anlayışı ve ortaokulda öğrencilerin büyük ölçüde birlikte eğitim görmesi yer alıyor. Ayrıştırma yalnızca matematik ve ilk yabancı dil olan Almanca derslerinde uygulanıyor.

Thomas Minder, Tessin modelinin tüm İsviçre için örnek olabileceğini belirterek, öğrencilerin daha geç yaşta yönlendirilmesinin hem fırsat eşitliğini güçlendireceğini hem de ülkenin gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağını artıracağını ifade etti.

#schweiz#isviçre#haber

Continue Reading

Trendler