Sosyal Medya

Gündem

İsviçre’de En Çok Sipariş Edilen Lezzetler Belli Oldu: Pizza Zirvede, Edamame Yükselişte

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’de yemek siparişi alışkanlıkları büyük ölçüde değişmiyor. Çevrim içi yemek sipariş platformu Just Eat tarafından yayımlanan 2025 Food Delivery Raporu, İsviçrelilerin hâlâ klasik tatlardan vazgeçmediğini ortaya koydu. Listenin zirvesinde bu yıl da açık ara farkla Pizza Margherita yer aldı.

Pizza Margherita’yı sırasıyla Pizza Prosciutto ve patates kızartması (pommes frites) izledi. Böylece tanıdık ve güvenilir lezzetler, 2025’te de siparişlerin büyük bölümünü oluşturdu. Burgerler, döner kutuları ve Butter Chicken gibi uluslararası mutfaklardan örnekler de üst sıralarda yer alsa da, kullanıcıların çoğu hâlâ bildiği tatları tercih ediyor.

Başlangıçlarda Asya Mutfağı Öne Çıkıyor

Ana yemeklerde klasikler öne çıksa da, başlangıçlarda dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Edamame, 2025’te İsviçre’de en çok sipariş edilen meze oldu. Onu Bruschetta ve Gyoza takip etti. Ayrıca papaya salatası ve vejetaryen spring roll da ilk beş içinde yer aldı. Bu tablo, Asya mutfağının yalnızca ana yemeklerde değil, başlangıçlarda da giderek daha fazla tercih edildiğini gösteriyor.

Tatlılarda Değişiklik Yok: Tiramisu Lider

Tatlı cephesinde ise istikrar dikkat çekiyor. Tiramisu, İsviçrelilerin açık ara en çok sipariş ettiği tatlı olmayı sürdürdü. Ardından elmalı turta, çikolatalı mus (mousse au chocolat), donut ve panna cotta geldi. Tatlı tercihlerinde de yenilikten ziyade klasiklere yönelim öne çıkıyor.

Öğle ve Akşam Siparişleri Arasında Fark Var

Rapora göre, öğle ve akşam siparişleri arasında belirgin farklılıklar bulunuyor. Öğle saatlerinde pratik ve doyurucu seçenekler tercih ediliyor; döner kutuları bu saatlerin favorileri arasında. Akşam saatlerinde ise daha doyurucu ve keyif odaklı seçimler öne çıkıyor; pizza ve patates kızartması akşam siparişlerinde belirgin şekilde artıyor.

İçeceklerde de Klasikler Hakim

İçecek tercihlerinde de sürpriz yok. Coca-Cola, 2025’te en çok sipariş edilen içecek oldu. Onu Feldschlösschen bira ve Red Bull takip etti. Feldschlösschen aynı zamanda platformdaki en popüler alkollü içecek olarak öne çıktı.

En Cömert Bahşişler Hangi Şehirlerden?

Bahşiş konusunda ise bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Genel olarak en cömert kullanıcılar Appenzell Innerrhoden, Zug ve Schwyz kantonlarında yer aldı.
2025 yılında verilen en yüksek tekil bahşişler ise Bern’de 62 Frank, Zürih’te 52 Frank ve Zug’da 50 Frank olarak kaydedildi. Buna karşılık Jura, Graubünden ve Neuchâtel daha temkinli bahşişleriyle öne çıktı.

Bölgesel Detaylar

Rapora göre Basel-Stadt, gece geç saatlerde verilen siparişlerde ilk sırada yer alırken, Zug kantonu ortalama sepet tutarında liderliği elinde bulunduruyor.

İsviçre’de 2025’te En Çok Sipariş Edilen Yemekler (İlk 10 – Rapora Göre)

  1. Pizza Margherita
  2. Pizza Prosciutto
  3. Patates kızartması (Pommes frites)
  4. Döner
  5. Döner kutusu (Dönerbox)
  6. Burger
  7. Butter Chicken
  8. Pizza çeşitleri (diğer klasik pizzalar)
  9. Fast food menüleri (kombinasyon menüler)
  10. Uluslararası klasikler (Asya ve Orta Doğu mutfağından ana yemekler)

📝 Not:
Raporda ilk üç sıra net olarak belirtiliyor. Döner, burger ve Butter Chicken’ın ise Top 10 içinde yer aldığı açıkça ifade ediliyor, ancak birebir sıralamaları paylaşılmıyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler